• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 27 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Hrant'ın Katilleri ile İskilipli Atıf'ın, Metin Yüksel'in, Şeyh Said'in Katilleri Farklı Değil!

Hrantın Katilleri ile İskilipli Atıfın, Metin Yükselin, Şeyh Saidin Katilleri Farklı Değil!
İslamiGundem.com Yayın Yönetmeni Cihad Kayaduman'ın kaleme aldığı yazıyı Analiz Merkezi takipçileriyle paylaşıyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

Cihad Kayaduman - İslamiGundem.com GYY

 

Hrant deyince sesimiz titriyor, içimiz ürperiyor. Vücudumuzu yavaştan bir utanma duygusu sarıyor. 

Bunu anlayamayan birileri var. “Neden Hrant'ın üstüne bu kadar düşüyorsunuz?”, diyor ve Hrant söylemlerinin arkasında başka sebepler aramaya çalışıyorlar. Onları suçlamıyorum, kötü niyetlerinden değil Hrant'ın özelliğinin ne olduğunu bilmediklerinden garipsiyorlar.  

Hrant'ın bu ülkede ötekileştirilmiş bir milletin barışsever, sıcak ve birlikte yaşamaya arzulu yüzü olduğunu bilmiyorlar çünkü. Barışsever, sıcak ve bir o kadar da sert, mantıklı. Kendisinin de söylediği gibi o, bir güvercindi. Hem barışı ve birlikteliği sembolize ediyordu hem de korumasız, arkasız, yalnız bir insanlık mücadelesini. 

Hrant'tan rahatsız olanlar onu defalarca tehdit ettiler, fakat o susmadı. Bırakıp gitmeyi düşündü, kendisi için değil ailesi ve dostları içindi... 

Peki, Hrant ne dedi?

Hrant Ermenilere seslendi, bırakın bu 'soykırım' mücadelesinin peşinden koşmayı oraya takılıp kalmayın dedi. Biz burada doğduk, bu topraklarda yaşadık Anadolu insanının güzelliğinin, insancıllığının farkına varın dedi. Batının 'soykırım' tanımaları bizim için hiç birşey ifade etmez çünkü bizim evimiz burası, komşularımız, insanlarımız burada dedi. 

Hrant, Anadolu insanına seslendi, bizi senelerce Türkleştirmeye çalıştılar, dilimizi, halkımızı yok etmeye çalıştılar, aramıza nifak soktular hâlbuki biz sizinle beraber ne güzel yaşardık dedi. 

Kendilerine uygulanan zulümleri Anadolu insanına şikâyet etti. Hrant elini uzattı. İntikam demedi hiçbir zaman, nefret duygusunu en çok intikam kelimesine karşı kullandı. Aksine beraber dedi, erdem dedi, bir arada dedi. 

Barış adamıydı  ve barış için savaşılması gerektiğini biliyordu. Dönüp arkasına bakmadı bu savaşı verirken, kim var arkamda ne kadar kişi yürür benimle, kim korur beni diye sormadı ya da arkasına bir yerleri almak için düşüncelerini değiştirmedi. O, barış için, birliktelik için, insanlık için savaştı.

Tüm tehditlere rağmen, öldürüleceğini bile bile göğsünü gere gere söyledi bütün inandıklarını. Halkı için ve halkının dostları için. 

Küçükken annesi ve babası arasında kalmıştı, çok küçüktü daha yedi yaşındaydı. O olayı Hrant şöyle anlatıyordu: 

Hatırladığım en eski anım, evden kaçan ve sokaklarda kaybolan 3 çocuk... Anasından babasından kaçan 3 kardeş... Hep kavga ederdi annemle babam. O gün de anam camdan bağırıyordu babanıza gidin diye. Babam da ananıza gidin diyordu. Bir arada kalmıştık. Ne olduysa artık, birden yokuştan aşağı koşmaya başladım. Kardeşlerim de yanımda. Kumkapı sokaklarında bir aşağı bir yukarı koştuk, koştuk... (1) 

Hrant annesi ve babası  arasında kaldığı anda dahi kaçıp gidebiliyor, kendini çıkmazdan kurtarabiliyordu. Ölüm tehditleri yağdığı, tehditlerden koruması gerekenlerin ağababalarının da kendisini tehdit ettiği günlerde bırakıp gitmiyordu ona ve halkına helal olan bu toprakları ve savaşını... 

Hrant bir ermeniydi, Hrant bir Hristiyandı. Ve Hrant'ı biz müslüman halkın gözleri önünde öldürdüler. Ermenileri ve diğer azınlıkları yada azınlıklaştırdıklarını bizim gözümüzün önünde ezdiler, dövdüler, zulmettiler, kovdular, aşağıladılar... Halen sürüyor bu insanlık dışı uygulamalar ve onun getirdiği çarpık anlayışın hâkimiyeti. Her şey bizim gözümüzün önünde oldu. Biz, adaletin eşanlamlısı olması gerekenler, Allah'ın insanlığın kurtuluşu, refahı, emniyeti için görev verdiği biz müslümanlar. Bizim gözümüzün önünde oldu. 

Gözümüzün önünde yapılan bütün bu yanlışları reddettiğimizi göstermek için öldürülen güvercinimizin hesabını sormalıyız!

Bizim olduğunu sandığımız  ülke yönetimine katilleri, azmettirenleri, tetiği çektirenleri, öldürülmesi gerektiğini düşünen o zihniyeti ne pahasına olursa olsun bulup karşımıza çıkarması, cezasını vermesi için baskı uygulamalıyız. 

Hrant'ın katilleri ile İskilipli Atıf'ın katilleri, Metin Yüksel'in, Şeyh Said'in katilleri farklı değil! 

Ve şuan iktidarda olduğunu düşündüğümüz irade, bu katilleri bulup karşımıza çıkarmadan kendisini bu zalim anlayıştan ayıramayacak. Çünkü 4 sene oldu ve ayan beyan ortada olan cinayetin asıl faillerine dokunacak iradeyi halen gösteremediler. 

Dipnot: 1-Tûba Çandar 'Hrant'

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim