• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 26 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

MANİPÜLASYON MU DEDİNİZ?

MANİPÜLASYON MU DEDİNİZ?
Görünen o ki CHP kurmayları partilerini sarsan Dersim krizini ‘yoksa siz Atatürk’e karşı mısınız?’ mecrasına döküp iktidarı Alevileri ‘manipüle’ etmekle suçlayarak aşmaya çalışıyor. Öte yandan ‘basit bir konuşmaydı işte

 

 

 

Onur Öymen’in 10 Kasım günü TBMM’de öngörüşmesi yapılan “demokratik açılım” tartışmalarıyla ilgili Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmanın yankıları sürüyor.

Olaya hemen tepki gösteren Alevi kuruluşları oldu. “Biraz gelişmeleri izleyelim bakalım” diye düşünenler de tepkilerin dinmek şöyle dursun, yurt çapında artarak devam etmesi üzerine tepkilere hak veren ve CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Onur Öymen’den “gereğini yapmasını” isteyen açıklamalar yapmak durumunda kaldılar.

Bunlardan sonuncusu, CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Kılıçdaroğlu memleketi Tunceli’de basın mensuplarına yaptığı açıklamada Öymen’den “gereğini yapmasını” istedi.

Tuncelili (Dersim) olduğu bilinen Kılıçdaroğlu’nun suskunluğunu bozması CHP Genel Merkezi’ndeki havayı değiştirmeye yetmedi. Kılıçdaroğlu’na cevap, önce bir başka Genel Merkez yöneticisi Mustafa Özyürek’ten geldi. Özyürek açıkça Öymen’i ve tutumunu sahiplendi. Ardından Öymen de yaptığı açıklamalarda “Atatürk de mi yanlış yaptı?” diye sorarak tutumunu sürdürdü.

Öymen ve CHP’ye yönelik tepkiler sürerken, dün (16 Kasım 2009) kanal 24 haber bültenine katılan Alevi gazeteci-yazar Cafer Solgun ve birçok protestocu Alevi derneği, “aslında gereğini yapması gereken Kemal Kılıçdaroğlu’dur” şeklinde konuştular.

CHP sözcülerinin yaptıkları açıklamalarda dikkat çeken iki yön var. Birincisi, “siz Atatürk’e de mi karşı çıkıyorsunuz?” şeklinde kendisini gösteriyor. Bu şekilde ortaya çıkan tepkileri “Atatürk’e karşı olmak veya Atatürk’ten yana olmak” mecrasına çekerek “dindirmek” istedikleri anlaşılıyor. Bu tavrı destekleyen diğer bir söylem de “Aleviler Atatürkçüdür, iktidar Alevileri tahrik ederek CHP ile arasını açmaya çalışıyor” şeklinde kendisini gösteriyor.

Burada çok açık bir “çarpıtma” ve manipülasyon çabası göze çarpıyor. Bu tarz söylemlerle tepkilerin iktidar tarafından “manipüle” edildiği iddiasında bulunulurken, aslında hem Öymen’in sözlerinde açığa çıkan zihniyet gizlenmeye çalışılırken, hem de Aleviler “iradesiz” olmakla itham ediliyor…

Alevilerin uzun süreden beridir ilk kez kendileriyle ilgili bir konuda bu denli net bir tutum içerisinde olmalarının CHP yöneticilerini “telaşlandırması” doğal karşılanmalı. Ancak “gereğini yapmak” yerine meseleyi çarpıtma gayreti içerisine girmeleri de bir o kadar kötü bir manipülasyon girişimi oluyor.

“Manipülasyon” konusunda CHP yöneticilerine bir destek de Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi’den geldi.

Ekşi, bugünkü (17 Kasım 2009) “Mnipülasyon” başlığını koyduğu yazısında Alevilerin iktidar tarafından manipüle edildiğini savunuyor.

Ekşi yazısında Öymen’in Meclis tutanaklarındaki sözlerine yer verdikten sonra şöyle diyor: “Bu kadar basit bir konuşmanın bile anlamını bu kadar çaprıtan bir ortamda, kim hangi derdini kime, nasıl anlatacak?”

Ekşi’nin “bu kadar basit bir konuşma” dediği konuşmayı biz de tutanaklarda yer verilen haliyle hatırlayalım:

“Atatürk, Şeyh Sait’le müzakere mi etti? Dersim isyanını yapanlarla müzakere mi etti? (...) Onların sözcüleriyle, temsilcileriyle masaya mı oturdu? Bunların hiçbirini yapmadı arkadaşlar. Yabancı ülkelerin istihbaratından mı yararlandı? Hayır. (...) Türkiye’nin istihbaratından yararlandı. Ve kısa bir sürede bütün terör örgütlerini dize getirdi.

Değerli arkadaşlarım, ‘Analar ağlamasın’ diyorlar. Maalesef bu ülkenin anaları çok ağladı. Çok şehit verdik. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı’nda 200 bin şehidimiz var. Hepsinin anası ağladı. Bir kişi çıkıp da ‘Analar ağlamasın. Biz bu savaştan vazgeçelim’ demedi. Kurtuluş Savaşı’nda analar ağlamadı mı?

Sırrı Sakık (Muş)- Sizin çocuklarınız nerede?

Onur Öymen (devamla)- Kimse çıkıp da ‘Analar ağlamasın. Biz Yunanlılarla anlaşalım’ dedi mi? Şeyh Sait isyanında analar ağlamadı mı? Dersim isyanında analar ağlamadı mı? Kıbrıs’ta analar ağlamadı mı? Bir tek kişi çıkıp da ‘Analar ağlamasın diye bu mücadeleyi durduralım’ dedi mi? Dünyada diyen var mı? (...) İlk siz diyorsunuz. Niçin? Çünkü terörle mücadele cesaretiniz yok.”

Türkiye’nin en önemli meselesinde “anaların ağlamaya devam etmesi” fikri üzerine kurulmuş bu konuşma, ne dersiniz, Oktay Ekşi’nin sandığı kadar “basit” midir?

İyiBilgi.com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim