• BIST 89.109
  • Altın 146,701
  • Dolar 3,6410
  • Euro 3,9269
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Kafes Operasyonunda Kayıp Silahlar İddiası

Kafes Operasyonunda Kayıp Silahlar İddiası
Kafes Operasyonu Eylem Planı'yla birlikte ele geçirilen 'Silah Mühimmat ve Malzeme Listesi'nde yer alan mühimmatın büyük bir bölümünün kayıp olduğu ortaya çıktı.

 

 

 

 

 

Kafes Operasyonu Eylem Planı'yla birlikte ele geçirilen 'Silah Mühimmat ve Malzeme Listesi'nde yer alan mühimmatın büyük bir bölümünün kayıp olduğu ortaya çıktı. Kafes iddianamesinin ek delil klasörlerinde yer alan Emniyet raporunda bulunan mühimmat ile Kafes'in Mühimmat listesinin karşılaştırılması yapıldı. Poyrazköy sanığı emekli Binbaşı Levent Bektaş'tan ele geçirilen 'Mühimmat' listesi ile Poyrazköy ve Beykoz'da ele geçirilen ve eylem planıyla ilgili olduğu öne sürülen mühimmat listesi tek tek incelendi.

TEĞMENDEN ÇIKAN NOT

Kayıp mühimmatın nereye götürüldüğü ve ne için kullanılacağı soruları akıllara gelirken Emniyet raporunda çok ilginç bir not bu soruların cevabını da gün yüzüne çıkardı. Amirallere suikast iddianamesinin sanıklarından denizci teğmenler Alperen Erdoğan, Burak Aksoy ve Burak Düzalan'ın ikametgahın aynı iddianamenin sanığı Teğmen Tarık Ayabakan'a ait bir flaş bellek ele geçirildi. Bellek içindeki "diger/bildiriler/bültenler" isimli klasör içinde bulunan "Nisan Bülteni" isimli word belgesinnde "Doğu Perinçek Başkanımızın Emirleri' başlıklı bir metin bulundu.

KORUNAKLI BÖLGELER

Söz konusu belgede "Poyrazköy'de kalan malzemeler korunaklı belgelere dağıtılsın" şeklinde bir not yer aldı. Bu durum Emniyet raporunda "Poyrazköy'de yapılan kazı sonucunda elde edilen silah, mühimmat ve malzemeler karşılaştırıldığında nicelik ve nitelik olarak benzerlik gösterdiği, listede yer alan mühimmatların bir kısmının ele geçirilebildiği anlaşılmaktadır. Ancak hale ele geçirilemeyen mühimmatın bulunduğu ve bu mühimmatların korunaklı bölgelere dağıtılması yönünde talimat verildiği görülmüştür" şeklinde değerlendirildi. Malzeme listesinde 30 LAW silahı, 50 adet hakem bombası, 33 metre infilaklı fitil, 150 adet sis kutusu, 20 libre (1 libre 450 gram) C3 patlayıcı, 5000 bin adet mermi yer alıyor.

Oysa yapılan operasyonlarda ele geçirilen mühimmata dair rakamlar şöyle: 

** 21 adet LAW silahı (6'sı boş) 

** 7 adet Hakem Bombası 

** 30 metre infilaklı fitil 

** 45 adet sis kutusu n 450 gram (1 Libre) C3 patlayıcı 

** 3 bin 17 mermi

İŞTE KAYIPLARIN DÖKÜMÜ

Listelerin karşılaştırmasına göre 9 adet LAW silahı, 43 adet hakem bombası, 3 metre infilaklı fitil, 105 adet sis kutusu, 2 bin mermi ve yaklaşık 8.5 kilogramın üstüne C3 patlayıcının kayıp olduğu gözler önüne serildi.

'KELLENi TEPSi iÇiNDE SAVCILARA GÖNDERiRiZ'

Kafes iddianamesi sanığı sivil memur Tanju Veli Aydın'ın, görev yaptığı Balıkesir Mayın Filo Komutanlığı'nda bazı komutanlar tarafından tehdit edildiği iddia etti.

BELGE İMZALATMA GİRİŞİMİ

Aydın'ın Kafes iddianamesinin ek delil klasörleri arasında yer alan savcılık ifadesinde şok bir iddia yer aldı. Aydın, "Sivil savcıya ifade vermeden önce Komutanlar bizi çağırıp istedikleri gibi ifade vermemizi istediler. Hatta bana bir belge imzalatacaklardı. İmzalamazsan senin kelleni İstanbul Savcılığı'na göndeririz diyerek beni tehdit ettiler" dedi. Aydın ifadesinde komutanların yaptığı görüşmeyi şu şekilde anlattı: "2009 Ağustos ayında görev yaptığımız birliğe çağrıldık. İstihbaratçı olduğunu öğrendiğim Ahmet Türkmen isimli üniformalı tuğamiral ile sivil kıyafetli bir binbaşı, sivil savcılığın ifadeye çağırdığı ben ve diğer askeri personelle görüştü. Bana birtakım isimler soruldu. Ayrıca İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na bir ihbar yapıldığını söyleyerek, beni ihbarı yapmakla itham ettiler. Ben bu suçlamaları kabul etmedim. O görüşmede konuşulan konuları ve bana isimleri sorulan 41 kişi ile ilgili hiçbir yerde konuşmayacağıma dair kağıt imzalatmak istediler. Bana verdikleri evrakları imzalamadığım taktirde tepsi içersinde benim kellemi İstanbul savcılarına göndermekle tehdit ettiler. Ben uzun süren tartışmalar sonrasında herhangi bir evrak imzalamadan oradan çıktım."

Tolga ATAR - Serbest ÖZDEN / Bugün

 

 

 

 

 

g

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim