• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

İslam Coğrafyasının Çilekeş Kadınları

İslam Coğrafyasının Çilekeş Kadınları
Bir tarafta 3 kuşaktır savaş yüzünden acı gören bir milletin kadınları Çeçenler, kitlesel tecavüz kavramı ile tanıştırılan Bosna kadınları, diğer tarafta ise yoksulluk sebebiyle hayatta kalmaya çalışan Doğu Türkistanlı ve Cibutili kadınlar. İslam coğrafya

 

 

 

 

 

Uluslar arası öğrenci Derneği SADER farklı coğrafyalardan bakışla kadının konumunu gündeme getirmek amacı ile uluslar arası bir panel düzenledi. Panelde dünyanın çeşitli krizlerine sahne olan coğrafyalardan şahitler ve alanında uzman konuşmacılar yer aldı. İki oturumdan oluşan panelde İslamın kadına sunmuş olduğu haklar ve savaş bölgelerinde yaşayan kadınların yaşamış oldukları gözler önüne serildi.

Yapılan oturumlarda Cibuti’li Fatouma Khalif Abdullahi “Yoksullukla Mücadelede Afrikalı Kadının Rolü”, Zemire Ahmet “Savaş ve İşgal Bölgelerinde Kadın Olmak: Doğu Türkistan Şahitliği” Çeçenistan’dan Anjelika Bitaeva“Farklı Kimlik Dayatmalarına Karşı Kafkasya Şahitliği”  ve Amra Müminoviç “Farklı Kimlik Dayatmalarına Karşı Bosna Şahitliği” başlıklı sunumlarını yaptılar.  Ayrıca Hülya Şekerci, Asiye Dilipak, Av.Serpil Gökçınar ve Fatma Bostan Ünsal’da dünyada kadının konumu ve İslamcın kadına getirmiş olduğu haklarla ilgili fikirlerini açıkladı. Panele katılan Vali Yardımcısı Mustafa Altıntaş ise, İstanbul’da 11 sığınma evi olduğunu, kadın problemleri ve aile içi şiddet konusundaki çalışmalarının hız kesmeden devam edeceğini söyledi.

En Büyük Sorun İşgal ve Yoksulluk

Konuşmalar sonunda genel olarak kadının en büyük sorunun işgal olduğu görüldü.  İşgalin ise zihinsel ve pratik olarak kadınlara dayatıldığı ve bunun en büyük örneklerinden birinin savaşlar diğerinin ise başörtüsü mağduriyeti şeklinde yansıdığı ifade edildi. Diğer taraftan savaş bölgelerinde özgürlük getirmek amacı ile başlatılan işgallerin kadınlara özgürlük değil kan, gözyaşı, katliam, acı ve tecavüz getirdiğine özellikle vurgu yapıldı.

Mısır Engelledi

“Savaş ve İşgal Bölgelerinde Kadın Olmak: Filistin Şahitliği” başlıklı konuşmalarını yapmak üzere Filistin’den katılması beklenen panelistler İtimad Altar Shawee ve Mümine Alriqib ise Mısır’ın kapıları açmaması nedeniyle programa katılamadı.

Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen uluslar arası kadın panelinde ayrıca, “Farklı Coğrafyalardan Kadın Yaşamlarından Kareler Fotoğraf ve Kadın Aksesuarları Sergisi” düzenlendi.

Savaş, kadınları hem anne hem baba yaptı

Anjelika Bitaeva çile kuşağının torunlarından sadece biri. 1988 Çeçenistan doğumlu olan genç kız, kendi ülkesinde eğitim imkânı bulamayınca Türkiye’ye gelmiş. Sakarya Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı 1’nci sınıf öğrencisi olan Bitaeva tam 4 yıldır ülkesine, ailesinin yanına gidemiyor. Babası ise Rus askerleri tarafından şehit edilmiş.

Çeçenistan’daki kadınlar 1944- 1994 ve 1999 yıllarında meydana gelen savaşlar yüzünden çok acı çektiler. Tam 3 asırdır savaş halinde olan Kuzey Kafkasya’nın kadınları, sadece anne değil aynı zamanda baba da oldular. Erkeklerimiz Rus askerleri tarafından kaçırıldıkları veya öldürüldükleri için sokağa çıkamıyorlar. Bu yüzden Çeçenistan’da aile ekonomisinden çocuk bakımına kadar her şey kadınların sorumluluğunda. Ev işlerinde de oldukça becerikli olan kadınlarımız küçük yaştan itibaren ticaret, pazarcılık veya tarımla da uğraşıyor. 1944’den beri sürgün hayatı yaşayan kadınlarımız o zamandan beri dağlarda yaşıyor. Kadınlarımız nereye gideceklerini bilmeden yollara düşüyorlar. Kadınlarımız savaşlarda sakat kalıyor ve sonrasında evlenemiyorlar. Bu yüzden hem psikolojik sorunları var hem de sağlık problemleri ile karşılaşıyorlar. Çeçenistan’da eğitim konusu da en büyük problemlerden biri. Kıyafetlerimize kadar her şeyimize karışıyor ve geleneklerimizi değiştirmeye çalışıyorlar. Güvenlik sebebiyle çocuklar da rahat bir şekilde okullarına gidemiyor. Okullarda çocuklar toplu halde zehirleniyor. Bunun sonucunda da ya ileride çocuk sahibi olamıyorlar ya da sakat çocuk dünyaya getiriyorlar. Bizim gibi yurt dışına çıkarak okuyanlar da uzun yıllar ülkesine geri dönemiyor. Kısacası bizim kadınlarımız tam 3 kuşaktır acı görüyor.

Tecavüze uğrayan kadınlar

Bosnalı kadınların sorunu daha bir başka! 1 Mart 1992’de bağımsızlığını ilan eden kadınlar kitlesel tecavüze uğradı. Resmi olmayan rakamlar 20 bin ile 50 bin kadının Sırp askerleri tarafından tecavüze uğradığını ve onların çocuklarını dünyaya getirmek zorunda bırakıldıklarını ortaya koyuyor. Kitlesel tecavüz vakası ile sarsılan Bosna hükümeti ise kadınlara kürtaj izni verdi.

AMRA MÜMİNOVİÇ- BOSNA: Bağımsızlığımızı ilan ettikten sonra Büyük Sırbistan hayalini gerçekleştirmek isteyen Sırplar Müslümanları hedef aldı ve Boşnakları etnik temizlik ve etnik tecavüz kavramı ile tanıştı. Boşnakları aşağılama vasıtası olarak kullanılan tecavüzün tek amacı, Boşnak kadınlarının onurunu ezmek, onları rezil etmek, şahsiyetini yıkmak ve şoka maruz bırakmaktır. Kadınlarımızı yok ederek milletimizi de yok etmek istediler.  Kadınlarımız bu durum sonucunda hamile kaldı ve Sırpların çocuklarını doğurdu. Sırplar kendi çocuklarını çocuğu doğursun diye kadınlarımızı son aylarına kadar esir ettiler. Bu durum karşısında Bosna hükümeti kürtaj izni çıkardı.  Yaşanan tecavüzler sonunda Bosna kadınının psikolojik ve fiziksel sorunları var. Ama kadınlarımıza bu kötülükleri yapanlar meydanlarda serbestçe dolaşıyor. Bu şekilde tecavüze uğrayan kadınların sayısının 20 bin ile 50 bin arasında olduğu açıklandı. Ancak kapalı toplumun baskısından dolayı bu rakam tam olarak ortaya çıkamıyor. Bu yüzden tecavüze uğrayan kadınların sayısını tespit etmek de mümkün değil. Tecavüze uğrayan kadınlar belgelendirilirse 280 euro yardım yapılıyor. Kadınlara yapılacak olan yardımları hükümete bağlı kadın organizasyonları yürütüyor. Ancak hiçbir Boşnak kadın utandığı için bu durumu resmiyete dökmek istemiyor. Çünkü toplum onlara kurban değil, suçlu gözüyle bakıyor. Anneler Sırplardan doğan çocuklara yalan söylüyor. Senin baban savaşta öldü diyorlar, birçoğu çocuklarını doğduktan sonra terk ediyor. Bunun sonucunda kadınlarımız travmalar yaşıyor. Ama yine de Boşnak kadınlarını mahvedemediler. Biz cesaretli bir şekilde hayatlarını sürdürmeye devam edecekler. Ama tecavüz travmasını ömürleri boyunca yaşayacaklar.

Başörtüsünden çok daha ciddi sorunlarımız var

1983 doğumlu olan Doğu Türkistanlı Zemire Ahmet eğitim almak için Türkiye’ye gelmiş. Yıldız Teknik Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi olan doktora öğrencisi olan Zemire, ülkesindeki kadının durumu ile ilgili oldukça çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Yüzde 57’si Müslüman olan Uygur kültüründe kadınlar, doğum kontrol yöntemleri, kürtaj, eğitim sorunları, pasaport sorunları gibi problemlerle yüz yüzeler.  Bu kadar önemli sorunlarımız olduğu için başörtüsüne sıra gelmedi. Çünkü gerçekten çok daha ciddi sorunlarımız var. Dünyada en çok idam cezası verilen ülkeyiz. 145 tutuk evi ve 30 toplama kampımız var. İzleme komitesinin rakamlarına göre şu ana kadar 250 bin Müslüman öldürüldü. Her ay ortalama 30 Müslüman ölüyor. Hükümet şehirde yaşayan ailelere 1, köylerde yaşayan ailelere ise 2 çocuk hakkı veriyor. Eğer daha fazla çocukları olursa ona resmi haklar tanınmıyor, isim verilmiyor.  Çin, kadınlarımızın yurt dışından yardım almasına izin vermiyor. Bayanlar erkeklerle aynı sorumlulukları taşıyor. Biz de şöyle bir deyim vardır. “Aslan gibi babanla kalmaktansa saçı dağılmış annenle kal”.  Çünkü bizim kadınımız cesurdur, pazarcılık, tekstil, taksicilik gibi mesleklerin hepsini yapar. Mal pazarında bile kadın vardır. Atlas ve halı üreticiliğimiz yaygındır ve kadınlarımız en çok bu işlerde uğraşır. Kızlarımız nakış işlerinde ustadır, kendi çeyizlerini kendileri yaparlar. Düğünlerde resmi kıyafetlerimizi giyeriz ve saç kültürümüz çok fazladır. Uzun saçlı bayanları çok önemserler. 41 tane evlenmeden önce örgü olur, evlendikten sonra 2, anne olduktan sonra tek örgü yaparlar. Tüm bu renklerimizin yanı sıra kadınlarımız Çin zulmü altında yaşam mücadelesi vermektedir. Orada eğitim alamadığım için buradayım ve 4 yıldır vatanıma gidemedim. Vatanım için ülkemi özlüyorum. Çünkü biz sorunlarımızı savaşla değil, eğitimle halledeceğiz. Her şeye rağmen bizim kadınlarımız ayakta!

Yoksulluk girdabında kadın

Ve yoksulluk girdabındaki kadın! Afrika’nın en ücra köşelerinde açlık ve yokluk ile mücadele veren kadınlar Türkiye kadınından yoksullukla mücadele etmek için moral ve destek istiyor.

FATOUMA KHALIF ABDULLAHI – CİBUTİ: Cerrahpaşa tıp Fakültesi öğrencisi 4’ncü sınıf öğrencisiyim ve doktor olduktan sonra kendi ülkesinde hizmet vereceğim.  Doğu Afrika’da 53 ülkeden oluşan bir kıta ve bu kıtada 1 milyona yakın insan yaşıyor. Sömürgecilikten meydana gelen yanlış yönetim ve yolsuzluk beraberinde yetersiz eğitimi, iç savaşları, susuzluk ve bulaşıcı hastalıkları getirdi. Kadınlarımız da bu problemlerle savaşıyor. Bizim en önemli problemimiz yoksulluk. Bu konuyu çözmek için birçok dernek oluşturuldu. Kadınlar Arasında maddi dayanışmayı sağlamak için “mikrokredi” uygulaması yapılıyor.  Köylerde yaşayan kadınlar genelde tarımla uğraşıyor. Bunun dışındakiler ise ticaret, boncuk üretimi ve elbise dikimi ile geçiniyorlar. Var olan yoksulluğun nedenleri ile mücadele ediyorlar. Kadınların eğitilmesi ile ilgili ve de ev hanımlarına okuma yazma öğretilmeye çalışılıyor. Ayrıca kız çocuklarının okula gönderilmesi için çalışmalar yapılıyor. Bize kendi tarihimiz öğretilmiyor. Bize Fransa tarihi öğretiliyor. Ama artık biz Afrika kadınları olarak okuyoruz ve tarihimizi öğreniyoruz. Bundan sonra eğitimli kadınlarımız sayesinde Afrika daha da gelişecek.  Ama bunun için Türkiyeli kadınlarımızın desteğini bekliyoruz.

 Özgün Duruş/ Haşmet Demir'in haberi:

 

 

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim