• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 15 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

"İsrail Aparatçiği Bir Sömürge Gazetecisi Kadri Gürsel!"

"İsrail Aparatçiği Bir Sömürge Gazetecisi Kadri Gürsel!"
Yeni Şafak yazarı Cem Küçük bugün çok sert bir yazıyla Milliyet yazarı paralel örgüt tetikçisi Kadri Gürsel’i yerin dibine soktu. “Bir sömürge gazetecisi” diyen Küçük, Gürsel için ”İsrail aparatçiği” diye de yazdı.

ACİZ BİR SÖMÜRGE GAZETECİSİ

Kadri Gürsel için sömürge gazetecisi demiştim. O da buna karşılık aciz bir sömürge gazetecisine yakışır şekilde bana hakaretler yağdıran bir cevap yazdı. Öncelikle benim alıntıladığım soruyu kendisinin sormadığını, başkasının sorduğunu söylüyor. Kim sormuşsa sormuş, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı’na böyle bir soru yöneltilmesi kabul edilemez bir durumdur. Bir hareketin yanlış olması kişilerin ne olduğundan bağımsızdır. İsterse babam sormuş olsun bu bir skandaldır…

ABD’Li YETKİLİYE YALAKALIK

Kadri Gürsel bu yöntemle sömürge gazetecisi olduğu gerçeğinden kurtulacağını sanıyor herhalde. ABD yetkilisine karşı Gürsel’in tüm konuşma boyu tavrı bir sömürge gazetecisinin duruşundan farksız. Metni baştan sona okuyunca da bu görülüyor. Orada kendi ülkesinin meşru seçilmiş Başbakanı’ndan kurtulmak için ABD’den medet uman ve ABD’li yetkiliye karşı yalakalık derecesine varan hareketler sergileyen bir sömürge gazetecisi portresi var. Oradaki paralel gazeteciden bahsetmiyorum bile. Paralel yapı başlı başına bir sömürge cemaati niteliğindedir. Paralel suç örgütü milletin ve devletin nazarında bitti. Binde bir bile toplumsal desteklerinin kalmadığını anlayan paralel gazeteciler ABD, AB ve İsrail’in emrine girmek için sırada bekliyorlar. Fakat bu üç merkez de paralelcilerin Türkiye’nin geleceğinde bir yeri ve önemi olmadığını gördüğü için bunların yandaşlık talebini reddediyor artık. Türkiye bu üç merkezle de gerekli anlaşma zeminlerini oluşturdu. Paralel örgüt gazeteleri yakında Türkiye’ye üçüncü havalimanı ve Kanal İstanbul gibi dev projelerin yapılmasını istemeyen belli Batılı şirketlerin kontrolüne girecektir. Uyduruk argümanlarla Türkiye’yi zenginleştirecek bu iki projeye nasıl karşı çıkıldığını göreceksiniz yakında. Devletler ve istihbarat örgütleri seviyesinde taşeronluktan şirketler seviyesinde taşeronluğa düştüler…

İSRAİL’İN APARATÇİĞİ

Biz yeniden dönelim sömürge gazetecisi Kadri Gürsel’e… Aslında bu terimin orijinali merhum büyük düşünür Edward Said’e ait. Said kendi ülkesinin kültüründen ve halkından nefret ederek varlığını üstün Batı medeniyetine ait gören ama Batı tarafından da önemsenmeyen ancak belli Batı istihbarat örgütleri tarafından aparatçik olarak kullanılan entelektüel tipolojisi için sömürge aydınları tabirini kullanmıştır. Hem Afrika’da, Asya’da hem Latin Amerika’da hem de İslam dünyasında böyle aydın örnekleri çok sayıda vardır. Kadri Gürsel bir entelektüel sayılamayacağı için onun için sömürge aydını değil sömürge gazetecisi tabirini kullandım. Gürsel 50 yaşına kadar dış politika camiası dışında tanınmayan ‘no name’ bir gazeteciydi. Entelektüel ve akademik dünya Gürsel’in varlığından haberdar bile değildi. 2009 yılında Erdoğan’ın Peres’e ‘One minute’ olarak bilinen vicdanlı çıkışından sonra İsrail devletinin aparatçiği ve basın sözcüsü olarak Türk medyasında sivrildi. O günlerde her çıktığı ekranda İsrail devletinin ve istihbaratının tezlerini savunuyordu. Eskiden Sedat Sertoğlu İsrail’in sözcüsüydü Türk basınında ve bunu da saklamazdı. Anlaşılan İsrail istihbaratı bu dönemde yeni bir isme ihtiyaç duydu ve bu aparatçik görevine de Kadri Gürsel uygun görüldü. Sonrasında o güne kadar muhabir kimliği olan Gürsel’in yazar kimliği birden oluşuverdi.

TRT’DEN DE NASİPLENDİ

İşin ilginci muhtemelen Türkiye-İsrail ilişkilerinin detaylarında saklı olan sebeplerden ötürü AK Parti döneminde Kadri Gürsel’in TRT’den nasiplenmişliği de vardır. Evet şimdi unutturmaya çalışsa da Kadri Gürsel’in maaşlı TV yorumculuğu kimliği hükümete bağlı TRT’de başlamıştır. Komediye bakın ki Gürsel, AK Parti hükümetinin TRT üzerinden bir dönem maaşa bağladığı bir adamdır. Ona buna yandaş demeden önce düşüneceksin Kadri Gürsel.

SEN HANGİ DEVLETİN YANDAŞISIN?

Bizler Türkiye’yi savunuyoruz. Benim meselem partiler değil bir saldırı altında olan 77 milyonluk Türkiye’dir. Türkiye’nin daha güçlü ve zengin ülke olmasının derdindeyiz. Peki sen acaba hangi büyükelçinin ricasıyla TRT’ye yerleştirildin ve oradan yüklü bir maaş aldın? Sen kimin ve hangi devletin yandaşısın? Açıklar mısın?

İŞTE SÖMÜRGE GAZETECİSİ OLDUĞUNUN KANITLARI

Kadri Gürsel’in sömürge gazetecisi olduğunun en büyük kanıtı Al Monitor’daki yazılarıdır. O yazıların sadece başlığına bakmak Gürsel’in Türkiye’ye dışarıdan bir müstemleke gibi bakan ve bu ülkeye dair hemen her konuyu yanlış analiz eden bir gazeteci olduğunu gösteriyor. O yazıları okumak için İngilizce bilmeniz de gerekmiyor, çünkü Kadri Gürsel’in makale yazmak için İngilizcesi yetersiz olduğu için Türkçe yazıyor. İngilizce’si yetersiz ve Türkçe yazabilen Gürsel kendini dilini bile düzgün bilmediği bir medeniyete ait görüyor. Batı’ya tapan ama Batı’nın tarihini ve kültürünü de yeterince bilmeyen Batı tarafından ancak aparatçik olarak görülen aciz bir sömürge muhabiri Kadri Gürsel. Nitekim her konuda Gürsel’in yanlış analiz yaptığını gören Al Monitor da 24 Mart’tan beri Gürsel’e yazı yazdırtmıyor. Her teşhisiniz, tespitiniz yanlış çıkarsa taptığınız Batılılar da size itibar etmezler…

KADRİ GÜRSEL NAGEHAN ALÇI’YA DUA ETSİN

Gürsel böyle itibarsız bir adam bugün. Ne millet nazarında ne devlet nazarında ne de taptığı ABD ve İsrail nazarında itibarı yok. Belki İsrail kendisine yeni görevler verirse uzatmaları oynayabilir. Gürsel yatsın kalksın Nagehan Alçı’ya dua etsin. Dört Bir Taraf programına Gürsel’in dahil olmasına Alçı evet demeseydi bugün tamamen sıfırdı. O program olmasa Gürsel’i kimse tanımazdı. Şu anda da Alçı ve Abdülkadir Selvi sayesinde o programın meşruiyeti var. Bir suç örgütünün kontrolünde olan Nazlı Ilıcak konusunu açmıyorum bile. CHP ve MHP’nin çizgisini temsil eden, bir toplumsal karşılığı olan yorumcularla adil bir program olur. Altan Öymen o anlamda meşru bir şahsiyettir. Ama biri paralel suç örgütünü öbürü de yabancı bir devleti temsil eden iki yorumcuyla programı dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz.

KÜÇÜK’ÜN YAZISI İÇİN TIKLAYIN

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim