• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 21 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

İsrail İnsanları Öldürmekten Keyif Alır!

İsrail İnsanları Öldürmekten Keyif Alır!
İsrail’in sıkıştığı zaman kirli yöntemler kullandığını söyleyen Finkelstein, “Onlar için öldürmek sorun değil. Şu anda sıkışmış durumdalar ve her şeyi yapabilirler” dedi

 

 

 

 

 

İsrail'e karşı yaptığı eleştirilerle dikkat çeken ünlü Yahudi akademisyen Norman Finkelstein, yine ağır konuştu. "İsrail devletinin insanları öldürmekten keyif aldığını" iddia eden Finkelstein, bu ülke için önemli olanın güç ve toprak elde etmek olduğunu söyledi.  Birleşmiş Milletler'de gazetecilere konuşan ünlü akademisyen, İsrail devletine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Kendisine İsrail'e bu kadar sert eleştiri getirmekten korkup korkmadığı sorulan Finkelstein, "Bence hepimiz korkmalıyız. Onlar şimdi çok tehlikeli bir zamanda olduklarını düşünüyor. Neden derseniz, kendilerini zayıf görüyorlar." dedi. Finkelstein, "Onların umurunda değil öldürmek, yeter ki toprak elde etsinler, güç kazansınlar. Hatta öldürmek onlar için keyif verici bir durum." diyerek Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın Davos'da İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e söylediği sözleri de teyit etti.

İsrail bilerek ve isteyerek saldırdı

İsrail'in bilerek ve isteyerek Türk gemisine saldırdığını ve bunu da özellikle uluslararası sularda yaptığını aktaran Finkelstein, "Zira bu yardım filosunun yola çıkmasına Türkler öncülük etmişti. İsrail yetkilileri de bunu çok iyi biliyordu. Bu nedenle de İsrail baskını Türklere karşı bir güç gösterisine dönüştürdü" diye konuştu. Mavi Marmara'ya askeri müdahale olmadan rahatça Gazze'ye gidişinin durdurulabileceğini belirten Finkelstein; ancak İsrail'in her zaman olduğu gibi şiddet tercih ettiğini aktardı.

Türk insanı Başbakan Erdoğan'ın dediği gibi kanlı baskından sorumlu olanların cezalandırılmasını istemede haklı bulan Finkelstein, "Erdoğan bir şekilde halkın bu coşkulu isteğine karşılık vermek durumunda ama ne yapar bilemiyorum. Bunun yolu da bence şeffaf ve bağımsız uluslar arası araştırma grubunun kurulması için sonuna kadar çaba göstermek." dedi.

Baskın, İran ile varılan takas antlaşmasına tepki de olabilir

Kanlı baskının İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu Türkiye üzerinden takas yapacağı antlaşmasına varması için Türkiye'nin çabalarına İsrail'in bir tepkisi olarak değerlendirilebileceğini savunan Finkelstein, "Ben böyle bir şeyin olabileceğine inanıyorum." dedi. Türkiye'nin bölgesinde artan gücü İsrail'i rahatsız etmeye başladığını ileri süren Finkelstein, "Nasıl ki bir dönem Mısır'ın güçlenmesinden rahatsızlık duymuşsa İsrail'in bugün de Türkiye'den rahatsız olması kuvvetle muhtemel." ifadelerini kullandı. İsrail devletinin çevresinde güçlü bir devletin varlığını asla istemediğini bunun kendisi için tehdit unsuru gördüğünü savunan ünlü akademisyen şunları kaydetti; "Bakın 1967 yılında Mısır bölgede nüfuzunu arttırınca önce Suriye ile bir yakınlaşma antlaşması imzaladı, sonra bunlara Ürdün de katıldı. Bu üçlü ittifakı bozmak için de İsrail 6 gün savaşlarına girdi. Şimdi ise İran ile yakınlaşan Türkiye, yanına Suriye'yi de kattı ve bu İsrail'in kafasında bir tehdit olarak algılanmaya başlandı. Ancak bugünün 1967'den farkı, İsrail'in karşısında çok daha güçlü devletlerin olduğudur. Yani İran ile Türkiye gibi iki güçlü ülke var ve İsrail bunlarla nasıl baş edeceğini bilemiyor."

İsrail'in bir çok kirli yöntemi vardır

PKK ile İsrail'in eş zamanlı olarak saldırılarının bağlantılı olup olduğu yolundaki soruya Finkelstein, "İsrail'in birçok kirli yöntemleri vardır. Bakın şimdi Ermenistan kozunu Türkiye'ye karşı kullanmaya kalkıyorlar. Dubai'de Filistinli askeri yetkiliye karşı düzenlenen suikast da bunu gösteriyor, Lübnan ya da Gazze operasyonları da. İsrail sorun olarak gördüğü şeyleri kirli yollarla çözmeye alışık bir ülke." dedi. Finkelstein son olarak, "İsrail her sorununu askeri güç kullanarak çözmeye çalışıyor ki bu aslında İsrail'in sorunlarının giderek daha da büyümesine neden oluyor." diye kaydetti.

İsrail uluslararası araştırmadan çok korkuyor

İsrail'in bağımsız bir uluslar arası araştırma grubunu asla istemeyeceğini savunan Finkelstein, "Bundan da son derece korktuklarına inanıyorum. İsrail yetkilileri de biliyor ki bağımsız uluslararası bir araştırma grubu İsrail'in korsan bir devlet olduğu gerçeğini ortaya çıkaracak." şeklinde konuştu.  Richard Goldstone'un kaleme aldığı ve soy ismi ile anılan Goldstone raporunun ne kadar doğru olduğunu son olayların belgelediğini anlatan ünlü akademisyen, İsrail'in yeniden uluslararası camia nezdinde çocuklarının gözü önünde babalarını öldüren ülke imajını yeniden hatırlanmasını istemediğini dile getirdi.

Amerika'da bazı çevrelerin Başbakan Erdoğan için "çok reaksiyon gösteriyor" diye yorumlamasını eleştiren Finkelstein, "Peki bu saldırı Amerikan gemisine olsaydı ne yapardı eleştirenler acaba? İran devleti Basra Körfezi'nde Amerikan bayraklı yolcu gemisine kanlı baskın düzenleseydi ne yaparlardı Erdoğan'ı eleştirenler?" dedi.

Bu tür olaylarda haksızlığa uğrayan ülkelerin reaksiyon göstermelerine Amerika'da bazı çevrelerin alışık olmadığını belirten Finkelstein; ancak böyle sert tepkilerin sadece süper güç sahibi ülkenin işi olduğunu düşündüklerini vurguladı.

İsraillilerin yüzde 78'i Türkiye'ye düşman

İsrail'de yapılan bir kamuoyu yoklamasında, İsrailliler'in yüzde 78'inin Türkiye'ye "düşman" gözüyle baktığı ortaya çıktı.   İsrail Hayom gazetesinin, Gal Hahadaş kamuoyu şirketine yaptırdığı araştırmanın sonuçlarına göre, yüzde 78, "Türkiye'nin düşman ülke haline geldiğine" inanıyor. "Sizce son olaylardan sonra Türkiye düşman ülke haline geldi mi?" sorusuna "hayır" diyenlerin oranı ise yüzde 22'de kaldı. Kamuoyu yoklamasına cevap verenlerin yüzde 92'si, "Gazze yardım filosunun durdurulması gerektiği" yolunda görüş belirtti. Filonun durdurulmaması gerektiği cevabını verenlerin oranı yüzde 5, kararsız kalanların oranı ise yüzde 3 oldu.  İsrail Hayom'un araştırmasına göre, yüzde 91, İsrail'in bundan sonra gelecek filoları da durdurması gerektiğini söyledi. "Filoları durdurmayalım" diyenlerin oranı yüzde 5, kararsızlar ise yüzde 4 oldu.  Kamuoyu yoklamasına göre, İsrailliler'in dörtte üçüne yakını, Gazze'ye 2006 yılından sonra başlayan abluka uygulamasının da kaldırılmasına karşı çıkıyor. "Abluka kaldırılmamalı" diyenlerin oranı yüzde 73, kaldırılmalı diyenler ise yüzde 16 oldu.

 

 

milligazete

 

 

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim