• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 6 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Mahalle Baskısı mı? Devlet Kabadayılığı mı?

Mahalle Baskısı mı? Devlet Kabadayılığı mı?
Demokrat, laik ve aydın olduklarını özgürlükçü olduklarını ifade eden bu zevat asıl büyük ikiyüzlülüğü kendilerinin yaptığının farkında değiller. Asıl mahalle baskısının değil DEVLET KABADAYILIĞININ bu ülkenin resmi sistemi olduğunu bilmiyorlar mı?

 

 

 

 

 

Gündemdeki olaylara imtihanımız ve şahitliğimiz açısından, Kurân ışığında kısaca bir göz atmakta fayda var.

 

 

EKONOMİK KRİZ

 

Allah’ın tavsiye ve hükümlerini terk eden, azgınca üretip azgınca tüketmeyi son 200 yıldır bir amaç haline getirmiş Batılılar ve onlara direnemeyen hatta “biz de onlar gibi olalım” diyerek peşlerine takılan insanlık tabii ki bu darbeleri yiyecek. Hayatlarını “SINIRISIZCA BÜYÜME-GELİŞME-ZENGİNLEŞME PARADİGMASI” üzerine kuranlar bunun bedellerini ödeyecekler ve ödüyorlar.

 

Bu vahşi kapitalizm ve onun araçlarından ne kadar mümkünse o kadar uzak duranlar, Modernizm ve Kapitalizmi kendi küçük hayatlarından ne kadar uzak tutabilirse tutanlar krizlere o kadar uzak kalacaklar. Bu krizlerin acı faturasını ödeyen halk kitlelerinin ise bu zalimliklere karşı mücadele etmedikleri ve bu sistemlerin köleleri olarak yaşamaya heves ettikleri için başlarına gelenlere ses çıkarma hakları yok. Ne demişler “zamanında erkekler gibi dövüşmeyenler, bugün çocuklar gibi ağlaşırlar”.

 

SİYONİZM BELASI

 

Allah’ın kulları için yarattığı yeryüzünü sahiplenip, sınırlar çizip diğer insanlara buraları haram edenler yani “ulus devlet” fenomenine tapanlar son 100 yıldır bu uğurda akıtılan kanların gerçek sorumlularıdır.

 

Milliyetçilik, ırkçılık ve devlet adına işlenen bu zulümler üzerine din sosu eklenerek daha büyük bir iştahla dünyanın her yerinde devam etmektedir.

Yahudîyiz, Hristiyanız, Müslümanız diyenler, yüzlerce yıldır Allah’ın insanlar içinden seçip kendilerine ulaştırdığı Vahyi ve onun hükümlerini terk edip, insanlığa şahitler olacakları, hayırlarda yarışacakları yerde birbirleri boğazlamaktadırlar. İmtihan olduklarını unutup yeryüzünde cennetlerini kurmaya ve bu uğurda zulümlerini yaymaya çalışanlar imtihanı iki kere kaybetmektedirler.

 

Tüm bunlardan sıyrılıp Allah’ın son indirdiği Vahyindeki apaçık gerçekleri insanlığa sunması gereken Müslümanlar, kendi içlerindeki kıskançlık ve azgınlıktan dolayı parçalara bölünmüşlerdir. Peşlerine takılıp gittikleri Batılıların ve onların sistemlerinin içinde bu ayrılıkçılığın bir tarafı haline gelmişlerdir.

 

Bu üç sınıfın erdemlileri, bir an önce Allah’ın vahiylerinde indirdikleri ışığında ittifak kurmak ve toplumlarını bu zalimlerin istibdâtından kurtulup, yeryüzünde adaletli bir Müminler düzeni kurmak üzere bilinçlendirme uğraşı vermek yükümlülüğündedirler. Sorunun kökten çözümü ancak bununla mümkün olacaktır.

 

ÖZÜR DİLEMEK

 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Allah’ın kulları için yarattığı arzında son 300 yıldır yaşanan felaketlerin, acı gözyaşı ve zulümlerin tek sebebinin, Batılıların dünyaya dayattıkları son sistemleri olan Moderniz’min, yani açılımı ile söylersek Vahşi Kapitalizm-Sekülerizm-Ulus Devlet modelinin olduğunu görüyoruz.

 

Bu modelde yönetimler zalimlerin elinde olmak zorundadır. Bunların ve bu sistemlerin idaresinde yaşayan halklar da azgınlaşıp bu zalimlerin ve onların ideallerinin peşine takıldıklarında sonuç tüm insanlar için felaket olmaktan öteye gidemez.

 

1915 de, bu toprakların gördüğü en zalim en azgın ve en ihtiraslı diktalarından biri olan İttihat ve Terakki iktidarı ( Enver-Cemâl-Talât ) insanlara yaşattıkları yıkımın ( Balkan ve I. Dünya savaşı rezaletleri ) faturasını Anadolu’daki azınlıklara kesmişlerdir. Bunda tabii ki o döneme kadar özellikle I. Dünya savaşı sırasında kendi zalimlerinin peşine takılıp azgınlık çıkaran ve yüzlerce yıldır barış içinde yaşadıkları komşularını katleden Ermenilerin de payı büyük olmuştur.

 

İşte, Allah’ın hüküm ve tavsiyelerini terk edip yeryüzünde azgınlık ve bozgunculuk çıkarınca o bölgeye belâ kendi elleri ile işledikleri yüzünden gelir. Sonuçta yüzbinlerce insan bu azgınlıklarının faturasını kan ve gözyaşı ile ödemiştir. Cumhuriyet dönemi ile birlikte bu zulümler son bulmamış artarak devam etmiştir. Bugün Türkler ile Kürtler arasında yaşanan da farklı değildir. Sorunun temelinde imtihan olduklarını unutup, Allah’ın emirlerini terk edip hırslarının ve kinlerinin gözlerini döndürdüğü liderlerinin peşline takılan halkların bu tutumu yer almaktadır.

 

Türkler Ermenilerden, Ermeniler de Türklerden, hatta son 100 yıldır birbirini boğazlayan tüm milletler birbirinden özür dilemelidir. Asıl yapmaları gereken hep birlikte Allah’a tevbe etmeleri, O’nun hüküm ve emirlerine teslim olup, yeryüzünü kana bulayan zalim sistemlerine ve liderlerine karşı birlikte mücadele etmeleridir. Kan ve gözyaşı üzerine iktidarlarını kuranlardan, bu düzenlerden rant elde edenlerden kurtulmadıkları sürece onların köleleri ve askerleri olmaya devam edecekler ve kendi kanlarında boğulmaktan başka bir şeyle karşılaşmayacaklardır.

 

Hele ki son Vahye iman ettik diyenler için “Yeryüzünde din ( düzen) yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla mücadele edin” emri işte tam da bu demek olsa gerektir.

 

 

MAHALLE BASKISI – DEVLET KABADAYILIĞI

 

Boğaziçi Üniversitesince yayınlanan son araştırmada,  dindar olmayan kişilerin özellikle Anadolu şehirlerinde yoğun bir mahalle baskısı ile karşılaştıkları gerçeği bir kez daha ispat edilmiş. Tüm Bâb-ı Âlî eşrafında bir sevin bir sevinç. Çalakalem yazıyorlar, “vay efendim işte gördünüz mü insanlar rahat yaşayamıyor, kişisel tercihlerini ve inançlarını ifade edemiyor ikiyüzlü yaşamak zorunda kalıyorlar” diye.

 

Demokrat, laik ve aydın olduklarını özgürlükçü olduklarını ifade eden bu zevat asıl büyük ikiyüzlülüğü kendilerinin yaptığının farkında değiller. Asıl mahalle baskısının değil DEVLET KABADAYILIĞININ bu ülkenin resmi sistemi olduğunu bilmiyorlar mı?

 

Tek tip insan özleminin bu sistemin kuruluşu ile birlikte bu amaca ulaşmak için kaç darağacı kurduğundan haberi yok mu bu beylerin? Kaç tane saçma sapan kanun ile Mahalle değil Devlet Kabadayılığının yapıldığının farkında değiller mi? Bu düzene ve onun kurucularına karşı bırakın muhalefeti en ufak bir sevgisizlik, en ufak bir eleştiri anında baskıyı bırak, dayak işkence ve yıllarca hapsi öngörmüyor mu o kanunlar.

 

Bir örnek vererek sorgulayalım samimiyetlerini: Allah’ın emir ve tavsiyelerine karşı kurulmuş bu sistemi İNANCI ile çeliştiğine inandığı için reddeden ben, bu düzenin kurucularını sevmeyen ve ilkelerini kanunlarını düzenlerini tanımayan ben, bu görüşlerimi açıkça ifade ettiğimde beni destekleyecekler mi.? Devlet Kabadayılığını da eleştirebilecekler mi.? İnsanlar şiddete başvurmadıktan sonra dilediklerini ifade etmekte serbesttir diyebilecekler mi.?

 

Onların ve düzenlerinin kutsallarını, simgelerini, amblemlerini kabul etmediğim, taşımadığım için bana destek çıkabilecekler mi.?

 

Ucuz entelektüel demokratlık kolaydır, mahalle baskısına karşı eleştiri yapmak kolaydır, hadi sıkıysa bu Devlet Kabadayılığını eleştirin de görelim.

 

Birde sosyoloji uzmanları ve üniversiteler çok bilimselseler, korkmadan açık sorularla bir Devlet Kabadayılığı anketi yapsın ve sonuçları yayınlasınlar da onları da konuşalım bakalım.

 

 

 

 

temizfikir

 

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim