Analiz Merkezi
Son Dakika
18:08   YÖK'ten 'Başörtüsü Tacizi'ne İnceleme!16:55   Burhan Galyun'dan Beklenen İstifa!16:38   Türkiye, İsrail'den İzahat İstedi!09:25   CHP İstanbul İl Başkanı Belli Oldu!17:05   Şekip Mosturoğlu'nun Oğlu Bıçaklandı İddiası!11:51   Adem ve Hamit'ten İlk Görüntüler Geldi! FOTO11:01   19 Mayıs Programı: Atatürk'e Doğum Günü Pastası!10:28   Şam'da Bombalı Sabah!
Suriye'den silah sesleri yükseliyor!
Suriye'den silah sesleri yükseliyor!
 
'19 Mayıs Yasaklarını Onların Kafalarına Çalacağız!'
"19 Mayıs Yasaklarını Onların Kafalarına Çalacağız!"
 
AK Parti'ye çalışan fotoğrafçı bile öldürüldü!
AK Parti'ye çalışan fotoğrafçı bile öldürüldü!
 
Erdoğan'ın Atatürk'e İhaneti ve PKK'nın Cevabı!
Erdoğan'ın Atatürk'e İhaneti ve PKK'nın Cevabı!
'Ergenekon Ruhu Geri mi Döndü?'
 
'Ergenekon Ruhu Geri mi Döndü?'
Hüseyin GÜLERCE yazdı...
20 Ocak 2012 Cuma 11:53
İlgili Haberler
 
· Cumhurbaşkanı'ndan Faşist Polis'e Bariyer!
 
· Cengiz Çandar Köşesini Hrant Dink'e Bıraktı!
 
· 'Hrant'ın Memleketine Terfi Oldu, Hayırlı Olsun!'
 
· Biz Müslümanlar Bu Davanın Tabii Tarafıyız!
 
· Erdoğan O Pankartla İlgili Ne Dedi?
 
· Hrant’ın Arkadaşları ve Parazitleri...
 
· Hrant Dink Soruşturması Zirve Cinayetine Uzandı!
 
· Dink'ten Altan Öymen'e Perinçek Şoku! VİDEO
 
· Hrant Dink Soruşturması'nda Sahte Evrak Skandalı!
 
· Dink Kararını Veren Hakimlere İnceleme Başlatıldı!
 
· Kekeç'ten Nedim Şener'e Ağır Suçlama!
 
· Baransu'dan Ruşen Çakır'a: Sahtekar
 
· Samast’ın Tahliyesine Ret!
 
· Agos'a Bakanlık ve Telekom İşbirliği İle Suikast!
 
· Muhsin Yazıcıoğlu Dink Suikasti'ndeki Örgütü Çözmüş!
 
· 'Dink'i Öldürenlerle Darbe Yapanlar Aynı Eller!'
 
· Arınç Bu Fotoğrafla Mahkemeye Sitem Etti!
 
· Erdoğan: Dink Soruşturmasında Devreye Gireriz!
 
· Erhan Tuncel: Cinayetin Arkasında Ergenekon Var!
 
· Fikret Seçen: Dink Davası Bitmedi Yenileri Geliyor!
 
Facebook
Google
Twitter
Yazdır


Ergenekon ruhu geri mi döndü?

Hrant Dink, öldürülmeden dokuz gün önce, yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinde çok dokunaklı bir yazı yazdı. Yazının başlığı, "Ruh halimin güvercin tedirginliği" idi.

Bir yazısından dolayı, nasıl "Türk düşmanı" ilan edilip, hedefe konduğunu özetliyordu. Başlangıçta, "Türklüğü aşağılamak" suçlamasıyla, Şişli Cumhuriyet Savcılığı'nca hakkında başlatılan soruşturma onu tedirgin etmemişti. Soruşturma sonunda bir dava açılmayacağına kesin gözüyle bakıyordu. Ama dava açılmıştı. Bir düğmeye basılmış gibiydi... Bilirkişi olarak tayin edilen İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik heyet, Dink'in yazısında suç unsuru olmadığına dair mahkemeye bir rapor sundu. Ama savcı, bilirkişi raporuna rağmen cezalandırılmasını istedi.

Dink yazısında, diaspora Ermenilerine; "sizde Türk düşmanlığı ile zehirlenmiş bir kan var, bunu temizlemelisiniz..." dediği halde, davanın her celsesinde, "Türk'ün kanı zehirlidir" dediği dile getiriliyordu. Gazete haberlerinde, köşe yazılarında, televizyon programlarında Ergenekon medyası yoğun bir kampanya yürütüyordu. Her seferinde "Türk düşmanı" olarak biraz daha meşhur ediliyordu. Veli Küçük'ler, Kemal Kerinçsiz'ler boy gösteriyordu. Ulusalcılar, adliye koridorlarında üzerine saldırıyor, küfürler ediyordu.

Dava sonucunda hâkim altı ay mahkûmiyet kararı verdi. Avukatları Yargıtay'a başvurdu. Yargıtay da onu suçlu buldu. En sonunda Genel Kurul'da oyçokluğuyla Hrant Dink'in, Türklüğü aşağıladığı ilan edildi. Dink artık tedirgindi. Kendini bir güvercin gibi ürkek hissediyordu. Yazısını şöyle bitirdi: "Evet, kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz..."

Ama yanılmıştı. Bu ülkede binlerce faili meçhul cinayet işlenmişti. Abdi İpekçi kurşunlanmıştı. Cinayet Mehmet Ali Ağca'ya yüklenmiş, sonra da bu tetikçi askerî cezaevinden kaçırılmıştı. Dersim'de masum insanlar bombalanarak katledilmişti. Çorum'da, Maraş'ta, Sivas'ta, Alevi-Sünni çatışmaları provoke edilmiş, darbelere zemin olsun diye üniversitelerde sağ-sol çatışması gibi gösterilip, gençlerin binlercesinin ölümü seyredilmişti. Hrant bunları unuttu. Unuttu ve bunu hayatıyla ödedi. Etyen Mahçupyan'ın dün Zaman'da dediği gibi Trabzon'dan İstanbul ve Ankara'ya, Jandarma'dan Emniyet'e ve MİT'e uzanan geniş bir yelpazede onlarca kişi bu cinayeti önceden gördü, bildi ve sustu. İş burada da kalmadı... Mahkeme süresi boyunca deliller saklandı, karartıldı ve çarpıtıldı. Resmî makamlar hiçbir soruyu yanıtlamadıkları gibi, gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek üzere ellerinden geleni yaptılar. Ve mahkeme, Dink cinayetinin örgüt işi olmadığına hükmetti... Haberi ilk duyduğumda, "Ergenekon ruhu geri döndü" dedim... Evet, bu dava bitmedi, tam tersine yeni başlıyor. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun hazırladığı rapor tamamlanmak üzere. Yeni bir dava da açılabilir. Ayrıca temyiz safhası da var. Fakat soru beynimizi zonklatıyor: Bu ülkede bir gazeteciyi öldürmek, bu kadar organize ve planlı olduğu halde, neden böylesine pervasızca bir perdeleme, göz yumma, yol verme var? Hrant, Ermeni olduğu için mi?

Hrant Dink davası bu ülkede adaletin namus davasıdır. Hükümetin namus davasıdır. Namus ve onur davasıdır. Hrant Dink isteseydi Türkiye'yi terk edebilirdi. Ama ölümünden önceki o son yazısında şöyle dedi: "Kaynayan cehennemler"i bırakıp, "hazır cennetler"e kaçmak, her şeyden önce benim yapıma uygun değildi. Biz yaşadığı cehennemi cennete çevirmeye talip insanlardandık.Türkiye'de kalıp yaşamak, hem bizim gerçek arzumuz, hem de Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren, bize destek çıkan, binlerce tanıdık tanımadık dostumuza olan saygımızın gereğiydi...

Hrant Dink davasına sahip çıkmak da bugün; adalet, insanlık, özgürlük, barış ve huzur diyen herkesin, Dink ailesine, bu ülkede yaşayan bütün azınlıkların varlıklarına, haklarına saygının gereğidir. İnsan olmanın gereğidir...

Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Yazarlar
Anket
19 Mayıs'ın Stad'larda Kutlanılması Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
Atatürk'ün Samsun'a çıkarak Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı güne ait bu kutlamalar, aynen sürdürülmelidir.
Nazi Almanyası'ndan kalma bir kutlamadır, bu zamanda demodedir, başka şekilde kutlansın.
Öğrencilere sorulup, sadece isteyenlerle kutlama yapılsın.
Zaman'la kaldırılabilir ama zamanı değildir, otoritelerin ne dediğine iyi bakılsın.
19 Mayıs bir kurtuluş'un değil ihanet'in yıl dönümüdür, kutlama bir yana, unutulsun.
Misafir YazarlarVideogaleri
Fotogaleri
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Namaz Vakitleri
İmsak
3:48
Güneş
5:37
Öğlen
13:08
İkindi
17:02
Akşam
20:25
Yatsı
22:05
Hava Durumu
Havadurumu
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.Gazeteler Gazeteler
Yazılım: Haber Sitesi Kur