• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 0 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

HİTLER KADAR BİLE İNSAN OLAMADI!

HİTLER KADAR BİLE İNSAN OLAMADI!
Roosevelt'i nasıl biliriz? Ne kadar insan? 1968 Olimpiyatları'ndan iki farklı resim: Maaşlı köleler ve Allah’ın Afrikalıları…

 

 

 

 

 

 

Kadınlar da köleler de erkekler de Allah’ındır

Dünyada ihtimaldir ki binli yıllara kadar “en çok kullanılan kelime” diye başlayan bir cümle yoktu. Her ne kadar köle, efendi, savaş gibi kelimelerin hit olmaları mümkün görünse de…  Binli yıllardan sonra; Allah, kadın, erkek, çocuk, vatan, din, efendi, köle, peygamber, ekmek gibi kelimeler birbirleriyle yarışır oldular.

Vicdan, sessiz sözler arasında kaldı

Son iki yüz yılda “Allah” ve “kadın” kelimeleri muhtemelen en sık kullanılan kelimelerdi insanların ağızlarında. Bu iki kelime yaratan ve dişil-doğurgan olmaları sebebiyle muhtemelen kıyamete kadar dillerde en çok yer alacak kelimeler. Bunları takip edenler ise kölelik, ilerleme, petrol ve su kelimeleri olsa gerek. Dört kelime de beyaz adamın hırslarıyla tekrar neşet etti1968 Mexico City Tommy Smith dillerde sanayi devrimi sonrasında. İlerlemenin ve kölelerin efendilerinin “vicdan”ı yoktu. Bu yüzden olsa gerek, vicdan, sessiz sözler arasında kaldı, iki dünya savaşı ve irili ufaklı bölgesel savaşlar görmüş 20. yüzyılda. Ancak, vicdan, konuşulmadan da kendini ifade eden bir damar yapısına sahiptir.

İki resmin Afro-Amerikanları

Meksika’da düzenlenen 1968 Olimpiyatları’nda 200 metrede altın ve bronz madalya kazanan Amerikalı iki Afro-Amerikan atletin, Tommie Smith ve John Carlos'un siyah deri eldivenli yumruklarını havaya kaldırdıklarında tam önlerinde vicdan, Peter Norman cismiyle karşımıza dikilmişti.

1968 Mexico City Tommy SmithKöle tacirlerinin 150 yıl önce Afrika’dan Amerika’ya kaçırdıkları insanların soyundan gelen iki sporcu, damarlarındaki Afrikalı kanına karışan kirli beyazdan kurtulmak istiyorlardı. Renklerini seviyorlardı. Ama yine de, gladyatörler gibi, efendilerinin istediği müsabakaya katılıyor ve efendilerinin marşlarını söyletiyorlardı stadyumda.

Kabul etmek lazım; dik duruşları, yüzlerini yere yıkmaları, yumruklarını siyah bir eldivenle havaya kaldırmaları köle olmanın insanca olmadığının göstergesi ve insanlıklarının isyanıydı.

Bir kere yumruğunu havaya kaldırmamışsan

1936’daki Berlin’deki olimpiyat oyunlarında 100 m, 200 metre, 4x100 metre ve uzun atlamada 4 altın madalya kazanan Jesse Owens’ın elini sıkmayan Roosevelt, kibri ve Romalı efendilerin ruhunu yansıtıyorsa; dereceye giren atletin heyecanı da arenada aslanları ya da başka gladyatörleri devirmiş köle-gladyatörün ruhunu yansıtıyordu. Bu başarılı atlet ön kapıdan ve davetlilerleJesse Owens birlikte kutlamaya alınmamış, servis asansöründen giriş çıkış yapabilmiştir. (İlginç bir anekdot: Faşist Hitler bile Owens’in elini sıkmıştır, Rooseveltt’ten daha insanca davranıp!) Ancak, bir yerden başlamak gerekir.

Özgürlüğe giden yol hiçbir zaman geniş ve çiçeklerle süslü değildir. Bu yüzden Smıth ve Carlos’un eylemi önemlidir. Bir şekilde; “Arenada dövüşmek istemiyorum, benim de haklarım olmalı!” deme biçimidir. Barack Obama dâhil her Afro-Amerikan yumruğunu bir kere sıkıp havaya kaldırmadan, beyaz adama, “Efendim değilsin! Politikalarını ben yaşatamam!” demeden ne özgürlüklerine kavuşabilir ne de dünya özgürleşebilir.

Dünyanın dibinden gelecek Afrikalı çocuklar

Nuri Pakdil’in yıllar öncesinden bir tespiti vardır, “Dünyanın kaderini Afrika belirleyecek” mealinde. ABD’nin çıkara dayalı politikalarını 21. yüzyılda Afro-Amerikan kökenli insanlar icra etmeye başladılar. Atalarının modern arenalarda öldürülmelerini çabuk unutan Afro-Amerikanlar. İnsanoğlu, hafızasıyla insandır. Bir tarih taşır belleğinde. Acının ve neşenin Peter Norman'ın cenazesitüm hikâyesi o hafızada yazılıdır. Ancak, mazlum iken zalim olan her dem zalim olandan daha tehlikelidir! Çünkü zalimin neler yapacağı bilinir; mazlum zalim olduğunda nereye kadar gideceği belli olmaz!

Avusturalyalı atlet Peter Norman gümüş madalyayı aldığı gün Afro-Amerikanların eylemini sonuna kadar desteklemişti. Hatta ölümüne kadar “zenci düşmanlığı” ile savaştı. Cenaze töreninde ise altın ve bronz madalya alan arkadaşları tabutunu taşıdılar “vicdanlı beyaz adam”ın.

O protesto fotoğrafına her baktığımızda ırkçılığa karşı gelmenin insanca bir eylem olduğunu, o atletlerin ne kadar devrimci bir duruş sergilediklerini düşündük. Ancak, o fotoğraf epey yıprandı. Afro-Amerikanların kraldan çok kralcı oldukları bir zamanda protest bir fotoğraf olmaktan öte gitmeyen bir anlam doğurdu “zenci asker”ler.

Bir resmin asıl Afrikalısı

Bir de, 1968 Meksika Olimpiyatlarında unutulan başka bir atlet vardır. Gözden kaçmayan ama gözden kaçırılan bir Tanzanyalı. Afro olmamış bir Afrikalı: John Stephen Akhwari. Akhwari, maraton yarışında sonuncu gelmiştir. Hatta stad görevlileri temizliği bitirecekleri bir sırada varış noktasına ulaşmış, birkaç gazeteci ve seyircinin alkışlarıyla yarışını bitirmiştir. John Stephen AkhwariGazetecilerden birinin, ”Yarışı kazanamayacağınızı bildiğiniz halde neden devam ettiniz?” sorusuna karşılık Arkwari, “Beni ülkem buraya yarışa başlayayım diye değil yarışı bitireyim diye yolladı!!!” demiştir.

Her iki olayda da “zenci”ler vardır. Ama her ne hikmetse Afro-Amerikan olanlar “onurlu bir eylem” yapmışlar, “popüler” olmuşlar, “ırkçılığa kafa tutmuşlar”, Amerika’da ikinci sınıf insan muamelesi yapılmasını dünyaya duyurmuşlar. Ve sanki “şehirli zenci” pozisyonu almışlardır. Tanzanyalı atlet John Stephen Akhwari ise adeta “köylü zenci” muamelesi görmüş, görmezden gelinmiştir. Oysa sağ bacağı kırıldığı halde ülkesi için koşan adam, yıllar sonra “zalim olacak mazlum”lardan daha ölümcül bir kavga vermişti.

Sonuç; Amerika’da köle olmak efendilikle sonuçlanacak bir hal iken;

Afrikalı olmak doğal köleliktir! Afro-Amerikanlar petrolü sever; Afrikalılar ise suya hasrettirler!

Bazı “zenci”ler kirli beyazdır!

 

Zeki BulduK / dunyabizim.com

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim