• BIST 89.930
  • Altın 145,507
  • Dolar 3,6229
  • Euro 3,9053
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 18 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

IMF: 'BİZ SAĞ SİZ SELAMET'

IMF: BİZ SAĞ SİZ SELAMET
Anlaşmama kararı aldığımız IMF, 4. madde görüşmelerinin değerlendirmesini yayınladı. 'Türkiye reformlar ve siyasi istikrarıyla güven artırdı' denilen raporda, kendileri dahil hiçbir yardım olmaksızın küresel krizden hızlı bir şekilde çıkış gösterildiği bi

 

 

 

 

 

Uluslararası Para Fonu (IMF) Heyeti'nin, geçtiğimiz günlerdeki Türkiye çalışmalarını tamamlamasının ardından, Madde 4 Görüşmeleri ve Program Sonrası İzleme değerlendirmesini yayımladı. Değerlendirmede, 'Türk ekonomisi, kapsamlı politika reformları ve daha güçlü siyasi istikrarla desteklenen altı yıllık bir büyüme sürecinin ardından, küresel finansal ve ekonomik krizle karşılaşmıştır.

 

GEÇMİŞ 10 YILI TOPARLADILAR

 

Mali disiplin, enflasyon hedeflemesine geçiş ve finansal gözetiminin güçlendirilmesi başta olmak üzere geçmiş on yıldaki reformlar ile siyasi istikrar ve AB katılım müzakerelerinin açılmış olması, ekonomi yönetimine olan güveni önemli ölçüde artırmıştır. Bu etkenler kamu borcunun azaltılmasına ve enflasyonun makul düzeylere inmesine katkı sağladı' denildi.

 

BOLLUKTA İYİ POLİTİKALAR...

 

'Söz konusu politika reformları, kriz öncesi kırılganlıkları bölgedeki diğer ülkelere kıyasla daha sınırlı tutmuş ve Türkiye'nin krizle ortaya çıkan uluslararası dalgalanmaları daha kolay atlatmasına imkan sağlamıştır. Dışarıdan hiçbir desteğe de gerek duyulmamıştır' tespitinde bulunan heyetin değerlendirmesinde, küresel likidite bolluğu döneminde uygulanan iyi politikalar, yüksek miktarda dış sermayenin çekilmesini ve böylece finansman kısıtının rahatlamasını sağlamış belirtildi.

 

İÇ TALEPLE SÜRATLİ ARTIŞ

 

'İç talep öncülüğünde hızlı bir büyümeye imkân tanıdığı, bunun sonucunda özel kesim yatırımlarında yaşanan artış ve özel tasarruflardaki azalma ve cari işlemler açığının genişlemesine yol açtığı" vurgulanan raporda, "Buna karşılık daha kısıtlayıcı ihtiyati düzenlemeler sayesinde Türkiye'nin iç ve dış ekonomik dengesizlikleri Avrupa'daki piyasa ekonomilerine kıyasla sınırlı kaldığı' kaydedildi.

 

GELİŞMELERLE GÖRÜNÜM HIZLI

 

IMF heyeti tarafından yapılan genel değerlendirmede şu tespitlere ve tavsiyelere yer verildi: "Türk ekonomisi küresel krize bağlı olarak üretimde gözlenen ani düşüşten hızlı bir çıkış göstermiştir.

 

YAŞASIN OVP VE MALİ KURAL

 

Eylül ayında açıklanan, 2010-2012 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), mali dengede 2011 yılı bütçe döneminden itibaren uygulanacak bütçe açığı odaklı mali kural uygulaması ile desteklenen kademeli bir iyileşme öngörmektedir. Para politikası tarafında ise Merkez Bankası, politika faiz oranını 2010 yılı son çeyreğinden itibaren artırmayı ve önlemlerini geri çekmeyi planlamaktadır. Bu da güvenli yatırım ortamına işarettir."

 

Kalan 8 milyar 2013'te bitiyor

 

Kriz sürecinde ihtiyaç duyulmayan IMF'ye kalan 8 milyar dolarlık ödeme 2013'te biterken, o güne yenisi de yapılmadığı takdirde Türkiye tıpkı Brezilya gibi borç yükü olmadan nefes alan bir ülke olacak. Aylardır yılan hikayesine dönen IMF anlaşmasında son nokta 10 Mart 2010 tarihinde konuldu. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Mayıs 2008'den bu yana süren görüşmeler anlaşmazlıkla sonuçlandı. Önce Hazine Müsteşarlığı anlaşma olmayacağını açıkladı ardından da IMF Sözcüsü yazılı olarak bildirdi. Açıklamaların hemen ardından görüşme- lerin ufak bir detaydan dolayı sonuçlanmayabileceğini, ara verilebileceğini, aksayabileceğini daha önce de söylediğini hatırlatan Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, "Dolayısıyla bu beklenmeyen bir sonuç değil, bir sürpriz de değil" dedi. Babacan, şöyle devam etti: "Uzun süre geçtiği için ve çalışma takviminden sarktığı için çalışmaya artık bir an önce yapma kararını aldık. 4. madde çalışmalarından sonra IMF ile nasıl bir çerçeve yürüteceğimizi de o gün hesabını kitabını yapıp, o günkü şartlara göre kararımızı o gün vereceğiz."

 

Enflasyon ters köşe yapabilir

 

İşte IMF değerlendirmesinde yer alan bazı ifadeler: "Büyümedeki toparlanmanın devam etmesi ve buna artan cari işlemler açığının ve kısa vadede hedefin üstünde seyredecek enflas-yonun eşlik etmesi beklenmektedir. Yıl içindeki güçlü ivme ve baz etkisi; GSYH'nin 2010 yılında yüzde 6,25 civarında büyümesine katkıda bulunacak, takip eden dönemde büyüme yüzde 4 civarında seyredecektir. Güçlü reel kur ve temel ticari ortaklarda gözlenen yavaş toparlanma, talebin ticarete konu olmayan malların tüketimine ve yatırımına kaymasına neden olacak ve nihai iç tüketim ve ara mallar içerisinde ithal malların payı artacaktır. Sonuç olarak, cari işlemler açığının GSYH'a oranının kademeli olarak 2010 yılında yüzde 4,75 seviyesine, orta vadede ise yüzde 6 civarına çıkması beklenmektedir."

 

Büyüme tekrar başlamıştır

 

Heyet, büyümenin tekrar başladığını belirterek, ancak, büyümenin fazlasıyla tüketime bağlı olması riskinin bulunduğunu, bu durumun, özellikle mevcut küresel ortam altında dış kırılganlıkları besleyebileceğini vurguladı. Değerlendirmede, "Geçici vergi indirimleri, politika faiz oranlarının benzeri görülmemiş biçimde azaltılması ve hızlı fiyat düşüşleri ikinci çeyrekte talebin hızlı bir şekilde canlanmasına katkıda bulunmuştur. Başlangıçta hızlı bir artış gösteren işsizlik bir miktar azalmış olsa da halen yüksek seyretmektedir" denildi.

 

Bankalar dayanıklılığını gösterdi

 

2000-2001 krizi döneminde istikrarsızlık kaynağı olmuş olan bankacılık sektörünün dayanıklılığını kanıtlanığı vurgusu yağılan raporda, şu ifadeler yer aldı: "Yüksek sermaye ve likidite tamponları, düşük döviz riski ve mevduata dayalı fonlama bankaların, kaldıraç oranlarının küresel düzeyde azalmasından ve buna bağlı olarak yaşanan üretim düşüşlerinden korunmasına katkı sağlamıştır. Faiz marjlarının genişlemesi 2009 yılında banka kârlarını yüzde 50 oranında artırmış olup, bu durum, kredi sınıflandırma düzenlemelerine getirilen bazı esneklikler ve bankaların risksiz devlet tahvillerine yönelmeleri ile birlikte halihazırda yüksek olan sermaye yeterlik oranlarını yüzde 20'nin de üzerine çıkarmıştır."

 

Maaş artışlarına devam ama işi sıkı tutmak gerek

 

Gelir ve harcama politikaları Mali Kural çerçevesinde kamu maliyesinde öngörülen iyileşmeyi desteklemesi gerektiği belirtilen raporda, "Yetkililer OVP'yi desteklemek amacıyla, kamu sektöründe ihtiyatlı maaş artışlarını da içeren önemli harcama politikaları uygulamışlardır" denildi ve eklendi: Bu politikalar ve mali kurala uyumu zorlaştırabilecek orta vadeli baskıların önlenmesi amacıyla sıkı bir şekilde uygulanmaya devam edilmelidir.

 

DENETİMLER BÜYÜK BİR HIZLA ARTMALI

 

Beklenenin üzerinde gerçekleşen gelirlerin geri döndürülemeyen harcamaları artırmada kullanılması halinde, orta vadeli ayarlamalar daha sert olacaktır. Gelirler tarafında ise çabalar, Kurumların denetim kaynaklarının artırılması da dahil olmak üzere tahsilatın artırılmasına yoğunlaşmalıdır."

 

İstihdamı artırıcı reformlar şart!

 

Raporda son olarak şunlar kaydedildi: "Rekabet gücünün geliştirilmesi ve istihdam artırıcı büyümenin sağlanabilmesi için yapısal reformların çok boyutlu olarak ele alınması gerekmektedir. Kayıtlı sektörde işgücü maliyetlerinin yüksek olması, rekabet gücünü azaltmakta ve kayıtlı sektörde faaliyet gösteren firmalarda istihdamı caydırmaktadır. Kıdem tazminatı sistemi OECD ülkeleri içinde en bonkör olanlardan biridir. Asgari ücret ise yeni AB üyesi ülkelerin neredeyse tamamından daha yüksek seviyede olup, Türkiye'nin düşük gelirli bölgelerinde kısıtlayıcı olmaktadır. Rekabet gücünü geliştirmek ve istihdamı artırmak için asgari ücret ve kıdem tazminatı reformları ile kayıt dışı ekonomiyi azaltıcı önlemler bir arada yürütülmelidir."

 

Yenisafak

 

 

 

 

 

 

 

 

g

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim