• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 29 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Hizbullah: Mezhep Fitnesine Direnişle Mücadele Edelim!

Hizbullah: Mezhep Fitnesine Direnişle Mücadele Edelim!
Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, mezhep fitnesi veya tefrikanın en makbul haliyle dahi mutlak şer olduğunu söyledi.

 

 

 

 

 


Lübnan Müslüman Alimler Birliği’nin düzenlediği “Mezhep Çatışması. Sebepleri ve Mücadele Yöntemleri” başlıklı konferansta konuşan Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, vahdetin bütün çeşitleriyle hayır, mezhep fitnesi veya tefrikanın en makbul haliyle dahi mutlak şer olduğunu söyledi.

Kasım şöyle konuştu: “Birlik, doğru yolda olduğumuzun güvencesidir. Mezhepler arası kışkırtmalar ise nefrete, ötekini reddetmeye ve hidayet kapılarının yüzümüze kapanmasına neden olur”

Mezhep çatışmasıyla mücadelede en belirgin başlığın direniş olduğunu belirten Kasım, İsrail’e karşı direnişte yardımlaşmanın sınırı olmadığını söyledi. Hizbullah’ın direnişçinin mezhebine bakmadığını, aksine 1997’de kurulan Lübnan Seriyyeleri’nin saflarında bütün mezhep ve gruplardan direnişçileri buluşturduğunu hatırlatan Şeyh Kasım, o günlerde Lübnan Seriyyeleri’ne katılmanın sadece iki şartı olduğunu belirterek "İşgale karşı silahlı direnişe kanaat getirmek ve İsrail ajanlığı şüphesinden uzak olmak. Hizbullah direnişçinin dînî inancı, mezhebi, ibadeti, davranışları veya sosyal konumuyla ilgilenmez." dedi.

“Bizi buluşturan, tek safta birleştiren ortak davalarımız iki başlıkta özetlenebilir: Siyonist projeye karşı direniş ve topraklarımız, gücümüz ve kaynaklarımız üzerinde hegemonya kurmasını engellemek için Amerika’da somutlaşan uluslar arası küstahlığa karşı durmak” diye konuşan Kasım, Amerika’nın iki yöntem üzerinde yoğunlaştığını unutmamak gerektiğini söyledi: “Birinci yöntem ılımlılık, ikincisi ise mezhep çatışması. Ilımlılıkla kastettikleri, bizi terör ve radikalizm diye yaftaladıkları İslami kimliğimizden tamamen uzaklaştırmak. Despot rejimlerin bekası için çalışıyor, kültür ve din özgürlüklerinin kısıtlanmasını sağlayarak halk ile bu rejimleri birbirine düşürmeye gayret ediyorlar.”

Dinin karakteri ve Müslümanın sorumluluğunun anlatılmasında temel görevin alimlere düştüğünü söyleyen Kasım, insanları gerçek İslam anlayışıyla yetiştirebilecek şahısların alimler olduğunu, diğer mezheplere düşmanlıkla bakmaya neden olan mezhep taassubunu insanlara aşılayanların da yine alimler olduğunu söyledi: “Hutbe, konferans ve konuşmalarında Müslümanları İslam birliğine, iyilik ve takva üzerinde yardımlaşmaya çağırmak alimlerin sorumluluğudur. Tek vücut olmak Müslümanların hakkıdır. Alimler bu kavramları yayar, dünya Müslümanları da okuyup kavrarsa, birleşmek ve Allah’ın ipine sımsıkı sarılmak için gerekli altyapı sağlanmış olacaktır. İşte o zaman, mezhep ahlakı ibadet hükmünde olacaktır. Müslümanların genel siyasi duruşları ise vahdet başlığı altında belirlenmeli, fertlerin mezhep bağlılıkları, Müslümanların siyasi duruşları ile çatışmamalıdır.”

Kasım, Mezhep çatışmasını bazı yöneticilerin siyaseti kullanarak yürüttüğünü, mezhepleri birbirine karşı dolduranların ise İslam topraklarının paramparça olması pahasına etraflarında mürit toplamak isteyen alimler olduğunu söyledi. Kasım şöyle devam etti: “ Mezhepler arası ihtilaf, çözülmesi gereken bir mesele olarak ortaya atılmıyor. Ortada bütün mezhepleri geçersiz sayıp bir mezhebi benimsemek gibi bir fikir de yok. Çok mezhepli toplum ve mahallelerde dahi dini sorunsallardan bahsedilmiyor. O halde mezhep çatışması diye bir mesele yok. Sorun, bazı yönetici ve liderlerin tetiklediği siyasi anlaşmazlıklardan ibaret. Bu yöneticiler, gruplarını kendilerine iyice bağlamak ve başkalarından etkilenmelerini önlemek için mezhep çatışmaları peydahlama ihtiyacı duyuyorlar. Siyasi hareket boyutunu göz önünde bulunduran bazı alimler de mezhep çatışmalarını gündemde tutuyor, siyasetçilerin lehine çatışmayı besliyor. Gün gelir de mezhepler arası uyum siyasetçilerin çıkarına olursa, aynı alimler yardımlaşma ve fitneden uzak durmanın faydalarını anlatmaya başlayacaklardır!"

isra haber

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim