• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Jitem Usulu İnanılmaz İşkence!

Jitem Usulu İnanılmaz İşkence!
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden faili meçhuller davasında, insanın kanını donduran ifadeler verildi. 1994 yılında öldürülen İbrahim Adak'ın eşi Sosin Adak, "Eşim ve akrabamız Arafat'a karınca yuvasının üzerine oturtularak Bedran ve Abdulh

 

Şırnak'ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında 20 kişinin öldürülmesiyle ilgili faili meçhuller davasına Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Bugünkü duruşmaya tutuklu sanıklar Albay Cemal Temizöz, Kamil Atak, Hıdır Altuğ, Adem Yakın, Fırat Altun (Abdulhakem Güven) ve Tamer Atak katıldı.

 

Sanık ve mağdur avukatlar ile müştekilerin de hazır bulunduğu duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, kayıp yakınları ifade vermeyi sürdürdü. 14 Mart 1994 tarihinde öldürülen İbrahim Adak'ın karısı Sosin Adak, eşinin inşaat işçisi olduğunu söyledi. Eşinin Cizre'de İmam Hatip Lisesi'nin inşaatında çalıştığı sırada JİTEM tarafından takip edildiğini belirten Sosin Adak, "Bunu bana söylemişti. Konuşmamızdan 3 gün sonra ortadan kayboldu. 45 gün sonra çobanlar eşimin cesedini bulmuşlar. Kayınbabama haber vermişler. Devlet görevlileri tarafından cenaze hastaneye getirildi. Daha sonra cesedi alarak defnettik. Benimle eşimin kimseyle bir husumeti yoktu. Bir oğlumuz vardı, yetim bıraktılar. Ayrıca eşimin arabası da kayıp, akıbetini bilmiyoruz. Davacı ve şikayetçiyim." dedi.

 

Ağustos 1994 tarihinde gözaltına alındıktan 10 gün sonra, Cebbar adlı bir kişinin evinde ölü bulunan Mustafa Aydın'ın eşi Medine Aydın da duruşmada ifade verdi. Eşinin 'Araf' adlı akrabasıyla birlikte gözaltına alındığını anlatan Medine Aydın, ertesi gün kayını Ramazan'ın, eşinin akıbetini öğrenmek için jandarma karakoluna gittiğini aktardı. Aydın şöyle devam etti: "Kayınım eve geri dönerek, Mustafa ile Araf'a yiyecek, içecek bir şey alarak karakola gitti. Eve geldiğinde yiyecek, içecekleri geri getirdiğini gördüm. Niye getirdiğini sorduğumda karakoldakilerin müsaade etmediğini söyledi. Ramazan ayrıca eşimi ve akrabamız Arafat'ın karınca yuvasının üzerine oturtularak Bedran ve Abdulhakim tarafından işkence edildiğini gördüğünü anlattı bize. Gözaltı olayından 10 gün sonra askerler yine köyümüzü bastı. Kayınım Ramazan bize 'Mustafa ayağı kırık, Cebbar'ın evindedir' dedi. Gittiğimizde eşimin cesediyle karşılaştık. Eşimi işkence yapılan karınca yuvasının yanında öldürmüşler. Sonra Cemal Yüzbaşı Cebbar'a almasını söylemiş. Eşimi köye defnettikten sonra Cizre'ye göç ettik. Daha taziye sırasında Ramazan ve Mahmut adlı akrabalarımız gözaltına alındı. Kendilerine 'bir daha bunların ölümüyle ilgili bir şey konuşursanız sizi de öldürürüz' demişler. Korkumuzdan kimse hakkında şikayetçi olmadık. Şimdi sanıklardan şikayetçi ve davacıyım. Ayrıca eşimin Adli Tıp Kurumu'na gönderilen kemiklerinin geri getirilmesini istiyorum."

Bu sırada söz alan sanık Cemal Temizöz, mağdur Medine Aydın'a, "Ben olaydan 1 yıl sonra Cizre'den ayrıldım. Aradan 15 yıl geçti, neden şikayetçi olmadınız?" diye sordu. Aydın da, "Cemal Temizöz kayınım Ramazan ile Mahmut'u tehdit etmişti. Çok korkuyorduk. Cemal yüzbaşının kendisi gitti, ama korkusu gitmemişti." yanıtını verdi. Duruşmada maktul İbrahim Adak'ın kız kardeşi Cevahir Ayaz da ifade verdi. Kardeşi İbrahim'in mahallede herkesin gözü önünde öldürüldüğünü belirten Cevahir Ayaz, "Önce öldürmüşler, sonra sığınağa koyup cesedin altında iki mayın patlatmışlar." dedi. Mahkeme, Abdullah Özdemir'in kardeşi Tahir Özdemir'in ifadesinin daha sonra alınmasına karar verildi. 

 

KAMİL ATAK: AŞİRET GELENEKLERİNE RAĞMEN EVLENDİM

Söz alan sanık Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak, Tayan ve Kiçan aşiretleri arasında husumet olduğunu ve 1980'li yıllarda Ramazan Uykur'un babasının Tayan aşireti tarafından öldürüldüğünü öne sürdü. Huri'nin üvey annesi Güli ile kendisinin evlendiğini belirten Atağ, "Öldürdüğün kişinin karısını almak aşiret geleneklerine aykırıdır. Ben Güli ile evlendim. Bu bir tarihtir. Oğlumun ismi de Tarih. Kiçan bunu bilsin. Tarih yazılacak. Böyle rahat ifade vermesinler" dedi.

 

1994 yılında gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan İzzet Padır'ın oğlu Harun Padır da, olay günü köylerinin askerler tarafından ablukaya alındığını ve kendisi ile amcası İbrahim Özdemir'in gözaltına alındığı söyledi. Padır, şunları anlattı:

"Askerler bizi köy meydanında topladı. Kimlik kontrolü yapıldı. Sivil biri 'Harun Padır' kim dedi. Ben de 'benim' dedim. Babamın nerede olduğunu sordu. Silopi'ye gittiğimi söyledim. Daha sonra Bedran (Adem Yakin) olduğunu öğrendiğim sivil şahıs, 'Komutanım babası gelinceye kadar biz onu gözaltına alalım. Teröristler de öyle yapıyor. Babası gelince onu serbest bırakırız' dedi. Beni ve İbrahim Özdemir'i aldılar. Köyden 200 metre uzaklaştıktan sonra babamın içinde olduğu araç geldi. Panzer durdu. Biz devam ettik. Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı'nda gözlerimiz bağlı şekilde beni babamı, İbrahim Özdemir ve Ebubekir adlı kişiyi nezarethaneye attılar. Ertesi gün beni serbest bıraktılar. Nizamiye çıkışında babam ile İbrahim amcayı sordum. Onların da serbest bırakılacağını söylediler. O sırada Tahir amcam geldi. Ona 'hadi savcılığa gidelim' dedim. Bana savcılıktan geldiğini söyleyip, savcının kendisine 'Her şey Cemal Temizöz'ün elinde. İsterse bırakır, isterse de bırakmaz' dediğini belirtti. Akşama kadar kaldım. Bilgi alamayınca eve gittim. Sonraki gün de geldim, bilgi alamadan eve döndüm. Daha sonra babamdan herhangi bir bilgi alamadık. Babamın niye gözaltına alındığı bilmiyorum."

 

TEMİZÖZ BABAMIN FAİLLERİNİN KİM OLDUĞUNU SÖYLESİN

Harun Padır, gözaltı olayından 2 ay sonra babaannesi ile İbrahim Özdemir'in annesinin İlçe Jandarma Komutanlığı'na çağrıldığını ve bir kağıda parmak bastırıldığını da anlatarak, "zaltı olayından 3 ay sonra yeniden gözaltına alındım. Bana babam ve amcamı sordular. Bana onları bir daha sorarsan kelleni gövdenden koparız, seni onların yanına göndeririz' tehdidinde bulundular" dedi. Sanık olarak yargılanan Albay Cemal Temizöz'den babasının failinin kimler olduğunu söylemesini isteyen Harun Padır'a, sanık avukatları "Baban gelirse sevinir misin?" ve "Babanın öldüğüne inanıyor musun?" sorularını yöneltti. Padır her iki soruya da "Evet" karşılığını verdi.

 

İzzet Padır ile birlikte gözaltında kaybolan İbrahim Özdemir'in oğlu Halit Özdemir ise, ifadesinde babası götürüldüğünde 10 yaşında olduğunu, olay günü amcası Mehmet Selim Özdemir'in "Babanı Bedran ve Abdulhakim Güven Cemal Temizöz'e götürdüler" dediğini anlattı.

Duruşma öğlen arasının ardından tanıkların dinlenmesiyle devam edildi. BDP Genel Başkan Yardımcıcı Gülten Kışanak da duruşmanın öğleden sonraki bölümünü izledi.

Şırnak ve çevresinde görev yaptığı 1993- 95 yılları arasında 23 kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulan ve cinayet, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, adam öldürmeye azmettirmek suçlamasıyla tutuklanan sanıklardan Kayseri İl Jandarma Komutanı Albay Temizöz hakkında 9, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak'ın 7, Tamer Atak'ın 2, Adem Yakın'ın 7, Hıdır Altuğ'un 3, Fırat Altın'ın (Abdulhakim Güven) 6, Kuktel Atak'ın 1 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası isteniyor.

 

 

 

 

 

 

 

u

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim