Analiz Merkezi
Son Dakika
12:44   TFF Binasına Silahlı Saldırı!14:26   Şam'da Üst Düzey Bakanlara Suikast!18:08   YÖK'ten 'Başörtüsü Tacizi'ne İnceleme!16:55   Burhan Galyun'dan Beklenen İstifa!16:38   Türkiye, İsrail'den İzahat İstedi!09:25   CHP İstanbul İl Başkanı Belli Oldu!17:05   Şekip Mosturoğlu'nun Oğlu Bıçaklandı İddiası!11:51   Adem ve Hamit'ten İlk Görüntüler Geldi! FOTO
Nedir Bu Facebook’taki Timelineson?
Nedir Bu Facebook’taki Timelineson?
 
İsrail'li Yerleşimcilerden Filistinlilere Ateş! VİDEO
İsrail'li Yerleşimcilerden Filistinlilere Ateş! VİDEO
 
Suriye'de Türk Kızı Öldürüldü İddiası!
Suriye'de Türk Kızı Öldürüldü İddiası!
 
Atatürkçü Öğretmenler ve Kütahya'da İnsanlık Suçu!
Atatürkçü Öğretmenler ve Kütahya'da İnsanlık Suçu!
Kimse Kızmasın, Darbecime Âşık Oldum!
 
Kimse Kızmasın, Darbecime Âşık Oldum!
Ne oldu da darbelerden, andıçlardan, fişlemelerden, akreditasyonlardan mağdur olanlar bugünlerde 'aman askere dokunmayın' saflarına katıldı? Çok şey yakıştırıldı şimdiye kadar; ama, bu da bir tür 'Stockholm sendromu' olmasın?
13 Ocak 2012 Cuma 12:46
İlgili Haberler
 
· 12 Eylül Anayasasına Kaç Kişi “Hayır” Demişti?
 
· Evren ve Şahinkaya'ya Tutuklama Yok!
 
· Zalim Yargılanırken Mazlum Neden Sevinemiyor?
 
· Milli Gazete'den Şok Belge!
 
· 'Tam 10 Yıl İşkencecimi Öldürmeyi Hayal Ettim!' VİDEO
 
· Berfo Ana: Kenan Evren Senin Ocağın Söne!
 
· 'ABD ve Kontrgerillanın Rolü Araştırılsın!'
 
· Kenan Evren: Demirel Yok Ona Şaşırdım!
 
· Hükümet 12 Eylül'e Müdahil Oluyor!
 
· İşkence Yapmadığı İçin İşkence Gören Yüzbaşı Davaya Müdahil Oluyor!
 
· 'İşkence Yapmak Hayatımı Mahvetti!'
 
· Namazda Öldürülen Kardeşimin Hesabını Soracağım!
 
· Mamak'ın Meşhur İşkencecisi Helallik İstedi!
 
· Evren ve Şahinkaya'ya Kötü Haber!
 
· 12 Eylül Mağduru İmamlar Konuştu!
 
· 'Mamak'ta Yıllarca Döve Döve İşkence Yaptırdılar!'
 
· Ailesi 'İntihar Eder' Diye Silahları Topladı!
 
· Mahkemeye Polis Zoruyla Getirilecekler!
 
· 12 Eylül Mağduru Olarak...
 
· Sol’un Yap(a)madığını Yapan İddianame!
 
Facebook
Google
Twitter
Yazdır


İhsan DAĞI, daha düne kadar darbeciler yargılansın diyenlerin bugün nasıl darbecileri savunur duruma düştüklerini analiz ediyor:

Kimse kızmasın, darbecime âşık oldum!

12 Eylül darbecilerinin yargılanmaya başlamasıyla oluşan sessizliğin farkında mısınız? Haklarında hazırlanan savcılık iddianamesi mahkeme tarafından kabul edilenler sanki yoldan geçen ihtiyarlar.

Kenan Evren'in, gençler için 'asmayıp da besleyecek miyiz?' sözünü unutmuş gibiler. Asılanlar arasında 'bir sağdan bir soldan' dengesini gözeten 'Evren Paşa'larını sevmişler anlaşılan. Onun yargılanmasına yürekleri dayanmıyor. Çıkıp, 'iyi yaptı, darbe gerekiyordu' diyemeyecekleri için de sessiz kalmayı tercih ediyor, bu tarihî olayı görmezden geliyorlar.

Ne yaparlarsa yapsınlar, 12 Eylül darbecilerinin yargılanması bir dönüm noktasıdır. Biliyoruz ki artık darbe heveslileri rüyalarında 'Çankaya'yı değil, 'Silivri'yi görecek, darbede 'istikbal' aramak yerine işlerini yapacaklar. Ne siyasete ne de halka dayatmalarda bulunmaya kalkışmayacaklar. Kalkışanlar bugün 'başarılı' olsalar bile yarın hesap vermek zorunda kalacaklarını akıllarından çıkaramayacaklar. Yani, 12 Eylül'ün yargılanmasında mesele sadece bir 'adalet' arayışı değil, ülkenin 'demokratik geleceği'ni sağlama alma ihtiyacıdır. Ha, adalet az iş midir? Kesinlikle hayır. 12 Eylül 'boru değildir' ülkeyi altüst etmiş bir askerî darbedir. Meclis kapatılmış, meşru hükümet düşürülmüş, siyasî liderler tutuklanmıştır, tüm seçilmişler yerlerini askerlere bırakmıştır.

650 bin kişi gözaltına alınmış, 1 milyon 683 bin kişi fişlenmiş, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarılmıştır. Askerî yönetim boyunca kuşkulu ölümlerin toplamı 419 kişidir. 50 kişi idam cezasıyla öldürülmüş, aralarında 3 bin 854 öğretmen, 120 üniversite öğretim görevlisi ve 47 yargıç da olan toplam 14 bin 509 memurun işine hiçbir hukuki süreç işletilmeden bir emirle son verilmiştir. 350 bin kişinin pasaportları alınmış, seyahat özgürlükleri yok edilmiş, siyasî partiler ve sendikaların yanı sıra 23 bin dernek kapatılmıştır. Bu adamların 12 Eylül'ünde hukuk iğfal edilmiş, İstiklal Marşı cezaevlerinde bir 'işkence aleti' haline getirilmiştir. Böyle bir tablo karşısında gecikmiş de olsa 'adalet' talebi son derece meşrudur. Davaya müdahil olmak isteyen binlerce kişiyi dinlemeye başladığımızda mağduriyetin, eziyetin, işkencenin boyutlarını bir kez daha göreceğiz.

Bunları görmek istemeyenler, örtbas etmeye çalışanlar da olacak tabii. Bir de hukuk dışına çıkanlara hukuk içinde hesap sorulmasını bile 'rövanş' olarak niteleyenler var. Demokrasi ve hukuk devletini kurumsallaştırmaya çalışan herkese 'rövanşist' damgası vurarak sindirme çabasının işe yaramadığını kimse söyleyemez. Sinenlerimiz hiç de az değil ayrıca.

Bunlar, tescilli darbecilere ve darbe girişimcilerine bugün destek çıkarken ideolojik bir 'rasyonalizasyon' yapıyorlar. Bir yandan 'hoşgörü' adı altında verdikleri desteği 'rövanşist' olmadıklarının ispatı olarak gösteriyor, 'demokrasi sevdası' estiriyorlar, öte yandan da 'devlet'e sahip çıktıklarını iddia ediyorlar. Rasyonalizasyon dediğim şey işte bu 'devlet'le ilişkide gizli. İtiraf etmek kolay değil ama, Kenan Evren'i 'devlet büyüğü' olarak görüyorlar. Miras aldıkları 'devlet fetişizmi' yeniden canlanıyor. 12 Eylülcüleri de andıççıları da savunmalarının nedeni 'devlete saygı'. Kenan Evren dahil 'devlet büyükleri'ni mahkeme önünde görmeye yürekleri dayanmıyor.

Dayansa da, dayanmasa da 12 Eylül'de darbecilerin yargılanmasının önünü açan anayasa değişikliği halkın yüzde 58 oyuyla kabul edildi. Yargı da bunun gereğini yapmak zorunda. Darbecileri 'af' da bir taleptir, tartışılabilir. Ancak halk darbecileri affedecek olsaydı 12 Eylül referandumunda 'hayır' derdi. İşkencelerden geçirilenler, ölenler, öldürülenler, hâlâ yaşadıklarının travmasını atlatamayanlar adına halk 12 Eylülcüleri mahkûm etti... Şimdi kimse mağdurlara 'rövanşist olmayın' deme hakkına sahip değil. Üstelik darbecilerin yargılanması neden rövanş olsun ki? Aydın Engin'in nitelemesiyle bu 'inatçı demokratların zaferi'dir.

Sonuçta benim hâlâ anlamadığım şudur: Ne oldu da darbelerden, andıçlardan, fişlemelerden, akreditasyonlardan mağdur olanlar bugünlerde 'aman askere dokunmayın' saflarına katıldı? Çok şey yakıştırıldı şimdiye kadar; ama, bu da bir tür 'Stockholm sendromu' olmasın?

ZAMAN



Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Yazarlar
Anket
19 Mayıs'ın Stad'larda Kutlanılması Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
Atatürk'ün Samsun'a çıkarak Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı güne ait bu kutlamalar, aynen sürdürülmelidir.
Nazi Almanyası'ndan kalma bir kutlamadır, bu zamanda demodedir, başka şekilde kutlansın.
Öğrencilere sorulup, sadece isteyenlerle kutlama yapılsın.
Zaman'la kaldırılabilir ama zamanı değildir, otoritelerin ne dediğine iyi bakılsın.
19 Mayıs bir kurtuluş'un değil ihanet'in yıl dönümüdür, kutlama bir yana, unutulsun.
Misafir YazarlarVideogaleri
Fotogaleri
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Namaz Vakitleri
İmsak
42:0
Güneş
34:0
Öğlen
:08:0
İkindi
:03:0
Akşam
:29:0
Yatsı
:11:0
Hava Durumu
Havadurumu
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.Gazeteler Gazeteler
Yazılım: Haber Sitesi Kur