• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Kılıçdaroğlu'na: Gereksiz kahramanlık yaptın!

Kılıçdaroğluna: Gereksiz kahramanlık yaptın!
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak'a giden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Necef ve Kerkük'e gidemediğini belirterek "Niye o zaman burada gereksiz kahramanlık yapmaya kalkıyorsun?" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak'a giden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Necef ve Kerkük'e gidemediğini belirterek "Niye o zaman burada gereksiz kahramanlık yapmaya kalkıyorsun? Kendi devletinin verdiği güvenlik istihbaratına güvenmiyor. Irak'ta, 'gitme' diyorlar 'olur gitmeyeyim'." dedi.

 

Davutoğlu, Anadolu Platformu tarafından Sakarya'nın Akyazı ilçesi Kuzuluk beldesindeki İhlas Kaplıca Tesisleri'nde düzenlenen 'Anadolu Buluşmaları' toplantısına katıldı. Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, İslam medeniyeti konusunda uzun bir konuşma yaptı. Arkasından sözü güncel olaylara getiren Davutoğlu, CHP'nin, hükümetin Suriye politikasını eleştirmesini sert bir şekilde tepki gösterdi. Yarın çocuklarımız, torunlarımız özür dilemesin diye Suriye'ye sahip çıktıklarını vurgulayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

 

"Hala bizi eleştirmeye kalkışıyorlar. Düşünün dün o kimyasal saldırı altında o resimleri hepiniz gördünüz. Gece ben belli bir telefon diplomasisi yaparken bir taraftan da şeye bakıyorum. Yüreğiniz dayanmaz. İnsan olarak dayanmaz, Müslüman olarak dayanmaz, bu coğrafyanın insanı olarak dayanmaz. Buna rağmen dönüp bize diyebiliyorlar ki 'Neden orayla ilgileniyorsunuz. Ya da neden Esed rejimiyle bu kadar sert tavır tanınıyorsunuz'. Tarihe başka bir zilletle mi geçecektik? Nasıl Cezayir'de bağımsızlık harbinde, o zamanki yöneticileri yanlış kararıyla Fransa'nın yanında durdular, sonra Turgut Özal rahmetli özür dilemek zorunda kaldı. Eğer bugün biz Suriye'ye sahip çıkmasaydık, çocuklarımızdan ya da torunlarımızdan biri gidip Suriye halkından özür dilemek zorunda kalacaktı."

 

SURİYE'NİN TEŞEKKÜR BORCU YOK, BİZİM BORCUMUZ VAR

 

Herkese açık bir toplantıda Suriyeli bir kardeşin 'Türkiye'nin yaptıkları karşısında yüz yıl Türkiye'ye teşekkür etsek yetmez' dediğini hatırlatan Davutoğlu, buna şu cevabı verdiğini aktardı: "Bize bir teşekkür borcunuz yok. Sizin o teşekkür borcunuzun karşılığı Haçlı seferlerinde omuz omuza savaşmış, 1. Dünya Savaşı'nda savaşan dedeleriniz tarafından verildi, bitti. Biz o borcu ödemek için yanınızdayız. Gelecekte borçlandırmak için değil. Allah şahittir ki Suriye'deki hiçbir kardeşimizin bize borçlu olmasını istemeyiz. Yeter ki onurla başı dik bir şekilde gururla bulundukları yerde yaşasınlar ve omuz omuza bizimle birlikte bu davaya sahip çıksınlar."

 

KILIÇDAROĞLU OCAK AYINDA YATTI EKİMDE KALKTI

 

Anamuhalefet partisi liderinin "Bir sabah kalktık Suriye ile kötü olmuşuz, ne güzel eskiden iyi ilişkiler vardı."şeklindeki sözüne tepki gösteren Davutoğlu, şöyle devam etti: "İyi ilişkiler kurduğumuzda buna 'eksen kayması' diyorlardı. Çünkü biz, o zaman Suriye ile iyi ilişkilerimiz, ABD'ye rağmen kurduğumuz iyi ilişkilerdi. Amerika'yı üzüyoruz diye 'eksenimizi kaydırıyorsunuz' diyorlardı. Şimdi ' eskiden iyiydik niye kötü olduk' diyorlar. 'Bir sabah kalktık Suriye ile ilişkilerimiz bozulmuş' diyorlar. Dedim ki bir cevapta 'Herhalde sayın Kılıçdaroğlu, ocak ayında bir yattı, ekim ayında kalktı. Bunu ona yakıştırabiliriz de televizyon seyretmemiş, gazete okumamış, olayları takip etmemiş olabilir. Peki o 10 ay içinde ölen binlerce Suriyeli, yaralanan 10 binlerce kardeşimizi, sınırlarımıza gelen on binlerce kardeşimizi ne yapacağız? Bunu dahi göremiyorsa bir göz neyi görebilir Allah aşkına."

 

KILIÇDAROĞLU'NUN IRAK GEZİSİ

 

Kılıçdaroğlu'nın Irak seyahatini hatırlatan Bakan Davutoğlu, gezi öncesi Dışişleri ile ilgili görüşmeleri şöyle anlattı: "Irak'a gitti, Bağdat'a biliyorsunuz. Bizimle kimin sıkıntısı varsa dertleşmeye giderler zaten de. Gitmeden 15 gün önce bir genel başkan yardımcısı bizlerden görüş talep etti sözlü olarak. Müsteşar yardımcımızı aramışlar 'ne diyorsunuz'. Ben de dedim 'Ben gidiyor olsa idim ne diyecekseniz aynısını söyleyin. Güvenlik şartlarını anlatın, bilgi istiyorlarsa verin, nihayet anamuhalefet partisinin lideridir. Türkiye'deki protokolde önemli bir konumdadır.' Bunun üzerine müsteşar yardımcımız kendisine 'Necef'te, Kerkük'te ciddi güvenlik sıkıntısı var Bağdat'ta da var ama sizin taktiriniz.' Bütün güvenlik sıkıntıları anlatan bir konuşma yapmışlar. Bu yetmez bir de yazıyla sordular. Aynısını yazın dedim. Bu devlet şeyine sığar mı, bizim gönderdiğimiz yazıyı, 5 dakika içinde basına dağıttılar. Verdikleri imaj şu: Biz kahramanlık yapıp Bağdat'a, Necef'e, Kerkük'e gideceğiz, ama Dışişleri Bakanlığı engellemeye çalışıyor. Fakat biz onların engellemelerine rağmen gideceğiz."

 

NECEF VE KERKÜK'E GİDEMEDİLER

 

Kemal Kılıçdaroğlu'nın Bağdat'ta Maliki ile bir görüşme yaptığını, bu görüşmeden sonra Maliki'nin heyete vereceği akşam yemeğini Hindistan'na gidiyorum diye iptal ettiği bilgisini veren Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kerkük ve Necef'e gidemediler güvenlik gerekçeleriyle. Niye o zaman burada gereksiz kahramanlık yapmaya kalkıyorsun. Kendi devletinin verdiği güvenlik istihbaratına güvenmiyor. Irak'ta, 'gitme' diyorlar, 'olur gitmeyeyim'. Aynı güvenlik istihbaratı bana gelmişti Kerkük'e gittiğimde. Arkadaşlara şunu söyledim: Bunu vermek sizin göreviniz, oraya gitmek de benim görevim. Irak ziyaretini yaptığımda önce Basra'ya gittim, hani şimdi bize mezhepçilik yapıyorlar diyorlar ya, önce Basra'ya gittim. Basra valisi bağrına basarak karşıladı bizi... Kimse bizi böyle Şii-Sünni diye ayıramaz. Basra Valisi Bana dedi ki 'Benim dedem vardı. Osmanlı safında savaşmış dünya savaşında. Siz tekrar onlar gelene kadar, Türkler gelene kadar burayı idare edin. Onlar geldiğinde gerçek hürriyeti göreceksiniz dedi. Şimdi siz geldiniz hamdolsun' diye karşıladı Basra Valisi beni."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim