• BIST 90.002
  • Altın 146,309
  • Dolar 3,6187
  • Euro 3,9328
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 17 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Hukuk zorlanıyor

Hukuk zorlanıyor
Hukukçular, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen HSYK Kanunu'nda değişiklik öngören kanunu, CHP'nin yürürlüğe girmeden Anayasa Mahkemesine iptal davası için götereceğini açıklamasını değerlendirdi

ANKARA (AA) -  Anayasa hukukçuları, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen HSYK Kanunu'nda değişiklik öngören kanunu, CHP'nin yürürlüğe girmeden Anayasa Mahkemesine iptal davası için götereceğini açıklamasını değerlendirdi.

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanlarından Yekta Güngör Özden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüksek mahkemenin görevlerini düzenleyen Anayasa maddelerinin açık olduğunu söyledi. 

Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin ön denetim yapmadığını belirten Özden, bazı Avrupa ülkelerinde ön denetim mekanizması bulunduğunu, Fransa Anayasa Konseyinde kanunlar yasalaşmadan önce denetim yapıldığını anlatttı. Özden, ancak Türkiye'de böyle bir usul bulunmadığını, yasalarla ilgili denetimin yasalar yürürlüğe girdikten sonra uygulandığını dile getirdi. 

Anayasa'nın 151. maddesinde, "Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, kanun hükmünde kararname veya İçtüzüğün Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer" hükmüne yer verildiğini hatırlatan Özden, "Burada kanunun yürürlüğünden sonrası belirtilmiş ama öncesi belirtilmemiş. Yani dava açma hakkı yayınlanır yayınlanmaz şu günden başlar diye bir başlangıç yok. Buna karşın bizdeki uygulama geleneği, kanun Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra başvurunun kabul edilebileceğidir" diye konuştu.  

Anayasa Mahkemesine ya da bir resmi daireye başvurulduğunda dilekçenin alınacağını belirten Özden,  "Anayasa Mahkemesine her zaman başvuru yapılabilir ama bu başvurunun dikkate alınıp alınmamasına heyet karar verir. Biraz değişik bir durum, bugüne kadar böyle bir başvuru hiç olmadı, ilk defa yapılıyor. Şimdiye kadar görülmüş bir şey değil, Anayasa Mahkemesi geleneğinde de yoktu. Bana göre bu, Anayasa Mahkemesini zorlama oluyor" dedi.

-"Anayasa'nın 151. maddesine göre imkansız" 

Karadeniz Teknik Ünversitesi Rektör Yardımcısı, Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez de Anayasa Mahkemesine ne zaman dava açılacağıyla ligili düzenlemelerin Anayasa'da açıkça yer aldığını söyledi. 

Anayasa'nın 151. maddesini hatırlatan Hakyemez, "Burada dava konusu olan kanundur. Bir kanunun iptali için Resmi Gezete'de yayımlanmadan önce dava açma imkanı yoktur" dedi.

Şimdiye kadar Anayasa Mahkemesine böyle bir başvuru yapılmadığını belirten Hakyemez, şöyle konuştu:

"Anayasa Mahkemesinin böyle bir başvuruyu kabul etmesi Anayasa'nın 151. maddesine göre imkansızdır. Anamuhalefet partisi yeni bir yol deniyor. Anayasa Mahkemesinin bunu reddedeceği kanaatindeyim. Hukuku çok zorlamaya gerek yok. Anayasa Mahkemesi yetkisi olmamasına rağmen 2008'de anayasa değişikliğini esas bakımından denetlemesiyle karşımıza çıkmıştı. Kendisine böyle bir yetki verilmemesine rağmen yürürlüğü durdurma yetkisini kullanmasıyla bir diğeri yaşanmıştı. Şimdi de bunlardan daha da vahim bir hukuki sorun var, bu bahsettiğimiz konu." 

Kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasından önceki aşamada Anayasa Mahkemesine başvurulmasında hukuki boşluk olduğu yönünde görüşler bulunduğunu ancak kendisinin buna katılmadığını dile getiren Hakyemez, "Eğer öyle bir boşluk olsaydı bugüne kadar bu yolla Anayasa Mahkemesine pek çok anamuhalefet partisi veya 110 milletvekili giderdi. Bugüne kadar bu hiç yaşanmadı ama bugün bu gündeme getiriliyor" ifadesini kullandı. 

Türkiye'deki hukuk sistemine göre, kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra Anayasa Mahkemesine başvurabileceğini söyleyen Hakyemez, "Yani bizde kanunun Meclis tarafından kabulünden sonra ama Resmi Gazete'de yayımlanmasından önce başvuru uygulaması yoktur. Bazı ülkelerde önleyici denetim denilen bir sistem var. Ama bizde Anayasa koyucu ne 1961 ne de 1982 Anayasası'nda bu modele bilerek yer vermedi. Biz de tam tersine sonradan yapılan denetim var" diye konuştu.  

Anayasa Mahkemesinin, şimdiye kadarki içtihatları göz önünde bulundurulduğunda, böyle bir başvuruyu kabul etmeyeceğini belirten Hakyemez, "Burada hukuku zorlayarak bir deneme yapılıyor. Kabul ederse de Anayasa Mahkemesinin vereceği bu kararın hukukla bağdaşmaz olduğunu şimdiden söylemek lazım."

-"Kanun için bir numara alınmış olmakla yürürlüğe girip girmeyeceği belli değil"  

Eski Adalet Bakanlarından Prof. Dr. Hikmet Sami Türk ise Anayasa'nın 151. maddesinin çok açık olduğunu belirterek, "Resmi Gazete'de yayımlanmadan başvuru olanağı söz konusu değil. Belki Cumhurbaşkanı bu yasayı bir defa daha görülmek üzere iade edebilir. Dolayısıyla henüz Meclis'ten kanun için bir numara alınmış olmakla yürürlüğe girip girmeyeceği belli değil" diye konuştu. 

Kanunun yok hükmünde olduğuna ilişkin tespit davası istenmesi yoluna gidileceğinin de açıklandığını hatırlatan Türk, "Yokluk bir kanun için en ağır yaptırımdır. Yasama organı bir kanun yapıyor. Burada 'bu yasa yoktur' deme olanağı bulunmamaktadır" dedi. 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim