• BIST 102.270
  • Altın 149,304
  • Dolar 3,5481
  • Euro 4,2028
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 25 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Mersin'de Kur'an Kursu Öğrencilerine Saldırı!

Mersinde Kuran Kursu Öğrencilerine Saldırı!
PKK'liler dövdü, polis 'Öldürün' dedi!


Pikniğe giden Kur’an kursu öğrencilerine PKK/BDP’li bir grup sopalarla saldırdı. Olay yerinde bulunan bir polis ekibi ise PKK’lilere bayılan öğrencileri su kanalına atmasını söyledi

PKK/BDP yandaşları ormanlık alanda piknik yapan Kur’an Kursu talebelerine saldırdı. Olay esnasında polisin müdahalede bulunmadığı aksine, saldırganlara yol göstererek, saldırıda baygınlık geçiren çocukları kanala atmalarını söylediği iddia edildi. Tarsus’ta Karabucak Ormanına pikniğe giden, Yunus Emre Mahallesi (Karabucak) Camii Kur’an Kursu’na kayıtlı Kur’an talebelerine PKK/BDP yandaşlarınca düzenlenen saldırının ardından, gözaltına alınan saldırganlar serbest bırakılırken, olay mağdurlarından çarpıcı açıklamalar geldi.

ÖNCE POLİS SORDU SONRA PKK/BDP’LİLER SALDIRDI

Erhan Doğan olayı şu şekilde aktardı: “Bizler Camii Kur’an Kursuna kayıtlı öğrencileri birkaç gün öncesinde Camii imamının izni dahilinde pikniğe götürmeye karar verdik. Bunun için de çocukların ailelerinden tek tek izin aldık. Mahallenin hemen yanı başında bulunan Karabucak Ormanına yaklaşık 20 çocukla birlikte ben dahil 4 kişi de yetişkin olarak gittik. Piknik esnasında yanımıza önce resmi bir polis ekibi geldi ve bizlere bu kalabalığın ne olduğunu sordu. Bizler Camii Kur’an Kursu talebeleri olduğumuzu söyleyince uzaklaşıp gittiler. Polislerin gitmesinin üzerinden yarım saat geçtikten sonra yanımıza 2 araba geldi. İçerisinde mahalleden PKK/BDP’li olarak tanıdığımız, ellerinde kalın ve ucu çivili sopalar olan, yaşları 25 ile 30 arasında değişen 8 kişi, iner inmez hiçbir şey demeden bizlere, saldırmaya başladılar” dedi.

POLİS: BUNLARI KANALA ATIN GEBERSİNLER

Saldırının başlaması ile olay yerine hemen gelen aynı polis ekibinin araçtan dahi inmediğini aksine saldırganlara çocukları su kanalına atmalarını söylediklerini belirten Erhan Doğan, “Saldırı başlar başlamaz ellerindeki sopalarla çocuklara ve bizlere acımasızca vurmaya başladılar. Birkaç kişi baygınlık geçirdikten sonra, polislerden birinin saldırganların yanına gelerek, ‘Bunları kanala attın geberip gitsinler’ dediğini duydum. Birçok çocuk ve bizler aldığımız darbeler ile baygınlık geçirdikten sonra ancak diğer polis ekiplerinin de gelmesiyle saldırganları karakola götürdüler. Bizleri de önce hastaneye sonra polis merkezine getirdiler” diye konuştu.

POLİS: KARŞI KOYMA YOKSA SIKARIM

Saldırıya uğrayan S. K.(15) adlı Kur’an öğrencisi ise kendisinin saldırı esnasında korunma amaçlı yerden bir sopa aldığını ve bunu gören bir polisin ise silahını çekerek “O sopayı hemen yere at yoksa sıkarım” dediğini iddia etti. S.K, “Saldırı başlar başlamaz bizler kendimizi korumaya çalışırken olay yerinde bulunan polisler, saldırganları engellemesi gerekirken bizlere ağır küfürler ve hakaretler ettiler” dedi. Öte yandan saldırıya uğrayan ve çeşitli yerlerinden yaralanan Kur’an Kursu öğrencilerinin Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürülerek saatlerce sorgulandıkları öğrenilirken, polisin saldırganları ise Emniyet Müdürlüğüne dahi götürülmesine ihtiyaç duymayarak serbest bıraktığı ortaya çıktı.

SALDIRI VE POLİS’İN TUTUMU KINANDI

Olayın duyulmasının ardından saldırı esnasında polisin tutumu, İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu tarafından, Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğü binası önünde kitlesel bir basın açıklaması ile kınandı. Basın açıklamasına, saldırıya uğrayan çocukların yanı sıra aileleri ve İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu üye ve gönüllüleri katıldı. Platform adına basın açıklamasını okuyan Mustazaf-Der Tarsus Şube Başkanı Salih Demir, İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu olarak bu hain saldırıyı ve komployu telin etmek için toplandıklarını belirtti. Salih Demir, Kur’an Kursu öğrencilerine yönelik bu saldırının, kirli işbirliğinin ortaya çıkması açısından bir emsal teşkil ettiğini söyleyerek, “Tarsus’ta, Camii Kuran Kursu öğrencilerine yapılan saldırı, bizlere tekrardan Susa Camisi ve Başbağlar Köyüne yapılan katliamları hatırlattı. Bu olay bizleri 90’lı ve 2000’li yılların başında camilere ve cami müdavimlerine yapılan zalimane baskınları, sindirmeleri, göz altıları, vahşi işkenceleri tekrar zihinlerde canlandırdı.” ifadelerini kullandı.

DÜŞÜN ARTIK YAKAMIZDAN

Tarsus Emniyet Müdürlüğüne de seslenen Demir, “Bu ayıp Tarsus Emniyet Müdürlüğünün ayıbıdır. Tarsus Emniyet Müdürlüğü bu komplocu polisleri derhal tespit edip açığa almalı ve haklarında soruşturma başlatmalıdır. Hükümete ve İçişleri Bakanlığına da sesleniyoruz ve emniyetin içindeki Ergenekon tipi yapılanmalara dikkatlerini çekmek istiyoruz. Bu tür komploların ve olayların ardı arkası kesilmiyor. Her gün bir yerde Müslümanlar bir komploya maruz kalıyorlar. Adana’da ve Yüksekova’da yıllardır ve defalarca tekrarlanan provokasyon ve komplolar, Elazığ’da İhya-Der’e oynanan oyun ve komplolar… Ve bunlar gibi daha onlarca komplo ortadayken hiçbir girişimde bulunulmaması akıllarda soru işareti bırakmaktadır. Yeter artık diyoruz? Bizler inancını gereği gibi yaşamak isteyen Müslümanlarız. Ne istiyorsunuz bizden? Düşün artık yakamızdan!.”  Diye konuştu.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI SESSİZ KALDI

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Tarsus Müftülüğünün de bu olaya karşı suskun ve ilgisiz kaldığını belirten Demir, “Camilere, Kuran Kurslarına ve müdavimlerine olan bu düşmanlığa karşı sessiz kalmalarını hayret ve endişe içinde izliyoruz. Mersin Valiliğine, Tarsus Kaymakamlığına, Cumhuriyet Savcılığına sesleniyoruz; Bu olay tüm boyutlarıyla ortadadır. Bu olayı bir grup BDP/PKK’li ile Tarsus emniyeti içindeki bir grup polisin ortak komplosu olarak görüyoruz. Failler bellidir. Sizden gereğini yapmanızı istiyoruz” dedi.

DUYARLI BASIN VE STK’LARDAN DESTEK BEKLİYORUZ

Duyarlı basın kuruluşları ve STK’lara da çağrıda bulunan Demir, “Tüm duyarlı STK’lara ve duyarlı basınımıza da sesleniyor ve bu tür alçakça komplolara karşı inançlı ve savunmasız halkımızı yalnız bırakmamalarını, üzerlerine düşen görevi yerine getirmelerini istiyoruz. Bizler İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu olarak bu olayın faillerini ve perde arkasındaki tezgahtarlarını telin ediyor ve sonuna kadar bu olayın takipçisi olacağımızı tüm halkımıza ilan ediyoruz” şeklinde konuştu. Basın açıklamasının ardından kalabalık grup sessiz bir şekilde dağıldı.

ALÇAK SALDIRI ADANA’DA DA LANETLENDİ

Tarsus’ta gittikleri piknikte PKK/ BDP yandaşlarınca demir çubuk ve sopalarla darp edilmelerini Adana İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu da yaptığı basın açıklamasıyla kınadı. Platform adına basın açıklamasını okuyan platform sözcüsü İsa Emre, İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu olarak bu hain saldırıyı ve komployu telin ettiklerini belirtti. Emre, Kur’an Kursu öğrencilerine yönelik bu saldırının, kirli işbirliğinin ortaya çıkması açısından bir emsal teşkil ettiğini vurguladı. Katılımcıların sık sık tekbir getirdiği basın açıklamasında; “Kur’an’a Uzanan Eller Kırılsın, BDP-Polis Kolkola, Zalimler İçin Yaşasın Cehennem” şeklinde slogan atıldı. Basın açıklamasının ardından buradaki kalabalık grup sessizce dağıldı.

MERSİN'DE PROTESTO

Darp edilen Kuran öğrencilerine destek amacıyla "İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu" Mersin Mustazaf Der binası önünde bir basın açıklaması yaparak olayı kınadı. Saat 18.30'da yapılan basın açıklamasını Mustazaf Der Mersin Şubesi üyesi İsrafil Taştan okudu.

Taştan İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu olarak Haksızlığa, zulme, saldırı ve komploya kim maruz kalırsa yanında olduklarını belirterek, "Özellikle tek suçu camiye gitmek, Kur'an okumak ve Hazreti Peygamberin hayatını öğrenmek olan küçük çocukların hedef alınması asla kabul edeceğimiz ve tahammül edebileceğimiz bir durum değildir." ifadelerini kullandı.

"Bizler hayatı Kur'an, Rehberi Hazreti Muhammed Mustafa olan insanlarız. Söz konusu inancımız, değerlerimiz ve hele hele Cami ve Kur'an olunca malımızı, canımızı, her şeyimizi seve seve feda ederiz." şeklinde konuşan Taştan, Eğer bunca komplo ve saldırılara karşı hala sabırlı ve tahammülkar davranıyorsak bu bizim toplumumuzun huzurunun bozulmasını istemememizdendir. Fakat derin yapılanmalar özelliklede PKK/BDP ve polisin içindeki derin yapılanmalar insanımızın huzurunu bozmakta ısrarcı davranıyorlar ve bundan nemalanmak istiyorlar." dedi.





Kaynak: Doğruhaber Gazetesi



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
AHMET BACARU
2011-07-22 13:53:05
şimdi ben belkide beni asacaksınız ama allah vadettiği cennete ulaşmak için gerekirse yusuf as.gibi züleyhaları reddeceğiz ve sizler plansızlar bilmezmisiniz allahın yanında bunlar kayıtlıdır yoo bilirsiniz ama iblise yeniksiniz yazık öbür tarafta görüşürüz
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim