• BIST 104.918
  • Altın 146,879
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 28 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Liberalizm'in Küstah Tarafı!

Fatih Tezcan

Allah, Ramazan gibi bir hayatı müteakib, bayram gibi bir mahşer nasib etsin.

...

Bu bayram, müteveffa üstad Cahit Zarifoğlu\'nun (r.a) pek kıymetli ailesini ziyaret ettim.
Birlikte merhumun kabrini ziyaret ve cennetle mükâfatlandırılması için dua ettik.
Bir başka yazıda rahmetliden ve az bilinen bir kaç hatıratından daha fazla söz etmek isterim.

Ama bu yazıda çoktandır kafamı meşgul eden bir duruma yer vermek istedim.

Sözünü ettiğim bayram ziyaretim sırasında Taraf gazetesini elime alıp köşelerine göz attım.
Her zaman olduğu gibi Sevan Nişanyan\'ın köşesini okumadan geçmedim.

Bir de ne görelim...

Nişanyan, \'Türkiye\'nin en popüler etimologu\' etiketinin mi yoksa \'Türkiye\'nin en sivri söylemli gazetesinde bir köşe işgal etmenin\' şımarıklığından mıdır bilinmez iğrenç bir paragrafa yer vermiş yazısında...

Bugün anladım ki, senelerdir yaptığı etimoloji çalışmaları ile olsun, 'Yanlış Cumhuriyet' adlı kitabıyla Kemalizm eleştirisinde farklı bir üslubu gündeme getirmesi ile olsun, aslında Sevan Nişanyan\'ın tüm duruşu kâhtı rical devrine aiddir.

Kemalizm\'in, harf inkılâbı cinayetiyle, bir gecede bir milletin koca bir tarihle tüm alakasını -çoğu kapalı arşivlerin ulaşılmazlığını es geçersek- kesmesi neticesinde geldiğimiz nokta, İsmet Zeki Eyüboğlu\'ların ve Sevan Nişanyan\'ların kalemine bakmak olmamalıydı...

Allah, D.Mehmet Doğan üstaddan razı olsun. Ama tek başına ne kadar yeterli oldu veya bu alanı ne kadar doldurdu, bilemiyorum.

Sevdiğim bir müfessirin deyimiyle \'satırlarının arasından gavurluğun aktığı\' İsmet Zeki Eyüboğlu, bugün kalabalık bir kesimin etimolog olarak isimlendirdiği birisidir ve okullarda okutulduğunu duymak acı vericidir.
Sözlüğü inceleyenler ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirler.

Nişanyan görece farklıydı...
İşte tam bu farktan dem vurmak istiyorum.
Nedir bu fark?
Statüko karşıtı duruş.

Sevan Nişanyan kimdir?
Ateist, Ermeni bir turizmcidir.
Ermeniliğinin veya turizmciliğinin negatif bir ayrıma konu yapılması bir Müslüman için söz konusu mudur?
Hayır.
Mesele nedir?

Arapça ve Farsça\'dan aldığı kelime sayısı belki de özTürkçe\'den fazla olan bir Osmanlıca\'dan koparılıp ne edebiyat ne bilim ne teknoloji, hiçbir alanda yeterli ve muteber olması düşünülemeyecek bir dile mecbur bırakılan insanların kullandıkları kelimelerin hayat hikâyelerini kala kala ateist turizmci bir Ermeni\'den öğrenmek zorunda kalması nasıl bir dramla baş başa bırakıldığının yeterli örneği değilse nedir?

Yok işte yok yok yok!

Memlekette elle tutulur gözle görülür etimolog yok!
Gözlüğüne bakıp sözlüğüne yüz ekmek parası bıraktığınız adam da kalkar bir gün "Neymiş? Allah diye biri varmış, canı sıkıldıkça kitap yazarmış ama artık yazmamaya karar vermiş, pırpır kanatlı ulaklarla birtakım hazretlere mesaj iletirmiş, o hazretlere dil uzatan maazallah çarpılırmış. Bu hikâyelere istemesen inanma diyorlar, tamam, ama inanmadığını açık açık söylemen caiz değildir. Nedenmiş? Müslümanlar alınırmış!" derse kendinizi nasıl hissedersiniz?
Benzerini Koray Çalışkan, Birgün\'deki köşesinde yazmıştı ve bizzat gazeteyi aramış, telefonlarını kilitlemekten, e-mail sağanaklarına hatta dava süreci başlatmaya kadar her yolu izleyecebileceğimizi açıkça ifade etmiş, analizmerkezi.com\'da haberini yapmış ve hassas editör arkadaşların da yardımıyla ertesi yazısında Boğaziçi Üniversitesi\'nde öğretim görevlisi olan o şahsın özür dileme erdemine bürünmesine vesile olmuştuk.
Sevan Nişanyan\'a kim ne diyecek şimdi peki?
Taraf\'ı mı arayacağız?
Komik.
‘Kemalist egemen sistemin silahlı gücü Genelkurmay\'a bile kafa tutan Liberal Canavar\'ı arayıp sitem mi edeceğiz \'Böyle küstahlık olur mu!\' diye...
...
Fundamentalizm Türkçe\'ye her nasılsa \'kökten dinci\' diye girmiş bir kelime ama bu karşılıkla alakası yok.
Radikal\'e yakın bir anlamı var. Radikal de zaten bir bitkiden alıyor adını.Her iki kelime de anlam kaymalarına uğratılmış.
Her ikisi de \'Meselelerin çözümlerinde o meselelerin kaynak ve köklerini iyi analiz etmeyi önceleyen kişi ve/veya fikriyat\' olarak çevirebileceğim bir anlamda olabilirler.
Bir sorunun kökünün nereden geldiğine, bir hadisenin kaynağının ne olduğuna bakma ihtiyacı hissetmeden konuşan ne kadar adam varsa ya statükocu/muhafazakâr’dır ya da duyarsızlaşmış tembel bir cahil.
Bu bağlamda gururla itiraf ve iddia edebilirim ki ben bir fundamentalistim, ben bir radikalim.
Ve yine aynı şeyi yapıp \'kabahati kendimizde aramalıyız\' diyeceğim.
Açık olalım.
Bu ülkede Sebilürreşad\'lardan bu yana hangi gazete ne yapmıştır, ne yazmıştır?
Darbe\'leri bahane edeceğimizi iyi biliyorum ve kısmen hak da veriyorum ama mesele sadece Kemalist zorbalıklar mıdır?
İnsanların Taraf\'a bu denli sıcak bakmasında, hiç mi doğru perspektifi cesaret ve hikmetle ortaya koyamayan Müslümanların dahli yoktur?
Hala \'Ne alakası var?\' diyebilecek birileri için daha da açık konuşmam gerekirse bu ülkede istisna kabilinden insanları kaideyi bozmadıkları nedeniyle es geçersek \'Müslümanlar Anti-Kemalist bir söylem ve duruşu hakkıyla ortaya koyamamışlardır.\'
Örneğin Mustafa Kemal Atatürk için annesinin hayat hikâyelerinden başlayıp kendisinin cinsel tercihlerine uzanan bir sıra hikâyeler anlatılmış ama M.Asım Köksal dışında hemen hiç kimse M.Kemal\'in Leonne Ceatani\'ye dayanan İslam eleştirisi ve karşıtlığının köklerini çürütmeye çalışamamıştır.
Saffet Senih’lere, Cemil Sena Ongun’lara uzanmıyorum.
Daha güncel olması için Muazzez İlmiye Çığ diyorum.
Müslümanlar bu kadını ‘camilere özel oda yapılsın, imam nikâhı yapıp sevişmek isteyenler bu odalara alınsın, hem camiler bir işe daha yaramış olur hem devlete gelir kalemi açılır’ zırvasından tanır, hepsi bu.
Birisi bana Muazzez İlmiye Çığ’ın Sümeroloji çalışmalarına yapılan reddiyelerin adresini verebilir mi?
İslam zan ederek Sünnizm veya Muhammedizm olarak nitelediğim ideoloji sistemlerinin üyesi, Nur-u Muhammediye metafizik dayatmalarının gönüllüsü olmuş kalabalıklar, Haksöz gibi oluşumları, dergi abonesi arayacak bir yalnızlığa iterken Kemalist düzen bundan gayet memnundur.
Çok daha uzatılabilecek giriftlikteki bu kaos sırasında Nişanyan\'ın yazısının son cümlesi hayat bulmuştur: "Doğanın boşluk kabul etmemesi gibi, bu toprakların havası mıdır, suyu mudur, özgürlük kabul etmiyor herhalde."
Evet, Sevan Nişanyan, daha yukarıda alıntıladığım paragrafında nasıl bir mugalâta nasıl bir küstahlık nasıl bir çarpıtma ahlaksızlığına yer verdiyse burada da o denli haklıdır.
Çünkü bu topraklar, insanı Allah’a kulluktan alı koyan ve bu yanıyla çoklu bir köleliğin anahtarı olan liberal özgürlüğü değil yalnız Allah ile rabıtada kalmaya çalışarak gayrı ne ama ne varsa ona hürriyetini ilan eden öz-ü-gür bir özgürlüğü ister!
Liberalizmin, eşcinselliğin, lezbiyenliğin, zinanın, önüne gelenin önüne gelenle yatmasının, pornografinin, pluralizmin, agnostizmin, a-teizmin, deizmin, sek-ülerizmin bu topraklarda kalıcı bir hayat bulmasının imkânı yoktur.
Kendi dinini, yani İlahi bir proje olan Evrensel İslam Sistemi\'ni tanıyamamış, Kur\'an Devrimi\'nin yarım bırakıldığını fark edememiş memleketim müslümanının açık bıraktığı bir boşluğu dolduran Taraf\'ın sözcülüğündeki Liberalizm, Kemalizm denizine düşen insanların sarıldığı yılan gibidir.
Ateist Etimolog Turizmci Sevan Nişanyan\'ın bu küstahlığının sebebi yalnız budur
Yoksa, Müslümanlar, topluluk isimleri olan Ümmet kelimesinin etimolojisinin hakkını verecek kadar yani
Ümm: ana-anne-doğurgan-üretken olacaktı da sen kalkıp Allah c.c için \'biri\' diyecek, Kutsal Kitapları insanlığa indirmesinin sebebini \'canı sıkıldığı için\', Cebrail\'in tarifini \'pırpır kanatlı ulak\' olarak yapacak, Hazreti Muhammed ve meslektaşları olan peygamberler için ise \'bir takım hazretler\' ifadelerini kullanacaksın he...
Mümkün müydü?
Üzgünüm ama umutsuz değilim.
Bakın Özgün Duruş da çıktı elhamdülillah...
Daha da fazla Özgün Duruş\'lara ihtiyacımız var.
Hâsıl-ı kelam, Müslüman ne kadar özgün durursa dursun \'düzgün\' durmuş demektir, çünkü o Müslüman\'dır, özeldir, İlahi bir sipariştir, şaşırma ve sapma limitleri kısıtlıdır, öyle de olmalıdır.
Ama insan liberalizm rüzgârlarına uyar da \'tanrısız iyilik-sınırsız özgürlük\' safsatalarına kapılırsa o özgün bir duruş değil, olsa olsa, önce azgın sonra ezgin bir duruş olur.
Bakmayın siz körlerin memleketindeki şaşıların forsuna...
Bu ülkede ve dahi dünyada ne hayr çıkacaksa yine bu Ümmet\'ten çıkacaktır...
Allah\'tan bir uyanış ve farkındalık vermesini diliyorum, hepsi bu.

Fatih Tezcan
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim