• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 24 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Kemalist Gözüyle İsrail'e Kıyam Tehlikesi!

Kemalist Gözüyle İsraile Kıyam Tehlikesi!
AnalizMerkezi.com takipçileri için 'ters açı' perspektiflerini ve haberlerini incelemeye ve size sunmaya devam ediyoruz.Bu yazının sahibi de İsrail yanlısı Kemalist bir yazar: Deniz Tansi.Deniz Tansi, Daha önce 'Mavi Marmara ve İslam' temalı yazıs

 

 

 

 

 

Mısır'a model olmak

DENİZ TANSİ

 

İleride tarih bu günleri nasıl yazacak bilemiyorum ama, Mısır’da yaşananlar karşısında, bölgesel ve küresel güçlerin çabaları, gerçekten de ilginç bir nitelik taşıyor. Türkiye’nin Mısır’a olan ilgisi, AKP iktidarının İslamcı ve Yeni Osmanlıcı yaklaşımlarının somut bir tezahürü olarak gözüküyor.

 Dış politikadaki ideolojik obsesyonların bir izdüşümü olarak, İslamcı-Yeni Osmanlıcı tutkular, bir yandan da başka bir romantik liderin fantezilerini besliyor. O da Obama’dan başkası değil.

Mısır’a Atatürk’ün değil de, AKP iktidarı ve Erdoğan’ın daha yaşamda karşılığını bulamamış bir Ilımlı İslam modelini sunmak, son dönemlere tökezleyen ABD politikasının çaresizliğini ifade ediyor.

Sünni Arap rejimlerini tümden kaybetme korkusu, militan örgütlerin sözde ılımlı unsurlarıyla, Taliban’dan İhvan’a kadar diyalog kurma arayışları, ABD açısından gerçekten düşündürücü.

 Bütün bunlara karşın, Mısır’da İhvan iktidarına Obama tarafından yapılan siyasal yatırım, kendi anti-tezine yapılan bir umutsuz çağrıdan başka bir şey değil. AKP’nin İhvan’ın “ılımlı unsurları” adı altındaki siyasal stratejisi, bir dış politika modelinin önemli bir numunesi olarak kaydediliyor. Buradan yola çıkarak, çeşitli Ortadoğu ülkelerindeki militan unsurlara siyasal diyalog çerçevesinde, ABD’nin Obama politikasını pazarlamak ve eş zamanlı olarak Türkiye’deki İslamcı yapılanmayı, Batı karşısında meşrulaştırma gayreti, Obama’nın Türkiye ziyaretinde belirginleşen “ikinci Ilımlı İslam” uygulamasının ipuçlarını oluşturuyor.

 AKP, İhvan’la siyasal işbirliğini artık Batı karşısında meşru kanallar zemininde ete kemiğe büründürürken, Tunus’a 22 yıl sonra dönen İslamcı Ennadha(En Nahda) örgütünün lideri Raşid Gannuşi de, kendilerinden korkulmaması gerektiğini, model olarak AKP’yi ele aldıklarını söylemiştir.

 İhvan-Ennadha gibi militan örgütlerin yanı sıra, Taliban’ın Ankara’da siyasal temsilcilik açma gayreti, gelinen noktanın ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor. AKP açısından, dış politikada “model olma” arayışı, iç siyasal iktidarı devam ettirmek açısından da önem taşıyor. Ortadoğu’da II.Dünya Savaşı sonrası, dekolonizasyon sürecince BAAS rejimleri kurulurken, şimdi de İhvan rejimleri kuruluyor. İhvan’ın sadece Mısır’da değil, Suriye’den Ürdün’e uzanan bir coğrafi yelpazedeki etkinlik haritası, artık daha farklı bir Ortadoğu ile bizi karşı karşıya bırakıyor. Bölgedeki İslamcı akımların gözle görülen bir acelesi var. O da, iktidarı ele geçirir geçirmez, İsrail’i yok etmek ve Yahudiler’i denize dökmek olarak yansıyor. ABD’nin İsrail’i yok edecek bir Ilımlı İslam kuşağına siyasal yatırım yapması, Obama mantığının kağıt üzerinde bile fark edilebilen şaşkınlığının ifadesi. Tüm yaşananların siyasal bilançosunda özne olarak Mısır gözükse de, aslında hedef olarak kaydedilen ülke İsrail.

İSRAİL’E KIYAM MI BAŞLIYOR?

İslamcı kitleleri en fazla coşturan sözlerden birisi, İsrail’in kahrolması hakkındaki slogandır. Marksist rejimlerin ütopyası, burjuva rejmlerinin yıkılarak, önce işçi sınıfı diktatörlüğü ve en sonunda “sınıfsız toplum”un kurulmasıydı. İslamcı ütopyada ise, İsrail’in yıkılması, Mescid-i Aksa’da Müslümanların topluca namaz kılması vardır.

 Mısır’da yaşanan olayların arka planında, eğer İhvan’ın yönettiği bir Mısır olursa, Gazze’deki Hamas yönetiminin yeni Mısır rejimi tarafından tanınacağı, kara ablukasının kaldırılacağı ve İsrail’in “deniz ablukası”na da fiilen müdahale edileceği beklentisi vardır. Buradan yola çıkarak, nasıl Hamas ve Hizbullah siyasal-toplumsal meşruiyetini İsrail’le savaşarak sağlıyorlarsa, İhvan’ın da bölgedeki liderlik savını İsrail’le sıcak bir çatışma içine girerek sağlaması umulmaktadır.

 Bölgede bu kadar yaşamsal gelişmeler olurken, AKP açısından “model olma saplantısı”,  kimi zaman kabak tadı vermektedir.   Mısır Büyükelçisi Abderahman Salaheldin’in Türk medyasında yayınlanan demecinde şu ifadeler dikkat çekicidir. “Türkiye dahil hiçbir ülkenin bize model olamaz. Mısır, Türkiye değil; Türkiye de Suudi Arabistan değil. Her ülkenin kendi karakteristiği var”.

(Milliyet, “Türkiye Bize Model Olamaz”, 7 Şubat 2011.http://www.milliyet.com.tr/misir-buyukelcisi-turkiye-bize-model-olamaz/dunya/sondakika/07.02.2011/1349418/default.htm?ref=facebookmypage)

 Israrlı bir “model pazarlama” gayreti hem ters tepmekte, hem de romantik ABD liderinin övgüsüne mazhar olmak, pratikte bir anlam ifade etmemektedir. Zira Obama ABD demek değildir. Kendisi ülkesinin kurulu düzeniyle ciddi bir mücadele içindedir. Ve Kasım 2010’daki Kongre seçim sonuçlarından da anlaşılabileceği gibi, bu “kaybetmiş politikası” artık macera olarak değerlendirilmektedir.

 Münih Güvenlik Konferansı’nda dışişleri bakanı Prof. Davutoğlu’nun başkanlığındaki heyet umduğunu bulamamış, ana muhalefet CHP’nin lideri Kılıçdaroğlu , kendisinin diplomasi kurmayı ve genel başkan yardımcısı Korutürk, hem oturumlarda konuşmalar yapmışlar, hem de siyasal temaslar gerçekleştirmişlerdir. 2 yıl sonra tedavülden kalkacak olan Obama’nın ABD yönetiminden alkış alan AKP yönetimi, Avrupalılar’dan bekledikleri ilgiyi görememiştir. İktidarın İslamcı, ana muhalefetin Batı perspektifli değerlendirildiği bir Türkiye manzarasında, “Mısır’a model olmak” Obama fantezisinden başka bir anlam barındırmamaktadır.

 Verili zeminde İsrail’e savaş açma potansiyeli olan müstakbel Ilımlı İslamcı rejimler, sıkıntılı bir politik serüveni de açığa çıkarmaktadır. Ekonomik krizin ve otoriter rejimlerin bunalttığı Ortadoğu halkları, isyanlarla çare aramaktadırlar.

 Mevcut rejimlerin sıkıntısı, ilerideki İslamcı rejimlerin daha fazla baskı uygulama olasılıkları, üstelik otoriterlikten totaliterliğe geçiş basamakları, Mısır’a model olma hevesinin kendi içinde iflas etmiş olduğunu bize hissettirmektedir.

 “İsrail’e kıyam” gibi bir bölgesel-dinci bir seferberlik ileride başlarsa, Obama 21. yüzyılın soykırım girişimi karşısında ne yapacaktır? Herhalde soykırım zihniyetiyle uzlaşma arayışına girmeyecektir.

Deniz Tansi - Hastirk

İlgili Makale:

Fatih Tezcan: İsrail Yıkılmalıdır!

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim