• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 18 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

HDP'ye Zor Sorular: Travestiler mi Kürtler mi? Taksim mi Suruç mu?

Fatih Tezcan

Şanlıurfa Suruç'ta 30 kişinin ölümüne ve 104 kişinin yaralanmasına sebep olan insanlık dışı saldırı sonrası, HDP yazılı bir açıklama yaparak, Kürt Halkı'na silahlanma çağrısı yaptı. Tel tel dökülen bir acziyetin ve ihanetin işaretidir. (link)

Neden?

1- PKK'nın Kandil sorumlularından Cemil Bayık, bayram günü yaptığı açıklamada
 "Halkımız silahlansın, tüneller kazsın" demiş, HDP ve örgütün 'özsavunma gücü' dediği, yasadışı silahlanma faaliyetine dair çağrı yapmıştır.

Hemen ertesi gün, Suruç'ta ESP'ye mensup 300 kişilik grubun arasına giren 18 yaşlarında bir DAEŞ sempatizanının kendisini patlatması sonucu -an itibariyle- 30 kişi hayatını kaybetti, 104 yaralı var.

İnsanlık dışı saldırının birkaç saat sonrasında Demirtaş'tan
 "halkımız silahlanmalı" şeklinde bir ifade geliyorsa, burada HDP'ye yönelik ilk soru işareti oluşur.

Zira özsavunma gücü, öncelikle ve elbette 'PKK yanlısı Kürtler'in kendilerini korumasına çağrıdır. Oysa bunun tek başına hiçbir işe yaramadığı, Kobani Katliamı'nda yani DAEŞ Kobani'de gece vakti 200 kişiyi öldürürken ortaya çıkmıştı. Zira güvenlik, ele veya eve silah alınmasıyla değil, öncelikle haber yani istihbarat alınmasıyla başlar. Özsavunma gücü, her anlamda bölgede PKK Diktatörülüğü'nü güçlendirecek, farklı fikir ve fraksiyondaki Kürtler'le çatışma ortamı doğuracak, ülkede kaos oluşturacak bir kakafoniden ibarettir.  

2- HDP ve PKK'nın amacı, Türk ordusu ve Emniyeti'ne karşı, Ekim-2013'te F.Gülen'in İsrail sorumlusu Müftügil'in tapelerinde ortaya çıktığı üzere, 'Türkiye'yi kan gölüne çevirerek Erdoğan'ı devirmek, Öcalan'ı bitirmek ve Barzani'yi desteksiz bırakmak' ise, 30 kişinin öldüğü saldırının 24 saat öncesi ve 24 saat sonrasında
 'halkımız silahlansın' açıklaması yapmak, elbette tutarlı ve kurnazca ama bir o kadar da senaryo sahiplerini ve katliam faillerini deşifre edicidir. 

3- Diğer yandan, 80 HDP'li milletvekilinden ve 1000'lerce yetkilisinden hiçbirisi patlamanın olduğu Suruç'ta yoktu. Oysa ESP'nin basın açıklaması, Kobani'ye destek açıklamasıydı. 

HDP'liler, neden Kobani'ye destek için basın açıklamasında yoktu?

ESP'liler basın açıklamasını müteakip Kobani'ye geçeceklerdi.

İstanbul'da Ramazan ayında Taksim'de LGBT yürüyüşünde boy gösteren HDP'li milletvekilleri, ESP'nin Suruç'taki basın açıklamasında ve sonrasında Kobani'ye uğurlamada neden yoktular?

HDP yazılı basın açıklamasında bu sorulara cevap vermek yerine, 'halkımız silahlansın' gibi yeni 6-8 Ekim Provokasyonları'na yol açabilecek, Kandil'e paralel çağrılar yapması, katliamın faillerinin kimliği ve bunlara verilen destek noktasında soru işaretlerini artırabilir.


4- HDP'nin olaydan hemen sonra "Her türlü istihbarat ve güvenlik açığından şu andaki hükümet sorumludur." açıklaması tam bir basiretsizliktir. Zira bu tip populist çıkışlar, eylemi gerçekleştirenlerin ve daha önemlisi emri veren Üst Akıl'ın işine gelen, işini kolaylaştıran kısacası 'işbirliği şüphesi' doğuran açıklamalardır.

5- Diyarbakır'da seçimden 2 gün önce patlama olduğunda neden hiçbir HDP'li milletvekilinin yara almadığını sorgulayan Türkiye daha bunun cevabını alamamışken, ve üstelik şimdi Suruç'ta da hiçbir HDP'li milletvekilinin olmaması dikkatleri çekmişken, Demirtaş'a düşen AK Parti'yi suçlayıcı ifadeler yerine, eylemi gerçekleştirdiği ön görülen DAEŞ'i kınamak ve mümkünse, DAEŞ'i yöneten ülkelerden biri olduğunu kendi ordu mensubunun söylediği ABD'de, Fethullah Gülen örgütünün girişimleriyle Erdoğan, Öcalan ve Barzani'ye karşı 2013 sonbaharında ne kararlar aldıklarını kamuoyuna açıklamaktır.

6- Ankara'nın 'DAEŞ/IŞİD'in başını okşadığını' iddia eden HDP basın açıklaması, bu çok tehlikeli yalanıyla, Ekim 2013'te ABD'de kendisine salon tahsis eden güçlere yönelik çok ciddi bir 'perdeleme' de icra etmektedir.

Zira IŞİD/DAEŞ, Türkiye Cumhuriyeti Ordusu ve Emniyeti için açık bir tehditken ve Türkiye bu doğrultuda Cerablus merkezli bir güvenli bölge kurma faaliyeti üzerinde çalışırken, hiçbir HDP'l,in katılmadığı Ezilenlerin Sosyalist Platformu basın açıklamasında 30 kişinin ölümü sonrası HDP 'Türkiye-IŞİD' gibi akıllara zarar, belgesiz ve temelsiz bir hezeyanı dile getiriyorsa, burada Ak APrti ve Recep Tayyip Erdoğan'ı El Kaide-IŞİD ile ilişkilendirmeye çalışan Gülenist Strateji ile uyumu ve ayrıca, FETÖ'nün Üst Aklı olan Emperyalizm'le eşgüdümü net bir şekilde ortaya çıkar.

'AK Parti-IŞİD' denklemini ortaya atan gönüllü veya farkındalıksız her hezeyan, esasen IŞİD'i projelendiren, yöneten ve yönlendiren Emperyalist Üst Akıl'ın salon tahsis edeceği ve taşeron örgütleriyle çalışma imkanı vereceği (!) bir çizgiyi ve misyonu, kabullenmiş ve üstlenmiş demektir.

Fatih Tezcan
twitter.com/fatihtezcan

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim