• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 24 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Mahalle Mahalle Örgütlenen Zeytinburnu Nasıl Düze Çıkar?

Mahalle Mahalle Örgütlenen Zeytinburnu Nasıl Düze Çıkar?
Zeytinburnu'ndaki hal olağanüstü ve iyi olmayan bir hal. Siyasiler arasındaki çözümsüz dil, kördüğüm, küçük hesaplarla ağızdan çıkan sözler sokağa sirayet etmiş bulunuyor. Faili meçhul kaos, sokaklarda korku salıyor...


İSTANBUL - Pazartesiden beri her gece 100-150 kişilik gruplar Zeytinburnu’nun Çırpıcı, Veliefendi Mahallesi’nde, Ahmet Yesevi Caddesi’nde, Yeşiltepe’de, Üsküp Meydanı’nda, Depo durağının arkasında, İhsan Mermerci Lisesi’nin önünde birbirine giriyor. Yaşları 16-17 arasında değişen gruplar bunlar. Bir tarafta Zeytinburnu’nda yaşayan Kürtler, bir tarafta Zeytinburnulu Arnavutlar, Trabzonlular, Tatarlar, Türkler…

Çırpıcı Mahallesi’nin sonundaki Trabzon Maçkalılar Derneği’nde gecenin teatisini yapan esnafa göre ‘Akşam 19.00 civarı Kürt gençler ağızlarını burunlarını kapatmış bizim üç kuruşa aldığımız arabaları kaldırımdan söktükleri taşlarla kırıp döktüler. Bunun üstüne tabii bizim çocuklar da toplandı caddede… E işte olanlar oldu’… Böyle anlatan amcayı hemen düzeltti diğerleri: ‘Yani Kürtler deyince, hepsi değil. Biz Apo yanlılarından bahsediyoruz. İyi Kürtler var, kötü Kürtler var. Mesela bizim bir Cemal abi var, Kürt. Ama şeker gibi adamdır.’
Çırpıcı’dan aşağı kıvrılıp Bulvar’a doğru yürüdüğünüzde dükkanların önüne atılan tüm iskemlelerde, apartman önlerine biriken 3-4 kişilik gruplarda hep aynı konu konuşuluyor. Çünkü burası dün gece panzerlerin işgal ettiği, tepesinde helikopterin turladığı Ahmet Yesevi Caddesi…

                                                                                                                                            **
‘Sol elime aldım makineyi, sağ elimde satır… Bunlara tek tek girmeyeceksin oğlum. O zaman cezası var. Ama bir topluluk içinde kemiklerini kırarsan kim vurduya giderler…’

‘7-8 kişi tek bir çocuğun kafayı patlatmış… He bizimkiler ya… Zaten karşı grup bir görünüp sonra ara sokaklara kaçışıyorlar..’

‘Biz 7 milletin karşısında savaşmış, Çanakkale şehitlerinin ruhunu taşıyan bir halkız. Kimse uğraşmasın bizle. Eğer ben akşam işten eve geldiğimde çay içtiğim kahvenin önünde olay oluyorsa, karım, kısrağım rahat dolaşamıyorsa, ben de inerim aşağı gece gece...’

‘Bizi birbirimize düşürüp Kürt-Türk kavgası çıkarmak istiyorlar ama başaramadılar. Biz Kürtlerle savaşmadık, PKK’lıları kovaladık. Zaten onları da Gazi Mahallesi’nden toplayıp getirmişler.’

‘Kızım Bakırköy’de çalışıyor. Baktım bizim çocuklar akşamüstü vakti sopaları zulalamayı başladı. Kalktım gittim kızı aldım, tek başına gelemez eve diye. Yan komşu da yazlıktaki oğluna, sakın gelme daha bir hafta kal orada diyordu.’

                                                                                                                                                  **
Tevatür muhtelif: 13 kişinin öldüğünü söyleyenler, Kürtlerin Gazi Mahallesi’nden destek aldığını, Türklerin İstanbul’un tüm ülkü ocaklarından gelenlerle toplandığını, polisin ülkücülerin yanında yer aldığını iddia edenler…

BDP binasının tam karşısında dört otobüs dolusu polis hala bekliyor. Yandaki Merkez Dönercisi’nde oturup karnını doyuranlar, ‘Eyvah otobüsleri çalıştırdılar, gidiyorlar mı, gitmesinler inşallah’ diyor. Halbuki gittikleri yok, biraz klimayı açıp serinliyor polisler. Gitmiyorlar çünkü sokak soğumuyor. ‘Cuma namazından sonra toplanıyorlarmış…’, ‘Hayır, en büyük olay Pazar günü olacakmış’ söylentileri bir mahalleden diğerine ışık hızıyla yayılıyor. Bana, ‘Abla bizim burada artık her gece olay var’ diyen çocuğun yaşı 7’ydi. Şiddetin, düşmanlığın ve gerginliğin hayatın bir parçası haline geldiği, normalleştiği yaş sınırı maalesef buydu.

Yeşiltepe’de Diyarbakırlılar ve Batmanlılar’ın camları tamamen indirilmiş kahvelerinin önünde biriken Kürtler hep bir ağızdan ‘Televizyonda gördük, polis ülkücülere teşekkür ediyordu. Herkes bizi düşman görüyor. Başbakan da ne demiş, bizden iyilik beklemeyin’ Vatandaşız biz. Nasıl yaşayacağız’ diyordu.

Dediğim gibi siyasetin ağzından dökülen her kelime bugün artık sokakta karşılığını buluyor. Ve bu hiç iyi bir gidişin habercisi değil. Her mahallenin kendince örgütlenmeyi planladığı, polise ve gazeteciye güvenin sıfıra indiği, liderlerin bir cephanelik haline geldiği bugünlerden Zeytinburnu nasıl düze çıkar. Biz nasıl çıkarız. Boş konuşmayı bırakıp, şimdi onu bir düşünelim.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim