• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 27 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Hoda Hafız Biraderani Mücahidan!

Hoda Hafız Biraderani Mücahidan!
Afganistan'da düşen ve halen ulaşılamayan uçakta yer alan Bahattin Yıldız ve Faruk Aktaş'ın dostları, Bahattin Yıldız ve Faruk Aktaş'ın nasıl birer 'fedai' gibi yaşadıkları anlatmaya devam ediyorlar.

 

 

 

 

 

Afganistan'da düşen ve halen ulaşılamayan uçakta yer alan Bahattin Yıldız ve Faruk Aktaş'ın dostları, Bahattin Yıldız ve Faruk Aktaş'ın nasıl birer 'fedai' gibi yaşadıkları anlatmaya devam ediyorlar. Pakistan depremi sonrasında Bahattin Yıldız'ın liderlik ettiği İHH İnsani Yardım Vakfı arama ve kurtarma ekibi ile birlikte Keşmir'e giden Yusuf Ensar Çalışkan, Bahattin Yıldız ile geçirdiği 20 günü yazdı. İşte hep başkalarının yiğitliğini kitaplarında anlatan Bahattin Yıldız'ın bilinmeyen yüzü:


Ve kutlu bir görev için çıktıkları sefer de, kutlu bir mertebeye yükseldiler.

Ne söylenebilir ki…

Ağabeysiz kaldık…

O, kendisini İslam’a hizmet ve cihad yoluna adamış bir mücahiddi. Onu tanımak bana çok şeyler kattı. Ondan çok değerli şeyler öğrendim. Mesela insanın ne için yaşaması gerektiğini, hayatın basamaklarını nasıl tırmanması gerektiğini…

Bahattin Yıldız Ağabeyimizden bahsediyorum.

Maalesef dün Afganistan’da düşen uçakta Bahattin Yıldız ile İHH İnsani Yardım Vakfı Güney Asya Koordinatörü Faruk Aktaş da vardı. Kutlu bir görev için çıktıkları sefer de, kutlu bir mertebeye yükseldiler.

Dağlar, Bahattin ağabeyimizin hep bir yanındaydı, coğrafyamızın muhtelif kentlerini adımlarken dahi kalbinin bir köşesi dağlardaydı. Bir yanı Afganistan sarp dağları, Müslümanların geçtiğimiz asırdaki sarsılmaz kaleleri iken, diğer bir yanı Kafkasya’nın özgürlük dağlarındaydı.

Hindikuş dağlarında nasipmiş ona vuslat.

Yıllarca Ruslara karşı kurşun attığı o sarsılmaz dağları çok sevmişti. Bir sohbetimizde ‘’Ensar! Bak yaşlanıyoruz. Yaş kemale erdi. Öleceksek de cihad topraklarında ölmeli’’demişti.

Bahattin ağabeye ölümü hiç yakıştıramazdım. Geçen haftalarda sohbetinde bize anılarını anlatırken ‘’Rabbim bizim başımızdan Bahattin Ağabey gibi ferasetli ve sevilen ağabeylerimizi eksik etme’’ diye dua etmiştim.

O öyle bir kalbe sahipti ki hep ezilenlerin, ihtiyaç sahiplerinin, mazlumların yanındaydı.

Öyle bir ruha sahipti ki hepimizden gençti. Hep gençlerle birlikte olur, onlarla mesafe koymaksızın iç içe olurdu. Gençlere hizmet etmeyi çok severdi. Rabbim bana onunla kesintisiz yirmi gün boyunca birlikte olma fırsatını verdi. Ve o günler benim hayatımın en verimli günleriydi.

O günlerde yaşadıklarım, sanki dün gibi hafızamda taptaze. Gori'den bizi dağlara uğurlarken nasihatleri kulağımda. Dağlar onun en sadık dostlarıydı. Ve dağları en çok o tanırdı! Dağlar da onu!

Tarih 22 Kasım 2005 Yer Celabandi, Gori Dağları Etekleri, Keşmir...

Bahattin Abi: Çocuklar ben ateşi yakıyorum, Ensar, Tuncay, Ebubekir! Siz de gelin marş söyleyeceksiniz...

Biz: Olur Bahattin Abi...

Oturuyoruz...

O gün Çeçenistan'da şehid düşen 12 Türkiyeli Mücahidin şehadet yıldönümü... Herkes hüzünlü...

Şehid Bilal Ebu Muslim, Şehid Abdulkadir Kutluay, Gürcü Abdullah, Şehid Selami Abi, Şehid Mücahid Şener, Afganistan şehidimiz Bilal Yaldızcı’yı, Bosna şehidlerimiz Abdulmetin Çakmak ve Selami Yurdan’ı, Keşmir şehidlerimizi Bahattin ağabeyin yaktığı ateşin etrafında ısınmaya çalışarak anıyoruz.

Afgan dağlarında kar kucak kucak

Ne ev, ne bark kalmış, ne de bir ocak.

Bizim evimizse, yaz gibi sıcak.

Kalmak istesen de, kalamazsın ki!

Afganlı kardeşin her yanı yara.

Sarmak istesen de saramazsın ki.

Narayı Tekbir… Allahu Ekber

Zindabad Keşmir, Zindabad Afganistan, Zindabad El Cihad sloganlarımızı karanlığı ve soğuk havayı yararak dağların eteklerinde yankılanıyordu.

Bütün marşlara Bahattin ağabeyimiz de eşlik ediyor, bize anılarını anlatıyordu o gece…

O herkesi birleştiren, bir araya getiren bir şahsiyetti. Eğilmez, bükülmez, doğru bildiğinden şaşmazdı. Yanında ki kendisinden 40 yaş küçük de olsa onu kaile alır, istişare eder, fikrini sorardı. Öğretmek, anlatmak istediğini tatlı diliyle ve kendine has üslubuyla anlatırdı.

Onun bir yanlışını görmedim. Türkiye’de İslami camianın bulandığı, sallandığı günlerde Bahattin Yıldız hep bir yerlerde İslam’ın ve Müslümanların faydasına bir işle uğraşırdı. Aradığınızda bir Bosna’da bir Afganistan’da, bir Arnavutlukta, bir Almanya’da bulurdunuz onu. Ama en çok Afganistan’da…

Çünkü bir yanını o topraklarda bırakmıştı. Hep aklı fikri ordaydı. Orada ölmek, ölümü orada öldürmek isterdi. Oranın insanlarıyla öylesine bir bağ kurmuştu ki kelimelerle ifade edilemez.

Şehadet Takvimi projemizi ona açtığımda çok sevinmiş, mutlaka yapmamız gerektiğini söylemişti. Bize hep şehidlerimizi unutmamamızı ve unutturmamamızı öğütlerdi. Ailelerini mutlaka gençlerle ziyaret etmemiz gerektiğini her zaman vurgulardı.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’a geldiğinde İHH’nın Afganistan'da şehid çocukları için bir yetimhane yaptırmak amacıyla parayla bir arsa alacağını duymuş ve ‘’Neden para veriyorsunuz? Ben gidip hallederim.’’ diyerek dönüşü olmayan bir yolculuğa karar vermişti. Orada bulunan ve hayır sahibi olan insanlarla irtibata geçtikten sonra ilk uçakla, bizimle olan buluşmasını da erteleyerek Afganistan’a Faruk Aktaş ile birlikte gitti.

Giderken de ‘’İnşallah gemiye yetişeceğim’’ demişti vakıftakilere…

Ama olmadı… Hindukuş dağlarında kaldı bedeni…

Aslında o giderken de mesaj verdi anlayana! Kişi sevdiği ile beraberdir. O hep mücahidlerle, yetimlerle, dağlarlaydı. Ve Rabbi onun ruhunu çok sevdiği ve bulunmaktan mutlu olduğu dağlarda aldı.

Hiçbir zaman zalimlere meyil etmedi. Ve ben şahidim meyil edenleri uyarırdı.

Bizim kulaklarımızda ise bize son görüşmemizde söylediği sözler yankılanıyor şimdi.

‘’Ağabeylerinizi ziyaret edin, onlara saygı ve sevginizi eksik etmeyin. Velev ki başka yollarda, başka metotlarla hareket etseniz de. Ve doğru olanı yapmaktan asla vazgeçmeyin…’’

Onu, hikmetli sözlerini ve yol gösteren nasihatlerini yokluğunda çok arayacağız…

Allah onu Firdevs cennetlerinde çok sevdiği ve hasretlerini çektiği şehidlerle birlikte haşr eylesin.

Ailesine, tüm dostlarına, sevenlerine ve arkadaşlarına sabırlar versin…

Hoda Hafız Biraderani Mücahid!

(Allah'a emanet ol mücahid kardeşim!)


Yusuf Ensar Çalışkan / TIMETÜRK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

g

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim