• BIST 97.533
  • Altın 145,791
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 19 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

İnsaf ve Adalete Çağrı

İnsaf ve Adalete Çağrı
Analiz Merkezi okurları için kaçırılmaması gereken bir yazı diye düşündük, paylaştık...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Simplex sıgillum veri: Hakikatın alamet-i farikası yalınlıktır.”

Kur’an’daki Hucurat (49) Suresi’nin 9-13 ayetleri, kulak vermek isteyenlere, karşı karşıya olduğumuz Devlet-PKK veya Türk-Kürt… sorununu çözmek için hakkaniyet ve sağduyu içeren tavsiyelerle doludur. Kur’an’ın salt uhreviyat ve maneviyattan bahseden kutsal bir kitap olduğunu sanıp, onun kapağını bir kere olsun açmamış olan nobran aydınlarımız, ne demek istediğimizi anlamıyacaklardır. Onlar, Kur’an’ın Ramazan'da “Hatim”, Cenazede ve Kabristanda “Dua” olarak okunduğunu bilirler. Oysa Kur’an, asıl hayatın kallavi konuları üzerinde durur. Örneğin, politik alanda Makyavalizmin karşıtı olarak, politikayı Aristo'nun tanımladığı gibi pratik ahlak olarak görür. Derin ve yüksek bir politik gözle baktığımızda, 13. ayet, insan olarak aslımızın bir olduğunu; fakat, kimlik, kişilik ve benlik oluşturalım diye dil aracılığı ile kabile, ırk, etnisite ve milletlere ayrıldığımızı; ancak, Allah indinde değerli olmanın ölçütünün dindarlık, ahlak yani “takva” olduğunu belirtir. 9. ayet, iki müslüman gurup şayet herhangi bir nedenle birbiriyle çatışırsa, derhal aralarının bulunup barıştırılmasını talep eder. 10. ayette müminlerin birbirlerinin kardeşi olduğu, birbirleriyle kavgalı olanların aralarının düzeltilip barıştırılması öğütleniyor. 11. ayette mümin/müslim grupların diğer insanları alaya alma, küçümseme, aşağılama ve kötü lakaplar takmaktan (örneğin: birilerine “Kıro”demek) kaçınmalarını ve insanlara kendilerine davranılmasını istedikleri gibi eşit davranmaları öğütleniyor. 12. ayette ise insanların veya grupların birbirleri hakkında tahmin, vehim ve bilgiye dayanmayan yorumda bulunmaktan, diğer deyimle “zann”dan kaçınmaları, dedi-kodu, gıybet etmemeleri istenmektedir. Yani sorunların yüz-yüze, gerekçeli ve dürüstçe konuşarak halledilmesi isteniyor.


30 yıldır Türkiye’nin içinde bir “kardeş kavgası” sürüyor. Aslına bakılırsa, ihtilaf ve niza Cumhuriyet ile yaşıttır. İhtilafın temel sebebi, aynı coğrafyada yüzyıllarca beraber yaşamış, aynı dini-hatta mezhebi- paylaşan, evliliklerle birbiriyle akrabalaşmış etnik/dil gruplarından biri (Kürtler), diğerleri (Türkler) ile 1924'te kurulan yeni devletin kuruluş anında anayasal olarak eşit ve aynı haklara sahip olmadığı iddiasıdır.

Devletin bir kısım asker-sivil bürokrat ve siyasi ekibi, şimdiye kadar devletin kuruluş mantığında bir eşitsizliğin/adaletsizliğin olmadığını iddia ederek karşı tarafı haksız ve baği, isyankar olarak nitelendiriyordu. Fiiliyatta da örgütlü güç kullanma tekeli olan “Devlet”e karşı baş kaldıran kişi veya grup, baği, eşkıya veya “Terörist”dir. Oysa karşı gurubun hatırı sayılır bir kesimi (DTP), kendini böyle görmediği gibi, silahlı kanadı (PKK) da kendilerini “özgürlük savaşçısı” ve ikisi birlikte Devleti “haksız” olarak nitelendiriyor.

Sonuç olarak, Türklerin ve Kürtlerin hatırı sayılır bir oranında iki ayrı “Haklılık” ve “Vicdan” muhtevası/kriteri oluşmuş durumda. Böyle bir durumda sorunu çözecek gerçek “Hakem” heyeti dışarıdan değil de, bu niza ve savaşın genel taraflarından oluşacağı için; kendi sorunumuzu kendimiz çözeceğimiz için, durum son derece nazik, riskli ve tehlikelidir. Türk tarafı artık şunu kavramaya başladı ki, devlet kurulurken Kürtlerin hakları demokratik anlamda “eşit” olarak verilmemişti. Çünkü, zamanın ruhuna uyarak yeni devlet, “Türk Milliyetçiliği”ne dayanarak bir “Ulus-Devlet” olarak tasarlanmıştı. Bu da, otomatik olarak Kürtleri diğer etnik azınlıklar gibi ya asimile edilecek veya Türkleştirilmeseler de anayasal olarak “Türk” addedilecek ve esameleri (kimlik) okunmayacaktı. Çünkü bütün dünyada bu böyle oldu. Bu başarılamadı.

Şimdi Kürtler, Türkler ile “eşit” statüde olmayı istiyorlar. İsyanlarının, dağa çıkmalarının temel nedeni bu. Türklerin (halkın) bu konuda bir problemi olduğu kanaatinde değilim. Türkler, Osmanlı imparatorluğunun hakim etnisitesi olmaları ve islamiyetten kaynaklanan etki dolaysıyla ırkçı değildir. Karar pozisyonunda olanlar, siyasi ve bürokratik elitlerdir. Çünkü problemi yaratan onlardı. Şimdi siyasi irade, CHP’nin seküler, MHP’nin muhafazakar milliyetçi muhalefetine rağmen, dış konjoktürün müsait olması ile birlikte “Hakem” rolünü üstlenerek sorunu çözmeyi (açılım) deniyor. Karşı taraf da bu meyanda adımlar atıyor. 30 yıl gibi uzun müddet kanlı bir şekilde sürmüş ve belli ölçülerde taraflarda kin, nefret, acılar ve düşmanlık duygularının oluşmuş ve derinleşmiş olduğu bir süreci idare etmek/rehabilite etmek ve ayette dendiği gibi “insaf ve adalet”i bulmak ve elden bırakmamak kolay değildir.

Bundan dolayı, söz söyleme ve sorumluluk makamında bulunan herkesin titizlikle insaf ve adalet duygularıyla hareket etmesi, teenniyi elden bırakmaması gerekiyor. Şairin dediği gibi: “Ahlak yolu dardır, tetik bas önü yardır.” Böyle durumlarda taraflara “yenilgi” veya “zafer” duyguları yaşatmak lükstür ve yanlıştır. Çözüm olarak beklenen adalet, insaf ve hakkaniyet durumları da, bütün bu olup bitenden sonra artık apaçık, orada duran, nesnel ve “yalın” şeyler değildir. Sadece süreci yönlendirmesi gereken olmazsa olmaz ahlaki tutumlardır. Sonuç, zanla, ithamla, kibirle, kurnazlıkla değil; ancak argümanla, hakkaniyetle, konuşarak, ikna ederek-olarak hasıl olur.

İlhami güler

fikir zamanı

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim