• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 20 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Hilafet Gecesi'nde Üniformalı Uyanıklar! -Video-

Hilafet Gecesinde Üniformalı Uyanıklar! -Video-

Ordu milletin, devlet milletin, iktidar yine milletin.

Ama Türkiye bugün orduyu da, devleti de iktidarı da millete bırakmak istemeyenlerle yani cuntacılarla hesaplaşıyor.

Ergenekon soruşturmalarını baltalamaya çalışanlar, en başından beri kafaları karıştırmak için aynı soruyu soruyordu.

Madem bunca darbe planı yapıldı, neden uygulanmadı? O sorunun cevabı koca bir kitap oldu.

Süleyman Yeşilyurt "Üniformalı Uyanıklar" isimli kitabında darbe planlarının neden uygulanmadığını yazdı.

"Üniformalı Uyanıklar" bu defa erken yakalanmış ve 28 Şubat'ta yaptıkları gibi kara propagandalarla darbe zemini oluşturamadan yakayı ele vermişti.

İddiaya göre "Üniformalı Uyanıklar" Balyoz ve Sarıkız'dan da anlaşıldığı üzere, milletin Ak Parti'yi iktidara getirdiği gün darbe planlarına başlamıştı.

ADD'nin 3 Mart 2003'te düzenlediği "Hilafet'in İlgası" toplantısı bu darbenin ayak sesiydi.

Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök o tarihte Türkiye'de değildi.

Bunu fırsat bilen bazı Kuvvet Komutanları, onlara destek veren siyasiler, rektörler ve sözde Sivil Toplum Temsilcileri, o toplantıda bir araya geldi ve "laiklik elden gidiyor, AB Türkiye'yi parçalayacak, Kıbrıs satıldı" feveranlarıyla darbenin zeminine taş taşımaya başlamıştı.

Bir yandan kamuoyu karşısında hükümeti yalnızlaştırmaya çalışırken bir yandan da ordu içinde destek arıyorlardı.

Ne var ki bütün çabalarına rağmen Özkök'ü ve milletin gözbebeği orduyu yanlarına çekemediler. Bu yüzden de iddiaya göre "yetim ve öksüz" olarak adlandırdıkları Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ü ortadan kaldırmaya karar verdiler.

Ancak bu suikast planını MİT ve Emniyet İstihbarat erken haberaldı ve Ankara Merkez Garnizon Komutanı'nın çabasıyla, suikast planı engellendi.

Genelkurmay Başkanlığı ser verip sır vermedi, hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam etti.

İddiaya göre Jandarma Tuğgeneral Levent Ersöz'ün başını çektiği istihbaratçı subaylar Özkök'ü dinlemeye devam ediyorlardı.

O olaydan sonra Özkök de en ufak bir şüphe uyandırmadan darbecilerin bütün çalışmalarını sesli ve görüntülü olarak kayda aldırdı.

Özkök bir gün aniden darbede başı çektiği öne sürülen Şener Eruygur'u karargâha çağırdı. Önce çay kahve ikramı ardından da Jandarma Karargâhı'nda yapılan darbe toplantılarının görüntüleri geldi önüne. İddiaya göre hiç beklemediği bu manzara karşısında Eruygur kızardı, bozardı.

Zira görüntülerde, karşısındaki Genelkurmay Başkanı aleyhinde ağza alınmayacak hakaretler vardı.

Görüntüler bittiğinde Hilmi Özkök'ün "Darbeni yakaladım Paşa" dediği, Eruygur'un da buna karşılık bitkin bir sesle "Karargahım bana ihanet etti" diye mırıldandığı öne sürülüyor.

"Üniformalı Uyanıklar" kitabında Özkök'ün benzer bir baskını Balyoz Komutanı olduğu öne sürülen Çetin Doğan'a yaptığı da iddia ediliyor.

İddiaya göre Özkök, Eruygur ve Doğan'a darbeciliğin hukuktaki yerini de hatırlatmıştı ve Jandarma ve 1. Ordu'daki cunta yapılanmasını terfi ve atamalarla dağıttı.

Böylece Türkiye yeni bir darbe yemekten kurtulmuş oldu.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim