• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 15 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Hasan Cemal: Suriye'de Ben de Tarafım!

Hasan Cemal: Suriyede Ben de Tarafım!
"Dün sabah Suriye yazmak için bilgisayarımın başına oturduğumda hatırladım Bosna günlerimizi. Ve fazla düşünmeden koydum yazımın başlığını..."

"Nasıl Bosna'da 1990'larda insanlık düşmanı bir savaş makinası yaratmış olan azgın Sırp milliyetçiliğiyle Miloşeviç'e isyan ettiysem,Suriye'de de Baas milliyetçiliğiyle onun kuklası Esad'a da sonuna kadar karşı olmak insanlığın bir gereğidir" diyen Hasan Cemal Suriye'de ben de tarafım!yazdı.

İşte Hasan Cemal'in kaleminden Bosna ve Suriye üzerine ilginç bir ortaklık kuran o yazıdan çarpıcı bir bölüm:

"Suriye'yi bugün izlerken 1990'ların Bosna'sını, Kosova'sını, insanlığın yüreğinde Sırp milliyetçiliğiyle Miloseviç zalimliğinin derin yaralar açtığı o yılları anımsıyorum.

(...) Ben de gitmiştim Bosna'ya.
İlki, 1992'nin Temmuz ayıydı.
Savaş yeni başlamıştı.
Sırp kuşatması altındaki Saraybosna'da her gün 25-30 kişi hayata veda ediyordu. İlk dört ayda ölen çocuk sayısı 200'dü.

(...)


1995'te tekrar gittim savaş içindeki Bosna'ya. Cengiz Çandar'lı, rahmetli Ahmet Vardar'lı Sabah gazetesi ekibiydik. Etnik ve kültürel temizliğe sahne olan Bosna topraklarında insanlığa karşı suç işlenmeye devam ediyordu.

O zamanlar daha hâlâ trajediye doymamıştı Bosna. Yaşamak için acı çekiyordu.
On gün dolaşmıştık.

Bihaç, Zenitza, Mostar, Travnik ve Saraybosna'yı gezmiş, yaşanan acılara dair notlar düşmeye çalışmıştım gazetedeki köşeme.

Sisli İgman Dağı hâlâ gözümün önünde, olanca güzelliğiyle... Bir de dağ yoluyla Saraybosna'yı terkederken minibüste çaldığımız Boşnak türküsü kulağımdan gitmiyor:
"Dağlarıyla taşlarıyla çağırayım Mevlam seni / Seherlerde kuşlarıyla çağırayım Mevlam seni."

Dönüşte son bir yazı yazmış, başlığını da şöyle koymuştum:


Bosna'da ben de tarafım!
(Sabah, 20 Ağustos 1995)


Dün sabah Suriye yazmak için bilgisayarımın başına oturduğumda hatırladım Bosna günlerimizi.

Ve fazla düşünmeden koydum yazımın başlığını:

Suriye'de ben de tarafım!


Nasıl Bosna'da insanlık düşmanı bir savaş makinesi yaratmış olan azgın Sırp milliyetçiliğine, onun iğrenç aleti Slobodan Miloşeviç'e isyan ettiysem, Suriye'deki tavrım da farklı olamazdı.


İnsanlığa ait ne kadar güzel değer varsa yerle bir etmeye çalışan Baas milliyetçiliği ile onun kuklası Beşar Esad'a da sonuna kadar karşıyım.

Başka türlüsü olmaz.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim