• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 15 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

İsrail Kudurdu Darbe Diye Tutturdu!

İsrail Kudurdu Darbe Diye Tutturdu!
İsrail'lilere göre Türkiye yakın bir dostunu kaybetmek üzere. Ordu, Başbakan Erdoğan'a hemen müdahale etsin

 

 

 

 

 

Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisinin İsrailli askerlerin saldırısına uğramasının ardından yaşanan gelişmeler İsrail’de nasıl yankı buluyor? Taraf, bu sorunun cevabını öğrenmek için dün Tel Aviv sokaklarındaydı. Burada insanlar bir yandan Türkiye’ye sitem edip “Daha da gelmem İstanbul’a” diyor bir yandan da kalelerine gol yediklerini düşünüp, Gazze’nin statasünün değiştirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar.

58 yaşındaki taksi şoförü David anlatıyor: “Daha önce beş kere geldim Türkiye’ye. İstanbul’a, Antalya’ya Marmaris’e. Şimdi kesinlikle gelmem. Taksime binen herkes de bunu söylüyor: ‘Türkiye bitmiştir artık’. Size hiçbir turist gelmeyecek. Türkiye iyi bir dostunu kaybetti.”

Gerçekten de sokakta konuştuğum 10 kişiden dokuzu daha önce Türkiye’ye gittiğini, artık en azından şimdilik gitmeyeceğini söylüyor. Ama burada şu vurgu da önemli: Bu cümlelerde öfkeden ve tehditten çok, sitem ve hayalkırıklığı okunuyor... Ben tam taksiden inerken “Türkiye’de bunları gazetene yazacak mısın” diye sorduktan sonra David ekliyor: “İsrail hâlâ sizin dostunuz, henüz çok geç değil. Tabii ki Türkiye gibi bir dostu kaybetmek bizim için de çok kötü.”

Tel Aviv’de bakkalda, eylemde, kafede, takside konuştuğum tüm insanlar, Gazze’ye yardım götüren gemilere yapılan saldırıyla ilgili İsrail devletinin resmî söylemini tekrar ediyorlar: Bu bir barış gemisi değil terörist gemisiydi. Askerler kendilerini savundular. Eğer amaç yardım olsaydı, o malzemeleri İsrail’e teslim ederlerdi. Bu eylemle İsrail’in egemenlik haklarına tecavüz ettiler, provokasyon yaptılar.


Biz Diyarbakır’a gelsek

Bakkal Aaron’un bu konudaki sözleri şöyle: “Radyoda dinledim. Gemide İsrail askerinin silahına ait olmayan mermi kovanları bulunmuş, bunlar teröristlerin silahlarından çıkan mermiler. Teröristler silahları kullandıktan sonra denize attıkları tahmin ediliyor....”

Aaron, “Ben buraya şehit olmaya geldim. İsraillileri öldüreceğim” diyen gemideki “teröristin” video kaydını anlatıyor bana. Bir de yine radyoda dinlediği İsraillilerin yüzde 80’inin “yeni gemiler gelirse onlara da izin verilmemeli” dediğini gösteren anketten sözediyor. Aaron’un verdiği şu örneğin farklı versiyonları burada pek çok İsrailli’nin dilinde: “Diyelim ki biz Diyarbakır’daki Kürtler çok kötü şartlarda diye buradan oraya yardım götürüyoruz. Ve diyoruz ki bu yardımı TIR’larla sınırınızdan geçireceğiz ama gümrükte kontrol ettirmeyeceğiz. Siz olsanız ne yaparsınız?” Bu arada sohbetten çarpıcı bir detayı da aktarmak istiyorum: Aaron askeriliğinden bahsedince ben ona çekinerek şu soruyu soruyorum “Yanlış anlamayın ama anlamak için soruyorum, siz kimseyi öldürdünüz mü askerken.” Cevap geliyor: “Öldürdüm, ama görmedim.” Sonra açıklıyor: “Denizciyseniz uzaktan öldürürsünüz, öldürdüğünüz insanları görmezsiniz. Ben denizciydim.”
“Peki ne hissediyorsunuz bu konuda?” “Bu bir savaş. Benim kitabım diyor ki. Onlar seni öldürecekse önce sen öldür.”


Ordu Erdoğan’ı götürsün

İsraillilere göre Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tüm bunları yaparak İslam dünyasının lideri olmaya çalışıyor. Adını vermek istemeyen bir başka taksi şoförü şunları söylüyor: “Zaten Erdoğan gelene kadar Türkiye ile İsrail arasında hiç kötü bir şey yoktu. Biz Atatürk’ün Türkiye’sini seviyoruz. Ama Erdoğan Atatürk’ün yolundan ayrılıyor.”

Şoför şöyle devam ediyor: “Ben şunu da biliyorum. Türkiye’de ordu Erdoğan’ı sevmiyor. Ordu sizin ülkenizde gerektiğinde hükümete el koyuyor.” “Yani ordu Erdoğan’ı devirse sizce iyi mi olur” diye soruyorum. “Evet, iyi olur” cevabını alıyorum. İsrailliler için bu gelişmelerin bir de ekonomik boyutu var. Türkiye’den boya ithal eden bir işadamı, olanlardan dolayı çok üzgün... “Çok mühim benim için Türkiye” diyor. “2-3 ayda bir İstanbul’a gidiyordum iş için ama şimdi ne olur bilmiyorum. Türkiye’deki iş ortaklarımızla konuştuk, ‘Onlar biz sizinle iş yapmaya devam etmek istiyoruz’ diyorlar. Ama bilmiyorum devam edebilir miyiz? Erdoğan’a bağlı. Önümüzdeki pazartesi geleceklerdi. Ben konsolosluk kapalı olduğu halde Bakanlık’tan vize işlerini ayarlayacaktım. Ama onlar ‘Şimdi gelmeyelim, durum sakinleşsin’ dediler” diye devam ediyor.


Sen benim evime saldırırsan...

Peki İsraillier Gazze’deki durumu nasıl görüyor? Kimisi “Evet zavallı durumdalar” diyor, kimisi de “O kadar da kötü değil...” Üzerinde anlaşılan konu şu ki: Varsa ortada kötü bir durum, bu, Hamas’ın suçu. Burada İsraillilerle Gazze’den konuşmaya başlayınca iki üç cümle sonra şu soru geliyor: “Sen biliyor musun son üç yılda Gazze’den İsrail’e kaç roket atıldı?” Artık biliyorum: 12 bin 500 (tabii bu İsraillilerin ‘doğru’ cevabı). Ben onlara İsrail’den Gazze’ye atılan roketlerin sayısını sorduğumda “Bizim hayatta kalmamız lazım” cevabını alıyorum.

İsrail’deki Türk cemaatinin temsilcilerinden Rafael Sadi konuşmanın tam bu kısmında öfkelenerek şunları söylüyor “Hamas da İran gibi diyor ki ‘Ben İsrail’i istemiyorum’. Sen benim evime saldırırsan ben de seni duman ederim. ‘İsrail vahşet yaptı’ deniyor. Evet yaparım. Bunun hesabını bana kimse sormaz.”

Öte yandan İsrailliler ABD’nin “Gazze’deki durumun sürdürülemez” olduğuna ilişkin yorumuna katılıyorlar. Ve görünen o ki İsrail’de herkes Gazze’nin statüsünün bir şekilde değişmesini istiyor. Gazze’ye giriş çıkışları kontrol edecek Türkiye’nin de dahil olduğu bir uluslararası komite herkesin olur verdiği bir şey.


Türkiye tüm katliamlara dahil

İsrail’de Türkiye’ye karşı varolan bu sitem ve öfke dün 10-15 kişilik bir grubun eyleminde görünür oldu. Grup Tel Aviv’deki Türk Büyükelçiliği’nin karşısında ellerindeki bayrakları sallayıp slogan attılar. Önlerinde bir de pankart vardı. Pankartı yazan Zohar Lapid, “20 kilometre öteden sırf bu eylem için geldim. Bu pankartı da karımla beraber ellerimizle yazdık” diye anlattı.


“Ne yazıyor pankartta” diye sordum.

“Her şey dahil Türkiye! 1.5 milyon Ermeni, 37 bin Kürt, bir de Kuzey Kıbrıs” diye açıkladı. Bugüne kadar Ermeni soykırımının gündeme getirilmemiş olmasından utandığını belirten Lapid “Bundan sonra gündeme getireceğim” söyledi. Eylemcilerden 30 yaşındaki finansal analist Asaf da şunları anlattı: “Askerlerimizi desteklemek için buradayım. Evet bu işten İsrail olarak biz zararlı çıktık. Geminin organizatörleri amaçlarına ulaştı. Bizim aptal gibi görünmemizi sağladılar. Bizim insanları öldürdüğümüzün fotoğraflarını tüm dünyaya dağıttılar. Ama o fotoğraflara daha yakından bakarsan durum hiç de öyle değil. Biz hiçbir şey yapmadık. Sadece roket taşıyan gemileri durdurmaya çalıştık. Taksim’e 20 bin insanın gidip de İsrail aleyhine sloganlar atması utanç verici bir şey.”

 

Hiç zorluk çıkarmadılar

Tüm bunların altına şunu da eklemek gerekiyor. İsrail’deki bütün bu konuşmalar boyunca Türk olduğumu, gazeteci olduğumu söyleyince hiçbir olumsuz tepki almadım. Erdoğan’a yönelmiş olan öfkeden benim payıma düşen hiçbir kısım olmadı. Herkes Türk olduğumu söyleyince başta belirttiğim gibi “Türklerin ve İsraillilerin iyi dost olduğunu, meselenin Erdoğan olduğunu” söyledi. Buraya gelirken de konsolosluk kapalı olduğu için pasaportuma vize basılmadı. Durumdan haberdar edilen İsrailli yetkililer havaalanında birkaç sorunun ardından beni kolayca pasaport kontrol noktasından geçirdiler.

TARAF

 

 

 

 

Y

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim