• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 14 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

İşte Fransa'nın Cezayir ve Ruanda Soykırımı! -Video-

İşte Fransanın Cezayir ve Ruanda Soykırımı! -Video-
Sarkozy'nin 500 bin Ermeni'den alacağı oyların ihtirasıyla çıkardığı çağdaş diktatörlük kanunu, Fransa'nın başına çok iş açacağa benziyor. Geçmişi insanlık adına iğrenç bir sömürü sabıkası ile dolu olan Fransa, Ruanda ve Cezayir soykırımlarının hesabını
RUANDA SOYKIRIMIN İKİ AKTÖRÜ FRANSA VE HUTULAR

Kaldı ki, 1915 olaylarında ABD ve Rusya'nın yanında Fransa'nın da kışkırtmaları tarihi belgelerde açıkça görülmektedir. 1915'te Ermeni taşnak çetelerine Müslüman Türk halkını katlettiren Fransa, 1945'te Kuzey Afrika ülkesi Cezayir'de ise soykırıma varan katliamları bizzat kendi askeriyle gerçekleştirmiştir.



Hatta Fransa'nın soykırım karnesini incelemek için 50-60 öncesine gitmeye gerek bile yoktur. Daha 20 yıl önce ve tüm dünyanın gözü önünde, Ruanda sokaklarında satırlarla öldürülen tam 800 bin Tutsi'yi hatırlamak yetecektir.

Ruanda katliamında en çok suçlanan ülke Fransa'dır, çünkü Huti'lerin en büyük destekçisi bu ülkedir. Yakın tarihin bu en korkunç ve barbar soykırımının nasıl gerçekleştiğini anlamak için wikipedi'nin Ruanda soykırımını anlatan makalesinden şu paragrafı okumak yeterlidir:

"Somali başarısızlığının etkisiyle bölgeden uzak durmak isteyen ABD, baskı yaparak ve bölgede öldürülen 10 BM askerini sebep göstererek, BM Barış Gücü askerlerinin çekilmesini sağladı. Bunun üzerine katliam daha da şiddetlendi. Hutu milisleri, neredeyse ellerine geçen her aletle, balta, bıçak, satır, taş ile Tutsileri öldürmeye başladılar. Parası olan Tutsiler kurşun parası vererek, acısız ölümü satın alıyorlardı, olmayanlar ise en acımasız şekilde öldürülüyordu. Öldürmekten yorulan Hutular, Tutsilerin kaçmasını önlemek maksadıyla aşil tendonlarını (bacak kaslarını) kesiyor, dinlendikten sonra katliamlarına devam ediyorlardı. Kilisede rahipler, hastanede doktorlar, ellerindeki Tutsileri cellatlarına teslim ediyorlardı. Ceset saklanabilecek her yer cesetlerle dolmuş, cesetlere saldıran köpeklere sinirlenen Hutular, o dönemde neredeyse ülkedeki tüm köpekleri de öldürerek yok etmişlerdir."

AYNI FRANSA O ZAMAN SOYKIRIM DEMEYİ YASAKLATMIŞTI!

Peki bugün 1915 olaylarını Parlamentosu'nda aldığı bir kararla soykırım olarak niteleyen ve üç-beş oy uğruna bu sözde soykırımın reddedilmesini yasaklamaya çalışan Sarkozy'nin ülkesi Fransa ne yaptı dersiniz? Soykırım kelimesini yasakladı. Evet yanlış duymadınız, işte o satırlar,

"Dünyadaki soykırımlara seyirci kalmayacağını söyleyen Fransa ve ABD gibi ülkeler, bölgeye müdahale etmemek için BM'de soykırım sözcüğünü içeren tüm önergelerde değişiklik isteyerek, belgelerden çıkartılmasını istemişlerdir."

Fransa'nın soykırımcı Hutu'lara desteği bununla da sınırlı kalmamıştır.

SADECE İZLEMEDİ BİZZAT İŞTİRAK ETTİ

Komşu ülkelerde yaşayan 500 bin Tutsi'nin oluşturduğu Ruanda Yurtseverler Birliği (RYB) üyeleri katliam haberini alınca ülkenin doğusundan girip katliamcılarla savaşarak başkente kadar ülkeyi ele geçirir. O ana kadar bölgeye müdahaleden uzak durmaya çalışan Fransa, ise ani bir kararla, katliamı destekleyen ve o anda hala legal olarak tanınan Hutu hükümetine askeri yardıma başlamıştır.

Teknolojik üstünlüğü nedeniyle bölgede hızla ilerleyen Fransız askerleri, Kigali'nin batısından Kongo'ya kadar olan bölgenin yönetimini ele geçirmiş ve oraya katliamın önlemeye gelen RYB askerlerinin girmesini engelleyip, bölgedeki katliama ise müdahale etmediği gibi RYB'ye de ettirmemiştir. O ana kadar 600 bin insan öldürülmüşken, Fransa kendi sorumlulukları altındaki bölgede 200 bin kişinin daha öldürülmesine seyirci kalmıştır.

100 gün içinde bölgede 800 bine yakın insan öldürülmüş, 2 milyon Hutu, Tutsilerin ve RYB askerlerinin öç almasından çekindiği için komşu ülkelere mülteci olarak sığınmıştır. Tüm devlet kurumları çökmüş, ekili alan kalmamıştır."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim