• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 30 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

KCK KÜRT DEVLETİ'NİN MİNYATÜR MODELİ Mİ?

KCK KÜRT DEVLETİNİN MİNYATÜR MODELİ Mİ?
Son günlerdek sıkça konusulan 'özerklik' ve KCK konularıyla ilgilenenlerin kaöırmaması gereken bir analiz...

 





 

KCK ve marionette

Kürt sorunu kanamaya devam ediyor.

BDP'lilerin sert ve kaşıyıcı üslupları da devreye girince, Kürt sorununa Türk sorunu da eklenecek gibi görünüyor.

KCK, "demokratik özerklik" kavramının siyaset ve sivil toplumda tartışılmasına meydan bırakmadan yeni adımlar attı.

BDP'den bahsetmiyorum çünkü hiçbir siyasal irade ve inisiyatiflerinin olmadığını defaatle kendileri de ifade ettiler

Her virajda daima İmralı ve Kandil'i işaret ettiler. Anayasa Mahkemesi kapatmadan DTP kendini çoktan kapatmıştı.

Kuzey İrlanda sorunundaki İRA'nın siyasal kanadı Sinn Fein'in çeyreği kadar olamadılar.

Stay Behind İtalya literatüründe sol fikri yelpazeye, görünmeyen iplerin ucunda dans ettirilen kuklalar (marionette) olarak bakılır.

Devlet içi istihbari ve operasyonel unsurların solun içine legal değil illegal amaçlarla sızarak veya kendi nüfuzunu bu örgütler üzerinde kullanarak gerilim stratejisi üretmek ve bu yapıları yönlendirmektir bahsettiğimiz mesele.

İşte BDP de tam bir marionette...

İpleri KCK'nın elinde.

KCK'nın içinde de marionette'ler var.

İpleri Ergenekon'un elinde.

Osman Baydemir'in Tunceli'de 'bölgesel parlamento ve ayrı bayrak' sözleri meğer beyhude değilmiş.

Düşünülmüş ve planlanmış bir yol haritası ki, Diyarbakır'da düzenlenen DTK Özerklik Çalıştayı'nın taslağında yer aldı.

"Öz Savunma Gücü" de planlanmış bir olgu. Bu da taslaktaki temel unsurlardan biriydi.

Yani önce bireysel söylemlerle zemin aranıyor, ardından örgütsel yapıya dayanan for müler projeler geliyor.

Kürtler'in tüm fikri yelpazelerini cezbetmek için de, hepsinin ortak değeri olan 'anadil' konusu öne çıkarılıyor.

Anadilde eğitime ben de taraftarım ama temel bir insan hakkını KCK'nın emelleri istikametinde istismar etmemek gerekmektedir.

BDP cephesinde son yaşananlar, üniter yapı içinde demokratikleşme konusunda ciddi tereddütler doğurdu.

Bağımsız bir Kürdistan düşüncesi olmadığını söyleyen BDP-KCK mahfilleri (KCK'yı çözemeyen bazı liberaller) şu kuşkuları giderememişlerdir:

1- KCK'nın yasama-yürütme-yargı şeklinde örgütlenmesi açık bir devlet modelidir.

KCK'nın bu şekilde örgütlenmesi, normal şartlar altında örgütün, bağımsız birleşik bir Kürdistan devleti talebinin devam ettiğine işaret ediyor.

KCK'nın Almanya'da toplanan 700 delegelik "Yasama Meclisi" mevcut.

KCK'nın ancak hukuk uzmanlarının tanzim edebileceği bir anayasası (sözleşme) da var.

Türkiye içi ve dışında yargı organları var. Kandil'de temyiz mahkemesi mevcut.

2- Ayrı bayrağı ve sembolleri olan bir 'özerk devlet', bağımsız Kürdistan'ın ön adımı mı? Bu konuda ciddi kuşkular vardır.

3- BDP siyaset akademilerinde Öcalan'ın imzasıyla çıkan "Demokratik Uygarlık Manifestosu 1-2-3" adlı kitaplar ve Öcalan adına basılmış diğer kitaplar okutulmaktadır.

Seminerlerde "Öcalan'ın talimatları", "önderliğin görüşleri" konusunda açıklamalar yapılmaktadır.

4- Amaç Kürt sorununu demokratik bir şekilde çözmek mi yoksa sorunu paravan olarak kullanmak mı?

KCK, bölgede faaliyet gösteren işadamlarından haraç değil, vergi istiyor. Örgüt bunu "egemenlik hakkı"nın bir gereği olarak izah ediyor. Bu şartlarda bölgeye özel sektörün gelmesi ve gelenlerin 'vergi' vermeden tutunması mümkün değil.

KCK'nın bu tavrı, bölgeye ve bölge insanına ekonomik bir darbe değil mi?

5- Ayrı bayrak, özgün sloganlar ve bölgesel parlamentodan bahsetmekle etnik kimlik üzerine inşa edilen bir 'demokratik özerklik' tablosunda nasıl bir birliktelik ve ortak alanın kalacağı hususu oldukça kuşkuludur.

Unutulmamalı ki, toplumun sinir uçlarını kaşıyarak yapılan sorumsuz açıklamalar, demokratik gelişimin önünü tıkar.

Militarizasyonu güçlendirir. Ergenekon'un canına can katar.

Dostoyevski'nin dediği gibi. Sevgi karşılık görür, kin de...

Devlet, KCK'nın belirlediği gündemlerin peşinden koşuyor. Böylelikle Kürt sorununda inisiyatif kaybediyor.

 İnisiyatifi KCK'dan almalı ve kendi çözüm ve açılım gündemini ortaya koymalı.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim