• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 17 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

HAİTİ'NİN DRAMINDA BATI'NIN PAYI

HAİTİNİN DRAMINDA BATININ PAYI
"İnsanî yardım" için koşuşturan asil "uluslararası camia", şimdi dindirmeye çalıştığı acının boyutundan büyük ölçüde sorumlu. The Guardian’dan Peter Hallward Haiti depremini ve bu acının arkasındaki batının zulmünü irdeliyor.

 

Haiti'nin dramında Batı'nın payı / Peter Hallward

Salı günü Haiti'nin başkentini vuran şiddette bir deprem dünya üzerindeki hangi büyük şehirde meydana gelse büyük zarar verirdi.

Ama Port-au-Prince'in bir savaş alanını andırıyor olması tesadüf değil. Haiti'nin başına gelen bu felaketin yol açtığı yıkımı okumanın en iyi yolu, insan eseri olan uzun ve çirkin bir tarihî döngünün bir başka sonucu olarak görmek. Şimdiden apaçık ortada olansa, bu etkinin, tarihi çok daha uzun bir bilinçli yoksullaştırma ve gücü eline almasını engelleme sürecinin sonucu olacağı. Haiti'yi "batı yarıkürenin en yoksul ülkesi" diye anmak âdettendir. Bu yoksulluk, dünya tarihindeki belki en vahşi kolonyal sömürü ve üstüne gelen onlarca yıllık sistematik postkolonyal zulmün mirası.

"İnsanî yardım" için koşuşturan asil "uluslararası camia", şimdi dindirmeye çalıştığı acının boyutundan büyük ölçüde sorumlu. ABD, 1915'te işgal etmesinden bu yana, Haiti halkının, eski cumhurbaşkanı Jean-Bertrand Aristide'in sözleriyle "tam sefaletten onurlu yoksulluğa" doğru kımıldanmak için attığı her ciddi siyasî adım, ABD hükümeti ve bazı müttefikleri tarafından bilinçli şekilde engellendi. 2004 yılında binlerce kişinin ölümü ve halkın büyük çoğunluğunun öfkesiyle sonuçlanan, uluslararası desteğe sahip bir darbeyle yıkılan Aristide hükümeti (% 75'lik bir oy oranıyla seçilmişti) en son kurbandı. Ardından BM, ülkede devasa ve son derece pahalı bir istikrar ve barış gücü bulundurmaya başladı.

Bugün Haiti, eldeki en sağlıklı verilere göre, halkının yaklaşık % 75'i günde 2 doların, dört buçuk milyon kişiye tekabül eden % 56'sınınsa bir doların altında bir miktarla yaşadığı bir ülke. Onlarca yıl süren neoliberal "düzenleme" ve neo-emperyal müdahaleler hükümetin, halkına yatırım yapabilme veya ekonomisini düzeltme kapasitesini elinden tamamen aldı.

Port-au-Prince'de bugün yaşanan felâketin sebebi işte bu yoksulluk ve kudretsizlik. 1970'lerin sonlarından bu yana Haiti'nin tarıma dayalı ekonomisine yapılan insafsız taarruzlar on binlerce küçük çiftçiyi kalabalık şehirlere akın etmek zorunda bıraktı. Güvenilir istatistikler bulunmamakla birlikte, başkentin yüz binlerce sakininin, standartların tamamen altındaki gecekondu tipi evlerde yaşadığı tahmin ediliyor. Bizzat bu tip yerlerde yaşayan insanların doğal ayıklanmaya uğraması, uğradıkları zararın boyutları gibi, "doğal" ya da kazara değil. Haiti Adalet ve Demokrasi Kurumu Müdürü Brian Concannon'un sözleriyle: "O insanların orada olmasının sebebi, kendilerinin veya anne-babalarının, şehirlerde sömürüye açık bir işgücü yaratılmasını amaçlayan politikalarla kırsal bölgeleri terk etmeye teşvik edilmiş olmaları; dolayısıyla tanım itibarıyla, depreme dayanıklı evler inşa edemeyecek insanlar". Bu arada şehrin; su, elektrik, yollar gibi temel altyapısı son derece yetersiz, bazı yerlerde yok bile. Hükümetin, felakete çare bulma kapasitesi sıfıra yakın.

2004 darbesinden bu yana Haiti'yi uluslararası camia yönetiyor. Şimdi Haiti'ye acil yardım göndermek için koşuşturan aynı ülkeler, son beş yıl içinde, BM'nin yetkisini askerî amaçların ötesine genişletmek yolundaki tüm önerileri veto etti. Bu "yatırım"ın bir kısmının yoksulluğu azaltmaya ya da tarımsal kalkınmaya yöneltilmesine yönelik her girişimin önü tıkandı.

2008'de Küba'yı da vuran aynı fırtınalar sadece dört kişiyi öldürdü. Küba, neoliberal "reformlar"ın en korkunç etkilerinden uzakta kalmayı başarmıştı ve hükümeti halen halkını felâketlere karşı koruma kapasitesinin elinde tutuyor. Eğer bu son krizde Haiti'ye yardım etmek niyetindeysek, bu karşılaştırmayı akılda tutmalıyız. Acil yardım göndermenin yanı sıra, Haiti halkı ve kamu kurumlarının kendi iktidarını eline alması için neler yapabileceğimiz üzerine kafa yormalıyız. Yardım konusunda samimiysek Haiti hükümetini denetlemeye, halkını pasifize etmeye ve ekonomisini sömürmeye çalışmaktan vazgeçmeliyiz. Ardından da, sebep olduğumuz zayiatın hiç olmazsa bir kısmını ödemeye başlamalıyız.

ZAMAN

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim