• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 21 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Kurşunu Sıkmak Haramdır'

Kurşunu Sıkmak Haramdır
Baydemir: Kürdün Türk'e Türk'ün Kürde kurşun sıkması haramdır.

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, artık Kürdün Türke, Türkün Kürde kurşun sıkmasının haram olduğunu söyledi.

 

Nevruz Park'taki kutlama alanına öğle saatlerine doğru yaklaşık 200 bin kişi toplandı. Alanda PKK ve Abdullah Öcalan lehine sloganlar içeren pankartlar açıldı. Yine örgüt ve Öcalan lehine sloganlar atıldı.

 

Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarında konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Kürtçe başladığı konuşmasında Diyarbakır'ın barış, eşitlik ve mücadelenin başkenti olduğunu söyledi. Kürt ve Ortadoğu halklarının bayramını kutladığını dile getiren Baydemir, bütün dünyanın, bütün başkentlerin gözünün Nevruz kutlamasında olduğunu belirtti. Baydemir, konuşmasına daha sonra Türkçe devam etti. Baydemir, şöyle konuştu:

 

"Binlerce kez maşallah bu ittifakınıza bu artışınıza. Şeyh Sait'ten Mazlum Doğan'a kadar, Seyyit Rıza'dan Ape Musa'ya (Musa Anter) kadar, Leyla'dan Orhan Doğan'a kadar yiğitlerinizin emeğiyle oluştu bu ittifakımız. Ben onların önünde saygıyla eğiliyorum. Onların emekleriyle bu günlere geldi. Bu yıl tarihi bir yıldır. Bizler yine onurlu bir barış için özgürlük için çaba sarf etmeliyiz. Her şeyden önce ittifak içinde olmalıyız. Barışsever ve demokratların ittifakı olmalıdır. Kürtlerin birliği bütün halkların kurtuluşudur."

 

Nevruz kutlamasına vicdani ret hareketi üyelerinin de katıldığını ifade eden Baydemir, "Türk ve Kürt halkının kardeşliği için çaba sarf eden Gelibolu'dan Çanakkale'den Yozgat'tan ve Rize'den gelen genç kardeşlerim hoş geldiniz şeref verdiniz. 21. yüzyılda bir kez daha bu mahşeri kalabalıktan bu mahşeri coşkudan, Kürt halkının vicdanına tek bir çağrım var. Kürdün Türk'e, Türkün Kürde, kurşun sıkması haramdır. Artık birbirimize karanfil uzatmanın vakti gelmiştir. Gerilladan, askere kurşun değil karanfil, askerden gerillaya operasyon, kurşun değil karanfil uzatmanın vakti gelmiştir. Türk ve Kürt annelerinin kucaklaşmasının vakti gelmiştir. Daha fazla zaman kaybetmek yazıktır günahtır. Bu coşku inanıyorum ki barışı, özgürlüğü hem Türk'e hem de Kürde getirecektir. Binlerce kez müjde veriyoruz Şeyh Ahmed Hani'ye, Seyit Rıza'ya, Mazlum Doğan ve bütün arkadaşlara Şeyh Sait'e biz 'siz mezarınızda rahat olun, torunlarınız binlerle, milyonlarla bugün nevroz alanındadır ve nevrozu kutluyorlar. Özgürlüğün müjdesini bütün halklara ulaştırıyorlar.' diyoruz." dedi.

 

Baydemir'in konuşmasından sonra Nevruz ateşi yakıldı. Ardın Kürt sanatçı Hamgin Birhat sahne alarak Kürtçe şarkılar seslendirdi.

 

Ahmet Türk: İyi niyet adımı olarak yüzde 10 barajını ve TMK'yı kaldırın

 

Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarında konuşan kapatılan DTP'nin siyasi yasaklı Genel Başkanı Ahmet Türk, Kürt sorununun çözümünde iyi niyet adımı olarak yüzde 10'luk seçim barajı ve TMK'nın kaldırılmasını istedi.

 

Kürt halkının barış için büyük bedeller ödediğini belirten Türk, siyasetçilerin halen Kürtleri uyutmak politikası yürüttüklerini savundu. Açılımdan söz edilip, Kürt halkı için muhataplık tartışması yapıldığını dile getiren Türk, "İşte meydan, işte Kürt halkı, işte 30 yıldır mücadele. Biz aslında Kürt halkının ne istediğini, özgürlük mücadelesini görüyoruz. Atılması gereken adımları çok iyi bir şekilde gündeme taşıyoruz. Aslında Kürt halkı muhataptır. Ama 'biz muhatap bulamıyoruz' diyorlar. Kürtleri inkar eden politikalar değişmedi. Faili meçhullerle bu halkı sindirmeye çalıştılar, olmadı. On binler, yüz binler oldu, milyonlar oldu. Bugün milyonlar özgürlük için mücadele ediyor. İnanıyorum ki özgürlüğü birlikte yakalayacağız." diye konuştu.

 

Kürt halkının sesi olduğunu iddia ettiği Roj Tv'nin kapatılmaya çalışıldığını da ifade eden Türk, "Türkiye'de de sizlerin oyları ile seçilen ama siyaset hakkı olmadığı için Avrupa'ya giden Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal'ı yakalayarak çözüm arıyorlar. Geçti Bor'un pazarı sür eşeği Niğde'ye' diyoruz." dedi.

 

Demokratik açılımdan söz edenlerin DTP'yi kapattıklarını öne süren Türk konuşmasını şöyle sürdürdü: "Açılımdan söz edenler, partimizi kapatarak, milletvekilliğimizi düşürerek açılımı gerçekleştireceklerini sanıyorlar. Kürt siyasetçilerini zindanlara tıkadılar. Bu nasıl açılım. Bunu yaparsanız size ve açılımınıza kim inanacak. Partimizi kapattılar, bizi suçlu ilan ettiler. Anayasa mahkemesi bir karar üretti. Bizi kapattı, suçladı. Bizim için hiç önemli değildir. Bizim için onurdur. Bizim için önemli olan halkımızın gözünde suçlu olmamaktır. Bizim derdimiz budur. Nerede olursak olalım, biz size inandık. Sizin mücadelenize inandık. Yanınızda arkanızdayız. Özlemlerinizi gerçekleştirmek için her zaman sizinle olacağız."

 

Kürtlerin talepleri üzerinden zaman zaman spekülasyonlar oluşturulduğunu söyleyen Türk, "Halkımız bunu meydanlarda dile getiriyor. Önce diyoruz 'Kürt halkının iradesini parlamento yansıtmamak için kurduğunuz yüzde 10'luk baraj tuzağını kaldırın. Kürt halkın siyasi öncülleri üzerindeki baskıları kaldırın, TMK kaldırın. Bunlar belki ilk adımlardır. Bir iyi niyetin ortaya çıkması için önemli adımlardır. Elbette ki bizim taleplerimiz bunlarla sınırlı değildir. Bu halk yılların acılarını yaşayarak buraya geldi. İmha inkar politikaları yaşayarak buraya geldi." sözlerini kaydetti. Türk'ün konuşmasından sonra tutuklu teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın mesajı okundu.

 

Siyasi yasaklı Tuğluk, Öcalan ve PKK'yı muhatap gösterdı

 

Kapatılan DTP'nin siyasi yasaklı milletvekili Aysel Tuğluk, Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarında yaptığı konuşmalarda Kürt sorununun çözümünde yeniden Abdullah Öcalan ve PKK'yı muhatap olarak gösterdi.

 

Nevruz Parkı'nda binlerce kişiye seslenen Tuğluk, "Bu coşkunuzu gördüğümüzde 'Kürt halkı kazanmıştır' diyoruz." dedi.

 

Günlerdir Nevruz alanlarından Kürt halkının mesajını verdiklerini dile getiren Tuğluk, Kürt sorunun barış, özgürlük, direniş ve diyalogla çözüleceğini belirtti. Kürtlerin diyalogdan gelen tavrını ortaya koyduğun ifade eden Tuğluk şöyle devam etti: "Bekliyoruz. Bir muhatap arıyoruz, barış elimizi tutacak. Herkes bilmelidir ki, bir diyalog sağlanacaksa, barış sağlanacaksa bu onurluca olacak. Başka türlü kabul etmeyin. 2010 Nevruz'u ile yeni bir sürece giriyoruz. Önümüzdeki süreç açısından da bu halk asla onurundan özgürlüğünden vazgeçmeyecektir. Yıllardır Kürt sorununda sanki bir muhataplık krizini yaşanıyormuş gibi davranılıyoruz. Bu yapılan bilinçli bir şeydir. Sayın Başbakan birkaç gün önce diyor ki 'muhataplık yetkisi, müzakere yetkisi Meclis'tedir.' Biz Sayın Öcalan ve PKK'yı muhatap gösteriyoruz. Sayın Başbakan diyor ki 'muhatap Meclis'tir.' Soruyoruz size Başbakan, Kürt halkının muhatap sorunu var mıdır? Cevap veriyoruz 'hayır başbakan.' Muhatap yetkisi sadece Meclis'e ait değildir, bu halka bu topluma aittir. Sayın Öcalan bizim siyasi irademizdir' diyor bu halk. Sayın Başbakan'a bir şey daha söylemek istiyoruz. 'Muhataplık, müzakere yetkisi Meclis'teyse peki neden DTP Meclis'ten attılar, neden siyasi yasakları getirdiniz.' Şunu çok iyi bilmelidir. Bu halka kime muhatap yetkisi vermişse bu sorunu çözmek isteyenler onlarla bir şekilde diyalog kurmalı, konuşmalıdır. Başka bir çözüm yolu yoktur. 'Kimseyle konuşmayız, muhatap atmayız' derseniz, milim adım atamazsınız. Devlete ve hükümete diyoruz ki bu halkın düşmanlığını değil, dostluğunu, sevgisini, kardeşliğini kazanın. Çünkü bu herkese kazandıracaktır. Türk'e de Kürt'e de kazandıracaktır."

 

Kürtlerin ortak vatanda eşit ve özgür vatandaş olarak yaşamak istediklerini kaydeden Tuğluk, "Siyasi irademize, değerlerimize dilimize, kimliğimize saygı istiyoruz. Bu çok şey mi istemektir? 'Lütfen insanlar ölmesin' diyoruz. Ne Kürt yoksul gençlerimiz, ne de yoksul Türk çocukları ölmesin diye, gelin 2010 Nevruz'unu kardeşliğin Nevruz'u ilan edelim. Barış kazanıncaya kadar, bu coğrafyaya barış gelinceye kadar onurlu duruşumuzu sergileyeceğiz. Size söz veriyoruz." diye konuştu.

 

Leyla Zana: Türkiye'nin Avrupa'ya benzemesini beklerken, Avrupa Türkiye'ye benzedi…

 

Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarında konuşan DEP eski Milletvekili Leyla Zana, Avrupa ülkelerinde son dönemlerde yaşanan gözaltılar ve Roj Tv'nin kapatılmasını eleştirdi. Zana, "21. yüzyılda Türkiye'nin Avrupa'ya benzemesini beklerken, Avrupa Türkiye'ye benzedi." dedi.

 

Zana konuşmasına "İmralı Cezaevi'nden Mahabad Cezaevi'ne kadar bütün tutukluların Nevruz'unu kutluyorum' sözleriyle başladı. Çocukların tutuklanmasının yüreklerinin yarası olduğunu dile getiren Zana, "Gözlerinize kurban olduğum çocuklar. Küçük olabilirsiniz ama yaptıklarınız büyüktür. Bedenlerinizle tutuklusunuz ama yüreğinizle, beklentilerinizle özgürsünüz. Sizi esir tutmuşlar. Allah'tan korkup kuldan utansınlar. Hiçbir millet, hiçbir devlet, hiçbir düşman bile kendi arasındaki savaşta çocukları tutuklamıştır. Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a soruyorum? 'Allah'tan, Peygamber'den korkmuyor musunuz bu çocukların tutuklanmasına sessiz kalıyorsunuz?" dedi.

 

Kürtlerin yaşadığı zorluk ve zulmü hiçbir milletin yaşamadığını dile getiren Zana, Brüksel'den Ortadoğu'ya kadar Kürtlerin baskı altında olduğunu söyledi. Kürtlerin kimseye hesap veremeyeceğini de kaydeden Zana şöyle devam etti: "Bu baskıların sebebi nedir. Neden çuvalları Kürtlerin başına çekiyorsunuz? Bu insanlık mıdır? 21. yüzyılda Türkiye'nin Avrupa'ya benzemesini beklerken, Avrupa Türkiye'ye benzedi. Bunlar neden oldu. Cevabını bekliyoruz. Biz barışsever bir halkız. Tarihimiz boyunca sahip olduğumuz bütün zenginliğimizi herkesle paylaştık. Kimsenin emeğine göz dikmedik. Haksızlık yapmadık. Biz yaralı bir milletiz. Yüzyıllardır baskı altındayız. Biz şeref ve hasiyet sahibi bir milletiz. Bunları hak etmedik. Tutuklu arkadaşlarımızı serbest bıraksınlar. Eğer Kürtlerin sabrını sınamak istiyorsalar bunu yapmasınlar. Biz kimseye zarar vermek istemiyoruz. Kürtler tarih boyunca birlikte yaşadığı milletlerin acısına ortak oldu, onlarla ağladı. Mutlu günlerinde de onlarla güldü. Bugün Kürtlerin mutlu gündür. Yıllardır birlikte yaşadığımız Arap milleti Kürtlerin bayramını kutladı mı? Yok. Kutlamadı. Türkler de kutlamadı. Birlikte yaşadığımız Türkler ve Arapların Kürtleri kucaklamaları gerekmiyor mu?"

 

Hiçbir şeyin tek taraflı yürümediğini de belirten Zana, ne savaşın ne de barışın tek taraflı devam edemeyeceğini kaydetti. Birlikte yaşadığımız bütün halklarla barış içinde olmayı istediklerini aktaran Zana, "Biz fazla bir şey talep etmiyoruz. Birlikte yaşadıklarımızla eşit, özgür ve barış içerisinde olmak istiyoruz. Kendilerine neyi layık görüyorlarsa bize de aynısını layık görsünler." sözlerini kaydetti. Birlikte birlik ve beraberlik çağrısı da yapan Zana, "Eğer biz bir ve beraberlik içerisinde olursa güç kazanırız. Ulusal konferansımızı yaparsak güçleniriz. Güçlü olursa da muhatap olarak kabul ediliriz." sözleriyle konuşmasını noktaladı.

 

Gençdal: Operasyonlar durdurulsun

 

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağı'ndan 18 Ekim 2009 tarihinde Türkiye'ye dönen PKK'lı grup adına konuşan Mehmet Şerif Gençdal, Kürt sorunun çözümü için şehirlerdeki ve dağlardaki operasyonların durdurulmasını istedi.

 

Gençdal, Kürtçe yaptığı konuşmasında dağda olduğu zamanlarda Diyarbakır Nevruz'u seyrettiklerini ve kutlamalar içerisinde olmayı hayal ettiklerini söyledi. Birçok kez ateşkes ilan edildiğini belirten Gençdal, şimdiye kadar barışın elinin havada kaldığını savundu. Bir çözüm önerisi hazırlamak için burada olduklarını dile getiren Gençdal, "Çözüm için muhatap İmralı'dadır. Kürt halkının seçilmiş iradeleri cezaevlerindedir. Sizin oylarınızla seçildiler. Siz bu sorunu çözmek istiyorsanız dört pratik adım yeterlidir. Birincisi şehirdeki ve dağlardaki operasyonlar durdurulsun. İkincisi, 14 Nisan tutuklanan seçilmişler serbest bırakılsın. Üçüncüsü, sorun çözümün muhatabı çözüm sürecinin sürmesi için durumu iyileştirilsin. Dördüncüsü müzakereler başlasın." dedi.

 

Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarında, Abdullah Öcalan yakalandıktan sonra 1999 yılında Kandil'den Türkiye'ye dönen PKK'lılardan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Yüksel Genç de konuştu. Konuşmasını DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle adına da yaptığını belirten Genç, Kürt sorunun çözümünün birlik içerisinde mümkün olabileceğini aktardı. DTK olarak bu topraklarda ne kadar demokratik kurum varsa birleştirdiklerini ifade eden Genç, "Şimdi kendimizi yönetebilecek bir güce ulaştık. Bu gücün arkasında milyonlar, sizler bulunuyorsunuz. Demokratik Türkiye'yi kurmayı devletten beklemeyeceğiz. DTK işte bunun için kuruldu." diye konuştu.

 

BDP'LİLER ÇÖZÜM İÇİN ÖCALAN'I GÖSTERDİLER

 

Zeytinburnu Kazlıçeşme Meydanı'nda düzenlenen Nevruz kutlamalarında konuşma yapan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) milletvekilleri, Kürt sorununun çözümünde geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da terörist başı Abdullah Öcalan ve PKK terör örgütünü adres gösterdi. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) gündeme getirdiği anayasa değişikliğinde yüzde 10 barajının indirilmesi ve anadilde eğitim ile ilgili düzenlemelerin de yer alması gerektiğini belirten BDP Eş Başkanı Gülten Kışanak, Kürt sorununun çözümü için Öcalan ve PKK'nın muhatap alınmasını istedi.

 

Kazlıçeşme Meydanı'nda düzenlenen Nevruz kutlamalarına, BDP Eş Başkanı Gülten Kışanak, BDP İstanbul Milletvekilleri Sebahat Tuncel, Ufuk Uras, Kandil'den gelerek teslim olan PKK'lı Mustafa Ayhan, DTP'nin yasaklı milletvekili Aysel Tuğluk, bazı sivil toplum örgütü üyeleri ve binlerce insan katıldı. Kutlamalar coşku içinde sürerken, bazı grupların teröristbaşı lehine sloganlar atması ve Öcalan posterleri açması ise dikkat çekti. Bu sırada platformun önünde izdiham yaşandı. Platformun önündeki bariyerler yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Bazı vatandaşlar baygınlık geçirdi. Platform görevlileri ile bariyerleri geçmeye çalışan gruplar arasında gerginlikler yaşandı. BDP'li vekiller barış güvercinleri uçurduktan sonra, Nevruz ateşini yaktı. Kutlamalar sırasında Kandil'den gelen PKK'lı Mustafa Ayhan da Kürtçe bir konuşma yaptı.

 

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel yaptığı konuşmasında, Kürt sorununun çözümü için adres olarak teröristbaşı Öcalan'ı adres gösterdi. Kürt halkının dili ve kimliğinin anayasal güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Tuncel, "Bu halk, artık tutsak olmak, öteki olmak istemiyor. Bu halk, dilinin kimliğinin anayasal güvence altına alınmasını istiyor. Başbakan bu sese kulak versin. Kürt sorununun çözümünde muhatap sayın Abdullah Öcalan'dır. AKP iktidarı CHP, MHP bu sese kulak verirse, Kürt sorunu biran önce çözülür. Bu halkın onuruyla oynamayın. Bu adaletsiz sistemde Kürtler zarar görmüyor. Emekçi birçok insan zarar görüyor." ifadelerini kullandı. UFUK URAS: SAVAŞ DEĞİL, BARIŞ İSTİYORUZ

 

Demokratik açılımı desteklediğini dile getiren BDP'li Ufuk Uras ise savaş değil artık barış istediklerini ifade etti. JİTEM ve Kontrgerilla'yı muhatap almak istemediklerini dile getiren Uras, "AKP iktidarı muhatap arıyor. Biz karşımızda muhatap arıyoruz. Bizim muhatabımız JİTEM mi?, ABD mi?, Kontrgerilla mı? Biz muhatabımızın kim olduğunu öğrenmek istiyoruz. Buradan Erdoğan'a sesleniyoruz. Eğer anayasayı değiştirmek istiyorsanız, BDP'nin görüşünü almak zorundasınız. Biz demokratik açılımdan yanayız. Açacaksanız cezaevlerini açın. Açacaksanız kelepçeleri açın. 2010 yılında biz artık barış istiyoruz. Savaşın derinleşmesinin sadece Ergenekon'a yarayacağını biliyoruz. O yüzden BDP'nin yüzde 10 barajından tutun da, kamuda çalışan işçilerin toplu sözleşme hakkına dair bütün önerilerini dikkate alınız. Ergenekon Cumhuriyeti için değil demokratik Cumhuriyet için mücadele ediyoruz. Erdoğan, Ermenileri yolcu etmek esterken Ergenekon'un avukatlığını bırakmalıdır." şeklinde konuştu.

 

GÜLTEN KIŞANAK: YÜZDE 10 BARAJI İNDİRİLSİN, ANADİLDE EĞİTİM İLE İLGİLİ DÜZENLEME YAPILSIN

 

Mitingde konuşan BDP Eş Başkanı Gülten Kışanak ise son günlerde gündeme gelen anayasa değişikliği ile ilgili kendi partilerinin istek ve önerilerini sıraladı. Çoğulcu ve özgürlükçü bir anayasa istediklerini anlatan Kışanak, hükümetin samimi olmadığını iddia etti. Yüzde 10 seçim barajının indirilmesi gerektiğini savunan Kışanak, anadilde eğitim ile ilgili Anayasa'nın 42. maddesinde de düzenleme yapılması gerektiğini öne sürdü. Kışanak konuşmasında Sebahat Tuncel gibi Kürt sorununun çözümünde adres olarak Öcalan ve PKK'yı adres gösterdi. Kürt sorununu Türkiye'nin en önemli sorunu olarak gördüklerini belirten Kışanak, "Kürt sorununu çözme konusunda da önemli bir misyon üstlenmiş bir partiyiz. Kim ki bu sorunu çözmek istiyorsa kapımız sonuna kadar açık. Gelsinler müzakere edelim, konuşalım tartışalım, diyalog kuralım. Bu kanı artık durduralım bu ülkeye barış gelsin istiyoruz. Biz bunu söylerken bir şey daha söylüyoruz. Lütfen samimi olun. Gerçekten barışı ve çözümü isteyin. Gerçek ve kalıcı bir çözüm istiyorsanız, sayın Öcalan'ı ve PKK'yı bu sürece dahil etmek zorundasınız. Sayın Öcalan ve PKK'yı bu sürece dahil etmeden onlarla diyalog kurmadan onlarla görüşmeden bu sorunu kalıcı bir şekilde çözmek mümkün değil diyoruz. Bunu büyük bir samimiyet ve açık yüreklilikle söylüyoruz. Çünkü gerçek bu." şeklinde konuştu. Yapılan konuşmaların ardından kutlamalar konserler ile devam etti.

 

BDP Genel Başkanı Demirtaş: Mal varlığımız bin 777 yıl ceza

 

Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarının son konuşmacısı Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanı Selahattin Demir oldu. Demirtaş, partisinin milletvekilleri hakkında toplam bin 777 yıl hapis cezası istendiğini söyledi.

 

"Bugün buraya Nevruz referandumun sonucunu alacağız. Sonucunu alacağız ki yarın hükümet temsilcilerine bu referandumun sonucunu götürelim" diyen Demirtaş, alanın çözüm meydanı olduğunu belirtti. Nevruzun tasfiye politikalarını dayatan AK Parti hükümetine yanıt olduğunu iddia eden Demirtaş, "Kim dağların boşaltılması için PKK ile görüşülmesini istiyor, kim Sayın Öcalan'ın bu sürece dahil edilmesini istiyor. İşte Sayın Başbakan duy bunları. İşte BDP bunu dikkate almazsa hiçleşir. Biz BDP olarak elbette ki muhatabız. Ama BDP bu meydanda aldığı gücü Ankara'ya iletecek siyasi iradedir. Siz bu halkın taleplerini yok sayarak siz kendinizi hiçleştiriyorsunuz. Bizim ortaya koyduğumuz çözüm gerçek çözümdür. Biz AKP ile yardımlaşma derneği değiliz. Bizim üzerimizden tasfiye politikalarını dayatmak isterseniz BDP sizin muhatabınız değil olsa olsa kabusunuz olacak. Bu meydandaki 1 milyon oy yetmiyor diyenler şimdi İstanbul'da da referandum yapılıyor, Gever'de yaptı, Van'da yaptı, Muş'ta yaptı. 4 milyon insan Nevruz'da referandum yaptı. Çözümü Ankara'da ABD ile konuşarak arayacağına Londra'da İngiltere ile kirli pazarlık yaparak arayacağına işte bu halk barışa hazır. İşte bu halk sadece barış ve özgürlüğü haykırıyor. Bu halkı senin ABD'de planladığın bütün planları bozacak. Bu Nevruz bu yüzden çözüm Nevruz'udur." şeklinde konuştu.

 

Barışın sadece yasa işi değil, yönetmenlik işi değil gönül işi olduğunu vurgulayan Demirtaş, "Eğer başbakanın buna yüreği varsa gelsin 2011 yılında asker anneleri ile gerilla annelerin buluşturalım ama çocukları da yanlarında olsun. Eğer başbakanın Reşadiye'de öldürülen gençlere üzülüyorsak sende Cudi'de tekmelenen gerilla cenazelerine ağlayacaksın. Cesaretin varsa Sayın Başbakan bu halkın elini havada bırakma. Bu aylar önemli aylardır. Bu halk artık somut adımlar bekliyor sizden, zindandaki çocukların, tutuklu belediye başkanlarının özgürlüğünü derhal istiyor, istiyor ve alacak." dedi.

 

TOPLAM MAL VARLIĞIMIZ: BİN 777 YIL CEZA

 

BDP'li milletvekillerine istenen cezalarının kendi mal varlıkları olduğunu ifade eden Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başbakan mal varlığını açıkladı 3 trilyoncuğu varmış. Biz de BDP'nin mal varlığını açıklayacağız. Ama bizimki yıl olarak olacak. 406 fezleke var Meclis'te. 25 ayrı ceza mahkemesinden yargılamak istiyorlar. Türk ve Tuğluk'u zaten yargılıyorlar. Ahmet Türk 68.5 yıl, Akın Birdal 5 yıl, Bengi Yıldız 102 yıl, Emine Ayna 283 yıl, Kurtalan 134 yıl, Gülten Kışanak 68, Özdal Üçler 231 yıl, Buldan 102 yıl, ben de 44 yıl, Bayandır 40 yıl olmak üzere tüm arkadaşlarımız on yıllarca yargılanıyor. Toplam varlığımız bin 777 yıl. Sayın Başbakan Allah sana daha fazla mal varlığı versin, bize de uzun ömür versin ki bizde yatalım bu kadar yıl."

 

BDP Genel Başkanı Demirtaş'ın konuşmasından sonra sahneye ses sanatçısı Ferhat Tunç çıktı. Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarından son olarak beklenen konuk Civan Haco'nun sahneye çıkmasıyla coşku zirve yaptı. Haco, yıllarca dillerden düşmeyen klasiklerini alanı dolduran binlerce sevini için seslendirdi. 'Navê te kola bırç ê Diyarbekir' (Adını Diyarbakır burçlarına kazıdım) adlı duygusal parçası binleri mest etti. Haco'nun konserinden sonra Diyarbakır'daki Nevruz kutlaması sona erdi. Kutlamalar boyunca önemli bir olumsuzluk yaşanmadı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

u

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim