• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 17 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

İHBARCI SUBAY'DAN 2.MEKTUP

İHBARCI SUBAYDAN 2.MEKTUP
'Eylem Planı'nın orijinalini Ergenekon savcılarına gönderen ve Genelkurmay'daki cuntacı ekibi ifşa eden meçhul subay, ikinci ihbar mektubuyla yine gündeme oturdu.

Cunta ekibinin kara propaganda faaliyetlerine devam ettiğini belirten subay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve basın kuruluşlarına gönderdiği e-postanın eklerinde yeni delillere yer verdi.

TSK'nın arkasına saklanarak demokrasiye kastedenleri deşifre etmeyi amaçladığını vurgulayan subay, mektupta önemli açıklamalarda bulunuyor. Cunta ekibinin 'millete ve hükümete komplo' belgesi ve mektubun içeriği üzerinde güvensizlik oluşturmak amacıyla çalışma başlattığına dikkat çekiyor. Planın Albay Çiçek'e üstleri tarafından hazırlattırıldığının altını çizen subay, orijinal belgeyi göndermesinin ardından cuntacı ekibin 'imza makinesi', 'belgenin gönderilme zamanlaması', 'ıslak imzayı doğrulayan adlî tıp uzmanlarının yıpratılması' gibi konuları gündemde tutarak kara propaganda faaliyetlerini yürüttüğünü vurguluyor.

Subay, ikinci mektupla birlikte Kaos Planı'nı kaleme alan aynı ekibin internet siteleriyle ilgili hazırladığı andıç belgesini de yargıya ulaştırdı. İnternet üzerinden kamuoyunun yönlendirilmesi için yapılan çalışmaların yer aldığı yeni belgede, söz konusu andıcın Genelkurmay Başkanı Başbuğ'a, Hasan Iğsız tarafından arz edildiği ileri sürülüyor.

Subay, cuntacı ekibin kendileri adına gelişen olumsuz süreci tersine döndürmek için planladıkları faaliyetleri şöyle sıraladı:

Mektuptaki belge ile ilgili olarak yazıcı, kalem, mürekkep vb. tali unsurları ön plana çıkararak belgenin içeriğinden çok şekli unsurlarının kamuoyunda tartışılmasını sağlamak.

Belgenin gerçekliğini ortaya koyan kişi ve kurumları ile belgeyi yayınlayarak savunan gazete ve gazetecileri yıpratmak.

Belgenin orijinalinin askerî savcılık aracılığıyla elde edilerek, Jandarma Kriminal'e göndermek suretiyle gerçek olmadığına dair rapor çıkarttırmak.

İmza makinesi gibi argümanlara sarılarak kamuoyunda belgenin gerçekliğine olan inancı sarsmak.

ANAYASA MAHKEMESİ'NE BASKI YAPILACAK

Belgenin içeriğinden daha çok, gündeme geldiği dönemin kamuoyunda tartışılmasını sağlayarak dikkatleri belgenin içeriğinden uzaklaştırmak.

Anayasa Mahkemesi'ne baskı yaparak bir an önce ilgili maddedeki değişikliğin iptaline yönelik karar çıkarttırmak ve yargılama sürecini askerî yargıya taşımak suretiyle takipsizlik kararı verdirmek.

28 Şubat sürecinde dönemin başbakanı Necmettin Erbakan'a imzalatarak ihraç edilen 1.000'in üzerinde TSK mensubu gibi TSK bünyesinde cadı avı başlatılarak YAŞ kanalıyla büyük bir tasfiye yapmak.

Bu girişimler ile sonuç alınamaz ise Genelkurmay Askeri Savcılığı aracılığıyla suçluların sadece Dursun Çiçek ve birlikte çalıştığı personel olduğu şeklinde karar aldırmak. Bu personelin olabilecek en hafif suçlar ile cezalandırılmasını sağlamak. Yargılama sürecinin, emir vererek çalışmaları başlatan ve yönlendiren komuta kademesine sıçramasına engel olmak.

DURSUN ÇİÇEK EMİRLERİ UYGULADI

Meçhul subay, mektubunda Genelkurmay içerisindeki cuntacı ekibin faaliyetlerinin ortaya çıkarılmasını istediğine işaret ediyor. Yürütülen çalışmaların, Albay Çiçek'e üstleri tarafından emredildiğinin altını çiziyor. Andıç belgesinin internet ile ilgili olan eklerinin sunulduğu mektupta şu ifadeler yer alıyor: "Bu belge Genelkurmay tarafından yürütülen psikolojik harekât faaliyetleri için kullanılan internet sitelerinin kamuoyuna yansımasından sonra, bunların Genelkurmay'a ait olmadığını göstermek ve daha sonraki sızmaları engellemek maksadıyla hazırlanmıştır." Genelkurmay'ın propaganda amaçlı kullandığı internet sitelerinin basında çıkan haberler nedeniyle kapatıldığı belirtilerek, ardından yeniden yapılandırıldığına dikkat çekiliyor.

İNTERNETTEN PSİKOLOJİK HAREKÂT

Komuta katının onayı alınarak internet siteleri üzerinden psikolojik harp faaliyetlerine devam edildiği belirtiliyor. Genelkurmay'ın propaganda amaçlı kullandığı internet sitelerinin basında çıkan haberler nedeniyle kapatıldığı anlatılıyor. Ancak isimleri sayılan sitelerin yeniden yapılandırıldığına dikkat çekiliyor.

BAŞBUĞ'A SUNULDU İDDİASI

Gizli ibareli internet sitelerinin faaliyetlerinin yeniden yapılandırılması ile ilgili 'andıç' Nisan 2009 tarihli. Yüzbaşı Murat Uslukılıç imzalı belgenin, dönemin Genel-kurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız tarafından, "Sayın K.'a arz." notu düşülerek Org. Başbuğ'a sunulduğu anlaşılıyor.

İşte o mektup:

Sayın Savcım,

Ben ülkesini ve çalıştığı kurumu her şeyden üstün tutan bir TSK
mensubuyum.  Ülkemi o kadar seviyorum ki kendimi, ailemi mesleki
kariyerimi ve geleceğimi riske atarak "İrticayla Mücadele Eylem Planı"
belgesinin aslını gönderdim. Elde ettiğim belgelerin kamuoyuna
yansımasından ve Adli Tıp Kurumu'nca da teyit edilmesinden sonra
yaptığım bu girişimin çok yerinde olduğunu kıymetlendirmekteyim.
Amacım, tutku ile bağlı bulunduğum Türk Silahlı Kuvvetleri'ni
yıpratmak değildir. Aksine, Silahlı Kuvvetlerin arkasına saklanarak
ülkemizin istikrar, güven ve demokrasisine kastedenleri deşifre etmek
suretiyle ülkeme hizmet etmektir. Sadece gerçekler ortaya çıksın ve
telafisi imkânsız girişimlere engel olunsun istiyorum. Bu kapsamda,
Kurumumuzda çalışan herkesi yardımcı olmaya ve elde ettikleri
bilgi-belgeleri yargı ve kamuoyu ile paylaşmaya davet ediyorum.

        Gönderdiğim mektupta birbirinin devamı olan Bilgi Destek
Planı (LAHİKA) ve İrticayla  Mücadele Eylem Planı ile ilgili detayları
birleştirerek yazmıştım. Cunta yapılanması tarafından bu hususlar
gerekçe gösterilerek, belge ve mektubun içeriği üzerinde güvensizlik
oluşturmak ve delil niteliğine zarar vermek için bir çalışma
başlatılmıştır. Kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesini önlemek ve
Cunta'nın istismarının önüne geçmek için ilk mektubumdaki "İrticayla
Mücadele Eylem Planının basında yer almasını müteakip, ..." diye
başlayan paragrafta "İrticayla Mücadele Eylem Planı" yerine "Bilgi
Destek Planı (LAHİKA)" ifadesi konularak aşağıdaki gibi
değerlendirilmesi gerekmektedir:

 "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)'nın basında yer almasını müteakip,
belgenin hazırlanmasında kullanılan tüm bilgisayarlar temizlenmiş ve
ilgili evraklar imha edilerek, kamuoyuna Genelkurmay Başkanlığı
tarafından böyle bir çalışmanın olmadığı yönünde bir açıklama
yapılmıştır. İmha süreci bizzat Org. Ergin SAYGUN'un Özel Sekreteri
Kur.Alb. Uğur BERKSUN tarafından takip edilmiş, kendisi Bilgi
Sistemleri İşletme Şubesine giderek söz konusu eylem planının
hazırlanmasında kullanılan 30709, 33746, 40077, 27238, 27229 ve 16693
BİM numaralı bilgisayarların hard disklerinin geri getirilemeyecek
şekilde silinmesine nezaret etmiştir. Bu işlemde Alb. Şükrü KISADERE,
Ütğm. Erhan SAKALLI, Ütğm. Kazım BOZKURT, Bçvş. Mustafa URHAN ve
Svl.Me. Rıfat SÜLÜK görev almışlardır."

Mektubumda ayrıca, "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)" nın ve "İrticayla
Mücadele Eylem Planı"nın hazırlanmasında görev alan personeli bir
arada yazmıştım. Soruşturmanın sıhhati açısından, İlker Ziya GÖKTAŞ'ın
sadece "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın hazırlanmasında görev almış
olduğunu da detay bilgisi olarak ekliyorum.

Karargâh içindeki Cunta yapılanması, kendileri adına gelişen olumsuz
süreci tersine çevirmek için aşağıda ifade edilen faaliyetleri
planlamaktadır.

1.    Mektuptaki belge ile ilgili olarak yazıcı, kalem, mürekkep vb.
tali unsurları ön plana çıkararak belgenin içeriğinden çok şekli
unsurlarının kamuoyunda tartışılmasını sağlamak.

2.    Belgenin gerçekliğini ortaya koyan kişi ve kurumları yıpratmak.

3.    Belgeyi yayınlayan ve savunan gazete ve gazetecileri belgenin
gerçek olmadığına dair ikna etmeye çalışmak, ikna edemediklerini de
yıpratmak.

4.    Belge'nin orijinalinin Askeri Savcılık aracılığı ile elde
edilerek, Jandarma Kriminal'e göndermek suretiyle gerçek olmadığına
dair rapor çıkarttırmak.

5.    İmza makinesi gibi argümanlara sarılarak kamuoyunda belgenin
gerçekliğine olan inancı sarsmak.

6.    Belgenin içeriğinden daha çok, gündeme geldiği dönemin
kamuoyunda tartışılmasını sağlayarak dikkatleri belgenin içeriğinden
uzaklaştırmak.

7.    Anayasa Mahkemesine baskı yaparak bir an önce ilgili maddedeki
değişikliğin iptaline yönelik karar çıkarttırmak ve yargılama sürecini
askeri yargıya taşımak suretiyle takipsizlik kararı verdirmek

8.    28 Şubat sürecinde dönemin Başbakanı Necmettin ERBAKAN'a
imzalatarak ihraç edilen 1000'in üzerinde TSK mensubu gibi TSK
bünyesinde cadı avı başlatılarak YAŞ kanalıyla büyük bir tasfiye
yapmak.

9.    Bu girişimler ile sonuç alınamaz ise Genelkurmay Askeri
Savcılığı aracılığı ile suçluların sadece Alb. Dursun Çiçek ve
birlikte çalıştığı alt kademe personel olduğu şeklinde karar aldırmak.
Bu personelin olabilecek en hafif suçlar ile cezalandırılmasını
sağlamak. Yargılama sürecinin, emir vererek çalışmaları başlatan ve
yönlendiren komuta kademesine sıçramasına engel olmak.

Cunta faaliyetlerinin daha açık bir şekilde ortaya çıkmasını ve bu
planların sadece Dursun Çiçek'in faaliyetleri ile sınırlı olmadığını
göstermek istiyorum. Genelkurmayda yürütülen psikolojik harekât
faaliyetleri kapsamında kamuoyunda daha önce de kısmen gündeme gelmiş
olan internet faaliyetlerinin detaylarını paylaşmak ve bütün bu
çalışmaların Cunta aracılığı ile hiyerarşik bir yapıda
gerçekleştirildiğini göstermek için Ek-A'daki belgeyi dikkatlerinize
sunuyor ve tüm kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.

Bu belge Genelkurmay tarafından yürütülen psikolojik harekât
faaliyetleri için kullanılan internet sitelerinin kamuoyuna
yansımasından sonra (Basında 35 adet internet sitesi yer almıştı.
Hâlbuki bu sitelerin adedi 42 dir ve Ek-B'de sunulmaktadır.) bunların
Genelkurmaya ait olmadığını göstermek ve daha sonraki sızmaları
engellemek maksadıyla hazırlanmıştır. Belgenin hazırlanmasında sızma
olasılığı da dikkate alınarak çok özenli bir dil kullanılmıştır. Ancak
Belgenin son bölümünde "gri ve siyah propaganda faaliyetlerinin
Kurum'dan bağımsız olarak devam ettirileceği ifade edilmiştir. Hâlbuki
bundan önce bu illegal faaliyetler çok yoğun bir şekilde açıktan icra
edilmekte idi.

İnternet siteleri ile ilgili haberler medyaya yansıdıktan sonra tüm
siteler kapatılarak yeniden yapılandırılmıştır. Ekteki belgede
görüleceği üzere, Cunta aracılığı ile Komuta katının görüş ve onayı
alınarak yeniden faaliyete geçirilmiştir. Komuta katının onayından
sonra 35 site yerine 4 adet site ve bu adreslere yönlendirilen bir
miktar alan adının alınması kararlaştırılmıştır. PH faaliyetleri bu
siteler üzerinden devam etmiştir. Ekte sunulan belgedeki ANDIÇ'da da
ifade edildiği gibi Bilgi Destek Daire Başkanlığında görevli Şube
Müdürlerinin üzerine kredi kartları alınarak ödemeler bu kartlar
üzerinden yapılacak şekilde yeni alan adları temin edilmiştir.
ANDIÇ'ta parafı bulunan Şb. Md.lerinin o dönemde yeni aldıkları kredi
kartları ve yaptıkları ödemeler rahatlıkla banka kayıtlarından temin
edilebilir. Örnek olarak "İlker Ziya GÖKTAŞ'ın bu görev için almış
olduğu Ziraat Bankası'na ait olan 454...............061 no'lu kredi
kartı" gösterilebilir.

Takdir sayın savcılarımızın ve Yüce Türk Milletinindir.

Saygılarımla arz ederim.

EKLER                    :

 EK-A İnternet Siteleri andıcı

EK-B Psikolojik Harekat Sitelerinin Listesi

DAĞITIM                    :

1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı

2. Medya Kuruluşları
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim