• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -4 °C
  • İzmir 5 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Kemalizm'in en büyük icadı

Kemalizmin en büyük icadı
İhsan Dağı'nın yazısı..

 

 

 

 

Kemalizm'in en büyük icadı bu: 'iç düşmanlar'. İcat etmekle kalmadılar, yıllarca bir kontrol ve yönetim tekniği olarak mükemmeliyet derecesinde kullandılar da.

'Toplumsal'ı dışlamak, katılım ve paylaşım taleplerini bastırmak için 'iç düşmanlar' icat etmek kadar akıllıca bir iş olamazdı. Böylece 'iktidar tekeli' kurmak da topluma karşı top, tüfek kullanmak da meşru hale gelebiliyordu. Kemalizm'i hor görmeyin; sahipleri hakikaten çok maharetliymiş. Bu buluşları sayesinde Dersim'de katliam yapmak, darbelerle hükümet devirmek, meclisi kapatmak, başbakan asmak suç olmaktan çıkmış. Köylüye dışkı yedirmek de serbest, başörtüsü yasaklamak da, 'sözde vatandaş' deyip halkı bölmek de... Hepsi, iç düşmanlara karşı 'koruma kollama' görevinin bir parçası. Dolayısıyla, Balyoz planları yapıp cami bombalayacak askerî personelin künyesini çıkaranları suçlayamazsınız: 'İç düşmanlar' cuma vakti camide toplanıyorlarsa Balyozcular ne yapsın?

Halk 'iç düşman' olunca halkın yönetimi, yani demokrasi de olmazdı tabii. Demokrasi, yönetimi düşmana, yani halka kaptırmak anlamına geliyordu. Şimdilerde sivil vesayet dedikleri de bu: 'Aman halk egemenliği mi kuruluyor ne?' Maşallah ulusalcı Kemalistlerin o kadar çok iç düşmanı var ki! Gayrimüslimler, dindarlar, Kürtler, liberaller... Halkın yarısından fazlası düşman. 'Çoğunluk diktası'ndan korkuyorlar, çünkü halkın çoğunluğu 'iç düşman'!

Artık bir nefes alıp Kemalistlerin kurduğu bu 'iç düşman kafesi'nden çıkalım. Normal bir ülkede 'iç düşman' olmaz. Bu bir nefret söylemi; ayrımcılık, bölücülüktür. Düşmana karşı şiddet kullanırsınız. Toplumlar ise hukukla yönetilir. 'Düşman', askerî terminolojide bile 'sivil' değildir; düzenli veya düzensiz, ama silahlı birliklerdir. Savaş halinde bile 'düşman devletin halkı' masumdur, dokunamazsınız. Savaş hukuku silahsız 'sivil halk'a dokunmayı, yok etmeyi 'savaş suçu' sayar.

Bizim Kemalist-militarist düzen ise kendi vatandaşlarını 'iç düşman' ilan etmekten çekinmedi. Farklı etnik ve dinsel kökene sahip olmak, dinî hassasiyetler taşımak, hatta anti-Kemalist olmak yeterli görüldü 'iç düşman' olarak tasnif edilmek için. Düşmanlık bir savaş jargonudur. Demokratik bir hukuk devletinde iç düşman yoktur, eşit yurttaşlar vardır. Ha, bunlar arasında hukukun suç saydığı fiili işleyenler çıkabilir. Bunlar da düşman değil, suçludurlar. Mahkum olurlarsa cezalarını çekerler.

Halkın neredeyse yarısından fazlasını 'iç tehdit' ilan ederek ne barış kurabilirsiniz ne de güvenlik yaratabilirsiniz. Her ne kadar bu söz 'tehdit'leri ortadan kaldırmak için icat edilmiş gibi görünse de tam tersi bir sonuç verdiği ortada: Kendi halkıyla sürekli ve topyekun bir savaş halinde olan bir devlet 'güvenlik' üretebilir mi? Hayır. Ama bir şey üretiyor; o da otoriter, baskıcı, oligarşik bir rejim.

Sonuç da budur zaten, amaç da.

Herkesin herkesi düşman bildiği ortamdan 'devleti kurtarmak' adı altında ve 'düşman tarafları' bastırmak kamuflajıyla 'iktidar' üretecek tek odak, Kemalist-militarist yapıdır.

Türkiye'nin yakın tarihi toplumu iç düşman olarak görenlerin 'oyunları'yla doludur. Bu oyunları bozmanın yolu etrafımızda 'iç düşmanlar' değil, eşit vatandaşlar görmektir. İç düşman lafı bir yönetme tekniği, halkı yamultma stratejisidir.

Başbakan Erdoğan 'iç tehdit, düşman olmaz' demiş TRT'de Enine Boyuna programında. Doğru söylemiş. Halkı bölen, ötekileştiren ve hatta düşmanlaştıran bu kavram üzerine bina edilen 'Milli Güvenlik Siyaset Belgesi' de yenilenecekmiş. Geç olsa da iyi haber bu.

28 Şubat'tan 27 Nisan'a, Balyoz'dan Kafes'e bütün kirli eylemlerin ve planların gerisinde hep bu kavram yatıyor. Türkiye'nin normalleşmesi 'iç düşman' edebiyatını tedavülden kaldırmaktan geçiyor. Toplum da Kemalistlerden kendine bulaşan bu garabetten kurtulmalı. Ne Aleviler iç düşman, ne Kürtler, ne dindarlar, ne gayrimüslimler ve ne de Kemalistler...


8sutun

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim