• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 9 °C
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması'na Karşı Ne Yapmalı?
  • 15 Temmuz'un 2.Aşaması Nasıl Olacak?
  • 15 Temmuz'un Siyasi Ayağı ve Cunta Hükümeti Kimlerdi?

Gülen'den Müslümanlara Beddua, FBI'a 3500 Tabak Aşure!

Gülenden Müslümanlara Beddua, FBIa 3500 Tabak Aşure!
Siz hiç ABD İstihbarat Örgütü'nün binasına girip aşure dağıtabilen bir Cemaat (?) gördünüz mü? 'Hizmet' için kullanıldığını sanarak bu işbirlikçi örgüte rızıklarından veren Cemaat mensupları, bakalım Müslümanlara Beddua FBI'a Aşure dağıtan bir zaviyeyi na

ANALIZMERKEZI.COM - ÖZEL

AnalizMerkezi.com Fethullah Gülen'in ve Örgütü'nün Emperyalist İstihbarat Örgütleriyle olan bağlantılarını deşifre etmeye devam ediyor.

Gülen Örgütü'nün CIA-MOSSAD-KGB-MI5 bağlantılarını isim isim deşifre etmiştik.

Bu noktada, Hizmet hareketi denilerek makbuzsuz milyonlarca lira para toplayan bu örgütün paraları nereye aktardığına dair bir misal vermek istiyoruz.

Siz hiç ABD İstihbarat Örgütü'nün binasına girip aşure dağıtabilen bir Cemaat (?) gördünüz mü? 'Hizmet' için kullanıldığını sanarak bu işbirlikçi örgüte rızıklarından veren Cemaat mensupları, bakalım Müslümanlara Beddua FBI'a Aşure dağıtan bir zaviyeyi nasıl değerlendirecekler?

İŞTE CEMAATİN DAVETLİSİ OLARAK ABD'YE GİDİP FBI'A AŞURE DAĞITACAK KADAR SAMİMİ OLAN HAREKETİ YAZAN KADRİ GÜRSEL'İN KALEMİNDEN O VEHAMET:

Dünkü yazıda, Gülen Hareketi taraftarlarının geçen “aşure ayı” boyunca Chicago’da 12 bin kap aşure dağıttıklarından bahsetmiştim.
İngilizceye “Noah’s pudding”, yani “Nuh’un pudingi” olarak giren aşureye “barış içinde birlikte yaşama”nın sembolizmi atfediliyor.


Nohut, fasulye, buğday, kuru incir, kuru kaysı, aynı tencerede kaynarken ortak bir tat meydana getiriyorlar ama bu arada kimliklerini de yitirmiyorlar...
Amerika’da “aşure olmak” kolay... Çünkü kurucu ortak değerler, ortak bir tadın oluşmasını sağlıyor.
Türkiye’de ise bir “değerler çatışması” yaşandığından, nohutla kuru incirin aynı tencerede “aşure olması” maalesef kolay değil...

Biz Amerika’da aşure dağıtanlara dönelim...
Gülen Hareketi’nin orta batı eyaletlerinde temsil gücü en yüksek kuruluşu olan Niagara Vakfı’nın Genel Müdür Yardımcısı Hakan Berberoğlu (Dünkü yazıda yanlışlıkla “Başkan Yardımcısı” yazmışım; düzeltirim) aşure dağıttıkları yerler arasında üniversiteler ve kiliselerin yanı sıra Chicago’daki FBI binasını da saydı. 12 bin kap aşurenin 3 bin 500’ünü burada ikram etmişler.

FBI (Federal Soruşturma Bürosu), ABD’nin federal polisi...
Öyle her önüne gelen FBI binasında aşure dağıtamaz. Hele bir de 11 Eylül saldırıları sonrasının Amerika’sında Müslüman iseniz ziyadesiyle iyi ilişkiler kurmanız, güven tesis etmeniz gerekir ki Niagara Vakfı bunu başarmış. FBI’ın Chicago Bölge Başkanı Robert D. Grant’in yaklaşık üç yıl önce vakfa gelerek burada bir konuşma yapmış olması da bu güvenin timsali...

Gülencilerin gittikleri her ülkede kurulu düzenle yakın ve iyi ilişkiler kurmak istediklerini zaten biliyoruz. FBI’da aşure dağıtmalarını da bu saik ile açıklıyorlar ise buna saygı duymakla yetinirim. Aşurenin, onu yiyen FBI mensuplarının zihinlerinde bıraktığı tadın ne olduğu beni daha çok ilgilendiriyor.

Chicago’da yüz bin Müslüman yaşadığı söyleniyor ve FBI’ın bu kentteki en önemli vazifelerinden biri bu Müslümanların arasında varsa “teröristleri” bulup etkisizleştirmek. Yani kafalarının sürekli bir “Müslüman terörist” imgesiyle meşgul olduğunu varsayabiliriz.

Ve Gülenciler, Chicago’da ve ABD’de mevcut oldukları her yerde, sadece FBI’ın değil, bütün Amerikan kurulu düzeninin karşısına Hakan Berberoğlu’nun ifadesiyle “Terörist olmayan, sakalsız, kravatlı, takım elbiseli, içe kapanık yaşamayan Müslümanlar” olarak çıkıyorlar.

Amerika’daki söylem ve eylemleri de bu dış görünümle uyumlu... Hoşgörüden, barıştan, diyalogdan bahsediyorlar; faaliyetlerinde eğitim ve ticarete verdikleri önem ise malum... Ve dahası anti-Amerikancı değiller.
Chicago’daki FBI görevlilerinin kafasındaki “Müslüman terörist” imgesi ne kadar olumsuzsa, “Gülenci” imgesinin de o nispette olumlu bir içerik kazanması bu durumda kaçınılmaz.

Chicago’da FBI’ın yerel “radarında” beliren bu olumlu görüntünün anında Washington DC’deki “büyük ekran”a yansıdığı, orada da ABD’nin “İslamcı aşırılık”la yaşadığı küresel sorun karşısında bir alternatif olma değeri kazanarak tüm dünyaya yayıldığı varsayılmalıdır. Chicago’daki FBI binasında ikram edilen bir kap aşurenin zincirleme küresel etkisi budur.
Gülen Hareketi’nin ABD’deki bazı etkili çevreler tarafından, başta şiddet olmak üzere hemen bütün veçheleriyle büyük sorunlar yaşanan İslamcı aşırılığa karşı İslam’ın içinden verilmiş rasyonel bir cevap olarak görülmesi kimseyi şaşırtmamalı.
Chicago’daki Gülen Konferansı’nda da bu olumlu algı çeşitli açılardan ifade edildi.
Konuşmacılar, çoğunlukla Amerikalı ve genellikle uzun zamandır Gülen Hareketi üzerinde çalışan öğretim üyeleriydi.
Yukarıda değindiğim algı hakkında fikir vermesi bakımından ilginç bulduğum birkaç cümleyi aktararak bitiriyorum:

“Carter Findley (Ohio Eyalet Üniversitesi): 21. yüzyılda Gülen Hareketi, Gandi hareketinin 20. yüzyılda yarattığı etkinin bir benzerini meydana getirebilir.
Jeremy Walton (New York Eyalet Üniversitesi): (Gülen Hareketi) Post modern bir sosyo-politik hareket ve her şeye rağmen devleti etkilemek gibi bir eğilimleri yok.

Greg Barton (Monash Üniversitesi, Avustralya): (Gülen Hareketi) Diğer bütün ulusaşırı hareketler içinde ilerici hareket olma özelliğini taşıyor. Diğerleri İslamcı ve İslami dava yönelimli...

Jon Pahl (İlahiyatçı, Temple University): Gülen’in pragmatik mistisizmi küresel barış hedefine hizmet ediyor.”

 

Beğenin ya da beğenmeyin, Gülen Hareketi ABD’deki bazı etkili çevreler tarafından, 11 Eylül saldırıları ve sonrasında İslami aşırıcılığa karşı barışçı panzehir işlevi görebilecek bir cevap olarak algılanıyor. Bu anlayış, cemaatin dünyaya yayılmışlığı nispetinde küresel bir boyut kazanıyor.
Bunları söylemek nesnel bir durum saptaması yapmaktan başka bir şey değildir.
Fazlasını da söylemek zorundayız. Mesela, küresel eylem ve söylemine ılımlılaştırıcı ve medenileştirici anlam atfedilen böyle başka bir ulusaşırı sosyo-politik İslami hareketin olmadığını... Yani “cemaat”in bu bakımdan alternatifsiz olduğunu da söyleyebiliriz ki bütün bunları vurgulamak da bir durum saptaması yapmaktır.
Durum böyle iken ve küresel ölçekten bakanlar cemaatten büyük fayda umarlarken, Türkiye’de yine bu cemaat ekseninde yaşanan kutuplaşmanın onlar için bir kıymeti harbiyesi olabilir mi?
Varsayalım ki devlet erklerindeki cemaat gücünün, yasadışı telefon dinlemelerinden başlayarak, Ergenekon, KCK, Balyoz, ÇYDD ve Hanefi Avcı olaylarındaki hukuk dışılık hissesi, delilleriyle önlerine kondu... Bunları mı görmeyi tercih ederler, yoksa kendi küresel menfaatlerini mi?
Şurası çok açık ki, Gülen Hareketi’nden küresel planda oynaması beklenen benzersiz ve alternatifsiz role odaklananların gözünde, Türkiye’de cemaatle ilişkilendirilen olumsuzluklar bir teferruattır. Görülmese de olur...
Bu bir gerçek... Kendisini Gülen Hareketi’nin karşı kutbunda görenler bir kenara yazsın.
Ancak işin bir de yerel boyutu var ki, bu boyutta da küresel argümanın, yani Gülen Hareketi’nin özellikle dünya çapında okullaşmada başarısı tartışılamayacak performansının Türkiye’deki önemli bir kesim için ikna edici bir değeri bulunmuyor. Hatta cemaatin eriştiği küresel boyuttan bahsedilmesi bile bu kesimi rahatsız etmeye, öfkelendirmeye yetiyor.
Hadisenin kaynağında Türkiye’nin ruhu ve kimliği ekseninde yaşanan kutuplaşma var. Gülen Hareketi de kaçınılmaz biçimde bu denklemde siyasi bir konuma oturuyor.
AKP iktidarı kutuplaşmadan siyasi rant sağlıyor ve bu nedenle memleketin bölünmüş halinden pek de şikayetçi değil. Çünkü zihinlerde, bölgelerde ve mahallelerde sosyo-politik kültür temelinde ayrışan memleketin bu bölünmesinden AKP’nin payına düşen hisse gayet büyük.
Muhalefet özgürlükçü ve demokrat olma yönünde bir dönüşümden geçmez ve AKP de vahim bir hata yapmaz ise kendilerinin her seçimden tek başına iktidar çıkmaya devam etmesini sağlayacak kadar büyük bir hisse bu...
Gülen Hareketi de bu AKP iktidarının fiili ortağı... Ve cemaat, işte bu kutuplaşma denkleminde siyasallaşıyor ve kutuplaşmadan o da netice itibarı ile menfaat sağlamış oluyor.
Dolayısıyla Gülen Hareketi’nin dünya çapında açtığı binden fazla okulun laik kurumlar olduğu, cemaatin dünyaya Türk kültürünü tanıttığı, bazı faaliyetlerinde Türkiye’nin diplomatik misyonlarına danıştığı gibi pozitif argümanların, cemaatten tehdit algılayan karşı kutuptakilerin gözünde bir kıymeti harbiye teşkil ettiğini söylemek aşırı iyimserliktir.
Bir yönüyle, kutuplaşma cemaatin iktidara ortaklığının sürmesinde önemli faktör. Diğer taraftan, cemaat bu kutuplaşmadan pek mutlu olmadığını da hissettiriyor. Bu da onların ikilemi...
Kutuplaşmayı azaltmanın çaresi ise cemaatin küreselden önce yerelde, yani Türkiye’de şeffaflaşmaya başlamasıdır.
Şeffaflaşmak derken, siyasi ve dolayısıyla ideolojik şeffaflıktan bahsediyorum. Çünkü Türkiye’deki kutuplaşmanın niteliği siyasi...
Bu arada Chicago’daki Niagara Vakfı’nın Genel Müdür Yardımcısı Hakan Berberoğlu’ndan, geçen yazıdaki “FBI’da dağıtılan 3500 kap aşure” konusuyla ilgili bir e-posta aldım. Kendisi 3500 değil sadece 300-350 kap aşure dağıtıldığını belirtiyor. “Zaten teknik olarak 3500 kap dağıtmak mümkün değil, çünkü FBI’da o kadar insan çalışmıyor ve herkes aşure yemiyor zaten” diye destekliyor verdiği rakamı.
Düzeltmesini aktarmayı görev bilirim. Ancak, “3500” rakamını, kendisinden gayet net biçimde duyarak anında not aldığımı da belirtmeliyim.
Berberoğlu “Aşure dağıtma fikri FBI’dan geldi” diye yazmış.
“Bize bizzat kendileri ulaşarak ‘Bizim binada öğle yemeği sonrası birkaç yüz kap paylaşmayı düşünür müsünüz?’ diye sordular. ‘Ne kaybederiz’ diye düşündük ve kültürümüzde çok güzel bir yeri olan aşureyi ve hikâyesini de orada çalışan insanlarla paylaştık” diyor.

Kadri Gürsel - Milliyet

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Suikast İçin Gelen Terörist Öldürüldü!12 Ocak 2017 Perşembe 11:31
  • Bunları Yapana Vatandaşlık Verilecek!12 Ocak 2017 Perşembe 11:25
  • TSK'dan Kuzey Irak'a Hava Harekatı!12 Ocak 2017 Perşembe 11:13
  • Davutoğlu'ndan Darbe Komisyonu'na Yanıt!12 Ocak 2017 Perşembe 11:08
  • Kıbrıs Haritaları BM'nin Kasasında!12 Ocak 2017 Perşembe 10:33
  • CHP Bunu da Yaptı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:29
  • Amerika'dan Skandal! PYD’yi Masada İstiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:25
  • Rusya’dan Vize Atağı!12 Ocak 2017 Perşembe 10:21
  • Irak, Nükleer Programa Geçiyor!12 Ocak 2017 Perşembe 10:18
  • Başika’da Kalacağız!12 Ocak 2017 Perşembe 10:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim