• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 25 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

Hanefi Avcı’dan Şok Cemaat Açıklaması!

Hanefi Avcı’dan Şok Cemaat Açıklaması!
Sevilay Yükselir’in %100 Siyaset programının konuğu Devrimci Karargah Örgütüne yardım suçundan 3 yıl 9 ay cezaevinde yatan, ancak tahliye olan...

Sevilay Yükselir’in %100 Siyaset programının konuğu Devrimci Karargah Örgütüne yardım suçundan 3 yıl 9 ay cezaevinde yatan, ancak tahliye olan  Hanefi Avcı oldu.

Sevilay Yükselir: Bana yıllarca sizin için dediler ki, “Senin savunduğun adam emniyette Paralelin ilk tohumlarını atan adam.” Siz cemaatçi miydiniz?

Hanefi Avcı: Değil ama onları da yanlış görmüyordum. Beğendiğim ve tanıdığım insanlardı. Kötü gördüğüm birçok müspet yönlerini gördüğüm insanlardı. Ama şu var. Ben hiç kimsenin geçmişiyle uğraşmadım, liyakatına baktım. Bana Cemaatçileri korudu dediler, korudum. çünkü görevini iyi yapıyordu. Solcuları da korudum. Görevlerini iyi yaptıkları için.

Benim çocuklarım Cemaat’in okullarında okudular. Birçoğuyla yakınlığım var.

Hocaefendi ile bir kez karşılaştım. şahsen tanırım.

Cemaati ayırmak lazım. Devletin kanununa göre değil cemaatin isteklerine göre hareket eden insanlar suçludur. Cemaat’te kendi halini yaşayan insanları suçlamamak lazım. Ama kamu görevini Cemaat’e göre kullananlar suçlu örgüt mensubudur.

Sevilay Yükselir: Diyorsunuz ki, iyi çocuklardı. Ben onların önünü açtım.

Hanefi Avcı: Bütün desteği örgüt vermiş onlara. Bu yüzden örgütün dışına çıkamıyorlar. Ama onların bu hala gelmesi için ben destek vermedim. Söylediklerimden böyle mana çıkmasın.

Özel Yetkili Mahkemelerde Cemaat’in istediği soruşturalar yapıldı. Hukuki bir soruşturma değildi. Hukuka aykırı dinlemeler yaptı. Hukukun emrinde değil Cemaat’in emrindeydiler. Sürekli komplo kuruyorlardı. Sonra denetlenmelerini istedim. Bunu nasıl yapılacağını da anlattım. Benim bütün uyarılarıma rağmen tahkikat yapılmadı.

Hakkımda soruşturma açılabileceğini tahmin ediyordum ama bu kadarını beklemiyordum.

Sevilay Yükselir: Ben de sol cenahtan gelen bir insan olarak söylemeliyim ki, orada insanlar sizi işkenceci emniyet mensubu olarak hatırlıyor. 12 Eylül’de sizin işkence yaptığınızı söylüyor insanlar.

Hanefi Avcı: 1983′ten sonra insanlarla muhatap olmadım. Dolayısıyla kimse bu tarihten sonra bana işkence yaptın diyemez. O dönemden önce sorguladığım insanlarla da, ki Mersin’de görev yapmıştım, bugün görüşüyorum.

Sevilay Yükselir: Kozanlı Ömer, imam lakaplı bir adam emniyet teşkilatında hiyerarşik bir düzen kurmuş. Polislerden aidat kesiliyormuş. Bunlar nasıl oldu?

Hanefi Avcı: Her örgüt hiyerarşi gerektiriyor. Bu kişi, bu hiyerarşinin başında bulunan bir kişi. Normalde cemaatin bu seviyedeki kişileri deşifre olmamıştır. Tüm ideolojik örgütler böyledir. Dış dünyayla ilişkinizi keser. Sizi bir kutunun içine koyar. En çok okumuş polis müdürleri, hukukçular kendilerine verilen talimata göre hareket ediyor. Bunu için örgütsel yapıları iyi anlamak lazım.

Türkiye’deki basın da bunlar hakkında yazmaktan korkar hale geldi. Hiçbir hukukları yok. Benim 40 yıllık mazim var. İstihbaratta beni herkes tanır. Sol örgütler de beni tanır. En ufak bir şeye öyle bir tepki verdiler ki, bütün sermaye korktu, basın korktu. Çünkü sahte delillerle herkesi suçlayabiliyorlar. Türkiye’de hukuku bitirdiler.

Bu insanların başından sonuna düzenledikleri sahte evrakları kamuoyuna göstermek gerekiyor. O kadar çok olay var ki, bunun içinde tek tek kişiler kayboluyor. Türkiye’nin bütün kesimini, kendilerine göre sıraya geçirmek istiyorlar. Eğer bir tavır alınmasaydı, basın da hapsi boylayacaktı. Sonra da sermayeye sıraya gelecekti. Toplumun bütün kesimi sıradan geçirilecekti. Kendilerinin dışındaki yaşam biçimlerini hakir görüyorlar. İş adamları da içeri girecekti, basın da içeriği girecekti, üniversiteler de içeri girecekti. Sahte ihbarlar, sahte belgeler. Davalarda hem tanık, hem sanık hem gizli tanık oldular. Böyle bir şey olamaz. Bazı insanların evlerine seks kasetleri, çocuk pornoları yerleştirdiler. Düşünün bunları bir ev bilgisayarlarında yaptılar. Her şeyi kendileri monte ettiler.

Benim dünyayla irtibatım çok azdır. Bütün irtibatım görev arkadaşlarımlaydım. Diyarbakır’da sekiz yıl tanıştım selam verebileceğim iki kişi çıkmaz. Benimle ilgili ilk tavır almaları, Emin Aslan’a sahip çıkmamla oldu. ‘Ben yaparım Emin Aslan yapmaz’ dedikten sonra hedef seçildim. Benim çıkışımla insanlar cesaret de buldular. Bizim kendi camiamızda tavır alınmasını çok söyledim. Benimle ilgili tahkikat yaparsalar çok zor hapse atarlar. Benim hakkımda direkt dava açamazlar. Ama bir özel yetkili savıyla direk mahkemeye gidebilirdiniz. Bir örgüt isnadı yaparsanız kişilerle ilgili her şeyi çok kolaylıkla yapabilirsiniz. Örgüt suçuyla hemen tutuklanabilirsiniz. Bunun için olsun veya olmasın size bir örgüt isnadında bulunurlar.

Bana isnat edilen suçlarda bulunan kasetlerin (Eskişehir’de) bana ait olmadığını beyan ettim. Ben kaset taşıyacak olsam USB’ye kaydederim. Arabamda kaset çalar bile yok. Meğer 15 yıldır boş kasetler taşıyormuşum. Bunlar bulunduğu zaman parmak izi araştırması da yapılmadı.

Sevilay Yükselir:Makam odanızdan çıkan kasetleri, Kadir Altınışık mahkemeye delil olarak sundu. Kadir Altınışık şu anda Yargıtay üyesi.

Hanefi Avcı: Kasedi kırarak bir inceleme yapılamaz. Ben bu kasetlerin oraya konulmasıyla ilgili birtakım tahminlerim var. Eskişehir Savcılığı’na dilekçe de verdim. Beş görevlinin bir hafta içindeki telefon kayıtlarına bakılmasını istedim. Ancak bakmadılar.

Sevilay Yükselir: Kadir Altınışık belli ki bu yapının bağımlı olduğu kişilerden biri. Size yaptığı başarılı komplodan dolayı ödül almış. Bütün tutanaklar burada. Bunları izah edebileceklerini tahmin etmiyorum.

Hanefi Avcı: Bunun gibi neleri var. HSYK’ya da ben şikayet ettim. İki yıl hiç bakmadı. HSYK görevini yapmazsa, elbette özel yetkili mahkemeler görevini aşabilir. Herkes görevini yaparsa herkes yerine oturur. Yargıda durum çok daha vahim. Kaç tane şikayet dilekçem var. Sahte isimlerle dinlenmişim. Dört yıldır hâlâ bir tane dava açılmadı. Savcı takipsizlik verdi. Benim hakkımda bir dava bitti, iki büyük dava sürüyor, yüzlerce disiplin cezası aldım. Ancak ben tek bir dava açamadım. HSYK hiçbir şey yapmadı.

Sevilay Yükselir: Ben onları maklubecilerin karargahı olarak tanımlıyorum.

Hanefi Avcı: Ergenekon’da 19 ay kimse mahkemeye çıkmadı. 8 ay karar vermediler. İnsanlar şikayet etmekten korkuyor.

Sevilay Yükselir: Siz cezaevindeyken Cemaat’in hükümete toslamasını nasıl yorumladınız?

Hanefi Avcı: 7 Şubat olunca devlet artık müdahale eder diye düşündüm. 7 Şubat öncesinde MİT hakkında Cemaat’e yakın çevrelerin yıpratmaya yönelik yazıları, hareketleri vardı. Oslo görüşmelerinin sızdırılması… O görüşmeler Türkiye içinden sızdırıldı. MİT tarafından çıkarılarak Cemaat tarafından sızdırıldı. 7 Şubat.

Askeri fuhuş operasyonlarıyla yerle bir ettiler. MİT darbesi başarılı olmadı. MİT’i ele geçirmek istediler. O hamle, MİT müsteşarını ve epey bir yöneticisini içeri almak istiyorlardı. Kendi kontrolündeki isimleri yönetime getirdiler. Devletin Milli İstihbaratını yerle bir etmeyi istediler.

Sevilay Yükselir: Başbakan çok ağır bir ameliyat geçirmişken MİT’e operasyon çekildi. Özel Yetkili Mahkemeler, savcılıklar, topyekun Paralel devletin elindeydi. Ne yapılabilirdi?

Hanefi Avcı: Düşünebiliyor musunuz devletin Genelkurmay Başkanını internet sitesi açtı diye tutukluyorsunuz. Kimse sorumluluğunu yerine getirmedi. Barolar da sorumlu. HSYK’nın hesap sorması gerekirdi. MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a operasyon çekmeye çalışan Sadrettin Sarıkaya benim davama baktı. Akılla uyuşmayan talepleri vardı. Anayasa Mahkemesi’nin ‘Özel Yetkili Mahkemelerin verdiği kararlar hukuka aykırıdır’ demesi, bu çok önemliydi.

Cemaat hükümete çatmasaydı durdurulması mümkün değildi. Bu ülkede hiç kimse Cemaat gibi bir yapıya müsaade edemez. Devletin bekası için Cemaat’e karşı durmak gerekir.

Sevilay Yükselir: Fenerbahçe’ye yapılanlar Paralel yapının bir oyunu mu?

Hanefi Avcı: Aziz Yıldırım 2002-03 yıllarından beri Cemaat’in hedefindedir. Yolsuzluk yaptığına dair iddialar o kanallardan aktarılıyordu. Özellikle askeri ihalelerde. Aziz Yıldırım Cemaat’in hedef seçtiği kişilerden biriydi. Örneğin Cüppeli Ahmet, Haydar Baş onların hedefidir. Milli hedefidir. Aziz Yıldırım da Cemaat’in hedefleri arasındadır.

Sevilay Yükselir: Necip Hablemitoğlu cinayetinde, Hrant Dink’in öldürülmesinde bu örgütün rolü olabilir mi?

Hanefi Avcı: Sanmıyorum, bunu savunan insanlar var. Hrant olayını, Malatya olayını savunan insanlar var. Böyle bir olayda rol alacaklarını zannetmiyorum ama her olayı kullanmak istiyorlar. Yazıcıoğlu olayını bile bahane olarak kullandılar.

CHP başlangıçta beni destekledi. Dört beş kez CHP’li milletvekilleri beni cezaevinde ziyaret ettiler. Başlangıçta ciddi desteklerini gördüm. Şu an karşımda değiller. Kemal Bey geçmiş olsun demedi ama o partiden bazı arkadaşlar geçmiş olsun dedi. Siyasi sahadaki rekabet beni ilgilendirmiyor. Paralel yapıyla mücadele ya da Güneydoğu meselesinde rekabet olmaz. Burada politika, siyaset olmaz. Meşru olmak önemli bir şey. Cemaat gayri meşru olduğunu kendi de tescil etti.

Hâlâ çok mesafe var alınacak. MHP’nin kasetlerini yapanlar hâlâ ortaya çıkarılamadı. Beş yıl önce dava açılmıyordu. Bugün benim davam açılacak hale geldi. Mesafe aldığımıza inanıyorum. Cemaat bu hesabı mutlaka verecek. Bu devlette kanunlara uyan, görevini iyi yapan herkese destek olunur. Ancak 17 Aralık sonrası görevlerini aşanlara dur demek lazım. Adana’nın, Hatay’ın, İstanbul Emniyetinin Cemaat’e dur demesi önemli bir karardır. Cemaat bugün hükümete karşı kendi kafasına göre politikalar üretiyor. KCK’da bütün insanları tutuklamaya çalıştılar.

Hiç tereddüt etmiyorum. Deniz Baykal’a seks kasedi komplosunu Cemaat kurdu. Bu çok açık ve belli. Bunu Cemaat dışında yapabilecek kimse yok. Bunu tartışmaya bile gerek yok.

Fethullah Gülen bu işin hesabını burada, Türk mahkemelerinde vermeli.

Hâlâ insanlar iyi anlayamıyorlar. Olay hükümet ile Cemaat arasında değil. Çok daha önemli. Bu konuda da yeni bir kitap yazıyorum.

CHP’nin Cemaat ile işbirliğinin işe yaramadığını seçimlerde gördük. İlkeli durmak mecburiyetindeler. Bundan sonraki süreçte bildiklerimle faydalı  olabilirim.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim