• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 15 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Kafama Silah Dayasalar da Oyum Evet!'

Kafama Silah Dayasalar da Oyum Evet!
1980 ihtilalinde 11 yıl cezaevinde yatan ve idamla yargılanan Balıkesir eski Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Ulu,"Tam 30 yıldır bugünü bekliyorum. Kafama silah dayasalar bile sandığa gidip büyük bir gururla 'evet' oyu kullanacağım." dedi.

 

 

 

 

 

Ulu, 3.5 yılı hücre cezası olmak üzere toplam 11 yıl çeşitli cezaevlerinde hapis yattığını ve işkencelere maruz kaldığını belirterek, o günlerin tekrar yaşanmaması için 12 Eylül 2010 tarihinin önemli olduğunu söyledi. Cezaevlerinde 10 bin sayfa günlük tuttuğunu ve bunların sadece 30 günlük kısmını 'Mamak'ta 30 Gün' isimli bir kitapta topladığını anlatan Ulu, gelecek nesillerin o karanlık günleri bilmesi için böyle bir kitap hazırladığını ifade etti.

Buca Cezaevin'de 8 ay kaldığını ve üç kez idamla yargılandığını kaydeden Ahmet Ulu, "İzmir'de yargılanacağımızı sanıyorduk. Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 1979 yılında 4 kişinin öldüğü fırın baskını olayında yargılanıp idam edilen Selçuk Duracık ve Halil Esendağ isimli arkadaşlarımızla birlikte aynı koğuşta kaldık. Bizim mahkememiz Ankara'da olduğu için bizi Mamak Cezaevi'ne gönderdiler. İzmir'de kalsaydık belki de bu iki arkadaşımızla aynı kaderi paylaşacaktık. İkisi de 20'li yaşlarda olan bu iki arkadaşımız 5 Temmuz 1983 günü idam edildiler." dedi.


CELLATLARINDAN HELALLİK İSTEDİLER

İki arkadaşından bahsederken gözyaşlarını tutamayan ve hıçkırıklara boğulan Ulu, Selçuk Duracık'ın Buca Cezaevi'nden ayrılırken hatıra olarak saklaması için kendisine giydiği bir kazağı hediye ettiğini ifade etti. Anne ve babasının dahi görmediği Duracık'ın emanetini 28 yıldır sakladığını ve zaman zaman koklayarak o günleri hatırladığını söyleyen Ulu, "Selçuk'un kazağını hep yanımda taşıdım, hep onun kokusunu hissettim. Halil Esendağı da bana bir tespih hediye etti. Fakat Mamak Cezaevi'nin girişinde askerler benden aldılar, bir daha da geri vermediler. Asıldıkları gün sabah erken saatte çok farklı duygularla uyandım. Sonradan infazda görevli olarak bulunan imamdan öğrendiğimize göre Selçuk ve Halil asılmadan önce kendilerini asan cellattan helallik istemişler. Bir köşeyle çekilip hüngür hüngür ağlayan celladın, "Ben, onları asmak istiyorum. Onlar benden hellallik almak istiyorlar." dediğini öğrendik. Bu arkadaşlarımızın ideali Türk-İslam ülküsüydü. Cellatlarından bile helallik isteyecek kadar iman ve takva sahibi arkadaşlarımızdı. Asıldıktan sonra dar ağacında defalarca döndükten sonra yüzlerinin kıbleye döndüğünü ve ardından hafif bir yağmurun çiselediğini orada bulunanlar anlattı." diye konuştu.

Kendisinin de üç kez idamla yargılandığını, ancak mahkemeler sonucunda beraat ettiğini kaydeden Ahmet Ulu, başından geçen ilginç hadiseyi ise şöyle anlatıyor: "Mamak'ta çok acılar, çok işkenceler gördüm. Tabutluk olarak adlandırılan hücrelerde kaldım. 3.5 yıl hücre cezası aldım. Hücreden çıkınca yürümeyi unutmuştum. İki asker iki kolumdan tutarak beni ayakta tutmaya çalışıyorlardı. Mamak Cezaevi'nde hapis yatarken, çoğu koğuş arkadaşım idam edildi. Bunu öğrenen anne ve babam benim de idam edileceğimi düşünerek, cenazemde tabutumun önüne konulmak üzere evde bulunan bir fotoğrafımı büyüterek çerçeveletmişler. Bunu duyduğumda gözyaşlarımı tutamadım. Ama artık o acılı günler geçti. 12 Eylül'de sağ ve soldan binlerce genç birbirine kırdırıldı. Cezavinde 11 yıl boyunca 10 bin sayfa günlük tuttum. O günlüklerimi zor şartlar altında sakladım. Çeşitli yollarla cezaevi dışına çıkarttım. Neticede o günlüklerin sadece 30 gününü bir kitapta topladım. Geçtiğimiz günlerde Balıkesir'e gelen Başbakan Erdoğan'a da bu kitaptan bir tane hediye ettim. Bu konuda çok memnun oldu sayın başbakan."

Cihan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Y

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim