• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 22 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

İrtica Hayaletinin Yeride Aktörleride Değişti!

İrtica Hayaletinin Yeride Aktörleride Değişti!
Yıllarca Türkiye'nin üzerinde dolaşan 'irtica korkusu'nu seküler Kürt aydınları yeni bir ağızla Güneydoğu'da dolaşıma soktu.

 

 

 

 

 

 

Bir zamanlar Türkiye'nin geneli için kullanılan ‘irtica tehlikesi’ söylemi, son dönemlerde ülkenin sadece bir kısmında duyuluyor; tabii Ulusalcılar’dan farklı olduklarını söyleyen bir ağız tarafından.

Son olarak hafta başında Taraf gazetesinde röportajı yayınlanan Bingöl eski belediye başkanı Selahnattin Kaya, ‘Güneydoğu'da radikal İslam yükseliyor’ iddiasını ortaya attı. Aynı gazetenin yazarı Kurtuluş Tayiz ise bu iddiayı çok ilginç tespitler yaparak çürüttü. Ama Selahattin Kaya’nın bu iddiası, BDP’liler, BDP’ye yakın çevreler ya da seküler Kürt aydınları tarafından ilk kez söylenmiyor. PKK’nın şu anki lideri Murat Karayılan’dan, yasaklanan DTP'nin eşbaşkanı Aysel Tuğluk’a kadar birçok isim, bu iddiayı çeşitli şekillerde dile getirmiş ve panzehirin kendileri olduğunu belirterek Ankara’ya selam çakmıştı. Hatta Diyarbakır’ın Osman Baydemir’den önceki başkanı Feridun Çelik, 28 Şubat süreci sonrası, dönemin belediye başkanı Ahmet Bilgin’i MGK’ya şikayet etmişti.

Bu çevrelerin irtica paranoyalarına geçmeden önce Kurtuluş Tayiz’in yazısından bazı bölümler:

"Türkiye yıllarca irtica korkusuyla yatıp kalktı. Ta ki AKP iktidara gelene kadar. İslamcılar başa geçince ne şeriat geldi ne de laiklik elden gitti. Bazılarında hayal kırıklığı yaratsa da irticanın Kemalist elit tarafından devleti elde tutmak için uydurulmuş bir hayaletten başka bir şey olmadığı anlaşıldı.

Şimdi o hayalet Kürdistan semalarında dolaşıyor. Son günlerde Güneydoğu’da radikal İslam’ın hızlı örgütlenmeye başladığını duymaya başladık. Neşe Düzel’e konuşan Kürt aydını Selahattin Kaya da aynı fikirde: ‘Kürtler dindardır ama militan, radikal İslamcı değillerdir. AK Parti’nin himayesi ve şemsiyesi altında militan İslam bölgede süratle örgütleniyor. Doğu ve Güneydoğu giderek radikalleşiyor, militanlaşıyor. Bu çok tehlikelidir. İslamcı baskının korkusunu en çok AK Partili olmayan Kürtler yaşar.’

Böyle düşünen sadece Kaya değil, Kürt siyasetçiler de aynı görüşü paylaşıyor; en azından bir kısmı hükümetin PKK’ya karşı radikal İslam’ı destekleyebileceğine inanıyorlar.

GERÇEKLER İSE ÇOK FARKLI

Tahrik veya kışkırtmaları bir yana bırakırsak bölgede yayılan ve güçlenen militan İslam değil, ‘ılımlı İslam’dır.

Bu konunun gündeme gelmesinin anlaşılır yanı şu; Kürt siyasetçileri ‘radikal İslam”cı tehlikeye inandırmaya çalışıyorlar. Yıllarca Batı’da iş yapan ‘irtica hayaleti’ni şimdi Kürtlere devretmek istiyorlar. Onların da bir ‘irtica’ tehlikesi olsun. Siyaset de kolaycılığı sever; Güneydoğu’da AKP’yle başa çıkmak için ‘Radikal İslam’ tehlikesini icat et, İslam kriminalize olsun... Bastır, sindir, ötekileştir... Tam da bize göre işte; yıllarca Kemalizm’e karşı mücadele et, sonra da onun gibi düşünmeye başla, onun silahlarını kuşan ve onun yöntemleriyle iş gör..."

Selahattin Kaya, Neşe Düzel'e verdiği mülakatta, Bingöl, Diyarbakır ve benzeri illerde peygamberimizin veladeti için toplanılan Kutlu Doğum etkinliklerini ve bu etkinliklere gösterilen yoğun ilgiyi radikalizmin bir işareti olarak göstermişti.

İLK FERİDUN ÇELİK DİLE GETİRMİŞTİ

Selahattin Kaya’nın irtica Güneydoğu’da demesi, bu bölgenin seküler aydınları tarafından ilk kez söylenmiyor.

Bunu ilk dile getiren ve Ankara’ya karşı mücadele verdiklerini söyleyen dönemin Güneydoğu partisi HADEP’in Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkan adayı ve daha sonra başkanı Feridun Çelik’ti. Çelik 28 Şubat kararlarına atıf yaparak, MGK’ya dönemin Fazilet Partili Diyarbakır Belediye Başkanı Ahmet Bilgin’i şikayet etmişti.

Çelik, mürteci olarak yaftaladığı Fazilet Partilileri, devletin en üst organı MGK'ya şikayet ederken aynen şunları söylüyordu: "Milli Güvenlik Kurulu'nun irticayla ilgili kararları ortadayken devletin bir valisinin Fazilet Partisi'ne bu denli yakınlığı ne kadar doğru?"

AYSEL TUĞLUK İSLAM'A KARŞI KEMALİSTLERE İTTİFAK ÖNERMİŞTİ!

Kapatılan DTP'nin eşbaşkanı vea siyaseten yasaklanan Aysel Tuğluk ise meramını Radikal İki’de yazdığı şu yazıyla anlatmıştı:
 
"Toplumsal yaşamımızı, geleceğimizi ve yönetme-yönetilme biçimimizi ilgilendiren ortak sorundan hareketle sol çevreler, laik, aydın ve (güncelleştirilmiş sol-demokrat karakteriyle) Kemalist güçlerle demokratik Kürt siyasetine karşılıklı tanıma ve tanışma çağrısı yapmak gerekmiyor mu? Kemalistler, sol, muhalif ve aydın çevreler Kürtlerle uzlaşmanın kaçınılmazlığına inanıyorsa, ılımlı İslam denilen ve aslında ne olduğu, nasıl tanımlanacağı çok da belli olmayan ve tamamen 'imparatorluk' güçlerinin imalatı bu projeye karşı modern aklın ve demokratik kültürün birbirini kabul eden zemininde buluşabilmelidir. Taktiksel bir ilişkiyi kastetmiyorum; Cumhuriyet'in kuruluş sürecindeki tarihsel deneyimden de yararlanarak, yeniden bir ortaklık kurulması gerektiğinden söz ediyorum. Cumhuriyet'in savunucuları olduklarını iddia edenler gerçekten samimilerse Kürtlerle hesaplaşmaktan vazgeçip, kendileriyle hesaplaşacağı aşikâr gerici güçlere yani Müslümanlara karşı Kürtlerin desteğini aramalıdır."

KARAYILAN 'FETHULLAHÇILARA, HİZBULLAH'A KARŞI BİZ VARIZ' DEMİŞTİ!

Marksist kökenden beslenen  şimdi ise Kürtçü Faşist bir yapılanma olan PKK’nın şu anki lideri Murat Karayılan da, 2009 yılının Mayıs ayında Milliyet Gazetesi’nden Hasan Cemal’e konuşurken, aynen şu ifadeleri kullanmıştı: "Biz varız diye onlar gelemiyorlar, yoksa Güneydoğu irticaya (yani İslam'a) teslim olur!…"

Ulusalcı-laikçi mesajlar vererek Ankara’ya mesaj gönderen Karayılan, daha sonra da şunları söylemişti:

"Fethullahçılar devlet sistemine yerleşmek istiyorlar. AKP ile bunun için yakınlaştılar. Güç kazandılar. Amerika'dan da destek alıyorlar. Fethullahçıları İslam dünyasına sürüyor Amerika'... 'Biz de PKK'ya karşıyız; biz de devletçiyiz!' diyerek devlete yerleşiyorlar. Güneydoğu'da varlar ama yoğun değiller. AKP içinden geliyorlar. Poliste, öğretmende yaygınlar. Dine sıcak bakan kesimlerde yaygınlar. Varsayalım PKK bastırıldı, bitirildi. O zaman ne olur bölge biliyor musunuz, gericiliğin merkezi olur Güneydoğu… İran'ın çabaları var. İslamcı hareketi alternatif olarak geliştirmek istiyorlar. Hizbullah'ı asıl geliştiren JİTEM değil, İran'dır."

 

 

 

 

 

 

 

 

dünyabülteni

 

 

 

 

 

 

 

 

z

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim