• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 9 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

İran'ın PKK Oyunu Deşifre Oldu!

İranın PKK Oyunu Deşifre Oldu!
Iran: Ateskes yapmayacaksınız!

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçlamasıyla 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemi ile tutuklu yargılanan Ahmet Güreş, İran 'ın PKK 'ya yaptığı yardımlarla ilgili çarpıcı iddialarda bulundu.

 

Davanın üçüncü duruşmasına Ahmet Güreş ve avukatı Bahattin Fırat katıldı. 2007'de İran'da içinde silah el bombası ve şarjör bulunan bir araçta yakalanan Güreş, örgütten 2005'te ayrıldığını söyledi. Örgüt içinde bulunduğu süre içerisinde şahit olduğu olayları mahkemeye anlatan Güreş, İran ve Ermenistan istihbaratının örgüte nasıl yardım yaptığını açıkladı. Güreş'in ifadesinde dikkat çeken diğer bir konu ise 2002'de Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından PKK kamplarına yapılan hava saldırılarıyla ilgili. Güreş'in iddiasına göre hava saldırılarından 2 gün önce kendilerine haber ulaştırılıyordu. Bu sayede örgütün zayiat vermediğini açıkladı.

 

Güreş, mahkemede verdiği ifadesinde, "1994'te İran'a gittiğimizde beni havaalanında İran istihbaratı resmi görevlileri karşıladı, daha doğrusu İran istihbaratı PKK örgütünden gelen bütün şahısları karşılıyor. İlgili yerlere götürüyordu" dedi.

 

PKK'LILAR KARAKOLDAN TERMAL KAMERA ALMIŞ

1996'da Avaşin'de bulunurken oradaki güçlerden duyduğu bilgileri de mahkemeye açıklayan Güreş, "Ekrem Kod isimli kişinin anlattığına göre Yüksekova tarafında Kürtçe ismi Vargeminan olan askeri karakola bir saldırı yapılıyor ve bu karakoldan diğer eşyalarla birlikte termal kamera alınıyor. Termal kamera o dönemde örgütün İranlı sorumlusu Mustafa Karasu'ya veriliyor, bunu haber alan İran istihbaratı bu kamerayı istiyor. Karasu kamerayı vermeyince, İran istihbaratı 'hastanenizi kapatırız' deyip örgütü tehdit etti. İran kamerayı aldı. 'Hastane kapanmasın' diye Mustafa Karasu bu termal kamerayı İran istihbaratına verdi. Bildiğim kadarı ile İsrail malı olan termal kameranın aynısından İran da üretiyor."

 

Güreş'in itirafları İran'ın örgüt üzerinde ne kadar etkili olduğunu gözler önüne seriyor. Güreş, "Ekrem Kod'un Şehidan kampından sorumlu olduğu dönemlerde zaman zaman İran istihbaratı bize gelerek şu anda Türkiye'yle aramızda sıkıntılar var. Kampı kısa bir süreliğine boşaltın. 'Ortam düzelince sizi tekrar çağıracağız' diyordu. Gerçekten de öyle oluyordu" dedi.

 

İRAN, ÖRGÜTÜN ATEŞKES YAPMASINA KARŞI ÇIKTI

Abdullah Öcalan'ın 1999'da yakalanmasından sonra örgüt ile Türkiye arasında üstü kapalı bir şekilde ateşkes yapıldığı iddiasını dile getiren Güreş, "Ancak İran devleti ve istihbaratı ısrarla bize ateşkes yapmayın, 'Türkiye ile savaşın' diye tehditlerde bulundu. Hatta kamplarımızı dağıtacağını söylediler. Tahminime göre bin 500 örgüt mensubu Irak'a gitmek zorunda kaldı" şeklinde konuştu.

 

İran ve Irak hükümetlerinin silah konusunda örgüte sürekli yardım ettiğini belirten Güreş, "Mesut ve Neçirvan Barzani'nin alt kadrosunda çalışanlar Barzani'nin talimatıyla bizzat gelerek görüşürlerdi. Arkadaşlarımdan duyduğuma göre İran istihbaratı bir seferde en az 200-300 adet kalaşnikof silah, bixi, canas, roket atar, el bombaları ve mühimmatı getirerek örgüte teslim etti. Bu teslimatı, Xınere Kampı'na 10 kilometre yakınlarında bir PKK nizamiyesinde gerçekleşiyordu. Para olarak da yaklaşık 500 dolar alıyorlardı. Bu alışverişleri 1998-2003 arasında yine Xınere Kampında gördüm, oraya geliyorlardı" diye konuştu.

 

KAMPLARIN BOMBALANACAĞINI 2 GÜN ÖNCESİNDEN ÖĞRENİYORDUK

Xınere kampında 2002'de çok kez hava saldırısına uğradıklarını anlatan Güreş, "Ancak biz saldırılarından 2 gün öne haber alıyorduk. Bizlere bu bilgileri Botan Kod Nizamettin Taş isimli örgüt mensubu getiriyordu. Biz uçakla bombalama ihtimali bulunan tarihten en az 2 gün önce önlemimizi alıyor ve kayıp vermiyorduk. Bu saldırıda TSK'nın savaş uçakları çadırları vurdu. 12-13 çoban öldü. Hava saldırılarında doçkacılar ateş açmazdı. Botan Kod Nizamettin Taş, doçkaları kullanan örgüt mensuplarına; 'Biz haber aldık zayiat olamayacak, bu nedenle uçaklara ateş etmeyin' diyordu. O dönemde bu durum ciddi sıkıntılara neden olmuştu" şeklinde konuştu.

 

Güreş, hava saldırılarının haberini kadroda bulunan örgüt yöneticileri tarafından kendilerine açıklandığını ifade ederek, "Onlar, istihbaratı Türk devleti içindeki ajan ve istihbaratçılardan aldıklarını söylüyorlardı. Gerçekten de önlemlerimizi alıp hava saldırılarında kayıp vermiyorduk" dedi.

 

AĞIR YARALI ÖRGÜT MENSUPLARI, ERMENİSTAN'DA TEDAVİ OLUYOR

Bir dönem Ermenistan'da da kalan Güreş örgütün buradaki faaliyetleri hakkında da bilgiler verdi. Güreş'in iddiasına göre: "PKK'nın Ermenistan'da iki derneği ve bir de satın aldığı 2 katlı evi var. Buralar, Ermenistan İstihbarat binasına 5-6 metre mesafede. Bu ev genelde örgüt mensuplarının tedavilerine yönelik olarak kullanılıyor. Tedavisi ağır olanlar, Ermenistan'da. Normal hastalar ise Kuzey Irak'ta Barzani yönetimindeki hastanelerde tedavi oluyor."

 

ASKERLER TESLİM OLMAMAK İÇİN UÇURUMDAN ATLAMIŞ

Şehidan Kampı'nda bulunduğu dönemde Şemdinli'nin Irak'a yakın tarafında bulunan bir askeri karakola 1996'da Ekrem Kod isimli Hıdır Sarıkaya'nın talimatıyla bir saldırı düzenlendiği bilgisini veren Güreş, "Bu saldırıda 40 askerin kayıp olduğu söylenmiş ve İran askerlerine verildiği belirtilmişti. Daha sonra öğrendiğimize göre askerler teslim olmamak için uçurumdan aşağı atlayarak canlarına kıymışlar."

 

Örgüte en çok Türkiye'den katılım olduğunu, bu katılımların Van üzerinden sağlandığını aktaran Güreş, katılımların yüzde 80 köy korucularının refakati ile gerçekleştiğini iddia etti.

 

İRAN'DA ÖRGÜTE ÜYELİKTEN YARGILANDIM

2005'te örgütten ayrıldığını söyleyen Güreş, 2007 yılına kadar, İran'da kaçak olarak kaldığını kaydetti. İran'da bir araçta bomba ve şarjörle yakalanan Güreş, silahların araç sahibine ait olduğunu iddia etti. İran'da PKK'ye üye olmaktan yargılandığını dile getiren Güreş, silahlar ve diğer ele geçen malzemeler konusunda yargılanmadım. Eğer İran hükümeti silahların bana ait olduğunu kabul etseydi, en 15-20 yıl ceza verirlerdi" diye konuştu.

 

Mahkeme verdiği ara kararda, sanığını tutukluluk halinin devamına, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzakere yazılarak, önceki ara karada istenen DVD'lerin gönderilmesini istedi. Dava esastan görüşülmek üzere ileri bir tarihe ertelendi.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim