• BIST 90.182
  • Altın 147,082
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 12 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Kalleş İslamcı Kim? İsim Ver Nihat!'

Kalleş İslamcı Kim? İsim Ver Nihat!
İlhami Atmaca, Mazlumları, dayanışmayı anlattı...Önce Özgürlük Filosu'nun kaptanına seslendi...Sonra eski dostu Nihat Genç'e sordu!

 

 

 

 

 

Yeryüzünün neresinde olursa olsun mazlumların yanındayız. Kalbimizle, gövdemizle ve dualarımızla. Hangi dinden hangi milliyetten olursa olsun mazlumlar bizim kardeşimiz ve kanayan yanlarımız. Mazlumlara şefkat bir insanlık, bir vicdan sorunudur. 

İnsanlık tarihi, insanın insana yaptığı kötülük öyküleriyle dolu. Savaşlar, katliamlar, zulümler. Neredeyse hepsinin altında bir “Mukaddes” dava yatıyor.

İnsan mukaddes kıymetleri uğruna dövüşmeyecekse, savaşmayacaksa ne için savaşacak dediğinizi duyar gibiyim. Doğrudur. Mukaddesler kıymetler için dövüşülmese de, dövüşme cesareti gösterebilmelidir. Ancak şerait ne olursa olsun mazlumlarla savaşılmaz. Mazlumların sahibi Allah’tır ve Müslümanlar mazlumların kardeşidir. Mukaddes kıymetleriniz uğruna savaştığınız düşmanınızı mazlum makamına çıkarttığınızda adınız mukaddes kıymetler uğruna dövüşen bir kahramandan zalime çıkar. Ve hangi mukaddes kıymet üzerine dövüşürseniz dövüşün kaybeden siz olursunuz mazlum karşısında.

Vicdan mazluma edilen zulme kanarken onun rengine, diline, dinine, ırki mensubiyetine bakmadan kanar. Şayet vicdanınız mazlumdan yana kanamıyorsa sizin için geçmiş olsun. Tarafsız olmanız bile sizi töhmet altında bırakır.

Kalbimiz kanamalı. Bu kanamanın durmayacağı aşikar.

Kalbimiz Doğu Türkistan için kanıyor, Kafkasya için kanıyor, Irak için kanıyor, Afganistan için kanıyor, Afrika için kanıyor, Çeçenistan için kanıyor ve yaralarını sarmaya çalışan hala hafızalarımızda taze acılarıyla Bosna için kanıyor. Ve Filistin için.

Modern dünya kör ve sağır kalıyor. Ve ne hikmetse modern dünyanın kör ve sağır kaldığı mezalimler Müslümanların yaşadığı mezalimler. Ermeniler konusunda gösterdikleri ateşli ve cevval taraftarlığı, ne Filistin, ne Afganistan, ne Doğu Türkistan ne Dağlık Karabağ, Çeçenistan ve Filistin için göstermiyorlar.

Hangi yaramızı saracağımıza şaşırıyor, nereye ağlayacağımızı bilemiyoruz.

Bir yana koştururken birileri küstahça konuşuyor, diyor ki; “Doğu Türkistan için bu kadar duyarlı davranmıyorsunuz?” Bir diğeri; “Ya Dağlık Karabağ?”

Bu sözleri sarf edenler olsa olsa; hiçbir şeyden haberi olmayan, yeryüzünün dört biryanına bir yarayı sarmak için dağılan bu ülkenin çocuklarından habersiz, herkesi kendi gibi sanan, konforlu koltuğundan nazik kıçını kaldırmayanlar güruhudur.

Onur ve haysiyet sahibi insanların canlarından parçalar taşıyan yükleriyle “İnsanlık Gemileri” rotası Filistin Akdeniz açıklarında bekliyorlar. Onların yükü sadece yardım malzemeleri değil. İnsanlığın vicdanı. Vicdanımız ve kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacağımızın ifadesi.

Yükü insanlığın vicdanı olan yardım gemilerini, savaş gemisi filolarıyla karşılayacağını söyleyenlerse; dünün mazlumu, Hitlerin mezalimi altında inlerken bizim acılarını anladığımız, gözyaşı döktüğümüz, atalarımızın kucak açtığı, yaralarını sardığı insanlar.

Trajedilerini onlarca yüksek bütçeli Hollywood yapımı gösterişli filmler sayesiyle neredeyse kendi yaşadığımız trajedimizden daha iyi bildiğimiz insanlar.

Dün kendileri mazlumken, kendilerine uzanacak bir yardım eli uman, çaresiz kalmış, insanlık onurları çiğnenmiş insanlar.

Dünü unutmuşlar. Yahut bugün sadece onlar için var ve geçmiş sanki sadece onların acılarından ibaret. Oysa bugün onlar yarın ne olacağını kestiremeyecek kadar kendi tarihlerini hatırlamıyorlar.

Yersiz ve yurtsuzken bir ülkeye gelerek o ülkede devlet inşa edebildilerse, binlerce yıldır o topraklarda hala yaşayanların ve kendileri kadar yalnız olmayan Filistin halkının diriliş ve yeniden o topraklarda bağımsız bir Filistin var edeceklerini bilmeleri gerekir.

Bunu düne kadar anlamadılarsa, bugün insanlığın ve ümmetin çocukları, Faşist Siyonist İsrail Devleti’nin böbürlendikleri savaş teknoloji ve askeri üstünlük mavralarına aldırmadan; yanlarına yüreklerinden ve vicdanlarından başka bir silah almadan Filistin’deki kardeşlerine yardım filosuyla yelken açmış oluşlarından anlamaları gerekir.

Faşist Katil Siyonist İsrail Devleti Ortadoğu coğrafyasında mazlum Müslümanları öldürerek, Müslümanlara rağmen ilelebet kalamayacağını akıl etmelidir.

IHH Yardım gemilerinin yükü her şeyden daha çok bu anlamla yüklüdür.

Modern dünyanın kör, sağır ve dilsiz maymunları da bunu anlayacaktır.

IHH organizasyonuyla Filistin’e sefere çıkmış olan yardım gemileri insanlık vicdan ve haysiyetinin, Faşist Siyonist İsrail Devleti’nin akıbetinin değişeceği bir dönemi başlatacak öncü aksiyondur.

Faşist Katil Siyonist İsrail Devleti’nin de, “Modern” dünya devletlerinin de bu yardım çıkarmasını böyle okuması gerekir.

Kalbim, ruhum, beynim o gemidedir. İnşallah ambargo kırılacak ve Bağımsız Filistin için büyük intifada başlayacaktır.

Allah o öncüleri mübarek ve muzaffer kılsın.

Kadir-i mutlak Allah’tır.

Aldırma kaptan Siyonist mavrasına!

Önemli Not: Nihat Genç’in, yardım gemilerine binmesine mani gördüğü; kalleşlikle itham ettiği ve defterinden sildiği “İslamcı” kalleş dostlarını isimleriyle açıklamasını istiyor ve bekliyorum.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim