• BIST 81.835
  • Altın 146,097
  • Dolar 3,7748
  • Euro 3,9972
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 14 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

İskender Pala’nın İtibarını Kim Koruyacak?

İskender Pala’nın İtibarını Kim Koruyacak?
İskender Pala diyor ki “beni orduda namaz kılarken bir kez bir tek kişi gördü.” İşte bu anlaşılır gibi değil. Sanki övünülecek bir şey söylüyor. Yirmi yıla yakın (binbaşılığa geldiğine göre) bir süre bir adam Allah’ın emrini gizlemeyi na

 

 

 

 

Bu gece iki eskimiş paşa ve mübarek Nevzat Tarhan kardeşimle bizim İskender Pala’yı dinledim uzun uzun.

Bizim İskender Pala ile hiç karşılaşmadım. Hiçbir eserini okumadım. Esasen tanımıyorum.  İkimizin de ordudan tard edilmişliğimiz  ve mahallelikten  gayrı bir ilgimiz yok. Bana askerlik çekebilir, o subaymış ben astsubaydım. Benden genç. Kaçlı bilmiyorum, ben 69’luyum.

(Bu böyle kaçlı maçlı olduğumu yazdığımı kınamayın. Size söyleyeyim: Servis otobüslerinde üst rütbedeki biri otobüse bindiğinde tribünlerde gördüğünüz dalgalanma meydana gelir,  otobüste bulunan herkes aynı dalgalanmayla yer değiştirirdi.)

Hiç  kimseye hiçbir zaman örnek teşkil etmemesi gereken askerlik hayatımda doğrusu tam da bir hayta, belki bir teröristtim.

Elbet benim haytalığım, estirdiğim terörün bir altyapısı vardı. Yani başından terörist değildim.

Astsubay okulunda bize öğretildiği şekliyle bütün üstlerime altı adım kala selam veriyordum. Benimle dalga geçtiler. Biraz zaman aldıysa da bunun böyle olmadığını kıtada öğrendim. Bu kez altı adımdan değildi ama üste selam vermenin zorunluluğundan bütün üstlerime selam veriyordum. Kimse selamımı almıyordu.

İşte benim, ilerde çok farklı dozlara çıkacak terörizmim böyle başladı desem kendimi çok yanlış analiz etmiş olmam. (Ben vermek zorundaysam üst de almak zorundaydı ama iç hizmet kanununun değil hava kuvvetlerinde keyfiliğin hüküm sürdüğünü yakında anlayacaktım).

Yaka paça tuttum: ‘’Niye selamımı almıyorsun ulan!’’

Aynen böyle. Karşımdakinin rütbesini istediğiniz şekilde düşleyebilirsiniz. Fark etmiyordu. Bu bir uzun süreç. Sonunda ayaklarımı kendisine doğru uzattığım garnizon komutanı paşa, önümden geçerken yüzünü öte yana çevirmek zorunda kaldı.

Bunlar benim askerlik hayatımda estirdiğim terör yanında hiçbir şey. Çok çok daha fazla taşkınlıklar yaptım. Maksadım burada bir otobiyografi yazmak olmadığı için uslu Binbaşı İskender Pala’nın bana düşündürdüklerine geleyim…

(Bir bakıma övünüyorum da) esasen yukarda söylediklerimle övünmüyorum. Peygamber ocağı diye gittiğimiz o yerde (ben gerçekten anamın kucağından, koynundan gitmiştim) sabah tekmilinde kumar istirahatını (subay, astsubay sabaha kadar tabur komutanıyla kumar oynamıştır), doksan derece doktor alkolü içmeyi, eşcinselliği gördüm. Bu yol, yol değildi ve kendimi (yanlış bir kapıdan giriş de olsa) İslamcılığın kucağında buldum.

Bu apayrı ve başka bir yazı konusudur. Şimdilik söyleyeceğim: Ben hâlâ müminlerin ilkiyim.

Bir şiirimde, “Beni kâfir edenler kendileri Müslüman” demişim. Ordudayken yaptığım yaramazlıkların hiç birini savunmuyorum ama hırsızın hiç mi suçu yok. Komutanlarımı komutan yerine koydum (söyledim, altı adımdan selama durdum, dalga geçtiler) olmadı. Baba, abi yerine koydum, olmadı. Ne yapacakmışım?

Ben hemen hemen ordudan tard edilenlerin ilkiyim. Benden önce iki başçavuş anımsıyorum bir de 70 muhtırasında atılan birkaç subay astsubay; kömünist yaftasıyla.

Şu: Benden sonra orduda namaz kılan kim varsa atıldı. Bunlarla aramda bir husumet vardı, şöyle: Bunlar namazlarını gizli gizli kılarlardı. Namazla uğraşan subaylara ne kadar kızıyorsam onlara da o kadar kızardım.

Şimdi İskender Pala diyor ki “beni orduda namaz kılarken bir kez bir tek kişi gördü.” İşte bu anlaşılır gibi değil. Sanki övünülecek bir şey söylüyor. Yirmi yıla yakın (binbaşılığa geldiğine göre) bir süre bir adam Allah’ın emrini gizlemeyi nasıl başarır. Farz ibadeti gizlemek İslam’da bir çeşit nifak (münafıklık)tır. Kişilik yoklaması açısından da bu ayıp kişiye yeter. Nafile ibadeti de aşikâre yapmak riya (iki yüzlülük)tür İslam’a göre. Dünyevi endişelerle farz ibadeti gizlemenin İslam’da yeri yoktur. Bunu yapana İslam iyi gözle bakmaz.

İnancını gizleyen birinin başına gelen bu olay bence müstahak ve Tanrısal bir uyarı. Her neyse…

Benimki öyle değildi. Seccade diye kullandığım tahta parçasını  ere emrederek kaldırtan bölük komutanı elimden yakasını  zor kurtarmıştı.

“Senin olduğunu bilmiyordum Murat’’ dediğinde,

“Özrün kabahatinden büyük; demek başkasının olsa namazına engel olacaktın’’ diye havladım.

Şuraya gelmek istiyorum: Benden sonra atılan, çoğuna Fethullahçı dedikleri, namazlarını ayıp bir şey yapıyormuş gibi gizli gizli kılanların hepsi ağladı.

İşte bunu ben o gün bugün anlamış değilim.

Nesine Müslümansa hiç anlamıyorum: Yahu sen inanmış bir adamsın. Bu hukukla, sağduyu ile, senin dininin sana öğrettikleriyle alakası olmayan bu zalim insanlardan Allah seni kurtardı. Şükretsene. Gafleten girdin, çocuktun girdin diyelim.

Bense askeri mahkemede, çok ciddi, elebaşı sanıldığım, sonu idamla bitebilecek bir davada yargılanıyordum ve o esnada tard emrim geldi.

Askerler arasında çok sevinçli bir durum karşısında ‘kepi havaya atmak’  diye bir söz vardır. Ben bu emirden haberdar olduğum dakika kafamda kep olmadığı için şapkamı havaya fırlattım. Onlar benden, ben onlardan kurtulmuştum. (Aramızda kalsın, o askerliğim üç gün daha öyle devam edecek olsa  general katlinden yargılanabilirdim.)

Maksadım size hatıralarımı anlatmak değil. İskender (Pala) komutanımı  hiç anlamadığımı söylemek istiyorum.

“Beni karımla beraber ordu evinden kovdular’’ diyor. Bunu anlamıyorum. Niye orada eşinin yanında onurunla oynayanlarla (onlar kimseler) bir  vukuat çıkarmadın? O, sana karının yanında ‘çık’ diyeni niye hastanelik etmedin? (Askeri mahkeme de olsa ‘ağır tahrik’ten yırtardın.)

1600 küsur kişi var diyor. Onların itibarlarının iade edilmesini istiyor. Ne itibarı yahu? Kimin itibarı?

İskender komutanım! Sen kendi itibarını koruyamıyorsan, başkalarının senin itibarına sahip çıkmalarını bekleme. Gerçekten haksız bir istektir bu. O gün o ordu evinde kendi itibarını korumamışsın. Yukarıda ağır tahrikten yırtabileceğini söyledim. Tutalım ki böyle bir maddeyi işletmediler. Delikanlı gibi, benim gibi gider dört ay yatardın. Bu işin idamı bu. Ama sen bunu değil, oradan itibarı zedeli olarak çıkmayı tercih ettin. Her mazlum bu kadarcık ezayı göze alsa bu ülke böyle olmazdı. Amma biz rahatımızı onurumuza tercih ediyoruz. Sızlanma, müstahaksın.

Bu ordu şahsen beni bünyesinden atmakla bana itibar kazandırmıştır. Bu yanlış yapı, bünyesi kaldırmayıp beni kustuğunda, delikanlı  birini hazmedemediği için kendi itibarı düşmüştür. Eğer gerekiyorsa bu ordu beni ihraç ettiğinden ötürü düşen kendi itibarını iade etmenin yollarını aramalıdır.

Ben gençken de böyleydim işte. Kimseyi anlamazdım.

Murat Kapkıner /Özgün Duruş

 

 

 

 

g

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Diyarbakır'da 13 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı!12 Ocak 2017 Perşembe 09:43
  • ABD'ye Terör Tepkisi!12 Ocak 2017 Perşembe 09:29
  • Bize destek olur musunuz?12 Ocak 2017 Perşembe 00:05
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim