• BIST 107.324
  • Altın 143,294
  • Dolar 3,5602
  • Euro 4,1499
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 29 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Hayır’ Oylarının Sorumlusu ABD

Hayır’ Oylarının Sorumlusu ABD
Türkiye ve Brezilya’nın İran’a yaptırım kararıyla ilgili oylamada “hayır” oyu kullanmasının sorumlusunun Obama başkanlığındaki ABDyönetimi olduğu ileri sürüldü.

 

 

 

 

Batılı diplomat ve analistler, Türkiye ve Brezilya’nın üzerlerine düşen görevi yerine getirdiklerini belirterek, bu iki ülkenin Tahran ile müzakereler sürecinde Washington’u sürekli bilgilendirmesine rağmen ABDyönetiminin aksi istikamette hareket ettiğine dikkati çektiler.

Türkiye ve Brezilya’nın BM Güvenlik Konseyi’ndeki İran'a yaptırım kararıyla ilgili oylamada ''Hayır'' oyu kullanmasının yankıları sürüyor. Batılı diplomat ve analistler, Güvenlik Konseyi’ndeki “hayır”ların sorumlusunun Obama başkanlığındaki ABDyönetimi olduğunu ileri sürerek, Türkiye’nin üzerine düşeni yaptığını belirttiler.

Reuters’ın bazı analistlere dayandırdığı haberinde, Türkiye ve Brezilya’nın Tahran ile müzakereler sürecinde Washington’u sürekli bilgilendirdiğine dikkat çekilerek, buna rağmen ABDyönetiminin tavrının “ahlaki” olmadığı dile getirildi. Türkiye ve Brezilya’nın “hayır” oyunu değerlendiren batılı diplomat ve analistlere göre, ABD’nin “hayır”cı bu iki ülkenin Tahran’daki diplomatik çabalarını görmezden gelmesi, iki ülkeyi İran’a uygulanmak istenen yeni Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarına ret oyu vermeye itmiş olabilir. İsimlerinin açıklanmasını istemeyen kıdemli Batılı diplomatlar, Brasilia ve Ankara hükümetlerinin İran’ın nükleer programına getirilmek istenen yaptırımlara ‘evet’ oyu vermeleri için ikna etmenin kolay olmadığını ancak ‘hayır’ oyu kullanmalarının engellenebileceğini söyledi.

GÜVENLİK KONSEYİ İKİYE BÖLÜNDÜ

Analistler, Türkiye ve Brezilya’nın verdikleri ret oylarının, Güvenlik Konseyi’nin İran konusunda ikiye bölündüğüne işaret ettiğini belirtti. Diplomat ve analistlere göre yapılan en büyük hata ise, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın 18 Mayıs tarihinde P5+1 (BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ve Almanya) ülkelerine İran yaptırımları taslağını sunacağını açıklamasıydı. Clinton’ın bu açıklaması Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’nın Tahran’a, yaptırımları önleyeceği umuduyla ertelenmiş nükleer yakıt takası anlaşmasını hayata döndürmek için düzenlediği zirvenin hemen ertesi günü geldi. ABD’li yetkililer Clinton’ın açıklamasını savunurken, taslağın Güvenlik Konseyi’ne sunulmadan önce P5+1 ülkeleri tarafından büyük ölçüde kabul edildiğini, ancak Rusya ve Çin’in 14-15 Mayıs hafta sonuna kadar yeşil ışık yakmadığını belirtti. Yetkililer ayrıca Clinton’ın açıklamasının zamanlamasının Türkiye ve Brezilya ile bir alakası olmadığını, İran’ın gerekçe göstermeden yüksek derecede uranyum zenginleştirmeye devam edeceğini açıklamasına verilen bir tepki olduğunu belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü P.J Crowley, açıklama için “İran’a yanlış yolda olduğu ve bunun değişmesi gerektiği doğrultusunda açık bir mesaj vermek için doğru zaman olduğunu düşündük” dedi. Crowley, ‘hayır’ oylarının çok önemli olmadığını, Türkiye ve Brezilya ile yaşanan anlaşmazlığın stratejik değil, taktiksel olduğunu söyledi. Konsey diplomatları ise sorunun zamanlamadan ziyade Clinton’ın Erdoğan ve Lula’nın çabalarına bir cevap olarak taslak metni Konsey’e sunması olduğunu ifade etti. Batılı bir diplomat, açıklamanın Türkiye ve Brezilya’da ciddi bir öfkeye neden olduğunu ve bu iki ülkeye yaptırımlar aleyhine oy kullanmaktan başka çare bırakmadığını belirtti. Diğer bir analist ise Türkiye ve Brezilya’yı utandırmanın anlamsız olduğunu ve iki ülkenin Tahran ile müzakereler süresince Washington’u sürekli bilgilendirdiğini kaydetti. Geçtiğimiz hafta, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde düzenlenen oylamada, Lübnan çekimser kalırken Türkiye ile Brezilya ‘hayır’ dedi. Böylece Konsey’de ilk kez İran yaptırımlarına karşı ret oyu kullanılmış oldu.


FT: Türkiye’ye masada iyi bir yer verilsin

Türkiye'nin Batı dünyasından koptuğu iddialarının gerçekle bir ilgisi olmadığını yazan Financial Times (FT) gazetesi "Türkiye ile AB ilişkilerinin sadece şartları değişir" dedi. "ABD ve bazı AB'lilerin sonsuza kadar beklediği gibi, Türkiye'nin artık yumuşak yüzlü, yalvaran bir ülke konumunda değil" diyen yazar Philip Stephens, Türkiye'nin ekonomik olarak dinamik, politik olarak kendine güveni olan bir ülke olduğunun altını çizdi. Son zamanlarda BM Güvenlik Konseyi'nde İran lehine oy kullanması ve İsrail ilişkilerinin gerilmesi üzerine Türkiye'nin Batı'dan koparak Doğu'ya yöneldiği ile ilgili iddiaların güçlendiğini, ancak bunun Batı'dan kopmak olmadığını belirten yazar, Erdoğan hükümetinin kendi bölgesindeki politikalarıyla çatışma riskini azalttığını, savaşın eşiğine geldiği Suriye ile vizeleri kaldırdığını ve Irak ile zaman zaman yaşanan tansiyona son verildiğine çekti. Philip Stephens, Türkiye'nin yeni bölgesel dış politikası ile Fransa ve Almanya'nın Ankara'yı küçümseyen politikası arasındaki farkın net olarak ortaya çıktığını kaydetti. AB'nin özellikle de Fransa ve Almanya'nın Türkiye'nin üyeliğini reddetmek için ellerinden geleni yaptıklarını belirten yazar Stephens, "Türkiye'de AB'yi güçlü bir şeklide destekleyen kesimin bile artık sabrı taşıyor" dedi. Yazar, Türkiye'nin Batı'dan kopmak bir yana, bölgesindeki yeni politikasıyla AB için daha değerli bir üye olabileceğine de işaret etti. FT yazarı, Türkiye'nin Batı için kaybedilmemesi gereken bir ülke olduğunu belirterek şu yorumda bulundu: "Şu anki Türkiye, eski Türkiye'den daha çok şey verebilir AB'ye. Türkiye'nin Orta Doğu ve İslam dünyasında önemli bir itibarı var. İşte Batı'nın kaybetmemesi gereken Türkiye de budur."


Vakit

 

 

 

 

 

 

 

 

h

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim