• BIST 97.533
  • Altın 145,687
  • Dolar 3,5750
  • Euro 3,9909
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 24 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Hizbullah Bir Kez Daha Sünniler'le Karşı Karşıya!

Hizbullah Bir Kez Daha Sünnilerle Karşı Karşıya!
Lübnan diken üstünde durmaya devam ediyor. Önce Şadi El Mevlevi’nin El Kaide bağlantısı gerekçe gösterilerek tutuklanması, ardından din adamı Ahmed Abdülvahid'in öldürülmesi sonrası karışan Lübnan’da şimdi de Suriyeli muhaliflerin 13 Lübnanlı

Lübnan diken üstünde durmaya devam ediyor. Önce Şadi El Mevlevi’nin El Kaide bağlantısı gerekçe gösterilerek tutuklanması, ardından din adamı Ahmed Abdülvahid'in öldürülmesi sonrası karışan Lübnan’da şimdi de Suriyeli muhaliflerin 13 Lübnanlı Şii'yi kaçırması Lübnan'da gerilimi tekrar yükseltti. Çatışmaların 2006 yılında Nehrul Barid kampında ABD ve Lübnan ordusu ile beraber Sünni Fethul İslam'a karşı savaşan Hizbullah'ı tekrar Sünnilerle karşı karşıya getirebileceği bildiriliyor. 

Suriye devlet başkanı Beşar Esedıi destekleyen Lübnanlı Alevilerle muhalefeti destekleyen Sünniler arasında gerginlik giderek artıyor.Lübnan'da Sünniler ile Hizbullah ve Suriye yanlısı Arap Hareketi arasındaki çatışmalar sürüyor. Son bir haftada ülkenin en büyük iki kenti olan Beyrut ve Trablusşam'da yoğunlaşan çatışmalar, ülkenin bir iç savaşın eşiğinde olduğunu gösteriyor. Bölgede, özellikle Suriye'de yaşanan gelişmelerin hızlandırdığı bu süreçte Selefi gruplar ve Müslüman Kardeşler'in Hizbullah'a karşı bir denge unsuru olarak kullanılmak istendiği anlaşılıyor

İlk işaret Trablusşam'dan
Beyrut'taki çatışmalardan bir hafta kadar önce, 12 Mayıs'ta ülkenin kuzeyindeki Trablusşam'da, yürütülen bir El Kaide operasyonu gerekçe gösterilerek Şadi El Mevlevi adlı suni bir kanaat önderinin tutuklanmasıyla birlikte halk sokaklara dökülmüştü. Suriye’den gelen mültecilere yardım için çalışan Mevlevi’nin El Kaide bağlantılı bir operasyon neticesinde gözaltına alındığının söylenmesi halkı daha da kızdırmış ve halk tepkilerini göstermek sokaklara çıkmıştı. Oluşan gerginlik sonrası Esad rejimine yakınlığı ile bilinen ve Nusayrilerin (Arap Aleviler) ikamet ettiği Cebel Muhsin mahallesi’nde çatışmalar şiddetlenmiş ve 9 kişi ölmüş 80 kişi ise yaralanmıştı.

Mevlevi’nin serbest bırakılması için Nur Meydanı’nda çadır açan göstericilere din alimleri de destek vermiş ve Mevlevi’nin serbest bırakılmasını isteyerek Beyrut Trablusşam yolunu trafiğe kapatmıştı. Mevlevi ile birlikte dört kişi tutuklanarak cezaevine konulmuştu. Öte yandan, Amerika'nın Sesi Radyosu'nun haberine göre, bu ay başında Lübnan'da tutuklanan Sünni din adamı kefaletle serbest bırakıldı

Şeyh Ahmed Abdulvahit'ın öldürülmesi bardağı taşırdı
Bu gerginlik devam ederken ülkenin kuzeyindeki Akkar bölgesinde, 20 Mayıs'ta Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed’e karşıtı çizgisiyle bilinen Sünni din adamı Şeyh Ahmed Abdulvahit'in askeri bir kontrol noktasında dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle vurularak öldürülmesinin ardından, taraftarları sokaklara döküldü. Trablusşam, Akkar ve Beyrut'ta protesto gösterileri düzenlendi. Beyrut'ta eski Başbakan Saad Hariri'nin başında bulunduğu Gelecek Hareketi üyeleri ile Hizbullah ve Suriye rejimi yanlısı Arap Hareketi üyeleri arasında çatışmalar çıktı. Birçok ev ve iş yeri tahrip edildi. Kundaklanan binalar arasında Arap Hareketi'nin Beyrut'un Tarık El Cedide semtindeki binası da bulunuyordu.
Önce Beyrut'un kuzey ve güney çıkışlarını kurdukları barikatlarla trafiğe kapatan silahlı gruplar, ardından başkentin en lüks semtlerinden Hamra'ya yakın Tarik Cedide mahallesinde birbiriyle çatıştı. Otomatik silahların ve patlayıcıların kullanıldığı çatışmalarda 3 kişi yaşamını yitirirken 10 kişi de yaralandı. Çatışmaların Esad yanlısı gruplarla karşıtı gruplar arasında yaşandığı belirtilirken, sabahın ilk ışıklarına kadar olaylar devam etti Lübnan ordusuna bağlı birliklerin olaylara müdahale etmemesi dikkat çekerken, Lübnan ordu birlikleri yaptıkları açıklamada Abdülvahid'in öldürülmesi olayında sorumluluğu bulunan 22 asker hakkında soruşturma açıldığı kaydedildi. 

Hükümet hedefte
Abdulvahit’in öldürülmesinin ardından, Başbakan Necip Mikati üzüntülerini dile getirdi ve soruşturma açıldığını duyurdu. Ancak bu açıklama, muhaliflerini tatmin etmedi.
Trablusşam’daki olayların ardından olduğu gibi Beyrut’taki çatışmaların ardından Selefi gruplar, Müslüman Kardeşler ve Gelecek Hareketi’ne mensup siyasetçiler Mikati’yi hedef tahtasına oturttu.Gerek Mevlevi'nin tutuklanması ve gerekse Abdulvahit'in öldürülmesinin Esad'ın işi olduğunu düşünen muhalefet, Mikati'yi de Suriye'nin istediği siyaseti izlemekle suçluyor.

Muhalifler için güvenli liman

Hükümet ise ülkenin kuzeyinde faaliyetlerini artıran Özgür Suriye Ordusu'ndan (ÖSO) rahatsız.
Selefilerden açık destek alan ÖSO militanları, Akkar bölgesinde silahlı olarak dolaşabiliyor ve buradan Suriye'ye silah, mühimmat ve isyancı gönderdiği iddia ediliyor Lübnan'ın güneyinde etkili olan Hizbullah ise müttefiki Suriye rejimine karşı ülkenin kuzeyinde yürütülen bu faaliyetleri yakından izliyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah Mart ayında yaptığı bir açıklamada, söz konusu muhalifleri uluslararası komplonun parçası olmakla suçlamıştı. Muhalif gruplar ise Hizbullah'ın Suriye'de kendilerine karşı savaştığını ileri sürüyorlar.

Beyrut'taki son çatışmaların da Hizbullah'ın karargâhı kentin güney mahalleleriyle, Kuzey Lübnan arasında bulunan Beyrut'un kuzeyinde çıkmış olması ilginç bir ayrıntı. Merkezi yönetimin zayıf olduğu ve güçlü bir Selefi hareketin bulunduğu kuzey Lübnan bir süredir Suriyeli muhalifler için güvenli bir liman haline getirilmek isteniyor. Bunun önündeki en büyük engel ise Lübnan ordusu değil, Hizbullah.

Uluslararası toplum kaygılı

Son bir haftada yaşanan olaylar nedeniyle Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt bu ülkeye gitmek isteyen vatandaşlarını uyardı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mark Toner ise Lübnan'daki şiddet eylemlerinden endişe duyduklarını söyledi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban ki-Mun ise Suriye'de yaşanan şiddetin Lübnan'a yayıldığını söyledi. Ban ki-Mun, Lübnan'da bir iç savaş ihtimalinin güçlendiğini kaydetti.

13 Lübnan'lı Şii kaldırıldı

Suriye’de 13 Lübnanlı Şii’nin kaçırılmasının ardından Lübnan’da gerginlik tırmanıyor. Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Şiilerin yoğun olarak yaşadığı banliyö bölgesi başta olmak üzere, birçok semtte protesto gösterileri düzenleniyor.Lübnan’daki Hizbullah grubunun lideri Beyrut’ta sokaklara dökülen protestoculara sükunet çağrısında bulundu. Lübnan güvenlik yetkilileri ve görgü tanıkları Halep’teki kaçırma olayını doğruladı. Ancak kaçıranların kim olduğu ya da tam olarak kaç kişinin kaçırıldığı netlik kazanmadı.


Kaçırılanlar Hizbullah Savaşçısı mı?


Lübnanlı Şiiler, Irak’ta Şiiler için kutsal sayılan mekanları ziyaretten dönüyordu ve otobüsleri Suriye topraklarından geçiyordu.Lübnan medyası muhalefetteki Hür Suriye Ordusu’na bağlı direnişçilerin 13 kişiyi kaçırdığını bildirdi. Suriye devlet haber ajansıysa, 11 Lübnanlı ve Suriyeli şoförlerinin “silahlı terörist bir grup” tarafından kaçırıldığını iddia etti. Kadın Şiiler ise serbest bırakıldı. Hür Suriye Ordusu, olayla ilgisi olmadığını bildirdi.

NASRALLAH'TAN KURTARMA SÖZÜ

Savaşın bütün şiddeti ile devam ettiği Suriye'de böyle bir dönemde hacıların bulunması pek de olağan görünmüyor. Uzmanlar kaçırılan kişilerin muhtemelen Esad'a destek için ülkeye giden Hizbullah üyeleri olabileceklerini belirtiyorlar.

Kaçırma haberinin ardından Beyrut’un güneyindeki Şii mahallelerinde kısa süreli protesto gösterileri yaşandı. Göstericiler otomobil lastiği yaktı ve yolları trafiğe kapattı. Hizbullah lideri Şeyh Hasan Nasrallah televizyonda yaptığı açıklamada halka sükunet çağrısı yaptı ve sorunun çözümü için Suriyeli yetkililerle temasta olduklarını belirtti.

Nasrallah,“Mevcut durumda, sorumluluk devlete ait ve herkese gerçekten soğukkanlı olmaları çağrısında bulunuyoruz. Tavrımızı barışçıl yollarla da gösterebiliriz. Sevdiklerimizin aramıza dönmesi için gece gündüz çalışacağız” dedi.

Öte yandan Suriye güvenlik kuvvetlerinin, kaçırma olayının yaşandığı Halep yakınlarındaki Azaz kasabasına operasyon düzenlediği bildirildi.

Nasrallah, Lübnan hükümetinin konuyla ilgili tüm girişimleri yapması gerektiğini söyledi, “Hiç kimse trafiği engellemek gibi yöntemlere başvurmamalı. Kimsenin bu durumdan yararlanarak Lübnan ordusu ya da güvenlik güçleriyle sorun yaratmasını istemiyoruz. Kaçırılanların serbest bırakılması insani bir durum ve hiç kimsenin bu yüzden ülkeyi farklı bir yere sürüklemesini istemiyoruz” şeklinde konuştu.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim