• BIST 106.764
  • Altın 142,206
  • Dolar 3,5340
  • Euro 4,1188
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 34 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

İşte Suriye'yi Karıştıran Bu Adam!

İşte Suriyeyi Karıştıran Bu Adam!
Fehim Taştekin adlı Türk gazeteci, Annan Planı'na rağmen BAAS'ın izin verdiği yerlere giderek, ateşkes döneminde durumu gözlemledi. İşin ilginci, görüşülen Emniyet Müdürü'nün kimliğiydi. Fatih Tezcan bu habere dayanan bir yazıyla 'rezaletin özeti'ni irdel
Radikal / Fehim Taştekin

Gazeteciler olarak Suriye’de sıcak bölge teftişine çıkıyoruz. İstikamet Dera. Annan Planı çerçevesinde askeri birliklerin çekilmesi ve ateşkesin ardından gazetecilere serbest dolaşım imkânının tanınması gerekiyor. Suriye devleti de şartı yerine getirdim diyebilmek için özel organizasyon yapıyor. Çok tehlikeli diye Humus ve İdlib gazetecilere hâlâ kapalı.

Bahane ‘Keskin nişancıya kurban gidebilirsiniz’ şeklinde. ‘Serbest dolaşım’ın Suriye versiyonunda kural şu: “İzin aldıktan sonra oraya sizi biz götürürüz ama kentte serbest dolaşabilir ve halkla röportaj yapabilirsiniz.” Bir avuç gazeteciyiz. Salı günü Enformasyon Bakanlığı’nın önünde iki araca doluştuk. Brezilyalı gazeteci Lourival Santanna “Üzgünüm, bu kadar kalabalıkla ben gelemeyeceğim. Bu sahadaki gerçeği etkiler” diyerek araçtan indi. Avustralyalı Petra Ransaver ve Kanadalı bir televizyoncu da ona katıldı. Ama asıl sebep iki Rus gazetecinin varlığıydı.

Suriyeli yetkililer “Herkese tek tek organizasyon yapamayız. Bunun için valilik güvenlik tahsis ediyor. Toplu gideriz, isteyen tek başına dolaşır” dediyse de ikna edemedi. Ve program iptal edildi. Dün sonra Ruslar olmadan dört gazeteci için Dera programı yeniden yapıldı. Zeytin tarlalarını seyre koyularak Dera’ya yol alıyoruz. Çok sayıda kontrol noktası var. Bir yabancının bunları izinsiz atlatması zor. Yol boyunca gözüm askeri araç aradı. Gönüllü olarak bize rehberlik eden kişiye “Tankları nereye sakladınız” diye takıldım. Güldü. Dera’nın girişinde ‘merasim’ (protokol) yazılı polis aracı önümüze düştü.


Dera Emniyet Müdürü inkârcı

Dera Emniyet Müdürü Muhammed Esad, 13 aydır süren ölümleri silahlı grupların sırtına yıktı.
Sinir bozucu bir inkâr politikası.

“Martta barışçıl gösteriler yapıldı. Sonra 22 Mart’ta 18 kamu binasını yaktılar. Şaşırdık” dedi.
Gösterilerin patlak vermesine neden olan çocukların hikâyesini hatırlattım. Duvara slogan yazdıkları için işkence gördüklerini, ailelerin valiyle görüşme taleplerinin reddedildiğini ve sonunda bunun öfke patlamasına yol açtığını söyledim. Bunu da inkâr etti.

“Beşşar Esad bile ‘Evet hatalar yaptık’ dedi, Dera Valisi’ni açığa aldı, güvenlik güçlerine ‘Ateş etmeyeceksiniz’ diye emir verdi, demek ki silah kullanılıyordu” diye itiraz ettim.

Müdür, ateşkes sonrasına dair şunları söyledi: “Ordu savunma pozisyonunda, saldırı olursa karşılık veriyor. Ağır silahlar çekildi, kontrol noktaları kaldı.” Silahlı gruplara ilişkin müdürün sınıflandırması da şu: “Yol kesiciler, Kaide, Vahhabiler.” “Siyasi çözüm arasaydınız işler bu noktaya gelir miydi” sorusuna “İnsanların haklı taleplerini istismar ettiler. Demiryollarını, elektrik santralını ve boru hattını bombaladılar. Çocukların okula gitmesine mani oldular” yanıtını verdi.

“Hiç mi hata yapmadınız” diye üsteleyince “Haklı talepler silahla istenmez. Arap gözlemcileri kullanarak Dera’da silah depoladılar” dedi.

‘Gösteri için para aldım’ 

Sokakta karşılaştığım Ali Abazid adlı kişi farklı bir detay verdi: “Evet, çocukların işkence görmesi bu işi tetikledi. Ben de hürriyet için gösterilere katılıyordum. Ama bunun hariçten bir plan olduğunu gördük ve katılmaktan vazgeçtik. Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdat ile bir üst düzey yetkili devlet adına Deralılardan özür diledi. Yeni anayasa yapıldı. Gösteriler durmasın diye dışarıdan para gönderildi.” “Kanıt var mı” diye sorduğumda “Kanıtı benim. Yakındaki camide Şeyh Ahmet Sayasna gösteri başına 500 lira verdi. Ben de aldım” dedi. “Hani hürriyet içindi” dediğimde ekledi: “Doğru ama ihtiyaç sahibi olduğum için aldım.” Yanındaki adam da gösteriye katılma ve lastik yakma karşılığında 500 ruble verildiğini kaydetti. Sayasna da Suudi Arabistan’a kaçmış. Çatışmaların yaşandığı kenar mahallede de dükkânların neredeyse tamamı kapalı.

Evlerin duvarları kurşun izleriyle dolu. Taş ve lastikten bariyerler her yerde. Cenaze kalkacak duyumu üzerine mezarlığa gittik. Bilgi yanlıştı ama kepçe meşguldü. Çok sayıda yeni mezar, Dera’nın 13 aylık acılarının özeti.

Askerin ‘tekme’ alınganlığı


Dera Hastanesi’nin dışında askerler araçlarına isabet eden kurşunların açtıkları delikleri gösterip muhaliflerin suç sicilini sayıyor. Biri Cisr el Şuğur’da 120 civarında güvenlik görevlisinin bina içinde kuşatılıp öldürüldüğü ve cesetlerinin parçalandığı olayın videosunu telefonuna yüklemiş. “Nereden aldın” diye sorduğumda “Kendileri övünmek için dağıtıyor” dedi. Biri “Biz sivillere nasıl saldırırız, biz halkız” diye ekledi. “Cesetleri tekmeleyen askerlerin görüntülerini gördüm” dediğimde kakofoniyle “Bunlar kurgu, biz askeriz, çatışmada öldürsek bile cesedi bırakır çekiliriz” diye itiraz ettiler. Oradan ayrılırken biri gelip ceset tekmeleme suçlaması yüzünden çok kırıldığını söyledi. Bir başkası ilk gösteride muhaliflerin öne çocuk ve kadınları dizdiklerini, arkadakilerin ateş açarak 4 polisi öldürdüğünü iddia etti. Uzaktan patlama sesleri geldi. İrkildik ama askerler “Kuru gürültü, halka korku salmak için yapıyorlar” diye geçiştirdi. Leyla Mihran adlı bir memure sadece küçük bir grubun terör estirdiğini ve çoğunluğun Esad’ın yanında olduğunu öne sürdü.


İşadamlarına fidyeci belâsı 

Suriye’de değişim isteyenlerin geri çekilme nedenlerinin başında kendine ‘özgürlükçü’ diyen grupların suikast, yağma ve fidye için adam kaçırma eylemleri geliyor. İşadamı Enes el Cezayirli anlatıyor. İdlib’de El Yusufi ailesinin başı fidyecilerle belada. Üç ay önce Cezayirlinin hala oğlu 38 yaşındaki Nidal kaçırılıp 2 milyon dolar fidye istenmiş. Pazarlık sonucu aile 600 bin dolarla Nidal’ı kurtarmış. Ardından Nidal’ın 32 yaşındaki kardeşi Ahmet başka bir çete tarafından kaçırılmış. Onlar para yerine 5 Kalaşnikof istemiş. Silahlar temin edilmiş ve Ahmet bırakılmış. 1.5 ay önce Nidal’ın diğer kardeşi 29 yaşındaki Sami kaçırılmış ve aile oğullarından hâlâ haber bekliyor. İddia o ki Humus’un Hıristiyan merkezi Mihardi’den kaçırılanlar 200’den fazla.

Mezar kazıcı hep işbaşında

Dera Hastanesi kuşatma altında 

Dera Hastanesi’nde önceki gün evine düzenlenen baskında öldürülen bir polisin cesedini gösterdiler. Hastanenin önü asker ve polisten geçilmiyor. Böyle bir kuşatma altında hiçbir yaralı muhalifin hastaneye gelmesi mümkün değil, anında tutuklanır. Bunun insani boyutunu hatırlattığımda bir yetkili “Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir hastanede silahla yaralanmış kişi sorgulanmadan bırakılmaz” dedi. Öldürülen polis Gazi’nin babası Musa Said, oğlunun evden zorla avluya çıkarılıp öldürüldüğünü söyledi. ‘Gazi hiç operasyonlara katılmış mıydı” sorusuna yanıtı şu oldu: “Yemin etti, kimseyi öldürmedim, eziyet etmedim diye.” Cenaze başındaki kadın, “Bunları El Cezire’de göremezsiniz” deyip ağlayarak odadan çıktı. Diğer durağımız kundaklanan Adalet binası. Herkesin ‘Kim neden yaktı’ sorusuna verdikleri yanıt aynı: “Burası kaçakçılığın çok olduğu bir bölge. Suçlular, uyuşturucu tacirleri, kaçakçılar olayları fırsat bildi ve önce adliye binasını kundakladı. Kötü sicil yok oldu.”

Radikal / Fehim Taştekin

Fatih Tezcan'ın "Herşeyi Başlatan Rezalet ve Özet" Başlıklı Yazısı İçin Tıklayınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim