• BIST 90.383
  • Altın 144,498
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 15 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

Koşaner: 'Bu Rezilliği Yapmışız'

Koşaner: Bu Rezilliği Yapmışız
Koşaner: "Balyoz'un günahı, vebali 1. Ordu'ya ait. Karargâhtan böyle planlar nasıl dışarı çıkar izahı yok. Kim verdi? Biz verdik. Biz verdik. Hiç kimseyi suçlayamayız."
'Bu rezilliği yapmışız' / Mustafa Ünal

Daha ilkini hazmetmeden ikincisi geldi. Eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in internet sitelerine düşen ses kaydından söz ediyorum.

Koşaner nerede, ne zaman, kimlere konuştu, belli değil. Üst düzey komutanlarla sohbet toplantısı olduğu kesin. Kimleri kapsadığı belirsiz. Ortam çok samimi. Üslup sıcak ve açık. Söylediklerinin dışarıya çıkacağını bilse böyle konuşmazdı. Bir genelkurmay başkanının yasal olmayan yollarla dinlenmesi ayrı bir tartışma konusu. Dışarıdan bir kulak mı dinlendi, yoksa içeriden birileri mi servis etti, tahmin etmek zor.

Sorumlularını bulmak için Genelkurmay inceleme başlatmış. Sorumluluk önce Koşaner'in... Bir genelkurmay başkanı konuşmasının güvenliğini sağlamak zorunda çünkü. Burada bir ihmalden söz etmek mümkün. Genelkurmay sıradan bir kurum değil. Türkiye'yi başka devletler nezdinde güç durumda bırakacak çok daha mahrem, stratejik bilgiler ortalığa saçılabilir. İllegal dinlemeye tepki gösterirken güvenlik önlemlerinin ihmal edildiği gerçeğini de göz ardı etmemek lazım. Eğer bir genelkurmay başkanının ülkenin sıcak gündemiyle ilgili konuşmaları internet sitelerine düşüyorsa buna hiç kimse kayıtsız kalmaz. Medya dikkat çeker, sokaktaki insan tartışır. Bu gayet doğal. Bizim yaptığımız da bu.

Askerin gerçek düşüncesini resmî açıklamalardan, soğuk bildirilerden değil, samimi ortamlarda yaptıkları sohbetlerden öğrenmek mümkün. Koşaner'in sözlerinin kendisi ve kurum için sıkıntılı olsa da kamuoyu için değerli olduğunu düşünüyorum. Önümde dün internete düşen konuşmanın ikinci bölümü var. Koşaner'in tutuklu generallerden ne denli muzdarip olduğunu biliyoruz. Görev süresini tamamlamadan istifa etmek zorunda kaldı. Ergenekon ve Balyoz davası hakkında söyledikleri ilginç geldi bana.

Ergenekon konusunda komutan arkadaşlarına aynen şöyle demiş: "Ergenekon diye bir olay çıktı. Nerden çıktı? Kim ne halt etti? Çeşitli iddialar var. Ben de bilmediğim için bir şey söylemek istemiyorum." Yok, böyle bir şey, külliyen iftira deyip kestirip atmaması önemli. Balyoz davası hakkında söyledikleri bir itiraf gibi. Koşaner'i üzen, plan seminerin darbe senaryosuna dönüşmesi değil, her şeyin en ince ayrıntısına kadar dışarıya çıkması. Konuşmasını şöyle sürdürüyor: "Birinci Ordu'da her şeyimizi çaldırmışız. Her şeyimizi. Seminerle ilgili neyimiz var neyimiz yok çaldırmışız. Yetkisiz kişilere ulaşmış konuşmalarımız dâhil. Esas rezalet bu. Ne konuşuyorsak var adamların elinde. Sıkıntı burada. Bu rezilliği yapmışız. Balyozun hikâyesi bu."

'Peki, bunun sorumlusu kim?' sorusuna verdiği cevap doğru: "Balyoz'un günahı, vebali 1. Ordu'ya ait. Karargâhtan böyle planlar nasıl dışarı çıkar izahı yok. Kim verdi? Biz verdik. Biz verdik. Hiç kimseyi suçlayamayız." Koşaner'in söyledikleri Balyoz davasının sağlamlığına işaret ediyor. Onun isyanı belge ve dokümanların 'namert' dediği kişilerin eline geçmesi. Bu kapsama tabii savcı da giriyor. Koşaner'in ne Balyoz'a ne de Ergenekon'a "Yok böyle bir şey!" dememesi dikkat çekici. Acaba kendi konuşmasının internete sızmasının günahı ve vebalini kime yüklüyordur? "Günah benim, hiç kimseyi suçlayamam." diyordur herhalde.

35. maddeye ilişkin söylediklerine takıldım. Malum, bu madde cumhuriyeti koruma kollama görevi veriyor orduya. Bugünlerde sıkça bu konu gündeme geliyor ya... CHP lideri Kılıçdaroğlu bile "Değiştirilmeli, CHP destek verir." dedi. Bu tartışmaların etkisinde kalan Koşaner arkadaşlarına şöyle diyor: "Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin. Bunun bir yerde yazması da gerekmez. Hani diyorlar ya 35. maddeyi kaldır da bilmem ne maddeyi koy. İster koy ister koyma. Biz Silahlı Kuvvetler olarak bunun için varız. Bu bizim doğal tarihî görevimiz."

Sorun cumhuriyeti koruma kollama değil. Sorun, koruma kollamanın nasıl yapılacağı... Bütün muhtıra, müdahale ve darbeler cumhuriyeti korumak ve kollamak için yapıldı. Sonuç? Demokratik sistemi yaralı hale getirdi. Koşaner'in 35. madde yorumu problemli bir zihniyetin yansıması. Daha çağdaş bir değerlendirme yapabilirdi. Koşaner'in söylediklerini daha çok tartışacağız. Sayıştay'la ilgili sözleri, askerî yargı ile ilgili değerlendirmeleri de konuşulacak türden.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim