• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 20 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Kılıçdaroğlu Donanımsız, MHP Bitmek Üzere!

Kılıçdaroğlu Donanımsız, MHP Bitmek Üzere!
İşte Prof.Dr.Nur Vergin'in referandum analizi...

 





TRT Haber'de dün gece Kozmik Oda programının konuğu olan ünlü siyaset sosyoloğu Prof.Dr.Nur Vergin referandumun sonuçlarına ilişkin Rıdvan Memi'nin sorularını yanıtladı. Vergin'in sonuçları analizi birbirinden çarpıcı başlıklarla dolu.

 

 

 

 

Zaman Gazetesi'ndeki habere göre, Türkiye'nin önde gelen siyaset sosyoloğu Prof.Dr.Nur Vergin dün gece Kozmik Oda Programı'nda referandum sonuçlarını ve sonrasında başlalyan başkanlık sistemi tartışmasını değerlendirdi. Rıdvan Memi'nin sorularını yanıtlayan ve sonuçların tek tek muhalefet partilerine yönelik analizini yapan Nur Vergin'in iktidar partisi ile Başbakan Erdoğan'a ilişkin söyledikleri de dikkat çekiciydi.

 

'YÜZDE 58 YORUMU: DAHA YÜKSEK OLMALIYDI'

Türkiye'de devrimsi bir sürecin yaşandığının altını çizen Nur Vergin, "Ben yüzde 58'lik evet oranının daha yüksek olmasını beklerdim bu devrimsi durumdan hareketle. Bu anayasa referandumu Türk toplumun önündeki bir takım çakılları temizlemek yani bahçeye çeki düzen vermektir. Ben beklerdim ki böyle bir durumda daha çok yüksek oranda vatandaş bu bahçemizi düzenleme fikrine katılsın. Tabi ki bu anayasa paketinin onaylanmaması için ülkemizde olağanüstü bir çaba gösterildi. Birçok odak, birçok siyasi parti ve kuruluşlar geçmesin diye bütün ağırlıklarınım koydular. Dolayısıyla yüzde 58 siyasi açıdan yüksektir fakat sosyolojik açıdan baktığımda düşük bir orandır" dedi.

 

'CHP'NİN SÖYLEMİ ARKAİK, KILIÇDAROĞLU DONANIMSIZ'

Vergin'in CHP ve Kılıçdaroğlu'na yönelik analizi şöyle : "Referandum sonucunun CHP için bir hezimet olduğu söylenemez. Sadece şu söylenebilir tutumunun analizini yaptığımızda, CHP değişime karşı çıkan bir parti görümü verdi. Ne adına oluyor bu? Değişim adına değişime karşı çıkmak. Nedir değişim? Türkiye'nin daha çağdaş, daha laik bir ülke olması. CHP'nin referandum sürecindeki söylemleri tutarlı değildi. Bu seçmen üzerindeki kuşkuları arttırmıştır. Kesin bir söylem yoktu. Havuzlu villa söylemleri artık çok arkaik. Bu tür tüketim karşıtı söylemlerin seçmenler tarafından pek itibar edilen bir söylem olmadığını düşünüyorum. Çünkü bu toprakların insanlarının muazzam bir tüketim özlemleri var. Havuzlu villa söylemi çok talihsizdi.Bu eski bir Türkiye imajı ile düşünüldüğünü gösteriyor". Rıdvan Memi'nin Kılıçdaroğlu'nun nasıl bir liderlik sınavı verdiğine ilişkin sorusuna ise Nur Vergin şu yanıtı verdi: "Azim ve sempatiklik yönünden iyi bir sınav verdi. Çalışkan, azimli, dürüst, efendi. Fakat çok hazırlıksız. Şimdiye kadar ki siyasi genel başkanlığa yönelik bir hazırlığı bir donanımı yok. Bir röportajında anayasanın nasıl yapılacağına dair sözleri var örneğin. Potansiyel bir başbakan bu insan. Ve öyle bir anayasa nasıl yapılır imgesi var ki zihninde insana olmaz dedirtiyor.

 

'MHP BU TAVIRLA, ÜSLUPLA BİTMEK ÜZERE BİR PARTİ'

 

Nur Vergin'in MHP'ye ilişkin analizi de çor çarpıcıydı: "Korku ve karamsarlık üzerine kurulan hiçbir seçim kampanyasının insanlar üzerinde etkili olamaz. Bu tür söylemleri MHP için negatif bir etki yarattı. MHP referandum sürecinde kendi tabanını ıskaladı. Bence MHP bitmek üzere. Bu partinin şahlanışı vardı bir dönem ama şimdi bitmek üzere. Eğer tüm yönetim kadrosunda bir değişme olmazsa. MHP bu ideolojiyle, bu üslupla, bu tavırla bitmek üzere. Bizim insanımız dünyalı olmak istiyor. Kendi kalarak dünyalı. Ama bu parti insana dünyalılık vaat etmiyor. Fevkalade içine kapanık bir söylemi var."

 

'REFERANDUMUN KAZANANI BDP, BDP'SİZ ÇÖZÜM İMKANSIZ'

 

Referandum sonuçlarının kazançlısının BDP olduğunu vurgulayan Vergin "BDP şunu isptaladı, bu illerde ben varım benim sözüm geçer. Fakat aynı zamanda bir takım insanlar da gittiler oy verdiler. Oy verenlerin de ezici çoğunluğu evet oyu verdi. Yani biz aslında değişimden de yanayız bölge insanları olarak dediler. Dolayısıyla ikili bir mesaj ver orada. Bizim dediğimiz olur, kontrol bizdedir. Ama biz oynamaya varız, oyun dışında kalmayız. Ama bir şartla biz muhatap alınmalıyız. Bu sonuçlar şunu gösteriyor, bu sorunun BDP'siz çözülmesi imkansız. Öyle anlaşılıyor ki o insanlarla BDP arasında çok büyük bir özdeşleşme var" diye konuştu.

 

'BAŞBAKAN'IN SİNİRİNİ BOZARLARSA 'İKİNCİ BALKON KONUŞMASI'NI UNUTUR'

Nur Vergin'in refarndum sonrasında Bşabakan Erdoğan'ın 'İkinci balkon konuşması' olarak adlandırılan konuşmasına ilşkin söyledikleri: "Sayın Başbakan mizacı gereği fevri bir insan. Dolayısıyla onun yapacağı şeylere ve önerilerine karşı çok yoğun, kendisinin haksızlık olarak değerlendireceği yaklaşımlar olursa ikinci balkon konuşması unutulabilir. Yani kendisi de daha haşinleşebilir. Biraz da muhalefetin tutumuna bağlı. Çünkü bu bir etkileşim. Eğer kendisini daha güvenli bir ortamda hissederse daha yumuşak daha mutedil bir başbakan profiliyle karşı karşıya oluruz. Eğer sinirini bozacak şeyler hasıl olursa sert tepki verebilir.

 

 

 

 

'ERDOĞAN'IN SIRRI TÜRKİYE VE DÜNYAYI İYİ OKUMASI İLE KARİZMA'

Rıdvan Memi'nin 'Başbakan'ın 1994'den bu yana girdiği 7. yarışı da kazanmasının sırrı ne ?' sorusuna ise Nur Vergin şu yanıtı verdi: "Halihazırda Türkiye'de mevcut siyasetçiler arasında eğer karizma sözcüğü birine atfedilecekse o da Sayın Erdoğan'dır. Karizma çok önemli siyasette. Erdoğan çok çalışkan ve kendisi bu toplumun mahrumlarından biri olduğu için kendi özel yaşamında -her zaman egemen değildi- çok iyi okuyor. Kendi muhatap olduğu kitlenin ruh yapısını çok iyi okuyor. Yurt dışını da çok iyi okuyor. Mesela en iyimser halimizle Malezya mı olacağız, daha kötümser halimizle İran mı Suudi Arabistan mı derken kaç zamandır Başbakan sadece Türkiye kitlesinin -sadece kendi kitlesinin değil- dünyalı olma arzusunu çok iyi okudu.

 

'HÜKÜMET,'HAYIR'CILARIN HAYAT TARZI KORKUSUNU CİDDİYE ALMALI '

Referandum sürecinde Türkiye'nin kutuplaştığını vurgulana Vergin, bununla birlikte ortaya çıkan sonucun bölünme olarak isimlendirilemeyeceğini söyledi. Vergin, 'hayır' diyenlerin yapısına dikkat çekerek, "Hükümet bunu yeteri kadar kaale almıyor, ciddiye almıyor ama bence alması gerekiyor. Bu semboller ve hayat tarzı meselesidir, bireylerin hayat tarzlarıyla ilgili bir şey. Bu hükümete karşı hayat tarzlarına ilişkin ve anayasa değişikliğine ilişkin çok ciddi bir endişe duyuyurlar. Başbakanı basketbol maçında protesto eden üst orta sınıf bu korkan insanların sınıfı. Hayat tarzlarına karşı bir tehdit algısı içinde olan insanlar onlar. İktidar partisinin kendisini o kesimlere daha iyi tanıtabilmesi, o kesimlerle diyalog kurabilmesi, bir takım yöntemler geliştirmesi lazım. Bu korkuyu gidermenin odağı hükümettir. Alsancak'ta ya da Etiler'de yaşayan insan değil. O protesto eylemi ise korkunun ötesinde. O çok büyük bir saygısızlıktır." diye konuştu.

 

'BAŞKANLIK SİSTEMİ GEREKSİZ, OLMASI GEREKEN YARI BAŞKANLIK'

Son olarak sistem tartışmasının ele alındığı Kozmik Oda'da Nur Vergin bu konuda da şunları söyledi: "Başkanlık sistemi şu an için Türkiye'de tartışılması gereksiz bir şey. Fransız sistemi bize daha yakındır. Sistem illa değişecekse olması gereken yarı başkanlık sistemidir. Daha yumuşak bir iniş teşkil eder."

Zaman























Y

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim