• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 25 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

İsrailli Yorumculara Teselli Türkiye Medyasından!

İsrailli Yorumculara Teselli Türkiye Medyasından!
İsrailli siyasetçiler veya yorumcular “anaakım” Türkiye medyasına göz gezdirseler, üzüntüleri hafifleyecek, kendilerini teskin edecek argüman bulabilecekler.

İsrail medyası ve kamuoyu Hamas ve İsrail arasında ateşkes sağlanması amacıyla düzenlenen Paris görüşmelerinden dolayı büyük bir öfke ve hayalkırıklığı içinde. Bu görüşmelere İsrail'in tercih ettiği müzakereci ülkeler olan Mısır ve Suudi Arabistan'ın davet bile edilmemiş olması, üstüne üstlük İsrail'e sert eleştiriler getiren Türkiye ve Katar'ın bu görüşmelerde kilit rol oynaması İsrail'de derin bir kaygı oluşturdu.

İsrail'in liberal-sol kesiminin gazetesi olan Ha'aretz'den, İsrail sağını temsil eden the Jerusalem Post'ta bu öfkenin izlerini bulmak mümkün. Amerikan Dış İşleri Bakanı John Kerry, tabir-i caizse linç ediliyor. Kerry'nin, İsrail'e karşı Türkiye ve Katar'ın yol haritasının tercih edildiği yönünde İsrail kamuoyunda bir konsensus var. İsrail'in devlet kanalı Channel 1'in ekranını süsleyen yorumcular isyan ediyor. Türkiye ve Katar üzerinden taleplerini Amerika'ya kabul ettirmeye başaran Hamas'ın bu talep listesinden taviz vermeyeceğini derin bir keder ile aktarıyor İsrailli uzmanlar. Kerry'nin Hamas lideri Halid Meşal tarafından kaleme alınan bir ateşkes metnini, Türkiye ve Katar'ın bastırmasıyla İsrailli siyasetçilere dayatmasının bir şok etkisi yaptığını söylüyorlar. Katar, Türkiye, Hamas ittifakının, Mısır-İsrail-Suudi Arabistan-Ürdün-Birleşik Arap Emirlikleri kampına büyük bir gol attığını saklamıyorlar.

Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry'nin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile samimi pozlar vermesi, diplomatik teamüllerin dışına çıkarak bir jest olarak Türkiye'nin Paris büyükelçiliği rezidansını ziyaret etmesi ise İsrailli yorumcu ve siyasetçilerin yarasına tuz basıyor.

Oysa ki İsrailli siyasetçiler veya yorumcular “anaakım” Türkiye medyasına göz gezdirseler, üzüntüleri hafifleyecek, kendilerini teskin edecek argüman bulabilecekler.

Misal, Milliyet gazetesi okusalar, Türkiye'nin aslında Paris görüşmelerine davet bile edilmediğini öğrenecekler, zira “Nihayet, Hamas’ın başlıca destekçisi Ankara bölgede kendisini yalnızlaştırmış ve etkisizleştirmiş bulunuyor.”

Veya Habertürk gazetesine baksalar, Kerry'nin Türkiye'nin ateşkes yol haritasını İsrail'e dayatmış olmasının aslında pek de bir şey ifade etmediğini görecekler, zira “Türkiye'nin bu sorunun çözümünde bugünkü tarzı ve konumuyla belirleyici bir rol oynaması söz konusu değildir.”

Hatta Radikal gazetesi okusa İsrailli siyasetçiler, Gazze'de işledikleri insanlık suçu katliamları meşrulaştırmak için, bugüne kadar akıllarına gelmeyen bir argüman da bulabilir, zira “Ne derseniz deyin, Türkiye, dış politikada uluslararası ve bölgesel ağırlığını kaybetmiştir. Bunun ceremesini çekenlerin başında maalesef, Gazze'deki, Filistin halkı geliyor,” ve “Türkiye'nin geldiği noktada Filistin halkının hayrına hiçbir şey yapamayacağı gerçeğini, ne yazık ki, ortadan kaldırmıyor.”

Taraf, Sözcü, Aydınlık, Birgün, Yurt, Cumhuriyet gibi marjinal gazetelere baksalar Türkiye'nin politikasından endişe etmelerinin yersiz olduğunu, zira Türkiye'nin ABD güdümünde bir ülke olduğunu ve Erdoğan'ın aslında İsrail'le son derece iyi ilişkileri olduğunu öğrenecekler. Cemaat medyasına göz atsalar Kerry'nin oturuş şeklinden Türkiye'nin dünya sisteminde nasıl yerle yeksan olduğuna dair analizlerden istifade edebilirler.

Bu tespitten ziyade temenni içeren analizler ile Türkiye'deki muhalefet senelerdir kendini avutuyor, İsrailli yorumcular ve siyasetçiler de pekala üzüntülerini bu şekilde dindirebilirler. Kişinin kendisini kandırmasının acı veren duygular ve tecrübeler ile baş etmek için geliştirdiği bir savunma mekanızması olduğu psikolojiye giriş kitaplarının ilk sayfalarında not edilen epey yaygın ve temel bir bilgidir.

Ancak kendini gülünç duruma düşürme pahasına kandırmanın, siyaseten olumlu bir sonucu ve karşılığı olmadığı da Türkiye siyasetinin son 10 yılında tecrübe ile sabit bir noktadır. Ne yazık ki gerçekle temasını yitirmenin bazı yan etkileri de yok değildir...

 

Kaynak: Türkiye Gazetesi

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim