Analiz Merkezi
Son Dakika
18:08   YÖK'ten 'Başörtüsü Tacizi'ne İnceleme!16:55   Burhan Galyun'dan Beklenen İstifa!16:38   Türkiye, İsrail'den İzahat İstedi!09:25   CHP İstanbul İl Başkanı Belli Oldu!17:05   Şekip Mosturoğlu'nun Oğlu Bıçaklandı İddiası!11:51   Adem ve Hamit'ten İlk Görüntüler Geldi! FOTO11:01   19 Mayıs Programı: Atatürk'e Doğum Günü Pastası!10:28   Şam'da Bombalı Sabah!
Suriye'den silah sesleri yükseliyor!
Suriye'den silah sesleri yükseliyor!
 
'19 Mayıs Yasaklarını Onların Kafalarına Çalacağız!'
"19 Mayıs Yasaklarını Onların Kafalarına Çalacağız!"
 
AK Parti'ye çalışan fotoğrafçı bile öldürüldü!
AK Parti'ye çalışan fotoğrafçı bile öldürüldü!
 
Erdoğan'ın Atatürk'e İhaneti ve PKK'nın Cevabı!
Erdoğan'ın Atatürk'e İhaneti ve PKK'nın Cevabı!
ECEVİT Mİ ERBAKAN MI ?
 
ECEVİT Mİ ERBAKAN MI ?
İngiliz Ulusal Arşiv belgeleri, Kıbrıs Barış Harekatı`nın mimarının kim olduğunu ortaya koyuyor.
22 Şubat 2010 Pazartesi 12:08
Facebook
Google
Twitter
Yazdır

 

 

 

 

Bülent Ecevit, 1974’te iki aşamalı gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı’nın yapılmasını neden istemiyordu, harekatı kim destekliyordu? İngilizler harekatın tarihinde neden yanıldı? Yunanistan ve Türkiye arasındaki anlaşmalar niçin sağlanamadı?

Yıllardır İngiliz Arşivleri’ndeki belgeleri tarayan tarihçi Doç. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, 2006’da açılan 1974 senesine ait belgeleri inceledi ve Kıbrıs Barış Harekatı’na ilişkin bugüne kadar hiç dile getirilmeyen bilgilere belgeleriyle ulaştı.

İnci Döndaş`ın haberi...

Doktora çalışması için girdiği İngiliz Ulusal Arşivi`nde tam 10 yıl boyunca çalışan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, Kıbrıs Barış Harekatı ve sonrasında yaşananlara ilişkin çok ilginç ve bugüne kadar hiç anlatılmayan konuları içeren belgelere ulaştı. "Büyük Güçler, Türkiye ve Kıbrıs Meselesi (1967-1975)" başlıklı TÜBİTAK projesi için 2005 ve 2006 yıllarında altı ay İngiliz Arşivleri`ni tarayan Bilgin, bu önemli belgeleri ilk kez star Pazar`a açıkladı...

Harekatın mimarı Erbakan

İngiliz Ulusal Arşiv belgeleri, kamuoyunda bilinenin aksine Kıbrıs Barış Harekatı`nın mimarının merhum Başbakan Bülent Ecevit değil dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan olduğunu ortaya koyuyor. Bu, Ankara`daki İngiliz büyükelçinin, İngiliz Dışişleri`ne yazdığı raporlar ve İngiliz Başbakanı ve kabinesinin konuyu değerlendirirken, oraya katılan devlet adamlarının konuşma tutanaklarından anlaşılıyor. Ecevit`in Londra ziyareti ve Türk ile İngiliz hükümeti arasındaki yazışmalardan da Ecevit`in harekat konusunda isteksiz davrandığı ve savaşa girmeden bir çözüm aradığı görülüyor.

Yine belgeler gösteriyor ki Kıbrıs Harekatı`nın yapılmasında, icra safhasında Necmettin Erbakan daha aktif ve istekli. Ecevit`in ise savaşa yanaşmadığı görüntüsü ortaya çıkıyor. Dönemin İngiltere Büyükelçiliği`nden giden raporlarda Erbakan`ın Genelkurmay ile aynı çizgide ve harekatın gerekli olduğunu, niyetinin tüm Kıbrıs`ın alınması olduğu belirtiliyor. Erbakan`ın dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar ve Türk ordusuna tam destek verdiği de belgelerde yer alıyor.
Türk istihbaratı bilgi sızdırmadı İngilizler harekat tarihinde yanıldı

İngiliz Arşivleri`ndeki belgelere göre, İngiliz askeri istihbaratı, Türkiye`nin birinci askeri harekatı 22 Temmuz 1974`te yapacağını öngörmüştü ancak yanıldı. Bu bilgi Savunma Bakanlığı`na ait istihbarat raporunda geçiyor. Türkiye, harekatı 20 Temmuz cumartesi sabahı gerçekleştirdi. Belgeler, Türk Genelkurmay Başkanlığı`nın iç istihbaratının sağlam ve güçlü olduğunu, harekat planlarının dışarıya sızdırılmaması konusunda çok etkili olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye Kıbrıs`ın tamamını ele geçirse maceraya sürüklenecekti

Ayrıca İngiliz istihbaratı 14 Ağustos`ta başlayan ikinci harekatla Türkiye`nin adanın tümünü ele geçirebileceği öngörüsünde bulunmuştu. Ancak, İngiliz askeri otoriteleri bunun Türkiye için riskli olacağını zira adanın tümü ele geçirildiğinde Rumların gerilla harekatına girişip Türkiye`yi uzun ve çetin bir maceraya sürükleyebileceklerini raporlarında belirtmişlerdi. Raporlarda ayrıca Türkiye için en doğru stratejinin adanın yarısını ele geçirerek daha sonra bunun siyasi pazarlık unsuru olarak kullanılmasının uygun olacağı değerlendirmesi yapılmış.

Harekatı durdurmaya İngiliz ordusunun gücü yetmedi

Özellikle, Rum ve Yunan yanlısı bir siyaset izleyen dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan, Türkiye`nin askeri harekatını önlemeyi çok arzu etmekteydi. Türkiye`yi durdurmak için ABD`ye çeşitli defalar ısrarlı müracaatlarda bulunduysa da Amerikan yönetimi, Callaghan`ın bu isteğini hep reddetti. ABD yönetimi, özellikle dönemin Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, her fırsatta Türkiye`nin, Yunanistan`dan da Kıbrıs`tan da daha önemli olduğunu ifade etti. Ancak, Callaghan`ı asıl büyük hayal kırıklığına uğratan kendi Genelkurmayı oldu. İngiliz Dışişleri Bakanı`nın Türkiye`yi durdurma konusundaki ısrarlı taleplerine karşı İngiliz Genelkurmayı, `İngiliz ordusunun Türkiye`yi durdurmaya gücünün yetmeyeceği` raporunu vererek Callaghan`ı derin bir sukut-i hayale uğrattı. İngiliz Genelkurmayı verdiği cevapta, Adana`dan kalkan Türk savaş uçaklarının iki dakika sonra Kıbrıs`ta olacağını belirterek İngiliz Savaş gemileriyle Türkiye`yi durdurmanın mümkün olmayacağını ve bir fayda sağlamayacağını rapor etti. Ayrıca raporda, Soğuk Savaş dönemi şatlarında İngiltere`nin böyle bir teşebbüste bulunmasının İngiliz askeri stratejisine uygun olmayacağı ifadesine de yer verilmiş.

İstihbarat zafiyeti birinci harekatı durdurdu

Arşiv belgelerine göre birinci Türk askeri harekatının istihbarat zafiyeti nedeniyle durduğu ortaya çıkıyor. Zira belgelere göre Türkiye, Rumların adada yaptıkları büyük silah yığınağından ve sahip oldukları milis gücü ve askeri teçhizattan yeterli ölçüde haberdar değildi. İngiliz Arşivleri, 1968-74 yılları arasında hemen her hafta gerçekleşen ve Rum gizli silahlanmasıyla ilgili bilgiler veren yüzlerce istihbarat raporlarıyla dolu. Türk istihbaratı ise bu Rum silahlanma faaliyetlerinden ancak büyük çapta olan bazılarını tespit edebilmiş. Bu nedenle Türk askeri ilk çıkarmayı yaptığı zaman ummadığı kuvvetli bir Rum direnişiyle karşılaştı.

İki toplumu aynı adada bir arada tutmak mümkün değil

Arşivlerdeki belgelere göre dünyada Yunan dernek ve kuruluşları adına ne kadar kurum varsa, örneğin Güney Afrika`daki bir Yunan derneği gerek Birleşmiş Milletler ve gerekse ABD, AET, İngiltere ve Fransa gibi devletlere Türk ordusunun haksız bir işgal gerçekleştirdiğine, bunun illegal olduğuna ilişkin propaganda raporları göndermiş. Türkiye ise kendi haklılığını anlatmak için doğru dürüst bir teşebbüste bulunmamış. Özellikle 1975 yılında Fransa ve Rusya hariç, Avrupa devletlerinin Kıbrıs`ta iki toplumlu bir devlet olması gerektiğine artık düşünce bazında da olsa erişmiş. İngilizler, kendi iç değerlendirmelerinde `1963-64-67 olayları çıktı, sonrasında 1974 harekatı başladı. Bütün bunların sonucunda anlaşıldı ki burada iki toplumun bir arada zorla tutulması pek mümkün değil. İki devletli çözümün de artık alternatifli bir çözüm olarak görülmesi gerekir` denilmiş.

Yurtdışından destek görmeyince yüzde 2 toprak barajı aşılamadı

Birinci harekattan sonra Yunanistan eski Başbakanı Kostas Karamanlis`in amcası Konstantin Karamanlis iktidara geldi. İngiliz Dışişleri`ne ait belgelere göre Türkiye ile aslında bir anlaşmaya da çok yaklaşmıştı. 1975`teki görüşmelerde Türkiye yüzde 33 toprak istiyordu, Karamanlis ise yüzde 31`e ancak razı oluyordu. Aradaki yüzde 2`lik pay için anlaşmazlık çıktı, çözüm için arkası gelmedi. O dönemde Türk-Yunan müzakerelerini uluslararası alanda da destekleyecek bir ortam olmadı. Çünkü ABD, Mısır-İsrail savaşına odaklanmıştı, ayrıca Watergate skandalı sürüyordu. İngiltere ise İrlanda`da başlayan olaylarla ilgileniyordu.

Kaynak: Star
 

 

 

g

Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Yazarlar
Anket
19 Mayıs'ın Stad'larda Kutlanılması Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
Atatürk'ün Samsun'a çıkarak Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı güne ait bu kutlamalar, aynen sürdürülmelidir.
Nazi Almanyası'ndan kalma bir kutlamadır, bu zamanda demodedir, başka şekilde kutlansın.
Öğrencilere sorulup, sadece isteyenlerle kutlama yapılsın.
Zaman'la kaldırılabilir ama zamanı değildir, otoritelerin ne dediğine iyi bakılsın.
19 Mayıs bir kurtuluş'un değil ihanet'in yıl dönümüdür, kutlama bir yana, unutulsun.
Misafir YazarlarVideogaleri
Fotogaleri
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Namaz Vakitleri
İmsak
3:48
Güneş
5:37
Öğlen
13:08
İkindi
17:02
Akşam
20:25
Yatsı
22:05
Hava Durumu
Havadurumu
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.Gazeteler Gazeteler
Yazılım: Haber Sitesi Kur