• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

'KILIÇDAROĞLU NAMUS SINAVINDA!'

KILIÇDAROĞLU NAMUS SINAVINDA!
CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun Yeni şafak, Vakit ve Kanal 7'ye asılsız belge ile iftira atmasına bir sert tepki de Mustafa Karaalioğlu'ndan geldi.

 






 

O zaman Yeni Şafak’ın yönetmeniydim. CHP Genel Başkanı Baykal artık birer çamur ve karalama seanslarına dönen parti grup toplantısında çıkıp aralarında Yeni Şafak’ın da bulunduğu bazı gazete ve televizyonlara para aktarıldığını söylemişti. İddiasının kaynağı da 28 Şubat’ın İstanbul Valisi olan ve herhalde Türk idare tarihine bir acı tebessüm olarak geçecek, adı anılmaya değmez zatın 1999 yılında iktidarına yaranmak için yazdığı bir paçavraydı. Dedikodu bile değil paçavra; çünkü özellikle bir amaca matuf olarak masa başında uydurulmuştu.

2007 yılında, tam 8 yıl sonra Baykal bu yalanı Meclis’e taşıdı. Bir tek delil kırıntısı olmaksızın, sanki doğruymuş gibi, sanki kesinleşmiş gibi...

Mide bulandırıcıydı... Bugün Başbakan Erdoğan’ın İsviçre’de 8 hesap yalanı karşısında hissettiklerini o gün yaşamıştık. Olmayan, olması akla ve mantığa da aykırı olan bir yalan karşısında muhatabınıza “ispatlarsan biz, ispatlamazsan sen namussuzsun” demekten başka ne yapabilirsiniz!

Öyle de yaptık. Gazete, ertesi gün “Para alan da iddiasını ispatlamayan da ahlaksızdır” manşetiyle çıkmıştı.

Böyle bir meydan okumayla karşı karşıya kalan lider ne yapar? En azından bir kelime cevap verir değil mi?

Baykal’ın böyle bir derdi olmazdı. Haftalar geçti tek bir ses çıkmadı, iftiracı sesini çıkaramadı, iftira da hak ettiği gibi çöpe gitti.

Öyle sanıyordum...

CHP’nin etiketi “yeni”, ruhu ve kafası “eski” Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu yalanı çöpten çıkarıp bir kez daha dillendirdi. Gazete gereken cevabı vermiş, daha fazlasına gerek yok ama buradan bir yere gelmek istiyorum.

Malum, Kemal Kılıçdaroğlu bir başarı öyküsünden gelmemektedir. Geçmişinde ne politik ne de bürokratik bir başarı vardır. Türkiye’nin bugün ulaştığı başarı ve performans kriterleri geçerli olsa uzun yıllar işgal ettiği SSK Genel Müdürlüğü koltuğunda da en fazla birkaç ay kalabilirdi. Şu kadarını söyleyelim ülkenin temel ekonomik sorunlarından birisi olan “sosyal güvenlik kara deliği” olarak sloganlaşan sorumsuz açıklar Kılıçdaroğlu’nun görev yaptığı dönemde oluşmuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu başarısız kariyerindeki tek pozitif unsur, yolsuzluklar karşısında gösterdiği girişken tavırdı. Kamuoyu da onun bu çabasını takdir etti. Eline geçirip, ekran karşısında salladığı her belgenin bir gerçekliğe tekabül ettiği kanaati, basının da yardımıyla oluştu.

İtiraf edeyim, geçmişte, gösterdiği bu çabalara değer veren biri olarak kendimi kandırılmış hissediyorum. Şimdi geriye dönüp bütün o yolsuzlukla mücadele kariyerinin sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Sadece bu hafta içinde kamuoyunun karşısına çıkıp attığı iftiralara bakarak, geçmişte Kılıçdaroğlu’nun hedefi olan herkesin haksızlığa uğramış olabileceğine inanıyorum. Hepsinin toplum vicdanında “yeniden yargılanma” hakkı doğmuştur.

Dahası... Medya olarak hepimiz, Kılıçdaroğlu’nun sunduğu belgeler üzerinden acaba kaç kişinin haysiyetiyle oynadık, düşünmek bile istemiyorum.

Basit, sinsi bir dedikoduya dayanarak ülkenin başbakanına en ağır hakaretleri yapabilen, aşağılık bir yalana dayanarak ülkenin yüz akı basın-yayın kuruluşlarını karalamaya cesaret edebilen bir politikacının sözlerine güvenmek artık zordur.

Bu mudur Kılıçdaroğlu’nun yolsuzlukla mücadele ahlakı? Kalsın o mücadele...

Kalsın da kimse, belgesiz, bilgisiz, sabit fikirli, ön yargılı, ideolojik bir militanlığı yolsuzlukla mücadele olarak yutturmaya kalkmasın.

Yeni Şafak dün manşetinde 3 yıl sonra tekrar meydan okuyarak, “Para alan da veren de iddiasını ispatlamayan da namussuzdur” diyor. Kılıçdaroğlu’nun namusunu masa üzerine koyan bu restleşmenin sonucunu merakla bekleyeceğim ve takip edeceğim.

Bu, CHP Genel Başkanı’nın sadece ahlak ve namus değil aynı zamanda kariyer sınavıdır da.

Bakalım bu namus sınavını verebilecek mi? Yoksa basit bir polemik için her yalana, her dedikoduya müracaat edebilen “Eski Türkiye” siyasetçisi pişkinliğiyle başını kuma mı gömecek? İzleyeceğiz, göreceğiz...

STAR

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim