• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Kurtulmuş'tan Çift Dile Çözüm Önerisi!

Kurtulmuştan Çift Dile Çözüm Önerisi!
İşte HAS Parti Genel Başkanı Kurtulmuş'un çözüm önerisi;







 

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, kız kardeşinin kızının düğününe katılmak üzere geldiği Şanlıurfa’da hayırsever vatandaş tarafından yaptırılan Şehitlik Emin Çavuş Polis Merkezini hizmete açtı. Türkiye’de ilk defa vatandaş tarafından yapılan bir Polis Merkezi hizmete açıldı.

İş adamı Mehmet Çavuş'un kısa bir açıklama yaparak yaptıkları hizmetin örnek teşkil etmesini umduklarını söyledi.

Şanlıurfa Emniyet Müdürü Sabri Durmuşlar da, Polis-vatandaş işbirliği sonucu hayırlı bir hizmetin açılışını yapacaklarını belirtti.

Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan ise, Şanlıurfa’nın asırlardır insanlığa hizmet etmiş ve farklılıklarını zenginlikler olarak kabul edip huzur içinde yaşanan bir şehir olduğunu belirterek, “Onun içindir ki Peygamberler şehri Urfa’mız Huzur Kenti olarak ta anılmaktadır. Şanlıurfa’da huzur ve güvenin var olmasında Emniyet güçlerimizin de büyük payının olduğu takdire şayandır” dedi.

Urfa huzur kenti, bizim görevimiz de huzuru sağlamak

Şanlıurfa’nın kendine özgü huzuru olduğunu ve Şanlıurfa’da bulunmaktan ayrı bir haz duyduğunu belirterek sözlerine başlayan İç İşleri Bakanı Beşir Atalay ise, “Urfa gerçekten huzur kenti. Zaten bizim görevimiz de huzuru sağlamak. Hükümet olarak Urfa’ya önem veriyoruz. Şanlıurfa’nın önemi büyük. Kalkınma ve yatırımlar açısından insanların tercih ettiği bir şehir. İbrahim Peygamberin şehri Şanlıurfa’da olmaktan huzur duyuyorum. Zaten daha şehre girişinizde bu huzuru hissediyorsunuz. Ben bu yıl içinde 2 defa Ramazan ayında olmak üzere 4 defa geldim” diye konuştu.

Polisimizin vatandaşlara tutumunu % 100 değiştirdik

İlk defa bir Polis Merkezinin açılışını yaptığını belirten Bakan Atalay konuşmasına şöyle devam etti:

“8,5 yıllık siyaset hayatımda Emniyet teşkilatının çeşitli birimlerinin, tesislerinin açılışını yaptım ama ilk defa bir Polis merkezi açılışı yapıyorum. Önemi de, ilk defa bir hayırsever tarafından Polis Merkezi yapıldı ve Emniyetimize teslim edildi. Emin Çavuş isminin verilmesine de sevindim. İnşaallah örnek olur. Biz hükümet olarak Polis merkezlerine bakış açısını da değiştirdik.

Türkiye çok zor dönemlerden geçmiş, vatandaşlarla çok sorunlu dönemler de yaşanmış, bunu herkes çok iyi biliyor. AK Parti olarak biz vatandaşlarımızın daha fazla hizmetinde olmak, daha fazla güvenliklerini sağlamak için gayret sarf ediyoruz. Biz hizmetkarız. Vatandaşımızın hizmetindeyiz. Bu 3,5 yıllık İç İşleri Bakanlığım döneminde Polisimizin vatandaşlara tutumunu % 100 değiştirdik. Sadece eğitimle kalmadık, Karakolları değiştirdik. Bin 320 Polis Merkezimiz, 2 Bin Jandarma karakolumuz var.

Heryıl Ocak ayında 81 il Valilerine talimat veriyorum. Bütün Polis merkezlerini kontrol edeceksiniz bende denetleyeceğim diyorum. Sonra Emniyet Müdürlerini çağırın onlara da aynı talimatı verdim. Harıl harıl çalıştık. Sonra 300 Polis Müfettişini en ücra köşedeki Polis merkezlerine kadar kontrol ettirip rapor aldık, her yönüyle değiştirdik. Vatandaşlarımızın rahatlıkla içeri girip derdini anlatacağı hale getirdik. 40 Bin Polisimizi eğittik.

Vatandaşa, zanlıya nasıl davranacaklarını öğrettik. Bugün bütün nezarethaneler kameralı. Herşey kayıt altına alınmaktadır. Nezarethaneler temiz ve Lavabosu, duşu var. Gözaltı süresi 4 gündür ve duş vatandaş için ihtiyaçtır. Polisimizin imajını büyük oranda düzelttik. Geçmişte vatandaşlarımıza çok kötü muameleler yapılmış ve Türkiye dünyada vatandaşına işkence eden ülke olarak anılmaya başlanmıştı. AİHM’e davalar açılmıştı. Bugün hiçbir dava açılmamıştır.”

Konuşmanın ardından Polis merkezini yapar hayırsever iş adamı Çavuşoğlu kardeşlere plaket verildi, açılış kurdelesi kesilerek içerisi gezildi.

Törene, Bakan Atalay’ın yanı sıra, AK Parti Şanlıurfa Milletvekilleri Yahya Akman, Seyit Eyyüboğlu, Vali Nuri Okutan, Emniyet Müdürü Sabri Durmuşlar, Daire Müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Bakan Atalay çıkışta harta Fotoğraf çektirerek Mırra içti

"DTK'NİN RESMİ KİMLİĞİ YOK, SÜRECİ BALTALIYOR"

Şanlıurfa'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Atalay, iki dilli hayat ve özerklik tartışmalarıyla ilgili kapatılan DTP'nin döneminde kurulan ‘Demokratik Toplum Kongresi'ni (DTK) eleştirdi.

Tartışmaların DTK tarafından gündeme getirildiğini hatırlatan Atalay, şunları söyledi:

"Dille ilgili, hiçbir resmi kimliği hüviyeti olmayan DTK açıklamalarıyla gündeme gelen tartışmalar var. Türkiye'de normalleşme süreci yaşıyoruz. ‘Demokratik açılım' projemiz var. Bunun özü, ülkemizde vatandaşlarımız arasında zamanında fitne çıkaranlar, devletin ihmalleri olmuş, zaman zaman vatandaş ana dilini konuşamaz hale gelmiş, faili meçhuller işkenceler olmuş, biz bunları bitirerek vatandaşlar arasında güven bağını artırmak istiyoruz.

Vatandaşın devlete güvenini artırmaya çalışıyoruz. Türkiye'de süreç iyi gidiyor, yoğun şekilde çalışıyoruz. Vatandaşa güven geldi, bölgede vatandaş terör istemiyor. Terörle varılacak bir yer olmadığını vatandaş görüyor, partimizin, hükümetimizin, devletin yürüttüğü sürece güveniyor. Bu anlamda bir umut doğdu. Türkiye 80'li yıllarda insanların ana dilini konuşamadığı ülkeymiş. Bugün herkes özgürce istediği dili konuşuyor, öğretip öğrenebiliyor.

Devletin bir televizyonu Kürtçe ve Arapça 24 saat yayın yapıyor. Üniversitelerde Kürt Dili Edebiyatı bölümleri açılıyor. Siyasi Partiler Kanunu'nda propaganda konusunda değişiklik yaptık. Cezaevlerinde insanlar kendi çocuğuyla, kendi dilinde konuşamazmış böyle gariplikler yaşanmış. Hepsini değiştik, her açıdan Türkiye normalleşiyor. Şu an sıkıntı yok. Ama birileri ‘Bu iyi gidişi nasıl zedeleriz'in hesabında."

Türkiye'de birden ortaya çıkan süreci baltalamaya yönelik son tartışmanın her tarafta vatandaşı tedirgin ettiğini söyleyen Bakan Beşir Atalay bunları iyi niyetli görmdiğini anlatırken, “Vatandaşın kafasında ‘Türkiye bölünüyor mu?’ çağrıları yapacak bu tür açıklamalar, bu tür yeni siyasi atraksiyonlar sürece zarar veriyor, sabote ediyor" diye devam etti.

MHP VE CHP’YE ELEŞTİRİ

‘Demokratik Açılım' süreci ile normalleşmeyi sadece bölgesel ve etnik siyaset yapmayan Ak Parti'nin yapacağını ileri süren Bakan Atalay, tartışmaları demokratik süreç içinde bitirip, herkesin dilini konuşup, makul kültürel ve insani haklarını üniter yapı içinde al bayrak altında yaşamasını arzuladıklarını anlattı. Bakan Atalay, şöyle konuştu:

 

"Birileri iki dil, özerklik gibi tartışmaları gündeme getirince, içi de doldurulmamış ne istediği belli olmayan bu konulara muhalefet dört elle sarılıyor. MHP ‘Türkiye bölündü’ diye hemen atıldı. Hadi MHP'yi anlıyorum; ekmeği suyu bu, bu sorun biterse kendisi bitecek. Onun için bitsin istemiyorlar. Ama CHP'ye hayret ediyorum.

CHP'nin yeni genel başkanı bu konularda yapıcı rol oynayacağı mesajı veriyordu ama o da üstüne atladı ve ‘Bu açılımın sonucudur’ dedi. Bu sorunları demokratikleşmeyle çözen ülkelerde özellikle terörle irtibatlı sorunların çözümünde iktidarla muhalefetin yakın işbirliği vardır. Ortalıkta ne idüğü belirsiz tartışmalara atlayan ana muhalefet partisi ortaya çıkarsa o muhalefetten hiçbir katkı alamazsınız.

HAS Parti Genel Başkanı Kurtulmuş, eğitim dili Türkçe olmak şartıyla Kürtçe ve diğer dillerin seçmeli ders olarak okutulmasında bir mahzur olmadığını söyledi.

HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, 1. Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bir süredir TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmekte olan bütçenin yeterince tartışılmadığını söyleyen Kurtulmuş, "Bütçede kaynakların önemli bir kısmı sayıları 500 bini geçmeyen rantiye kesmine aktarılıyor." dedi. Bütçenin adaletli bir bütçe olmadığını savunan Kurtulmuş, "Nereden bulursanız bulun tüketin, ben de sizden vergi alayım, böylece bütçeyi oluşturayım mantığı ile oluşturulmuş bir bütçedir. Kalkınmayı sağlayacak bir bütçe değildir. Bu bütçe çok az sayıdaki rantiyeciyi kalkındırma bütçesidir." diye konuştu.

Kurtulmuş iki dilli hayat ile ilgili de "Türkiye'nin resmi dili Türçedir. Türkçe dışında başka bir resmi dilin kullanılması Türkiye'nin menfaatine uygun değildir, doğru değildir." değerlendirmesinde bulundu.

Ana lisanların ana sütü kadar helal olduğuna inandıklarını söyleyen Kurtulmuş; farklı dil ve renklerin yaratılışın hikmetlerinden olduğunu kaydetti. Kurtulmuş şöyle devam etti: "Resmi dil Türkçe olmak şartıyla bu topraklardaki her yurttaşın kendi ana dilini, etnik kültürünü öğrenmesi, bunları öğrenmek için her türlü imkana sahip olması, ana dilin konuşulması önündeki tüm engellerin kaldırılmasından yanayız. Bu çerçevede eğitim dili Türkçe olmak şartıyla, Kürtçe ve diğer dillerin seçmeli ders olarak okutulması, hatta sadece ders olarak değil, kültürlerin ve folklorik birikimlerin seçmeli ders olarak okutulmasının hiçbir mahsur teşkil etmediği kanaatindeyiz."

"AKARYAKIT ZAMMINDA MİLLETLE DALGA GEÇİLİYOR"

Akaryakıt zammı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, "Akaryakıt zammı ile ilgili gelişme kelimenin tam anlamıyla milletle dalga geçmektir." dedi.

Kurtulmuş, "2 ila 3 kuruş petrol fiyatları indiriliyor. Dün ise 8 kuruş petrol fiyatlarına zam yapılıyor. 3.22 TL'ye satılan euro dizel, 3.30 liraya satılıyor. Kırsal motorin 3.12 liradan, 3.16 liraya yükseliyor." şeklinde konuştu.

Hükümet yetkililerinin Türkiye'deki petrol ve motorinin otomatik olarak fiyatlandırıldığı yönünde açıklamalar yaptığını kaydeden Kurtulmuş, "Serbest piyasadan bahsediyorsunuz da, ey insafsızlar bu fiyatların içerisindeki yüzde 75'e varan vergileri de dünya piyasaları mı size emrediyor, bu vergileri getirin bu milletin üzerine koyun diye..." dedi.

Kurtulmuş, hükümetin 'işine geldiği zaman liberal, vergi almaya geldiği zaman da komünist olarak davrandığını' ileri sürdü.

Konuşmasında Mavi Marmara'nın İstanbul'a geleceğini de hatırlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti: "Kırmızı çizgilerimiz diye ısrarla söylenen üç tane husus vardı. Birincisi Türkiye'den özür dilenecek, ikincisi tazminat ödenecek, üçün cüsü Gazze ambargosu kaldırılacak. Geldiğimiz noktada aradan aylar geçmiş olmasına rağmen, İsrail her fırsatta özür dilemeyeceğini söylüyor. Türkiye İsrail ile ilişkilerinde hiç Mavi Marmara'dan bu yana Gazze'nin ambargosunun kaldırılması laflarını duyuyor musunuz?"

Kurtulmuş, tazminat meselesinin ise uluslar arası hukukun labirentlerine terk edildiğini söyledi.

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim