• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 31 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

İsrail'in saldırıları soykırım noktasında

İsrailin saldırıları soykırım noktasında
Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Riyad Mansur, "BM'ye üye ülkelerin büyük bir çoğunluğu İsrail'in saldırılarını kınadı" dedi

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) - Filistin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Riyad Mansur, "İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği saldırıların soykırım noktasına ulaştığını" söyledi.

BM'de üye olmayan gözlemci devlet statüsündeki Filistin'in BM'deki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mansur, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail saldırılarının, BM'deki ülkelerin büyük bir çoğunluğu tarafından kınandığını ifade etti.

Büyükelçi Mansur, Filistinlilerin, insanlığa karşı soykırım suçuna maruz kalanlar listesinde bulunan Ruanda ve Bosna Hersek'in içinde yer aldığı listeye dahil olmak istemediklerini vurgularken, İsrail'in saldırılarıyla ölenlerin sayısının gün geçtikçe arttığını ve saldırıların "soykırım noktasına" ulaştığını belirtti.

 Gazze'de açıklanan ölü ve yaralı sayısının gerçek rakamları yansıtmadığını dile getiren Mansur, yüzlerce çocuğun öldürüldüğünü ve binlercesinin de yaralandığını bildirerek, bir aydan kısa bir süre içinde toplam yaralı sayısının 10 bine ulaştığını kaydetti.

Mansur, saldırılar sonucunda, insanların toplu katlinin öfke uyandıracak derecede arttığını ve bugüne kadar görülmemiş dehşet verici bir manzaranın ortaya çıktığını belirtti. Durumun, 2009'daki saldırılardan da kötü olduğunu belirten Mansur, Filistin halkına yönelik toplu katliam yapıldığını söyledi.

BM'nin İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Durumlar Koordinatörü Valerie Amos'un, BM Güvenlik Konseyi'ne verdiği brifingde, Filistin'de İsrail'in katlettiği insanların yüzde 80'inin sivillerden oluştuğunu bildirdiğini hatırlatan Mansur, İsrail bombardımanlarında, ailelerin toplu katledildiğini ifade ederek "Bu soykırım dışında neyle açıklanabilir" diye sordu.

Saldırılar sonucunda, yüz binlerce kişinin yerinden olduğunu belirten Mansur, ilaç sıkıntısı yaşandığı, suların kirlendiğini, kanalizasyon sularının sokaklara taştığını ve elektrik santralinin yok edildiğini belirtti.

''Gazze Şeridi'nde güvenli tek bir alan yok. Hastaneler dahi güvenli değil'' diyen Mansur, İsrail gücünün,  küçük bir alana havadan, denizden ve karadan top ve tanklarla gerçekleştirdiği saldırının, insanlıkla ilgisinin olmadığını kaydetti.

- BM'nin rolü -

''BM Güvenlik Konseyi, halkımıza yönelik saldırıyı durduramazsa ve uluslararası toplum Filistin halkının aradığı barış ve güvenliği sağlayamazsa, Filistin halkı aradığı güvenliği bulmak için nereye başvurmalı'' diye soran Mansur, BM Genel Sekreteri'ne Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın, Gazze'yi felaket bölgesi ilan etmesi yönünde mektup sunduğunu bildirdi. 

Mansur, Devlet Başkanı Abbas'ın Genel Sekreter Ban'dan, BM'nin, Filistinliler için gerekli olan gıda, ilaç, su ve elektrik gibi temel ihtiyaçları karşılamak için tüm insani araçların kullanılmasını istediğini bildirdi.

 

-Tüm dünyadan tepkiler 

 İsrail'in Gazze'de yaptığı katliam Amerika'dan Uzak Doğu'ya, Afrika'dan Avrupa'ya kadar dünyanın her yerinde tepkiyle karşılanırken, yüz binlerce kişi, İsrail'i Gazze'ye karşı düzenlediği saldırıları durdurmaya çağırdı.

İsrail'in Batı Şeria'da kaçırılan üç Yahudi yerleşimcinin öldürülmesini bahane ederek Gazze'ye başlattığı saldırılarda çok sayıda sivilin ölmesi tüm dünyada tepkiyle karşılandı.

İsrail ordusunun hastane ve okulları da hedef alması sonrasında uluslararası kamuoyunun katliamlar karşısında neredeyse suskun kalması, dünya genelinde büyük tepki gördü.

İsrail karşıtı gösterilerle alakalı Anadolu Ajansı muhabirinin soruların cevaplayan Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Şahin, "Yönetimler bir şey yapmayınca halk ister istemez sokağa dökülüp tepki vermek durumunda kalıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Haliç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Onay ise son yıllarda Siyonizm karşıtlığının dünya genelinde arttığına dikkati çekerek İsrail'in saldırılarının buna katkıda bulunduğuna işaret etti.

İsrail karşıtı gösterilerin en dikkat çekici olanı, yaklaşık 5 bin İsrail vatandaşı tarafından geçen pazar günü Tel Aviv'de düzenlendi. Koruyucu Hat operasyonunun başlamasından bu yana ilk kez sokağa çıkan İsrailli göstericiler, taraflara saldırıları durdurarak bir an önce barışı sağlamaları çağrısında bulundu. Araştırmalar, İsrail halkının yüzde 94'ünün saldırıları desteklediğini ortaya koymuştu.

İsrail operasyonu başladığından beri Filistin'de de çok sayıda protesto düzenlendi. Batı Şeria'nın Ramallah kentinde toplanan binlerce Filistinli sembolik tabutları omuzladı. Kudüs'te ise Mescid-i Aksa'da teravih namazı kılan Filistinliler teravih çıkışı düzenledikleri protestoda İsrail'i operasyonları durdurmaya çağırdı.

İsrail'e hem hükümet hem de halk olarak en sert tepki veren ülkelerin başında Türkiye geldi. Türkiye'nin pek çok şehrinde ramazan ayı boyunca düzenlenen onlarca gösteride İsrail'in saldırıları protesto edildi.

Avrupa'da düzenlenen çok sayıda gösteride de değişik ülkelerde on binlerce eylemci İsrail'i kınadı.

İspanya'nın Madrid ve Barcelona kentlerindeki gösterilere 40'ı aşkın dernek ile komünist görüşlü Birleşik Sol, Yeşiller ve Katalonya Cumhuriyetçi Solu partileri ve sendika üyeleri katıldı.

Almanya'da da Başbakan Angela Merkel'in İsrail'e açık desteğine rağmen halk sokaklara döküldü. Bu ülkedeki gösterilere katılım, ölen sivillerin sayısının yükselmesiyle arttı. Müslüman örgütlerin başı çektiği gösterilerde "Çocuk katilleri'', ''Terörist İsrail", "Gazze ve Filistin'e özgürlük'', ''Artık kadın ve çocuklar ölmesin'' sloganları atıldı.

Hollanda'da, insanlığa karşı suç işleyenlerin yargılandığı Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne evsahipliği yapan Lahey'de değişik zamanlarda düzenlenen gösterilerde on binlerce kişi İsrail'in katliamlarına tepki gösterdi. Gösterilerde halk, hükümetin suskunluğuna "Suç ortağı Hollanda" sloganıyla karşılık verdi.

Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da da Ramallah'takine benzer bir protesto vardı. Çok sayıda Danimarkalı omuzladıkları tabutlarla İsrail'in katliamlarına göndermede bulundu.

Londra'daki protestoların söylemi diğerlerine göre daha farklıydı. İş, Yenilik ve Yetenekler Bakanlığı binası önünde toplanan grup, İngiltere'nin İsrail'le silah ticaretini bitirmesini istedi. Aynı şekilde, 19 Temmuz'da İsrail'e tepkilerini göstermek isteyen on binlerce kişi Başbakanlık önünde toplanıp İsrail Büyükelçiliği'ne yürüdü.

Fransa'nın başkenti Paris'te, gösteri yasağına rağmen binlerce kişi sokaklara akın etti. Buradaki protestoya Yahudi topluluğu "Neturei Karta" üyesi hahamlar da destek verdi. Paris polisi onlarca göstericiyi gözaltına aldı. Protestolar Paris'le sınırlı kalmadı, Marsilya ve Nantes gibi şehirlerde de düzenlendi.

Avusturya'nın başkenti Viyana'da da ülkenin dört bir yanından gelen yaklaşık 11 bin kişi İsrail'in saldırılarına karşı yürüdü.

İtalya, İrlanda, Yunanistan, Bulgaristan, İsveç, Belçika ve Norveç'te de İsrail saldırılarına tepki vardı.

Balkan ülkelerinden Makedonya, Bosna Hersek, Karadağ'da da halk düzenlediği protestolarla Gazze'deki katliama tepki gösterdi.

İsrail'in asker sivil ayırt etmeyen saldırıları karşısında ABD yönetimi ses çıkarmasa da Amerikan halkı sessiz kalmadı. ABD'nin çeşitli eyaletlerinde yapılan çok sayıda gösteride de İsrail saldırıları ve masumların katledilmesi kınandı.

ABD'nin ünlü Times Meydanı'nda bir araya gelen ve aralarında Yahudilerin de olduğu göstericiler İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırı karşısında tepkilerini ortaya koydu.

 Washington'daki Dışişleri Bakanlığı önünde düzenlenen gösterilerde de Filistin bayrakları eşliğinde "Özgür Filistin", "Gazze'ye ablukayı sona erdirin", "Bebek katili İsrail" sloganları atıldı. Eyleme Yahudiler de destek verdi.

Dikkat çekici bir başka protesto ise aralarında 7 Nobel ödülü sahibinin de bulunduğu, kamuoyu tarafından yakından tanınan 64 kişinin, BM'yi İsrail'e karşı silah ambargosu uygulamaya çağırması ve İsrail'in saldırılarının savaş ve insanlık suçu olarak nitelendirildiği bildiri yayımlamasıydı.

Kanadalılar da Toronto, Montreal, Ottawa, Calgary, Vancouver ve Winnipeg şehirlerinde düzenledikleri gösterilerde İsrail'e tepkilerini dile getirdi.

Protesto gösterileriyle sık sık adından bahsettiren Brezilya'da halk, bu kez Filistin'e destek için yürüdü.

İsrail'in saldırıları Kolombiya, Meksika, Venezuela, Ekvador, Uruguay, Peru, El Salvador ve Şili'de de protesto gösterilerine sebep oldu.

Brezilya, Şili, Ekvador, Peru ve El Salvador'un tepkisi halk protestosu ile sınırlı kalmadı ve bu ülkeler İsrail'deki elçilerini geri çağırdığı. Kosta Rika ve Uruguay'ın da İsrail'deki temsilcilerini geri çağırmayı düşündükleri basına yansıdı.

Ortadoğu'daki hemen her ülkede de İsrail karşıtı protestolar düzenlendi. Kahire'de düzenlenen gösterilerde çok sayıda Mısırlı İsrail'i kınarken, Lübnan'da ise BM binası önünde toplanan göstericiler, İsrail'i saldırılarını durdurmaya çağırdı.

Benzer şekilde Katar, Ürdün, Lübnan, Suriye, Cezayir, Tunus, Fas, Suudi Arabistan, Irak, Yemen ve Bahreyn'de de İsrail'e karşı çok sayıda protesto gösterisi düzenlendi.

Geniş katılımlı İsrail karşıtı gösterilere evsahipliği yapan ülkelerin başında yine İran geldi. Ülke genelinde onlarca gösteri düzenlenirken, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de bizzat katılarak gösterilere destek verdi.

İsrail'in sivillere yönelik saldırıları Uzakdoğu'da da protesto edildi. Hindistan, Güney Kore, Çin, Japonya, Tayland, Avustralya, Yeni Zelanda, Endonezya ve Malezya gibi ülkelerde çok sayıda eylem düzenlendi.

Savaşı ve yıkımı yakından tanıyan Afgan halkı, hem İsrail'e hem de İsrail'e açık destek veren ABD'ye tepki gösterirken, Pakistan'da düzenlenen gösteriler de İsrail, kanlı saldırılarını durdurmaya çağrıldı.

İsrail'in zulmüne Afrika ülkeleri de sessiz kalmadı. Nijerya, Sudan, Moritanya, Kenya, Somali ve Güney Afrika'da İsrail saldırılarını kınayan gösteriler düzenlendi.

 

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim