• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

'Hain Olamam' diyen Yüzbaşıyı Şehit Ettiğini İtiraf Etti!

'Hain Olamam' diyen Yüzbaşıyı Şehit Ettiğini İtiraf Etti!
Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında görev yeri Konya'dan Akıncı 4. Ana Jet Üssü'ne gelen astsubay Halil Burak Balcı, savcılık ifadesinde, cuntacıların safında yer almayan Yüzbaşı Özkan Hekin'i şehit ettiğini itiraf etti.

AA muhabirinin ulaştığı ifadede, Konya 3. Ana Jet Üssü 135. Filo  Muhabere Arama Kurtarma (MAK) Komutanlığında astsubay olduğunu belirten Halil  Burak Balcı, 14 Temmuz'da babaannesinin rahatsızlanması üzerine Ankara'ya  geldiğini, birlikte görev yaptığı astsubay Erdoğan Durgun ile telefonla  görüşmesinden sonra aynı gün Konya'ya döndüğünü söyledi.

Konya'da görüştüğü astsubay Durgun'un kendisine, 15 Temmuz'da Akıncı  Üssü'nde teğmenlerle brifing alacaklarını, daha sonra görev için Hakkari'ye  gideceklerini söylediğini belirten Balcı, üniforma ve teçhizatının yanında  olmadığını söylemesi üzerine Erdoğan'ın "Ben hepsini aldım, arabanın bagajında"  dediğini aktardı.

Darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz sabahı Erdoğan Durgun'un  otomobiliyle Akıncı Üssü'ne geldiklerini anlatan Balcı, "Sivil vaziyette brifing  alacağımızı tahmin ederek filo içerisinde beklemeye başladık. Akşam hava  kararmaya başladığında filoda hareketlilik artmıştı. Üssün harekat komutanı albay  rütbeli ismini bilmediğim bir kişi 'üste komutanlar var, siz nizamiyenin  güvenliğini alın' dedi. Üniformamı giydim, Erdoğan’ın aracında bulunan beylik  tabancam ile görev yaptığım yerde adıma kayıtlı HK 416 marka uzun namlulu tüfeği  aldım. Erdoğan Durgun ve beni bir minibüse bindirdiler, Yenikent'te bulunan  nizamiyeye götürdüler." dedi. 

İlerleyen saatlerde İnsani Yardım Tugayı'ndan 4 cip geldiğini,  araçlardan inenlerin bir kısmının kendisiyle nizamiyede kaldığını anlatan Balcı,  şöyle devam etti:

"Benim yanımda kalanlar arasında bir binbaşı, bir yarbay, bir yüzbaşı  ve iki teğmen vardı. Ardından hatırladığım kadarıyla transit marka minibüsle üs  içerisinden SAT'çılardan oluşan yaklaşık 10 kişilik bir grup geldi. Onlar da  nizamiyede yerlerini aldı. Bunların gelmesinden sonra kapıya gelen araçlar (sivil  vatandaşların) için SAT’çılar, ikaz etmek amacıyla havaya ateş etti. Bunların  ateş etmesi sırasında ben 'Ne yapıyorsunuz ateşi kesin' diye bağırdım. Ardından  vatandaşlar gelmeye başladı. Vatandaşları içeriye alamayacağımızı, geri dönmeleri  gerektiğini söyledim. Vatandaşlara 'niçin geldiniz' diye sormadım."

YARALI YÜZBAŞIYA KELEPÇE TAKTILAR

Kendisiyle nizamiyede bekleyen Yüzbaşı Özkan Hekin'in ilerleyen  saatlerde üsten ayrılmak istediğini, bunun için de lojman nizamiyesine doğru  yöneldiğini belirten Balcı, koşarak nizamiyeden dışarı çıkmak isteyen Yüzbaşı  Hekin'e ateş ettiğini, daha sonra sırtından yaraladığı yüzbaşıya kelepçe  taktığını itiraf etti. Balcı, o anları şöyle anlattı:

"Özkan Hekin isimli yüzbaşı 'Ben gidiyorum' diyerek lojman  nizamiyesine yöneldi. Orada bulunan SAT’çılar, İnsani Yardım Tugayından gelen  yarbaya 'Komutanım ne yapalım, giderse buradaki bütün istihbaratı verir' dediler.  Yarbay da 'Durdurun, durmazsa indirin' dedi. Yüzbaşı nizamiye dışına doğru  koşmaya başladı, ben de onun arkasındaydım. Birkaç el havaya ateş ettim.  Durmayınca arkasından 'Dur silahım var' dedim. Yüzbaşı durmadı, ben de silahımı  yere doğru eğerek bir el ateş ettim, yüzbaşı bu ateş üzerine vuruldu. Maksadım  öldürmek değildi. Yüzbaşı vurulunca yüzüstü yere düştü. Plastik kelepçe isteyip  ben ve bir SAT’çı elini bağladık.

İnsani Yardım Tugayı'ndan cipi çağırdım, araca binip nizamiyeye  geldik, araçtan inip ambulans çağırmalarını istedim. Yarasına turnike bezi ile  pansuman yaptım. Oradakiler 'Ambulansı beklemeyelim, biz araçla götürelim'  deyince tekrar araca bindirdik. Yanına bir uzman çavuş bindi. Şoför ile beraber  aracı gönderdik."

"MAK'ÇILARIN YOĞUN OLDUĞU YERDEN KARARGAHA GİTTİK"

Olaydan sonra Konya'dan birlikte geldikleri Erdoğan Durgun'un  telefonda, "Seni bizden bir arkadaş gelip alacak" dediğini, bu görüşmeden 5  dakika sonra bir astsubayın sivil araçla kendisini aldığını ifade eden Balcı,  "Üssün içerisinde MAK'çıların yoğun olduğu kalabalık bir yere gittik. Gece saat  03.00 civarında çevredeki uzmanların konuşmalarından darbe olduğunu anlamıştım.  'Biz gidelim teslim olalım' diye konuşurken çevredeki SAT'çılar 'Polisler var,  keskin nişancılar var, geleni vuruyorlar' deyince nizamiyenin içerisini güvenilir  bulup oraya gittik. MAK’çıların yoğun olduğu yerden karargaha gittik, karargahta  askeri savcılar vardı. Savcılar isimlerimizi bir kağıda yazmamızı ve kıyafetleri  çıkarmamızı istediler" dedi.

"DARBE BAŞARILI OLSAYDI YÜZBAŞI MI OLACAKTIN?"

Astsubay olmasına rağmen darbe girişiminin yaşandığı gece üzerinde  yüzbaşı rütbelerinin bulunduğu üniforma giydiği tespit edilen Balcı'nın, savcının  "Darbe girişimi başarılı olması halinde kendisine yüzbaşı rütbesi verileceği  taahhüdünde bulunulup bulunulmadığı" sorusuna, "Erdoğan Durgun oradakilere beni  yüzbaşı Halil olarak tanıttı. Ben de müdahale etmedim." cevabını verdi.

"HALKIN ÜZERİNE ROKET ATACAKLAR"

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Akıncı 4. Ana Jet Üssü Güvenlik  Bölük Komutanı Üsteğmen S.K. da 15 Temmuz gecesi eşiyle yemekte olduğu sırada bir  astsubayın kendisini arayarak, Akıncı'da olağandışı gelişmelerin yaşandığını  aktardığını, bunun üzerine birliğine gittiğini söyledi.

Nizamiyeye geldiğinde SAT komandoları ile MAK'çı askerlerle  karşılaştığını belirten S.K, Yüzbaşı Hekin'in yanına giderek neler olduğunu  sorduğunda, darbeci askerlerin halka saldırmak için kendisinden roket istediğini  ancak bunu kabul etmediğini söylediğini aktardı. S.K, şöyle devam etti:

"Komutanıma 'neler oluyor' diye sordum. Bana, 'Bunlar şerefsiz, roket  istiyorlar, halkın üzerine roket atacaklar. Elinizde roket varsa sakın vermeyin.  Bizi kandırdılar. Ben buraya gelmekle belki 4-5 sene hapis cezası yatarım ancak  masum halkın üzerine bomba atamam. Bunlarla beraber hareket edemem, hiçbir şeye  de karışmam. Şerefimle gider 4-5 sene cezaevinde yatarım ama halkıma sıkıp hain  olamam' dedi."

Üsteğmen S.K, bu görüşmeden kısa bir süre sonra Yüzbaşı Hekin’in  vurulup hastaneye götürüldüğüne dair kendisine bilgi geldiğini kaydetti.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim