• BIST 89.113
  • Altın 146,730
  • Dolar 3,6439
  • Euro 3,9308
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 18 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Kemalizm Ölürken Hastalığını Sünni Erkeklere Bulaştırmış!'

Kemalizm Ölürken Hastalığını Sünni Erkeklere Bulaştırmış!
Ahmet Altan: Anlaşılıyor ki Kemalizm ölmeden önce hastalığını Sünni erkeklere bulaştırmış. Kendisi öldü ama hastalığı yaşıyor.

"Anlaşılıyor ki Kemalizm ölmeden önce hastalığını Sünni erkeklere bulaştırmış. Kendisi öldü ama hastalığı yaşıyor."
Böyle diyor Taraf Genel Yayın Yönetmeni "Aleviler, Sünniler, Kürtler, Türkler" başlıklı yazısında. Ardından da şöyle devam ediyor:

YOK FARZEDİLENLER: KÜRTLER VE ALEVİLER

Başbakan Erdoğan, bütün dünyanın kendisini hayranlıkla izleyip alkışladığı "demokrat" günlerinde, "biz inkâr politkalarını terk ettik" diyordu.

Bu, gerçekten anlamlı bir sözdü.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, "vatandaşlarının" büyük bir kısmının varlığını inkâr etmişti.

Yok farz edilen iki büyük kesim vardı, Kürtlerle Aleviler.

"Din"i kendi denetimine almak isteyen Kemalist Cumhuriyet, nedense herkesin Sünni olmasına karar vermiş ve Diyanet Başkanlığı'nı "Sünnilik" üzerine inşa etmişti.

Herkes Türk ve Sünni olacaktı.

Türk olmak isteyenlerin önünde bir sınır yoktu, olabildikleri kadar Türk olabilirlerdi, "bir Türk'ün cihana bedel olduğuna" inanmakta, "ne mutlu Türk'üm diyene" lafında derin bir mana bulmakta serbesttiler.

MUSTAFA KEMAL TÜRK'Ü ÇİZGİ ROMAN KARAKTERİNE DÖNÜŞTÜRDÜ 

İttihatçıların izinden giden Mustafa Kemal, Türk'ü bir çizgi roman karakterine dönüştürmüştü, Türk korkmuyordu, Türk dünyada herkesi yeniyordu, Türk herkesten daha zekiydi, Türk bir süpermendi.

Bu palavralarla büyüyüp de gerçeklerle yüzleşen bütün Türkler hayatlarını bu yüzden psikolojik travmalarla geçirip sonunda "Türk'ün Türk'ten başka dostu olmadığına" inandılar.

Çünkü Kemalist Cumhuriyet'in "Türk süpermenine" inanan Türklerden başka kimse yoktu.

Kemalist Cumhuriyet'in "varlığını kabul ettiği" Sünnilik ise Türklük kadar sınırsız değildi.

Sünni olacaktın ama Cumhuriyet'in sana izin verdiği kadar Sünni olabilecektin.

Ramazanda oruç tutmak, Ramazan Bayramı'na Şeker Bayramı diyerek bayramı kutlamak, Kurban bayramlarında kurban kesmek "olabilecek" işlerdendi.

Cuma'ya gitmek ise pek hoş karşılanmıyordu. (...) "Başörtüsü" tuhaf biçimde yasaktı.

Devlet dairesinde "hademe" olacaklara "başını örtmek" serbestti ama ondan bir adım öteye gidemezdin, memur olamazdın, milletvekili "hiç" olamazdın.

Daha sonra "başörtüsüyle okula da gidemezsin" diyerek saçmalığı zirveye ulaştırdılar.

KÜRTLER İNKARCILIĞI SİLAHLA KIRDILAR

Kürtler, bu "inkârcılığı" silahla kırdılar. PKK savaşı başlatıp da kırk bin kişi ölünce devlet yöneticileri "Kürt realitesini" tanımak zorunda kaldılar.

Sünniler, kendilerine çizilen sınırları çoğunluklarını sandığa yansıtarak aştılar.

Artık devlet memurlarına Cuma'ya gitmek serbest, hatta gitmeyene kötü gözle bakılıyor.

Başörtüsüyle "resmen" olmasa da "gayrıresmi" olarak okullara girilebiliyor.

Ama Meclis yolu hâlâ başörtülülere kapalı.

BAŞÖRTÜSÜ MECLİSTE YOK ÇÜNKÜ...

Başörtülülerin siyasette önüne çıkan engel bu sefer Kemalistlerden kaynaklanmıyor, yönetimi ele geçiren orta yaşlı Sünni erkeklerin "kadınların çok görünür olmasından" duyduğu rahatsızlıktan kaynaklanıyor.

Sünnilik iktidarda güçlendikçe "erkek" yüzünü de daha fazla gösteriyor.

Ben en büyük ve en gerçek çatışmalardan birinin Sünni erkeklerle Sünni kadınlar arasında yaşanacağını sanıyorum.

Sünni erkekler, Kemalistlerle savaşırken "Sünni kadını" bir simge olarak kullandılar, "başörtüsünü" bir savaş sloganı yaptılar, savaşı kazandıktan sonra da şimdi kadınları geri plana itmeye uğraşıyorlar, "başörtülüye" siyasetin yolunu açmıyorlar.

Kürtler ve Sünniler, biri silahla, biri çoğunluğuyla Cumhuriyet'in "inkârcılığını" yırtarak ortaya çıktılar ama "silahı ve çoğunluğu" olmayan Aleviler, Kemalist Cumhuriyet'le, o cumhuriyetin yönetimine gelen Sünnilerin ortak inkârcılığından kurtulamadılar.

KENDİLERİ SÖZKONUSU OLDUĞUNDA DEMOKRAT OLAN SÜNNİLER

Milyonlarca Alevi yaşıyor bu ülkede. Bu insanlar "cemevlerinde" ibadet ediyorlar. Cenazelerini cemevlerinden kaldırıyorlar. İmamları, dedeleri, yüzlerce yıllık gelenekleri var.

İnançlarını, ibadetlerini sürdürmek istiyorlar ama "kendi inançları" söz konusu olduğunda "demokrat" olan Sünniler, Aleviler söz konusu olunca "ibadet" hakkına, inanç eşitliğine pek aldırmıyorlar.

Alevi milletvekilleri, "Meclis'te bir cemevi açılmasını" istemişler.

Bu, aslında bir "kabul edilme" talebi, görünürlüğünün tescillenmesi isteği.

Ama "operada mescit" açılmasını "ibadet özgürlüğünün" ayrılmaz parçası olarak gören Sünniler, Alevilerin Meclis'te "cemevi" açılması isteğini reddettiler.

Meclis Başkanı, "Diyanet'e sorduk, siz din değilsiniz" türünden bir cevap verdi.

(...) Kürtleri inkâr etmek Kürtleri yok etmedi, Alevileri inkâr etmek de Alevileri yok etmez.
Kürde "dilini", Aleviye "ibadetini" vermeyeceğiz tutturukluğu bu topluma beladan ve huzursuzluktan başka ne getiriyor?

"Siz yoksunuz" deyince milyonlarca insan buhar olup uçuyor mu?

Kemalistler toplumu kendilerine benzetebildi mi ki Sünni Türkler kendine benzetebilsin?

"Tek tip vatandaş" merakı bitmeden biz rahata kavuşmayız.

Bunu Kemalistler bir türlü anlamamıştı, şimdi de "Sünni erkekler" anlamıyor.

Anlaşılıyor ki Kemalizm ölmeden önce hastalığını Sünni erkeklere bulaştırmış.

Kendisi öldü ama hastalığı yaşıyor. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
sefa
2012-07-11 05:01:53
bu adamı biri sustursun
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim